Devletin hüküm ve tasarrufunda tespit dışı kalan taşınmazda zilyetliğe dayalı tescil, müdahalenin meni ve kal davasında taraf teşkili ve husumet yaygınlaştırma gereğiyle ilgili Yargıtay bozması.
Özet: Hazine tarafından haksız müdahalenin meni ve kal, davalı Ş.Ö. tarafından ise 60 yıllık zilyetliğe dayalı tapu tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin hazinenin davasını reddedip Ş.Ö.nün tescil talebini kısmen kabul eden kararı, Yargıtay tarafından iki kez bozularak, özellikle Türk Medeni Kanunu 713 kapsamında orman yönetimi, ilgili ve büyükşehir belediyelerinin kanuni hasım olarak davaya dahil edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması ve tüm delillerin toplanarak esasa ilişkin karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2019/4 E., ███████ K.KARAR
: Asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüneTaraflar arasındaki tescil, müdahalenin men’i ve kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ..., ... vekili, davacı-birleşen dosya davalısı Hazine vekili ve davalı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDavacı-karşı davalı Hazine vekili dava dilekçesinde; Manavgat ilçesi ... köyü sınırları içinde yer alan ve tapulama sırasında tespit dışı bırakılan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 2.500 m² yüzölçümündeki taşınmazı davalının haksız yere müdahale ederek kullandığını ve üzerine ev yaptığını ileri sürerek, müdahalesinin men’i ve taşınmaz üzerindeki evin kal’i istemiyle dava açmıştır.Davalı-karşı davacı ... karşı dava dilekçesinde; taşınmazın dedesinin zilyetliği ile birlikte 60 yıldan beri kendilerinin zilyetliğinde olduğunu iddia ederek, Medenî Kanun'un 713. maddesi hükmü gereğince adına tescilini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince, Hazinenin davasının reddine, ...’in davasının kabulü ile 19.4.2010 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile işaretli 2.993,78 m² alan içinde bulunan ve Hazine adına imar yolu ile tapu kaydı oluşan; a) 4 58... nolu parselin 40,87 m²lik b) 4 67... nolu parselin 219,00 m²lik, c) 4 68... nolu parselin 52,10 m²lik d) 4 68... nolu parselin 0,21 m²lik kısımlarının ve e) 4 67... ve 2 nolu parselin tamamının Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 2 nolu hüküm bendi kapsamı dışında kalan ve fakat krokide (A) harfi ile gösterilen 2.993,78 m²lik alan içinde bulunan (Hazine adına kayıtlı olmayan) kısımlar üzerinde davacı ...'in zilyetlik ve mülkiyet hakkı olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, Hazine ve zilyetliğin ve mülkiyetin tespitine karar verilen alan içinde kalan 4 67... ve 6 sayılı parsellerin malikleri ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.02.2014 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; "...Mahkemece Hazine adına tapuya kaydedilen taşınmazlar ile ... adına tescil edilen 4 67... sayılı parsel yönünden tapu iptali ve tescil, dava dışı diğer kişiler adına kaydedilen taşınmazlar yönünden ise davacının zilyetlik ve mülkiyet hakkının tespitine karar verilmiştir. Ne var ki, zilyetliğin ve mülkiyetin tespitine karar verilen alan içinde kalan 4 67... ve 6 sayılı parseller ... ve ... adlarına tapuya kaydedildikleri halde bu kişiler davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadığı..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda Hazinenin davasının reddine, 19.04.2010 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen ve 2.993,78 m²lik alan içinde bulunan; a) 4 58... nolu parselin 40,87 m²lik, b) 4 67... nolu parselin 219,00 m²lik, c) 4 68... nolu parselin 52,10 m²lik, d) 4 68... nolu parselin 0,21 m²lik kısımlarının ve e) 4 67... ve 2 nolu parselin tamamının Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; 2 nolu hüküm bendi kapsamı dışında kalan ve fakat krokide (A) harfi ile gösterilen 2.993,78 m²lik alan içinde bulunan (Hazine adına kayıtlı olmayan) kısımlar üzerinde davacı ...'in zilyetlik ve mülkiyet hakkı olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, ..., ..., Hazine ile ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2018 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; "...4721 saylı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince açılan tescil davalarında Hazine yanında kanuni hasım konumunda olan Orman Yönetimi ile ilgili Belediye Başkanlığının yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkanlığı da davaya dahil edilmeli, taraf teşkili sağlanmalı, husumet yaygınlaştırılmalı, açılan davaya karşı diyecekleri sorulmalı savunma hakkı verilerek ileri sürecekleri yazılı delilleri toplanmalı bundan sonra işin esası hakkında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği, Ayrıca çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan imar çalışmaları ve 23.09.1969 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu daha sonra 09.07.2012 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması çalışması ve çekişmeli taşınmaza ait memleket haritası ve hava fotoğrafları incelenmiş olup ancak raporlar denetlemeye elverişli olmadığı gibi en eski tarihli ve dava tarihinden 15-20 yıl önceki hava fotoğrafları, memleket haritası stereoskopik olarak incelenmediği gibi taşınmazın öncesinde ne olarak kullanıldığı imar ihyaya ne zaman başlandığı ve hangi kısımlarının hangi tarihte imar ihyasının tamamlandığının açıklığa kavuşturulmadığı, yine dahili davalı ... ve ...'ın dayandıkları ortak murisleri babaları tarafından açılan dava dosyası (Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı) ve krokisinin de keşif sırasında uygulanmadığı, dava konusu taşınmazla aynı yer olup olmadığı ve işbu dava açısından sonucu değerlendirilmediği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "...dava konusu yerin, davanın açıldığı tarihte tapuya kayıtlı olmadığı, kazanılmaya elverişli olduğu, zilyetliğe ilişkin koşulların da davacı yararına gerçekleştiği, dava konusu yerin ormanla bir ilgisinin olmadığı, kısaca kazandırıcı zamanaşımı yolu ile birleşen dosya davacısı ... yararına tescili için gerekli bütün koşulların gerçekleştiği, birleşen davacı ... lehine dava tarihi itibarıyla tescil koşulları gerçekleştiği..." gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Antalya ili Manavgat ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 25.07.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alan içerisinde bulunan; (B) harfi ile gösterilen 4 58... parselin 40,87 m²sinin, 4 67... ve 2 parsellerinin tamamının, 4 67... parselin (F) harfi ile gösterilen 219 m²sinin, 4 67... parselin fen bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen 302,65 m²sinin, 4 68... parselin fen bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen 52,10 m²sinin, tapu kaydının iptali ile birleşen dosya davacısı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişi raporunda (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, (J) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ... vekili (4 67... ve 6 parseller yönünden), davacı-birleşen dosya davalısı Hazine vekili ve davalı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ... vekili ve davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2. Davacı-birleşen dosya davalısı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden;İlk Derece Mahkemesince her ne kadar yazılı şekilde kabul kararı verilmiş ise de 2011 tarihli orman bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde 60-80 yaşlarında 3 adet kızılçam ağacı bulunduğunun ifade edildiği, yine hava fotoğraflarında taşınmazın açık görünmediği, 12.03.2020 tarihli ziraat bilirkişi raporunda dava tarihi esas alındığında, taşınmaz üzerinde 12-15 yaşlarında 3 incir, 10-12 yaşlarında 5 incir, 12-15 yaşlarında 12 badem ağacı, 8- 10... nar, 8- 10... üzüm asması, 5-7 yaşlarında 13 zeytin, 3-5 yaş 2 adet portakal, 10- 12... harnup, 3-5 yaş 1 limon, 1 yenidünya ağacı bulunduğunun ifade edildiği, ağaç yaşlarının yirmi yıllık zilyetlik koşulu için yeterli olmadığı, mahalli bilirkişi beyanında taşınmaz üzerindeki evin davacı tarafından 1990'lı yılların sonunda yapıldığı, ...'in taşınmazın evi yapmadan en fazla 2-3 yıl önce kullanmaya başladığının ifade edildiği, bu durum karşısında 20 yıllık zilyetlik koşulunun da sağlanmadığı, yine komşu 1448 parsele ilişkin tescil davasında (Manavgat 2. Asliye Hukuk ████████ karar sayılı) iş bu dava konusu taşınmazın tescil harici olarak okunduğu, belirtilen hususlar doğrultusunda taşınmazı edinme koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.S O N U Ç
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davalılar ..., ... vekili ve davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davacı-birleşen dosya davalısı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalılar ... ve ...'dan alınmasına,7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.