11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçunda uygulama maddesi hatasının düzeltilerek onanması ve resmi belgede sahtecilik davasının zamanaşımından düşmesi kararı.
Özet: Temyiz incelemesi sonucunda, sanık hakkında bilişim sistemleri veya banka araç olarak kullanılarak dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmündeki uygulama maddesi hatası düzeltilerek onanırken; resmi belgede sahtecilik suçu yönünden açılan kamu davası ise, yargılama sürecinde olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından düşürülmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmi düşme, kısmi onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçu YönündenYapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;Sanık hakkında kurulan hükmün gerekçesinde, eylemin bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve hükmün bu suç vasfı üzerinden tesis edildiği belirtilmesine, uygulamanın da buna göre yapılmasına rağmen; hüküm fıkrasında uygulama maddesi olarak kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna ilişkin TCK’nın 158/1-e bendinin gösterilmesi,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının temel cezanın belirlendiği (1) numaralı paragrafında yer alan "158/1-e" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "158/1-f" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu YönündenSanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e hükmü gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 27.01.2012 tarihi ile denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediği tarih olan 15.09.2013 arasında dava zamanaşımının durduğu da gözetildiğinde, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz talebi bu sebeple yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.