Kardeşler arası menfi tespit davasında, bedelsiz senet iddiaları, ispat yükü, iddianın genişletilmesi yasağı ve yazılı delil gerekliliğine ilişkin temyiz kararı.
Özet: Davacı, kardeşine “malen” düzenlediği ancak karşılığında mal veya para almadığını, manevi duyguların istismar edilmesiyle verildiğini ileri sürdüğü senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatını talep etmiş; mahkemeler ise "malen" kaydının mal teslimine karine oluşturduğu, senedin bedelsizliğinin yazılı delille ispatı gerektiği, davacının bu ispatı sunamadığı ve korkutma iddialarının iddianın genişletilmesi yasağına takıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Başvurunun esastan reddiİLK DERECE MAHKEMESİ
: Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı dava dilekçesinde; davalı kardeşine 01.06.2020 vadeli 94.834,00 USD, 01.06.2021 vadeli 94.834,00 USD, 01.06.2022 vadeli 94.834,00 USD, 01.06.2023 vadeli 94.834,00 USD olmak üzere 4 adet senedin, tarafınca karşılığında herhangi bir mal ve para alınmaksızın düzenlendiğini, 01.06.2020 vadeli senedin kötüniyetli olarak Karaman İcra Dairesi'nin █████████ E. sayılı dosyası ile takip konusu yapıldığını, davalıdan 379.336,00 USD değerinde herhangi bir mal veya para almadığını, davalının yasal olarak hakkı olmadığı halde manevi duygularını (kardeşlik) suistimal ederek kendisinden mal talep ettiğini, bu sebeple senetlerin düzenlendiğini, senetler üzerinde malen ibaresi olduğunu, ancak bir malın alınmadığını, senetler ödendiği ya da haciz yoluyla tahsil edildiği durumda gabin oluşacağını, sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötüniyetli takip yapmış olması nedeniyle senetlerde yazılı miktar olan 379.336,00 USD'nin %40'ı üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hem Karaman İcra Dairesi'nin █████████ E. sayılı dosyasına yönelik menfi tespit istemi ile dava açması hem de icra takibine konu dahi edilmemiş, zorunlu unsurları davacı tarafça belirtilmemiş senetler için menfi tespit istemi ile dava açmasının hukuka ve usul kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, davacı, dilekçesinde bir takım senetlerden bahsetmişse de senetlerin keşide yerleri, keşide tarihleri, cirantanın bulunup bulunmadığının belli olmadığını, davacının dava dilekçesinden hangi senetler için borçlu bulunmadığının tespitini istediğinin anlaşılamadığını, bononun üzerinde "malen" kaydının bulunmasının bonoyu teminat senedi haline getirmeyeceğini, bononun bağımsız borç ikrarını içerdiğini, tarafların sıkı ticari ilişki içerisinde bulundukları dönemler olduğunu, bahsi geçen senetlerin de bu zamanlara ilişkin düzenlendiğini, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacının takibe konulan bononun bedelsiz olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, davacının müvekkili aleyhine olarak Karaman İcra Dairesi'nin █████████ E. sayılı dosyasındaki icraya konulmuş senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin iddialarının ise Karaman İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyası ile incelenip, davanın reddine karar verildiğini savunarak davanın reddini, davanın kötüniyetle ikame edilmesi sebebiyle davacının dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından dava konusu edilen malen kaydı içeren senetlerin mal teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz olduğunun ileri sürüldüğü, senedin ihdas hanesinde “malen” ibaresinin yazılmış olmasının malın teslim edildiğine karine teşkil edeceği, bu durumda aksini ispat yükünün senet borçlusunda olduğu, davacı/ borçlunun yazılı delille ispatlaması gerektiği, ancak davacının, davasını ispata elverişli yazılı bir delil sunmadığı, ispat yükü üzerinde bulunan davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı tarafından yeminin ifa edildiğini, borçlu davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının dava dilekçesinde dava konusu ettiği bonoları korkutma sonucu düzenlediği yönünde bir iddia bulunmadığı, cevaba cevap dilekçesi de sunmadığı, bu sebeple yargılamanın daha sonraki aşamalarında dava konusu bonoları korkutma sonucu irade bozukluğu hali içerisinde düzenlediği yönündeki iddiasının, iddianın genişletilmesi kapsamında kaldığı, iddianın genişletilmesine davalı tarafından açıkça muvafakat edilmediği, bu sebeple davacının bu iddiasıyla ilgili inceleme ve değerlendirme yapılamayacağı, tarafların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 203. maddesinde açıklanan yakınlık ilişkisi bulunsa bile akdi ilişki senede bağlandıysa buna karşı ileri sürülen iddia ve savunmaların senetle ispatı gerektiğinden, bu hususta tanık beyanına başvurulamayacağı, bu sebeple taraflar arasında kardeş yakınlığı bulunsa da bonoya bağlanan uyuşmazlıkta tanık dinlenemeyeceğinden davacının tanık dinlenmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı, davacı tarafından sunulan 26.09.2019 tarihli ''Senet Teslim Protokolü'' başlıklı belgede senetleri teslim alan kısmında üçüncü kişi konumundaki ... isimli kişinin imzasının bulunduğu, davalının bu belgede isminin, imzasının ya da el yazısının yer almadığı, belgeyi imzalayan kişinin davalının temsilcisi olduğuna dair bir delil de bulunmadığı, bu sebeple bu belgenin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu bonolarda yer alan malen kaydının mal teslimine karine teşkil ettiği, aksini davacının yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, davacının yazılı bir delil ibraz etmediği, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatıldığı, davacının yemin teklifi üzerine davalı tarafından yeminin eda edildiği, bu durumda ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.