Kadastro tespitine itiraz davalarında, Yargıtay bozması ve feragat sonrası taşınmazların tapu tescili ile hazine ve orman vasfının belirlenmesi hakkında verilen karar.
Özet: Davacılar tarafından uzun süreli kullanıma dayalı tescil talepleriyle Siirt ili, Merkez ilçesi, ... köyündeki çeşitli taşınmazlar hakkında açılan ve önceki bozma kararı, feragat üzerine verilen ret hükmünün istinaf sonrası dosyanın kadastro mahkemesine devri gibi karmaşık usul süreçlerinden geçen davada, kadastro mahkemesi yargılama neticesinde, bazı taşınmazların davacılar adına, bazılarının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar vermiş, bir kısım talepleri ise reddederek davaları kısmen kabul ve kısmen reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararBİRLEŞEN 2018/3 ESAS 2018/3 KARAR SAYILI DOSYABİRLEŞEN 2018/ 15... /14 KARAR SAYILI DOSYATaraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalılar ..., ... İdaresi ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDavacılar vekili, Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; Siirt ili Merkez ilçesi ... köyünde yer alan sınırlarını bildirdikleri 12 parça taşınmazları, 40-45 yılı aşkın bir süreden beri müvekkilleri tarafından kullanıldığını belirterek, müvekkilleri adına tapuya tescilini talep etmiştir.Birleşen ███████ Esas sayılı dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; 1 13... parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olmasına rağmen Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esasında davalı olduğu belirtilerek malik hanesinin boş bırakıldığını, bu parsel ile yargılamaya Kadastro Mahkemesinin ███████ Esasında devam edildiğini, dava konusu yerin yüzyıllardan beri davacı tarafından kullanıldığını belirterek, dava konusu yerin müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen 2018/3 Esas sayılı dosya davacısı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyü, ... mevkinde yer alan ve hudutları yazılı tarlaların 1/3'er hisse ile müvekkillerine ait olduğunu, 40-45 yılı aşkın süreden beri müvekkilleri tarafından kullanıldığını belirterek, müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalılardan Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak temyiz aşamasında davacı asıllar tarafından verilen 23.05.2016 havale tarihli dilekçe ile davadan vazgeçilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.01.2017 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla "...Davacı asıllar 23.05.2016 havale tarihli dilekçeler ile köylerine kadastro girdiğinden dava konusu taşınmazlar adlarına tespit edileceğinden davadan vazgeçtikleri, anılan dilekçelerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 123. maddesi uyarınca davayı geri alma niteliğinde olduğu, 6100 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince: "...3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5 ve 27. maddeleri uyarınca dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerektiği..." gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak dosya mahkemesine iade edilmiştir.Asliye Hukuk Mahkemesince dosyanın Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmiştir.Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 1 10... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile 06.01.2022 tarihli fen bilirkişisi ek raporunda (A) harfi ile gösterilen alana yönelik talebin reddi ile bu bölümün orman vasfı ve 13.893,88 m² yüzölçümü ile ayrı bir ada parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazdan geriye kalan bölüme yönelik talebin kabulü ile bu bölümün aynı vasfı ve 11.238,57 m² yüzölçümü ile aynı ada ve parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 1 17... , 4, 24, 1 10... ve 1 09... parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına doldurulmak suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, 1 10... parselin (A) harfi ile gösterilen bölümün orman vasfı ve 13.893,88 m² yüzölçümü ile ayrı ada parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazdan geriye kalan bölüme yönelik talebin kabulü ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2018/3 Esas ve 2018/3 Karar sayılı dosyada 1 04... , 1 06... , 1 11... , 90, 1 15... , 1 20... , 1 11... , 91, 1 13... ve 1 20... sayılı taşınmazlara yönelik talebin kabulü ile kadastro tespit tutanağının aynı vasıf ve yüzölçümü ile boş olan malik hanesinin taşınmazın tamamı 120 pay kabul edilerek, ... ve müşterekleri adına belirtilen hisseler oranında tapuya kayıt ve tesciline, 1 05... parselin (A) harfi ile gösterilen kısmının orman vasıf ve 20.152,72 m² yüzölçümü ile Hazine adına, taşınmazdan geriye kalan bölüme yönelik talebin kabulü ile bu bölümün aynı ada ve parsel numarası verilerek aynı vasıf ve 58.907,79 m² yüzölçümü ile taşınmazın tamamı 120 pay kabul edilerek ... ve müşterekleri adına belirtilen hisseler oranında tapuya kayıt ve tesciline, 1 11... parselin (B) harfi ile gösterilen bölümünün orman vasfı ve 55.507,55 m² yüzölçümü ile Hazine adına, taşınmazdan geriye kalan bölüme yönelik talebin reddi ile aynı vasıf ve 21.377,27 m² yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 1 13... parselin (B) harfi ile gösterilen bölümün orman vasfı ve 32.644,84 m² yüzölçümü ile Hazine adına, geriye kalan bölüme yönelik talebin kabulü ile bu bölümün aynı ada parsel numarası verilerek ve aynı vasıf ve 8.520,24 m² yüzölçümü ile taşınmazın tamamı 120 pay kabul edilerek, ... ve müşterekleri adına belirtilen hisseler oranında tapuya kayıt ve tesciline, 1 13... parselin (B) harfi ile gösterilen bölümün orman vasfı ve 8.917,58 m² yüzölçümü ile Hazine adına, taşınmazdan geriye kalan bölüme yönelik talebin kabulü ile bu bölümün aynı ada parsel numarası verilerek ve aynı vasıf ve 9.514,60 m² yüzölçümü ile taşınmazın tamamı 120 pay kabul edilerek ... ve müşterekleri adına belirtilen hisseler oranında tapuya kayıt ve tesciline, 1 14... parselin kadastro tespit tutanağının iptali ile (A) harfi ile gösterilen bölümün orman vasfı ve 15.078,84 m² yüzölçümü ile Hazine adına, taşınmazdan geriye kalan bölüme yönelik talebin kabulü ile bu bölümün aynı ada ve parsel numarası verilerek aynı vasıf ve 16.087,46 m² yüzölçümü ile taşınmazın tamamı 120 pay kabul edilerek ... ve müşterekleri adına belirtilen hisseler oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalılar ... vekili, ... İdaresi vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince her ne kadar yazılı şekilde karar verilmiş ise de; 2018 tarihli orman bilirkişi raporunun 1 10... parsel yönünden sonuç bölümünde orman sayılmayan yer olarak belirtildiği ancak, hava fotoğraflarında meşe ağaçlarıyla kaplı orman alanı olarak gözüktüğünün belirtildiği, yine 1 06... parselin orman sayılmayan yer olarak belirtildiği ancak hava fotoğraflarında meşe ağaçlarıyla kaplı orman alanı olarak gözüktüğünün belirtildiği, 1 14... parselin orman sayılmayan yer olduğu belirtildiği ancak, 1958 tarihli memleket haritasında orman alanı olarak gözüktüğü, 3116 sayılı Kanuna göre orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, raporun kendi içerisinde çelişkili olduğu, yine bu raporun dava konusu diğer parseller yönünden de 2021 tarihli orman bilirkişi raporuyla çeliştiği anlaşıldığından, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.O halde İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacılar vekili, davalılar ... vekili, ... İdaresi vekili ve davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.