Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde, bankanın haksız bono takibi ve kur korumalı mevduat sözleşmesi feshi iddialarıyla şirket ve yöneticisinin açtığı tazminat davasının yargılaması.
Özet: Davacı şirket ve yetkili müdürü, davalı bankanın kendilerinden boş bono alıp bunu haksız icra takibine dayanak yapması ile kredi ve kur korumalı mevduat sözleşmelerini haksız feshederek KKM getirisinden mahrum bırakması nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminini talep ederken; davalı banka, şirketin temerrüde düşmesi üzerine sözleşme hükümleri uyarınca kur korumalı mevduat hesabını kredi borcuna mahsup ettiğini ve bu işlemin konkordato geçici mühlet kararından önce yapıldığını savunarak davanın reddini istemiş olup, bilirkişi raporunda konkordato sürecinde malvarlığının korunmasının esas olduğu belirtilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025KARARIN YAZILMA TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2004 yılında, ayakkabı taban ile aksesuarı imalatı, ayakkabı imalatı, montajı, onarımı, taban makineleri ile kalıpları imalatı vd. Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yazılı faaliyet alanlarında iştigal etmek üzere kurulduğunu, diğer müvekkili ......'in ise, şirketin münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, şirketin işlerinin takibini sürdürdüğünü, davalıyla ticari ilişkilerini sürdüren müvekkili şirketin son olarak davalı bankanın ..... Şubesi'nde 07.06.2023 tarih ve ...... numaralı "Genel Kredi Sözleşmesi" akdederek 10.000.000 TL (on milyon türk lirası) limitli kredi tahsis işleminden faydalandırıldığını, kefalet sözleşmesinin dışında davalı bankanın ticari güvencesini arttırma anlamında; şirket yetkilileri olan davacı ..... ve dava dışı ...... 'ten, şahsi sorumluluklarına istinaden davacı şirketin "...... Taban San. Ve Tic. Ltd. Şti."nin lehdar olduğu 10.100.000 TL (on milyon yüz bin türk lirası) tutarlı 07.06.2023 düzenleme tarihli, vade kısmı boş bırakılmış şekilde bono keşide etmelerini istediğini ve bu suretle şirket yetkililerini, şahsi sorumlulukları çerçevesinde şirkete karşı borçlandırdığını, akabinde ise işbu bononun davacı şirket ...... üzerinden banka adına cirolanarak teslim edildiğini, bu bononun, daha sonra davalı banka tarafından vade kısmı doldurularak davacı ..... aleyhine haksız ve mesnetsiz olarak başlatılan icra takibinin dayanağı olarak kullanıldığını, bu nedenlerle davanın kabulünü, davalıyla akdedilen kredi ve kur korumalı mevduat hesabı sözleşmelerinin haksız biçimde feshedilmesi yoluyla işlenen haksız fiillerden ötürü mahrum kalınan KKM getirisi çerçevesinde uğranılan zararların tazmini için davacı şirket ...... Taban Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adına şimdilik 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın 30.04.2024 tarihinden işleyecek en yüksek mevduat faizi ile beraber davalı bankadan alınarak davacı ...... Taban Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti'ye verilmesini, davalıyla akdedilen kredi ve kur korumalı mevduat hesabı sözleşmelerinin, haksız biçimde feshedilmesi yoluyla işlenen haksız fiillerden ötürü mahrum kalınan KKM getirisi çerçevesinde uğranılan zararların tazmini için davacı ..... adına şimdilik 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın 30.04.2024 tarihinden işleyecek en yüksek mevduat faizi ile beraber davalı bankadan alınarak davacı ......'e verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı bankaya yükletilmesini, kötü niyetli tutum ve davranışları neticesinde huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet veren davalı bankanın HMK m.329/1 uyarınca yasal vekalet ücretinden az olmamak üzere yasal vekalet ücretinin yanı sıra akdi vekalet ücretine mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile davalı şirket arasında GKS akdedildiği, diğer gerçek kişi davalı kefilinde sözleşmeyi kefaleten imzaladığı ve akabinde kredi kullandırıldığı, mevduat rehin sözleşmesinin 1/b m. uyarınca ....temerrüde ilişkin emarelerin ortaya çıkması üzerine, davalı şirket çeklerinin karşılıksız çıkması üzerine hemen akabinde konkordato geçici mühlet tedbir kararı alınmış olması gibi hususlar birlikte irdelendiğinde temerrüde ilişkin ciddi emarelerin ortaya çıkması üzerine, müeccel hale gelen kredi alacağının tahsili için KKM hesabı bulunan rehinli mevduat rehin sözleşmesinin 1/f bendi uyarınca hesabı sahibi bilgilendirilerek, kredi borcuna mahsup edildiği, ayrıca keşide edilen hesap kat ihtarıyla da KKM bakiyesi 3.500.000,00 TL'nın kredi hesabına mahsup edildiğinin bildirildiği, davacının bu yöndeki iddialarının gerçeği yansıtmadığı, vaden önce KKM hesabının kapatılması halinde vadeli hesap ek sözleşmesinin 9 m. göre faiz ortadan kalktığı gibi kur farkının da ödenmesinin mümkün olmadığı orada açıkça belirtildiği, GKS'nın 5.1 m. (f) bendi uyarınca ve yine 5.02 m. uyarınca alacağın muaccel olduğu, davacının 6 adet müşteri çekini müvekkil bankaya temlik cirosuyla verdiği, konkordato geçici mühlet tedbir kararının 30.04.2024 tarihinde verildiği, iş bu kararı TTSG'de 02.05.2024 ve basın ilan kurumunda ise 06.05.2024 tarihinde ilan edildiği gözönüne alındığında, müvekkilin 30.04.2024 tarihinde yapmış olduğu mahsup işlemlerinin tedbir kararına aykırı olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişi tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle, konkordato sürecinde malvarlığının kural olarak korunmasının esas olduğu ve borçlunun malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisinin sınırlandırıldığı, bu yönü ile kur korumalı mevduatın malvarlığı unsuru niteliğini haiz olduğu hususu nazara alındığında konkordato mühleti süresince bu mevduat üzerinde borçlu veya alacaklı tarafından serbestçe tasarruf edilmesi veya bozulmasının mümkün olmadığı, uygulamada bu hususlara dair tanzim edilen geçici mühlet tensip tutanaklarında borçluların, borçlu olduğu banka hesaplarına geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında gelecek olan hakediş bedelleri ve alacakları konusunda alacaklı bankaların kendi alacakları yönünden mahsup işlemi yapmalarının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, alacaklı olsun veya olmasın bankaların mühlet kararını gerekçe göstererek borçluların hesabında bulunan paraların üzerine bloke konulmasının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına karar verildiği, ancak ifade edildiği üzere bu noktada önem arz eden tarih geçici mühletin verildiği değil, ilan tarihi olduğu, somut ihtilaftta dosya münderecatı üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde davacı şirket hakkında 30.04.2024 tarihinden başlamak üzere 3 ay süreyle geçici tedbir kararının verildiği, söz konusu tedbir kararından davalı bankanın TTSG'nin 02.05.2024 tarihli ilanından haberdar olunduğu, KKM hesabının ise 30.04.2024 tarihinden önce kapatıldığı, hâl böyle olunca takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere kur korumalı mevduat hesabının konkordato geçici mühletinin ilanı tarihinden önce olması hasebi ile konkordato kurumuna aykırılık teşkil eden bir durumun mevcudiyetinden de bahsetmek kanaatimizce mümkün olmadığı, bu yönü ile de davalının KKM hesabına ilişkin sözleşmeyi başta GKS ve mevduat rehin sözleşmesi hükümleri nazara alınarak, mevzuata uygun olarak fesih etmiş olması hasebi ile davacı tarafından talep edilebilecek herhangi bir zararın bulunmadığının ifade edilebileceği, ancak İİK m. 296 uyarınca sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önenyanz eden sözleşmelerin devamının esas olduğu, bu sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümlerin, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanamayacağı, sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşmenin, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemeyeceği, hâl böyle olunca Muhterem Mahkemece davalının İİK m. 296 nazara alındığında sözleşme ilişkisini sona erdiremeyeceği kanaatinde olunması durumunda ise davacının KKM'nin vadesinden önce tahsil edilmesi nedeniyle uğradığı zararları gidermesi gerektiğinin ifade edilebileceği, davacının manevi tazminat talebinin takdirinin mahkememize ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Deliller
:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, ......'ün, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava,mevduat hesabının haksız olarak feshi iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafça davacıların kur korumalı mevduat hesaplarının haksız olarak konkordato kararı nedeniyle feshedilip feshedilmediği, haksız olarak feshedilmiş ise davacıların zararının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır...... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı arasında █████/2023 tarihli GKS akdedildiği, ...... 'in de sözleşmeye 10.000.000,00-TL limitle kefil olduğu anlaşılmıştır....... ile davalı arasında █████/2023 tarihli Mevduat Rehni Sözleşmesi ve Kur Korumalı TL vadeli Mevduat Hesap Ek Sözleşmesi akdedildiği anlaşılmıştır.█████/2024 tarihinde Kur Korumalı TL vadeli Mevduat Hesabı'nın kapatıldığına dair sms gönderildiği anlaşılmıştır.Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ...... Esas sayılı dosyasında ..... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi hakkında █████/2024 tarihinde 3 ay süre ile tedbir kararı verildiği ve █████/2024 tarihli tensip zaptı ile "i)Borçlunun, borçlu olduğu banka hesaplarına geçici mühletin ilân tarihi ve sonrasında gelecek olan hakediş bedelleri ve alacakları konusunda alacaklı bankaların kendi alacakları yönünden mahsup işlemi yapmalarının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına," karar verildiği ,tedbirin █████/2024 tarihinde yayınlandığı anlaşılmıştır.Davacı şirket ile davalı arasında akdedilen Genel kredi sözleşmesinin 5.01 maddesinin (©) bendi; “ Kredi alanın moratoryum, konkordato, ödemelerini durdurması veya fesih, iflas, tasfiye, borçların tasfiye yoluyla ödenmesinin başlanılması için talepte bulunması veya benzeri neticeler doğuracak bir davranışta bulunması veya kredi alanın herhangi bir alacaklısının yukarıda sayılanlardan biri ile kredi alan aleyhine işlemlere başlaması .”Genel kredi sözleşmesinin 5.02 maddesi; “ İlgili ek sözleşmede aksi belirtilmediği müddetçe, yukarıda sayılan temerrüt hallerinden herhangi birisinin gerçekleşmesi halinde, finansman belgeleri nedeniyle tahakkuk eden anapara, faiz ve sair teferruat ve fer'ileri ile bankaya-ödenmesi gereken diğer tüm meblağlar ve diğer ilgili dokümantasyon çerçevesinde doğacak borçların tamamı herhangi bir ihbaragerek kalmaksızın kredi alan açısından muaccel hale gelecektir. " denildiği görülmüştür.█████/2023 tarihli Mevduat rehin sözleşmesinin 1/b maddesi; “ Rehin alan, borçlunun temin edilen yükümlülüklerden herhangi birini ödeme veya ifada kısmen yahut tamamen temerrüde düşmesi ve/veya temin edilen yükümlülükleri herhangi bir surette ihlal etmesi durumunda yahut temerrüdün gerçekleşebileceğine ilişkin emarelerin mevcut olması halinde, temin edilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi için ilgili meblağları rehinli mevduattan kısmen veya tamamen, mümkünse önceden ve her halükarda işlemin gerçekleşmesine müteakip rehin verene ve borçluya bildirimde bulunarak temin edilen yükümlülüklerden dilediğine mahsup edebilir. “ denildiği görülmüştür.█████/2025 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.Somut olayda; davacılar tarafından kur korumalı mevduat hesabının şirket hakkındaki konkordato talebi neticesinde geçici mühlet kararı nedeniyle haksız feshedildiği iddiası ile maddi ve manevi tazminat talep edilmiş,davalı tarafça feshin haklı olduğu savunmasında bulunulmuş olup █████/2023 tarihli GKS kapsamında 6.300.000,00-TL kredi kullandırıldığı, davacı şirketin keşide etmiş olduğu 10 adet yaklaşık on milyon bedelli çekin █████/2024-█████/2024 tarih aralığında karşılıksız kaldığı,taraflar arasında akdedilen GKS 5.01 f-g ve 5.02 uyarınca kredilerin muaccel hale geldiği,fesih mesajının █████/2024 tarihli olduğu, geçici mühlete ilişkin tedbir kararının █████/2024 tarihinde ilan edildiği , kur korumalı mevduat hesabının feshinin konkordato tedbir kararı nedeniyle feshedilmediği, İİK 296 ya aykırılığın söz konusu olmadığı, davacıların maddi ve manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacıların maddi ve manevi tazminat talepli davasının ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacıların Maddi ve Manevi Tazminat talepli davasının ayrı ayrı REDDİNE2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 1.741,91.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 1.126,51.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan 14.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 329,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 14.329,00 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına5a-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre MADDİ TAZMİNAT yönünden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...... tahsili ile davalı tarafa verilmesine,b-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre MANEVİ TAZMİNAT yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ......' ten tahsili ile davalı tarafa verilmesine,6a-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre MADDİ TAZMİNAT yönünden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi 'nden tahsili ile davalı tarafa verilmesine,bDavalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre MANEVİ TAZMİNAT yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi 'nden tahsili ile davalı tarafa verilmesine,7-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak hazineye irad KAYDINA,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. █████/2025Katip .....e-imzalıdırHakim ......e-imzalıdır