Off-shore yatırım davasında Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı sonrası yeniden yargılama yapan Bölge Adliye Mahkemesinin davanın kabulü kararının Yargıtay tarafından zamanaşımı nedeniyle bozulması.
Özet: Davacı, yurt dışında yüksek faiz vaadiyle yatırıp geri alamadığı parasının iadesi talebiyle davalı şirkete açtığı davada, Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı sonrası bölge adliye mahkemesince irade fesadı ve dürüstlük kuralı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, Yargıtay, davalı eyleminin haksız fiil niteliğini ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında offshore alacaklarda zamanaşımının aktarım tarihi itibarıyla başladığı prensibini gözeterek, 2000 yılında yapılan yatırım için 2016da açılan davanın 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresini aştığı ve zamanaşımından reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Davanın kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı üzerine yeniden yargılama yapılarak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının ortaklığının geçerli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF KARARLARIBölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2020 tarihli, ████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41. maddesi kapsamında dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve Dairemizin 20.09.2021 tarihli, █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile karar onararak kesinleşmiştir.Anayasa Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli ve █████████ başvuru numaralı kararı ile hak ihlali kararı verilerek dosyanın yeniden yargılama yapılması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iradesinin fesada uğratıldığı, hukuki güvenlik ilkesi gereğince daha önce Yargıtay'ın bu yönde verdiği kararlar da dikkate alındığında zamanaşımı definin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacının ödediği parayı davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA.Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.B.Değerlendirme ve Gerekçe1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararıyla mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğine karar verilmiştir. İçtihadı birleştirme kararları konularıyla sınırlı, gerekçeleri ile açıklayıcı, aydınlatıcı, yol gösterici, sonuçlarıyla bağlayıcı soyut kararlardır. Bu itibarla off shore alacakların tahsiline ilişkin davalar bakımından verilen işbu içtihadı birleştirme kararının gerekçesi, somut uyuşmazlık bakımından da açıklayıcı ve yol gösterici mahiyette olup zamanaşımı hususunun bu bakış açısı ile değerlendirilmesi elzemdir.Dairemizin ... Holding A.Ş. ve grup şirketleri ile ilgili verdiği emsal dosyalarda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu, iş bu davada zamanaşımı yönünden davacı lehine bir kazanılmış hak bulunmadığı, cezanın üst sınırına göre ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2 maddesi hükümleri uyarınca 5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 7,5 yıl olduğu, davacının 2000 yılında davalı tarafa para yatırdığı buna karşın eldeki davanın 2016 yılında 7,5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gözetilerek mahkemece zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.2.Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.