T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kasten araçla çarpma sonucu ağır cismani zarar ve ölüm tazminatı, adli yardım ve ihtiyati haciz talepli dava.
Özet: Davacı vekili, müvekkilinin aralarındaki husumet nedeniyle davalı tarafından kasten aracın çarpması sonucu ağır yaralanması üzerine açılan tazminat davasında, davalının adam öldürmeye teşebbüs suçundan yargılandığını belirterek, müvekkilinin tedavi sürecinde çalışamaması ve iş gücü kaybı nedeniyle 30.000 TL manevi, başlangıç olarak 500 TL maddi tazminat talep etmektedir. Dava dilekçesinde, maddi tazminat miktarının iş gücü kaybı tespiti sonrası artırılacağı, davalının mal kaçırma ihtimaline karşı ihtiyati haciz ve adli yardım talepleri de bulunmakta olup, davalının aracını sigortalayan şirket de poliçe kapsamındaki maddi tazminat sorumluluğu ile davaya dahil edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2014KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili görevsiz Çatalca .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 20.03.2013 günü ... ile birlikte, borç para istemek amacıyla .... isimli tanıdıklarını ziyarete giderlerken, ... Sokağı üzerinde daha önce aralarında husumet bulunan davalı ... ile karşılaşmış olduklarını, bu sırada davalı ...'in sevk ve idaresindeki ve mülkiyeti kendisine ait ... plakalı ... model kamyonet ile müvekkilinden ve beraber yaşadığı ...'nin önlerinden ve onların gittiği istikamete doğru yol almakta iken, ileriden geriye dönerek müvekkiline kasten çarpmış ve ardından arkasına bile bakmadan olay yerinden kaçmış olduğunu, müvekkili ile ...'nin olduğu yere20 metre kala normal hızla seyreden davalının son 20 metrede hızını arttırarak ve hedef alarak, sahibi olduğu aracının ön kısmı ile müvekkiline çarpması, olaydan sonra ise hiç durmaksızın kaçması, olay öncesi müvekkili ile davalı arasında husumet bulunması sebeplerine binaen davalı hakkında Silivri Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile adam öldürmeye teşebbüs suçundan dava açılmış olduğunu, davalının fiili neticesinde ağır yaralanan ve hayati tehlike geçiren, birçok yerinde kırıklar oluşan müvekkilinin, ... Hastanesi ile ... Hastanesi'nde tedavi görmüş, ancak halen sağlığına kavuşamamış olduğunu, bu sebeple kaza öncesinde, evlerde temizlik, bekçilik, hizmetçilik, bakıcılık, bulaşıkçılık gibi birçok işte çalışan müvekkilinin bu süre zarfında ve halen tedavisi devam ettiği için çalışamamış ayrıca iş gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve oranı da henüz tespit edilememiş olduğunu, tüm bu sebeplerle öncelikle müvekkilini kasten öldürmeye çalışan ve %100 kusur ile işlediği fiil neticesinde yaralanmaya sebep olan davalı ...'den 30.000 TL manevi tazminat talep ediyor olduklarını, ayrıca dava devam ederken müvekkilinin tüm tedavi evrakları ile birlikte tam teşekküllü bir hastane veya Adli Tıp Kurumu'na sevkinin sağlanarak, süreli veya sürekli iş gücü kaybının da tespiti ile buna göre maddi zararının da belirlenmesini, bu hususların buna göre maddi zararının da belirlenmesini, bu hususların tespitinden sonra da artırılmak üzere şimdilik davalıların müştereken ve müteselsilen 500,00 TL maddi tazminata mahkum edilmesini talep ediyor olduklarını, mülkiyeti davalı ...'e ait olan ... plakalı aracın .... Sigorta Şirketi tarafından Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığından dolayı, sorumluluğu sadece maddi tazminatın poliçe kapsamında kalan kısmı ile olmak şartı ile bu firmanın da dava edilmiş olduğunu, ayrıca müvekkilinin iş bu davanın harç ve teminatlarını yatıracak maddi gücü, geliri ve mal varlığı da bulunmadığını, ekteki fakirlik ilmuhaberi ile bu durumun sabit olduğunu, bu sebeple davanın Adli Yardım Talepli olarak görülmesini talep ediyor olduklarını, yine müvekkilinin iş bu dava ile talep ettiği haklarının hiçbir teminata bağlı olmadığını, bunun yanında, davalı ...'in müvekkilini öldürmeye teşebbüs ile yargılanması sebebiyle müvekkiline tazminat ödememek üzere mal kaçırma olasılığı da bulunduğundan, iş bu dava ile talep ettikleri tazminat miktarları kadar alacakları üzerinden, davalı ...'in menkul, gayrimenkul ve 3.kişilerdeki mal ve hakları üzerine dava sonuna ve karar kesinleşinceye kadar ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini de öncelikli olarak talep ediyor olduklarını beyanla; öncelikle adli yardım taleplerinin kabulüyle davanın harç ve masraflardan muaf tutulmasına, ihtiyati haciz taleplerinin de kabulü ile iş bu dava ile talep ettikleri tazminat miktarları kadar alacakları üzerinden, davalı ...'in menkul, gayrimenkul ve 3.kişilerdeki mal ve hakları üzerine teminatsız olarak dava sonuna ve karar kesinleşinceye kadar ihtiyati haciz konulmasına, sonuçta fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak ve uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere 500,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 30.500,00 TL tazminatın olay tarihi olan 20.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... Sigorta'nın sorumluluğunun, maddi tazminat miktarının poliçe kapsamında kalan kısmı ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle taraflarına tediyesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili görevsiz Çatalca .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu cevap dilekçe özetle; ... plakalı aracın, sigortacı şirket tarafından tanzim edilen, 06.02.█████████ vadeli ... poliçe no’lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu olayın trafik kazası niteliğinde olmadığını, zira diğer davalının kasten davacı ... üzerine araç sürmesi söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin trafik kazası neticesinde meydana gelen zararları teminat altına almış olup dava konusu olay trafik kazası olmadığından davanın reddi gerektiğini, HMK 6. madde gereği yetkili mahkemenin davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini talep ediyor olduklarını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesi gerektiğini, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini talep ediyor olduklarını, işbu rapor temin edildiğinde de görüleceği üzere davaya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, sürücünün tali kusurunun tespiti halinde ise TBK md 52 " Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." çerçevesinde davacı yanın kusuru nazara alınarak tazminatın kaldırılmasını talep ediyor olduklarını, davacı taraftan hangi vakıanın hangi delille ispat edileceğini ve tazminat taleplerinin hukuki sebeplerini içerir beyan alınması gerektiğini, davaya konu edilen kazadan dolayı açılan Silivri Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasının celbini talep ediyor olduklarını, davacı yanın ceza dosyasında şikayetçi olmadığını, Yargıtay .... HD. ... E. ... K. sayılı ilamında ceza davasında şikayetçi olmayan kişinin beyanının yorumlanması gerektiğinin belirtilmiş olduğunu, zira işbu beyanın maddi tazminattan zımnen feragat olarak yorumlandığı müddetçe, beyanda bulunanın ayrı bir dava ile maddi tazminat talep edemeyeceğinin hükme bağlanmış olduğunu, bu gerekçe ile, davacının şikayetçi olmadığına dair beyanının incelenmesini ve işbu beyan maddi tazminat isteme hakkından feragati içeriyorsa, davanın reddini talep ediyor olduklarını, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınmasını talep ediyor olduklarını, diğer yandan kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespiti halinde ortaya çıkan zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanına gönderilmesini talep ediyor olduklarını, ancak aktüer hesabı yapılırken kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğini, Yargıtay yerleşik içtihatlarında açıkça belirtildiği üzere, her yıl için hesaplanan gelirin önce %10 arttırılması, daha sonra %10 iskontoya tabi tutulması gerektiğini, ancak avukat-bilirkişiler tarafından yapılan hesaplarda gerçek anlamda iskonto uygulanmadığını, hatalı katsayılar kullanılarak yıllık gelir ve iskontolu gelir aynı tutarı vermekte, bunun sonucunda tazminatın olması gerekenin çok üzerinde çıkmakta olduğunu, bu durumda Yargıtay kararlarında ifade edilen %10 arttırım ve %10 indirim yapılmamış olduğunu, halbuki bir sayının %10 fazlasının %110; daha sonra bu tutar üzerinden yapılan %10 indirilmiş halinin ise %99 olması gerektiğini, bu durumda hatalı katsayıların destek süresi arttıkça katlanmakta, avukat-bilirkişiler tarafından kullanılan bu hatalı katsayılar nedeniyle, iskontolu tazminat tutarının azalan bir grafik çizmesi gerekirken, bugün için ödenen para ile örneğin 30 yıl sonraya ilişkin ödenen paranın aynı rakam kabul edilmekte olduğunu, böylece iskonto yapılmasının temel dayanağı ve nedeninin bertaraf edilmiş olduğunu, zira iskontonun temel mantığının kişinin yıllar sonra alacağı bir tutarı peşin alması ve bunu kullanabilecek olması olduğunu, halbuki Yargıtay kararlarına göre yapılacak hesaplamada, tazminatın ne kadar önceden ödenmiş olduğunun iskonto oranını etkileyen bir faktör olduğunu, yani 20 yıl sonraki yıllık gelirin peşin ödenmiş iskontolu tutarı (peşin değeri) ile 5 yıl sonraki gelirin yıllık peşin ödenmiş iskontolu tutarının (peşin değeri) aynı olamayacağını, dosya aktüer bilirkişisine gönderilirken bu husulara özellikle dikkat çekilmesini, Yargıtay kararına uygun iskontolu hesaplama yapılmasını talep ediyor olduklarını, davacıların sosyal ve ekonomik durumları ile hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduklarının mahkememizce tespit edilmesi gerektiğini, eğer davacılar Sosyal Güvenlik Kurumundan ölüm/cenaze masrafı, geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri almış ise, bu Sosyal Güvenlik kuruluşlarının kendi özel kanunlarına göre müvekkili şirket .... Sigortaya rücu imkanı doğduğunu, ... Sigortanın davacıların dışında, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının da aynı kazadan dolayı aynı rücu talepleriyle karşı karşıya kalmaması için bu konudaki araştırmaların re’sen yapılması gerektiğini, bu çerçevede SGK'dan rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığının alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesini talep ediyor olduklarını, davacı tarafından işbu dava açılmadan önce müvekkiline herhangi bir başvuru yapılmamış olduğunu, temerrüt süresi delillerin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başladığını, zira Yargıtay yerleşik içtihatları ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, zararın sigorta tazminatı kapsamında yer alıp almadığının, kusur durumunun yani ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce Sigorta şirketinin temerrüdünün gerçekleşmeyeceğini beyanla; haksız ve mesnetsiz davanın usulden yetkisizlik nedeniyle; esasına girildiği takdirde, davaya konu olayın kasıt ile meydana getirilmesi nedeniyle trafik kazası niteliğinde olmaması nedeniyle, aksi halde; sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle, davacıda meydana geldiği iddia edilen maluliyetin kaza ile illiyeti bulunmaması nedeniyle reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, aksi halde; davacı yanın müterafik kusurunun nazara alınmasına, celp edilmesi gereken delillerinin toplanmasına, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına, her halde haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili görevsiz Çatalca ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili aleyhine açılmış olan derdest davanın hukuki mesnet ve dayanaktan yoksun olup, reddi gerektiğini, Silivri Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki tanık ifadelerinde de belirtildiği gibi davalı-müvekkilinin, davacıyı görünce, davacı ile karşılaşmamak için aracını başka bir yöne sürmüş ve fakat gitmek istediği yönde yal olmayınca mecburen davalının geldiği tarafa dönmek zorunda kalmış, herhangi bir olay olmaması için elinden geleni yapmış olmasına rağmen kötü niyetli davalının kendisini aracının önüne atması nedeniyle istemediği bir netice meydana gelmiş olduğunu, ceza davası sırasında da defalarca ifade ettikleri ve dosyada mübrez olay yeri tespit tutanağında da açıkça belirtildiği gibi, davacının çarpmadan sonra düştüğü yerin yolun ortası olmasının da sabit olması karşısında eğer davalı ve yanındaki kişi yolun kenarından yürürken davalı-müvekkili arabayı onların üzerine doğru sürse hem her ikisine birden çarpacağını ve hem de davalı -müvekkilinin de aracıyla beraber yoldan çıkıp şarampole doğru gideceğini ve fakat olayın aslında sanık müvekkilinin anlattığı şekilde gerçekleştiği için, yani davacı kendisini arabanın önüne attığı için hem vücuduna aldığı darbenin yeri ve hem de araçtaki hasar yerlerinin bu şekilde gerçekleşmiş olduğunu, bir başka ifade ile gerek araçtaki hasar gören yerler ve gerekse davacının darbe aldığı yerler ve daha sonra da davacının yere düştüğü yer birlikte değerlendirildiğinde davacının kendini yolun ortasına, aracın önüne doğru attığının anlaşılacak olduğunu, kendi eylemi neticesi meydana gelen olaydan böylesine bir fayda elde etmeye çalışan davacının, kendi eyleminin sonucuna katlanması gerekirken bir de zenginleşmeye çalışmasının da dikkat çekici olduğunu, eğer davalı-müvekkilinin iddia edildiği gibi bir niyeti olsa geri dönüp eylemine devam edecek olduğunu, davalı-müvekkilinin, istemeden ve bütünüyle kendi iradesi dışında meydana gelen bu olaydan sonra, daha kötü neticeler meydana gelmemesi için olay yerinden ayrılıp jandarmaya kendisi gidip teslim olmuş olduğunu, olay olduktan sonra, davacının, davalı-müvekkilinin eşini defalarca arayıp, mesaj çekip, sınak müvekkilinin eşini tehdit ederek bu olayı bir zenginleşme aracı haline getirmeye çalışan davacının bu konudaki kötü niyetini de ortaya koyduğunu, kötüniyetin hukuk tarafından da korunmayacağını beyanla; hukuki mesnet ve dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilerek yargılama masrafı ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosyanın mahkememize Çatalca ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı ile tevzi edildiği anlaşıldı.Görevsiz Çatalca .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce aldırılan ve dosya içerisinde mevcut ATK .... İhtisas Kurulu'nun █████/2017-... Karar ve ... sayılı raporun incelenmesinde; ... Hastanesinin █████/2013 tarih ve ... sayılı raporunda; araç dışı trafik kazası nedeniyle yapılan muayenesinde; künt batın travması, sol alt kadranda defans olduğu, sağ pelviste iliak hizasında 5x1 cm. ekimoz, sağ ve sol dizde, sağ ve sol tibia ön yüzde muhtelif ekimoz ve sıyrık, kafa travması, çenede 2-3cm. düzensiz kesi, dilde kesi olduğu, sevk edildiğinin, ... Hastanesinin █████/2013 tarih ve ... sayılı raporunda; sol kalçada ağrı, çenede 3 cm kesi ve 4 adet sıyrık görüldüğü, genel cerrahi muayenesinde; genel durum iyi, vitalleri stabil, batında nonspesifık hassasiyet olduğu, USG ve batın BT'de özellik görülmediği, girişim düşündürecek patoloji saptanmadığı, Ortopedi notunda; sol pubik kol fraktürü tespit edildiği, grafılerin radyolojik raporlarında; kranial BT'de nazal septumda sağa deviasyon, batın ve pelvik BT'de solda superior pubik ramus kolunda nondeplase ince fraktür hattı saptandığı, torakolomber BT, sağ ve sol ayak, ayak bileği grafılerinde fraktür saptanmadığı, sağ ayak ve ayak bilrği BT raporunda ayak-ayak bileği eklemleri oluşturan kemik yapılar ve eklem ilişkileri tabbi görünümde olup posttravmatik patoloji izlenmediği, ayak bileği çevresindeki yumuşak dokularda belirgin posttravmatik patoloji izlenmediği, poliklinik kontrolü önerildiğinin, ... Hastanesi Acil Ortopedi Polikliniğinin █████/2013 tarih ve .... protokol nolu epikriz formunda; sol bacak ağrısı, hareket kısıtlılığı olduğu, sol uzu bacak alçı yapıldığı, ... Hastanesinin █████/2013 tarih ve ... nolu radyoloji raporunda; pelvis ve kalça grafisinde pelvik kemik konturlarının muntazam, strüktürünün tabii olduğu, sol simfizis pubiste eski fraktür olduğu, her iki taraf sakroiliak ve coksofemoral eklem yüz ve aralıklarının tabii olduğunun, ... Hastanesinin █████/2013 tarih ve ... sol diz MR raporunda; tibia lateral platosu posteriorunda, femur lateral ve medial kondilinde trabeküler injury alanı dikkati çektiği, artiküler kartilajın doğal olduğu, snovyal sıvı miktarının minimal artmış olduğu, medial menisküs posterior hornunda grade I dejerasyon mevcut olduğu, lateral menisküs anterior ve posterior hornlarında grade I dejenerasyon mevcut olduğu, lateral meniskofemoral ligamanda parsiyel rüptür dikkati çektiği, grade II strain lehine yorumlandığı, ACL liflerinin femoral insersiyosu düzeyinde sinyal arıtşı mevcut olup, parsiyel rüptür lehine yorumlandığı, PCL femoral insersiyosu düzeyinde sinyal arışı mevcut olup, parsiyel rüptür lehine yorumlandığı, posterior krusiat ligamentler, medial kollateral ligament ile patellar tendonun bütünlükleri korunmuş olup, sinyal intensiteleri normal olduğu, lateral kollateral ligaman iliotibial bant komşuluğunda effüzyon dikkati çektiği, lateral patellar retinakulum komşuluğunda effüzyon mevcut olduğu, fibula posteriorunda biceps femoris tendonunda T2 ağırlıklı kesitlerde sinyal artışı mevcut olduğu, parsiyel rüptür lehine yorumlandığı, biceps femoris kasında da T2 ağırlıklı kesitlerde sinyal artışı izlendiği, grade I strain lehine yorumlandığı, periartiküler kas ve diğer yumusak dokuların normal olduğunun, Adli Tıp Kurumu Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün █████/2013 tarih ve ... sayılı raporunda, kişide tanımlanan pubis kırığına neden olan yaralanmasının, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kişide saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun, Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp İhtisas Kurulunun █████/2014 tarih ve ... karar nolu mütalaasında; dosyada mevcut olay tarihli el, kafa, toraks ve pelvis grafilerinin ve 2 adet CD'nin Kurulumuzca yapılan radyolojik incelenmesinde, █████/2013 tarihli BBT'de sağ temporalde yumuşak doku şişliği, pelvis BT'lerde sol pubik kolda nondeplase kırık görüldüğü, █████/2013 tarihli sol diz MR'ında femur medial kondilde ve patellada az miktarda da lateral kondilde ödem ile uyumlu sinyal artışı, lateral ve kollateral ligamanlarda anterior ve posterior çapraz bağlarda parsiyel yırtıkla uyumlu sinyal artışları, diz ekleminde efüzyon, lateral menüsküs anterior hornunda dejenerasyon ve bu lokalizasyonda parameniskal kist görüldüğü, sonuç olarak kişide sol ramus pubiste ayrıksız kırığa neden olan yaralanmasının,;1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIGI, 2)Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIGI, 3)Vucuttaki kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak olarak sınıflandırıldığında, şahısta saptanan kırığın, hayat fonksiyonlarını Orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, 4)Yaralanmasının yüzde sabit iz ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususlarında görüş bildirilmesi isteniliyorsa, kişinin muayene edilmek üzere Kurulumuza gönderilmesi gerektiğinin, ... Hastanesinin █████/2014 tarih ve ... nolu istirahat sağlık raporunda; tanı: s83.2-menisküs yırtığı, şimdiki, karar: hastanın açı ayarlı dizlik kullanmasının uygun olduğu yazılı olduğunun, ... Hastanesinin █████/2014 tarih ve ... nolu istirahat sağlık raporunda; tanı: s83.2-menisküs yırtığı, şimdiki, karar: 6 ay süre ile ağır işlerde çalışamaz yazılı olduğu görüldüğüne göre SONUÇ OLARAK: mevcut belgelere göre; ...'un █████/2013 tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazası nedeniyle iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin █████/2013 tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin bildirilmiş olduğu görülmüştür.Görevsiz Çatalca ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce aldırılan ve dosya içerisinde mevcut ATK .... İhtisas Kurulu'nun █████/2019-... Karar ve ... sayılı raporun incelenmesinde; ... Hastanesinin █████/2013 tarih ve ... sayılı raporunda; araç dışı trafik kazası nedeniyle yapılan muayenesinde; künt batın travması, sol alt kadranda defans olduğu, sağ pelviste iliak hizasında 5x1 cm ekimoz, sağ ve sol dizde, sağ ve sol tibia ön yüzde muhtelif ekimoz ve sıyrık, kafa travması, çenede 2-3cm düzensiz kesi, dilde kesi olduğu, sevk edildiğinin, ... Hastanesi'nin █████/2013 tarih, ... protokol no'lu adli muayene ve bildirim formunda; sol kalçada ağrı, çenede 3 cm kesi ve 4 adet sıyrık görüldüğü, genel cerrahi muayenesinde; genel durum iyi, vitalleri stabil, batında nonspesifık hassasiyet olduğu, USG ve batın BT'de özellik görülmediği, girişim düşündürecek patoloji saptanmadığı, Ortopedi notunda; sol pubik kol fraktürü tespit edildiği, grafılerin radyolojik raporlarında; kranial BT'de nazal septumda sağa deviasyon, batın ve pelvik BT'de solda superior pubik ramus kolunda nondeplase ince fraktür hattı saptandığı, torakolomber BT, sağ ve sol ayak, ayak bileği grafılerinde fraktür saptanmadığı, sağ ayak ve ayak bileği BT raporunda ayak-ayak bileği eklemleri oluşturan kemik yapılar ve eklem ilişkileri tabbi görünümde olup posttravmatik patoloji izlenmediği, ayak bileği çevresindeki yumuşak dokularda belirgin posttravmatik patoloji izlenmediği, poliklinik kontrolü önerildiğinin, ... Hastanesi Acil Ortopedi Polikliniğinin █████/2013 tarih ve ... protokol nolu epikriz formunda; sol bacak ağrısı, hareket kısıtlılığı olduğu, sol uzun bacak alçı yapıldığının, ... Hastanesinin █████/2013 tarih ve ... nolu radyoloji raporunda; pelvis ve kalça grafisinde pelvik kemik konturlarının muntazam, strüktürünün tabii olduğu, sol simfizis pubiste eski fraktür olduğu, her iki taraf sakroiliak ve coksofemoral eklem yüz ve aralıklarının tabii olduğunun, ... Hastanesinin █████/2013 tarih ve .... sol diz MR raporunda; tibia lateral platosu posteriorunda, femur lateral ve medial kondilinde trabeküler injury alanı dikkati çektiği, artiküler kartilajın doğal olduğu, snovyal sıvı miktarının minimal artmış olduğu, medial menisküs posterior hornunda grade I dejerasyon mevcut olduğu, lateral menisküs anterior ve posterior hornlarında grade I dejenerasyon mevcut olduğu, lateral meniskofemoral ligamanda parsiyel rüptür dikkati çektiği, grade II strain lehine yorumlandığı, ACL liflerinin femoral insersiyosu düzeyinde sinyal arıtşı mevcut olup, parsiyel rüptür lehine yorumlandığı, PCL femoral insersiyosu düzeyinde sinyal arışı mevcut olup, parsiyel rüptür lehine yorumlandığı, posterior krusiat ligamentler, medial kollateral ligament ile patellar tendonun bütünlükleri korunmuş olup, sinyal intensiteleri normal olduğu, lateral kollateral ligaman iliotibial bant komşuluğunda effüzyon dikkati çektiği, lateral patellar retinakulum komşuluğunda effüzyon mevcut olduğu, fibula posteriorunda biceps femoris tendonunda T2 ağırlıklı kesitlerde sinyal artışı mevcut olduğu, parsiyel rüptür lehine yorumlandığı, biceps femoris kasında da T2 ağırlıklı kesitlerde sinyal artışı izlendiği, grade I strain lehine yorumlandığı, periartiküler kas ve diğer yumusak dokuların normal olduğunun, Adli Tıp Kurumu Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün █████/2013 tarih ve ... sayılı raporunda; kişide tanımlanan pubis kırığına neden olan yaralanmasının, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kişide saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun, Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun █████/2014 tarih, ... no'lu mütalaasında; sol ramus pubiste ayrıksız kırığa neden olan yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak olarak sınıflandırıldığında, şahısta saptanan kırığın, hayat fonksiyonlarını Orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yaralanmasının yüzde sabit iz ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususlarında görüş bildirilmesi isteniliyorsa, kişinin muayene edilmek üzere Kurulumuza gönderilmesi gerektiğinin, Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun █████/2017 tarih, ... no'lu mütalaasında; Mevcut belgelere göre; ... kızı, █████/1981 doğumlu ...'un █████/2013 tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazası nedeniyle iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin █████/2013 tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin, kişinin █████/2019 tarihinde Kurullarında yapılan muayenesinde; Alt ekstremitenin sağda 92 cm, solda 92 cm uzunluğunda olduğu, sağ kalça fleksiyonu 120 derece, ekstansiyonu 0 derece, sol kalça fleksiyonu 100 derece, ekstansiyonu 0 derece, sağ diz fleksiyonu 130 derece, ekstansiyonu 0 derece, sol diz fleksiyonu 120 derece, ekstansiyonu 0 derece, sağ ayak bileği dorsifleksiyonu 10 derece, plantar fleksiyonu 50 derece, sol ayak bileği dorsifleksiyonu 10 derece, plantar fleksiyonu 50 derece tespit edildiğine, dosyada bulunan grafilerin değerlendirilmesinde; █████/18 tarihli sol diz Mr’da bağ tamirine ait femur ve fibula kondillerine konulan metalik imajlar izlendiği, diz çevresinde sinovyal sıvı artışı ve femur kondillerde eklem erozyonuna ait sinyal görüldüğüne göre SONUÇ OLARAK: mevcut belgelere göre; ...’un █████/2013 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı; Sol diz yaralanması nedeniyle; İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, kesin iş göremezlik süresinin kişinin tedavi ve takibini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceğinin, iyileşme süresi içerisinde 3(üç) hafta süreyle başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceğinin, geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren mevcut bulgulara göre kalıcı olduğu değerlendirilen diz hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle; olay tarihinde yürürlükte olan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 XII(22İa……….10)A %14, E cetveline (yaşına) göre %13(yüzdeonüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.Görevsiz Çatalca ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce aldırılan ve dosya içerisinde mevcut bilirkişi .... tarafından sunulan █████/2015 tarihli raporun incelenmesinde; Dosya içeriğine rapor ve hastane kayıtlarına bakıldığı zaman ...'un maruz kaldığı araç dışı trafik kazasının, çene ve dilde kesi ve sıyrıklarla beraber, sol pubik kol fraktürüne sebep olmuş olduğunun, ortopedi notlarından anlaşılacağı üzere, hastaya yatak istirahati ve antiembolik tedavi ile beraber sıkı hemogram takibi uygulanmış olduğunun, kemik kırıkları özellikle pubik bölge kemik kırıkları ayrımsız bile olsa basit tıbbi müdaheleyle geçiştirilemez olduğunu, dosya içerisinden de tesbit ettiği gibi tedavi ve takibi gerektiğini, ne varki, dava konusu bu kırığın her şeye rağmen vücutta herhangi bir kan kaybına veya embolik bir olaya sebebiyet vermemiş; bu boyutta olmayışı, hayati tehlike arzedecek bir tabloyada neden olmamış olduğunu, diğer bir ifadeyle;kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahele ile giderilecek ölçüde hafif olmamakla birlikte, şahsın yaşamını tehlikeye sokacak boyutta da olmadığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.Görevsiz Çatalca .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce aldırılan ve dosya içerisinde mevcut Aktüer Hesap Uzmanı bilirkişi ... tarafından sunulan █████/2017 tarihli raporun incelenmesinde; Sürekli işgöremezlik kayıp oranı belirli olmadığından bu yönde hesaplama yapılamamış olduğunu, █████/2013 tarihinde meydana gelen olayda, kazalı ...'un uğramış olduğu kaza sonucunda 120 günlük istirahat süresi boyunca çalışamamış bulunduğundan bu süre boyunca iş gücü kaybının %100 olduğu kabul edilmiş, Kazalı ...'un Zararının : Geçici İşgöremezlik Dönemi : 3.136,53 TL, Geçmiş Dönem : 0,00 TL, Gelecek Aktif Dönem : 0,00 TL, Gelecek Pasif Dönem : 0,00 TL TOPLAM : 3.136,53 TL hesaplandığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.Görevsiz Çatalca .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce aldırılan ve dosya içerisinde mevcut Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ... tarafından sunulan █████/2020 tarihli raporun incelenmesinde; 20.03.2013 günü meydana gelen olayda yaralanan davacı ...'un maddi tazminat hakkının, yargıda geçerli yöntemler ve Yargıtay'ın ilke kararları uyarınca mevcut dosya durumuna göre incelenmesi (talep edilen sair hususlar da irdelenerek) sonucu, 119.637,23 TL olarak belirlendiğinin, manevi tazminat talebi hakkında takdirin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği görülmüştür.Davacı vekilinin görevsiz Çatalca .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu █████/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, müvekkilinin maddi kaybının bilirkişi incelemesi ile 119.637,23 TL bulunmuş olduğunu, dava dilekçesinde maddi tazminat miktarı belirlendiğinde artırılmak üzere 500,00 TL olarak talep edilmiş olduğunu, iş bu davada bu sebeple H.M.K. 107 madde kapsamında maddi tazminat taleplerini 500,00 TL'den 119.137,23 TL artırmak suretiyle 119.637,23 TL olarak talep etme zarureti hasıl olduğunu beyanla; 500,00 TL tutarlı Maddi Tazminatı taleplerini 119.137,23 TL arttırmak suretiyle 119.637,23 TL olarak, davalı ...'den 20.03.2013 tarihinden, davalı .... Sigorta Şirketinden ise dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde, dosyanın güncel asgari ücret üzerinden maddi tazminat miktarının hesaplanması amacıyla, aktüerya bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına, bilirkişinin mahkememizce resen belirlenmesine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ... █████/2025 tarihli raporunda özetle; 04.02.1981 doğumlu olan davacı ... 20.03.2013 kaza tarihi itibarı ile (32) yıl (1) ay (16) günlük olup, (32) yaşında kabul edilerek; PMF-1931 tablosuna göre muhtemel bakiye ömrünün (36) yıl ve (68) yaşına kadar yaşayacak olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre aktif dönem sonu (60) yaş kabul edilmekte olduğunu, davacının (32-60) yaşları arasındaki aktif dönemi (28) yıl (60-68) yaşları arasındaki pasif dönemi (8) yıl olduğunu, ATK .... İhtisas Kurulunun 11.1 2.2019 tarihli raporunda davacının; meslekte kazanma gücünden kayıp oranının %13 olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin (4) ay olduğunun, bakıcıya ihtiyaç duyulan sürenin (3) hafta olduğunun belirtilmekte olduğunu, dava dilekçesinde bakıcı gideri maddi zarar talebi olmadığından talep ile bağlı kalınarak bakıcı gideri hesabı yapılmayacak olduğunu, Yargıtay .... HD' nin .... E., ... K. sayılı doğrultusunda hükme esas alınan 20.10.2020 tarihli hesap raporunda 2020 yılında yıl boyunca sabit olan asgari ücretler esas alındığından 20.03.2013-20.03.2020 tarihleri arasındaki (7) yıllık dönem işlemiş (bilinen dönem) olarak hesaba esas alınacak ve 2020 yılından sonraki asgari ücret artışları nazara alınmayacak olduğunu, başka bir anlatımla; bozma ilamı öncesinde hükme esas alınan raporda olduğu gibi işleyecek aktif devre hesabına esas olarak 20.10.2020 hükme esas alınan rapor tarihindeki yani; 2020 yılındaki net ücretler kullanılacak olduğunu, davacının kaza tarihinde elde ettiği kazançlara ilişkin belge olmadığından net asgari ücretlerin hesaba esas alınacak olduğunu, 20.03.2013-20.07.2013 arasındaki (4) aylık işlemiş aktif devredeki net kazançlarının 3.112,59 TL olduğunu, 20.07.2013-20.03.2020 arasındaki (6) yıl + (8) aylık işlemiş aktif dönemde net kazançlarının 108.559,27 TL olduğunu, 20.03.2020-den itibaren işleyecek dönem sonuna kadar Yargıtay 4., 9., 10., 17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı-ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacak olduğunu, davacının işleyecek aktif dönem hesabına esas net aylık ücreti 2.324,71 TL ve pasif dönem hesabına esas net aylık ücreti 2.103,98 TL olduğuna göre; işleyecek aktif dönem başında yıllık net kazancının 2.324,71 TL x 12 Ay = 27.896,52 TL olduğunu, işleyecek pasif dönem başında yıllık net kazancının 2.103,98 TL x 12 Ay = 25.247,76 TL olduğunu, (21) yıllık işleyecek aktif devre kazançlarının peşin değerinin 585.826,92 TL olduğunu, (8) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin 201.982,08 TL olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 3.112,59 TL olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamının 116.527,88 TL olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı kusursuz ve davalıların kusur sorumluluğu %100 oranında olması hasebiyle davalının %100 kusur sorumluluğuna isabet eden kısmının davacı yararına maddi tazminat olarak nazara alınacak olduğunu, başka bir ifadeyle kusur indirimine yer bulunmadığını, somut olay iş kazası olmadığından davacıya SGK tarafından davacıya rücuya sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesinin mümkün olmadığını, dosya kapsamından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı ve peşin değerli gelir bağlanmadığının görülmüş olduğunu, bu durumda, rücuya tabi ödemeler hususunda yer bulunmadığını, davacıya maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmadığını, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik zararının; 3.112,59 TL x %100 kusur = 3.112,59 TL, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının; 116.527,88 TL x %100 kusur = 116.527,88 TL olduğu kanaatine varılmış olduğunu, ... plakalı aracın 06.02.2013-06.02.2014 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olduğunu, Hazine Müsteşarlığınca kaza tarihi itibarı ile belirlenmiş teminat limiti sakatlık için ve tedavi gideri için ayrı ayrı 250.000,00 TL olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 3.112,59 TL olup, 250.000,00 TL tutarındaki tedavi giderinin teminat limitinin altında kalmakta olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 116.527,88 TL olup, 250.000,00 TL tutarındaki sakatlık bakiye teminat limitinin altında kalmakta olduğunu, dava öncesinde davalı sigorta şirketine başvurunun hangi tarihte tebliğ edildiğine dair belge görülememiş olduğunu, bu durumda davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinin temerrüt başlangıcı olarak kabulü gerekeceğini, davalı sürücü yönünden ise haksız fiilin başlangıcı olan 20.03.2013 kaza tarihi temerrüt başlangıcı olduğunu, dava dilekçesinde yasal faiz nev'inden faiz talep edilmiş olması hasebiyle faiz nev'inin yasal faiz olduğu kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 3.112,59 TL, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik zararının 116.527,88 TL olduğunu, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zarar talep toplamının 119.637,23 TL'ye ıslah olunduğunu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi; davalı sürücü yönünden 20.03.2013 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğunu bildirmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihli duruşmada alına beyanında "Sigorta şirketi ile sulh olunmuştur, ancak diğer davalı yönünden davamız devam ediyor, davalı sigorta şirketine karşı olan taleplerimiz konusuz kalmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur.Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.“Bedensel zararlar özellikle şunlardır
:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir.20.03.2013 tarihinde davacının Çatalca ... Köyü, ... Sokağı üzerinden yaya olarak geçtiği esnada davalı ... tarafından kullanılan ... plakalı aracın davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı ve belirtilen trafik kazası nedeni ile görülen Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. Ve ... K. Sayılı ilamı ile davalının kasten yaralama suçu nedeni ile ceza aldığı ve verilen kararın Yargıtay .... Ceza Dairesi █████/2015 tarih ve ... E.-.... K. Sayılı ilamı ile kesinleştiği anlaşılmakla davalının olayın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.Davacı yönünden düzenlen ATK .... İhtisas Kurulu'nun █████/2017-... Karar ve ... sayılı raporu davacı ...'un █████/2013 tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazası nedeniyle iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin █████/2013 tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği ve ATK ... İhtisas Kurulu'nun █████/2019-... Karar ve ... sayılı raporunun incelenmesinde ise ...’un █████/2013 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı; olay tarihinde yürürlükte olan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 XII(22İa……….10)A %14, E cetveline (yaşına) göre %13(yüzdeonüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir.Davacı hakkında düzenlenen ATK raporları ve kusura ilişkin yukarıda yapılan tespitler, SGK ödemeleri dikkate alınarak davacının talep edebileceği maddi tazminatlarının hesabı yapılmış olup buna göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 116.527,88 TL, geçici iş göremezlik maddi zararının 3.112,59 TL olduğu tespit edilmiştir.Dosya arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin ... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısı olduğu ve yine Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. Ve ... K. Sayılı ilamı uyarınca aracın davalı ...'in de sevk ve idaresinde olduğu anlaşılmakla davalı ...'in davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.Yapılan bu açıklamalar ve davacı vekilinin harçlandırılmış bedel artırım ve ıslah dilekçesi uyarınca, davacı vekilinin █████/2025 tarihli duruşmada alınan beyanı uyarınca davalı sigorta şirketinden olan taleplerinin konusuz kaldığına yönelik beyanı uyarınca davalı sigorta şirketine karşı açılan dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'in olay tarihi itibari ile mütemerrit sayılması gerektiği sonucuna varılarak maddi tazminat davası yönünden açılan davanın kabulü ile; davacı taraf için 3.112,59 TL geçici iş göremezlik zararı, 116.527,88 TL kalıcı iş göremezlik zararı olarak toplam 119.637,23 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 20.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.Davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Somut olayda davacıların manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsünün haksız fiil hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacıların maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A) MADDİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KABULÜ İLE,1-Davalı sigorta şirketine karşı açılan dava yönünden karar verilmesine yer OLMADIĞINA,2-Davacı taraf için 3.112,59 TL geçici iş göremezlik zararı, 116.527,88 TL kalıcı iş göremezlik zararı olarak toplam 119.637,23 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 20.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,3-Alınması gereken 8.172,41 TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir KAYDINA,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davalı ... Sigorta Şirketi'nce yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,B)MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,1-Davacı taraf için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Alınması gereken 1.366,20 TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir KAYDINA,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 20.000,00 TL ücreti vekaletin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,C)YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN;1-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 2.584,85 TL yargılama giderinden kabul oranı (%93,32) ret oranı (%6,68) dikkate alınarak hesaplanan 2.412,18 TL'nin davalı ...'den bakiye kalan 172,67 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,2-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,Dair davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, (davalı .... vekiline e-duruşma ortamında) diğer davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...¸Hakim ...¸