İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince görülen, trafik kazasında yaralanan sigortalının sağlık giderlerini ödeyen sigortacının, zorunlu trafik sigortacısından 6111 sayılı yasa sonrası rücuen tahsil talebi davası.
Özet: Davacı bir sağlık sigortası şirketi, bir trafik kazasında yaralanan sigortalısının 4.900 TLlik tedavi masrafını ödedikten sonra, bu tutarın kaza yapan aracın zorunlu trafik sigortası şirketinden rücuen tahsilini talep etmiş; davalı trafik sigortası şirketi ise, 6111 sayılı yasa ile Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde yapılan değişiklik gereği trafik kazası kaynaklı sağlık hizmeti bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini, zorunlu trafik sigortası poliçesinin bu tür giderleri kapsamadığını ve dolayısıyla kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)DAVA TARİHİ
: █████/2015KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :TALEP
:Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "03.03.2014 günü saat 18.00 sıralarında, davalı olarak gösterilen ancak kazada vefat ettiği anlaşılan ..., yönetiminde bulunan ve davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... numaralı ZMSS (Trafik) Poliçesi ile sigortalanmış olan ... plakalı ... marka otomobil ile ...istikametinde giderken, ... mevkiinde ki rampa inişinde önünde gitmekte olan bir aracı sollamak üzere karşı taraftan gelen trafiğe ait yol bölümüne girince buradan gelmekte olan ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı ve bu aracı takiben gelen ...'nın sürücü olduğu ...plakalı otomobiller ile çarpışmıştır. Davacı ...Sigorta A.Ş,,... plakalı otomobilde yolcu olup kazada yaralanan ...'yı Sağlık Poliçesi ile sigortalayan olup kazada yaralanan sigortalısının tedavisi için yaptığı 4.900,- TL tutarındaki ödemeyi davalılardan talep etmektedir. Davanın kabulüne karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı ... Sigorta vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde özetle: " Sayın Mahkemeniz nezdinde ikame edilen bu dava ile davacı şirket nezdinde ...Sigortası Sözleşmesi kapsamında ...plakalı araç ile ...’nın 03.09.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde tedavi masraflarının davacı sigorta şirketi tarafından karşılandığı davacı sigortalının kanunen halefi olduğu gerekçeleri ile davacı şirket sigortalısının içinde yolcu olarak bulunduğu ...plakalı aracın işleteni ...’dan, ...’dan ve müvekkil şirketten talep ettiği anlaşılmaktadır. Dava konusu kazaya karışan...plakalı ... adına kayıtlı araç ... numarası ile 29.07.2014 – 29.07.2015 tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alınmıştır.Müvekkil şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlıdır.Söz konusu poliçeden dolayı sorumluluğumuz, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 268.000,00-TL ile sınırlıdır.Zorunlu trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortasıdır. Kısaca açıklamak gerekirse, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmini esastır.Hastane ve tedavi giderlerine tazminat talepleri Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi kapsamında yer almamaktadır.6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile müvekkil sigorta şirketinin tedavi giderlerine ilişkin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü sona erdirilmiştir.Bu nedenle, dava konusu kaza nedeniyle yapılan tedavi masraflarının müvekkil şirkette talep edilmesi mümkün değildir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. Maddesi uyarınca; “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmaktadır.Öte yandan “geçici iş görmezlik teminatı, ilaç, ameliyat, fizik tedavi paramedikal ve yol giderleri ile bakıcı giderleri” de tedavi giderleri teminatı kapsamında yer almaktadır.Müvekkil şirket ise 6111 sayılı Kanun kapsamında ödemeleri yaparak bu teminat kapsamında oluşabilecek tüm hukuki sorumluluklar ...’ya devretmiştir.Yasa Koyucu tarafından trafik kazası nedeniyle sağlık hizmeti sunularınca verilen tedavi hizmetlerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 59. Maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. Maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile;“Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve güvence hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15’ni aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkesi çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 03.06.2007 tarihli ve 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. Maddesinde düzenlenen durumlar için ... Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır.Davacının çalışamayacağı tedavi-istirahat-iyileşme süresindeki zararları maddi zararları “geçici iş görmezlik dönemi” ile ilgilidir.Müvekkil şirket ise, 6111 Sayılı Kanun kapsamında ödemeleri yaparak bu teminat kapsamında oluşabilecek tüm hukuki sorumlulukları ...’ ya devretmiştir.Sayın Mahkemeniz nezdinde görülmekte olan işbu davada davacı şirket tarafından Beyza Dalca lehine sağlık sigortası düzenlendiği, dava konusu trafik kazası neticesinde sigortalısı Beyza Dalca’nın tedavi masraflarının davacı şirket tarafından karşılandığı, bu sebeple davacı sigorta şirketinin sigortalısının yerine geçerek halefi olduğu iddia edilmektedir.Trafik Sigortası Genel Şartları’nın A-1 maddesine göre, “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 Sayılı Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” denilmektedir.Yine Genel Şartların B-2-b maddesine göre “Sigortacı, dava masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dâhilinde öder.” denilmektedir.Açıklanan nedenle, her durumda, davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi müvekkil şirketin asıl alacak ve dava masrafları açısından poliçe limiti sınırlı olarak sorumlu tutulması gerekmektedir. Dilekçemizde belirtilen hususlar kapsamında 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme karşısında müvekkil sigorta şirketinin tedavi giderlerine yasadan ve sözleşmeden doğan yükümlülüğünün sona ermiş olması sebebiyle müvekkil şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Kurumumuzun, kanunun ve ilgili mevzuatın öngördüğü tüm koşullar gerçekleştikten sonra bu hüküm kapsamındaki sorumluluğu, mühkasıran sağlık hizmetini veren üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarına ya da sağlık hizmeti sunucularına ödeme yapmış ise zarar gören kişilere karşıdır. Öte yandan; Kurumumuz tarafından verilen sağlık hizmetleri ile ilgili olarak, sağlık hizmeti sunucuları ve sağlık hizmeti alanların kuruma yönelik bu talep hakkının, özel sağlık sigorta poliçesi ya da mecburi mali mesuliyet sigorta poliçesine istinaden, sigorta şirketlerine halefiyet yolu ile geçmeşi mümkün değildir. Başka bir sigorta şirketince ... 42. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası ile açılan şirket bünyesinde sigorlası bulunan ve aynı zamanda Kurumumuz sigortalısı olan şahısların █████/2008, █████/2008 tarihleri arası sağlık durumlarının aciliyeti nedeni ile çeşitli hastanelerde gördükleri tedavilerin BUT (Bütçe Uygulama Talimatı) tutarının ...F., ...K.sayı ve 08.03.2010 tarihli ilam ilişiktedir. Ayrıca, 5510 Sayılı Kanunun 93/1 Maddesi hizmet bedellerine ilişkin alacak hakkının ve buna bağlı talep hakkının üçüncü kişilere devrini yasaklamıştır. Kanunun “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında Zamanaşımı” kenar başlıklı bu maddesinde : “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin Uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez.” hükmü bulunmaktadır. Buna göre; Kurumun genel sağlık sigortası kapsamında sağladığı sağlık hizmet bedelleri ile ilgili olarak sağlık hizmeti sunucularının ve sigortalılarının Kurumumuza karşı talep hakları hiçbir şekilde üçüncü kişilere, bu kapsamda Zatarı gideren sigorta şirketlerine geçmez. borçlar kanununun halefiyeti düzenleyen 109, maddesi ile onun özel bir uygulaması olan ttk 1301. maddesine göre; bir hakkın halefiyet yolu ile devri için ön koşul, devrin bir kanun hükmü ile yasaklanmamış olmasıdır. 5510 Sayılı Kanuna göre bir sağlık hizmeti sunucusunun sağlık hizmeti bedeli olarak kuruma karşı sahip olduğu alacağın devri, aynı Kanunun 93/1 maddesiyle yasaklandığından, bu alacakların Türk Ticaret Kanununun halefiyete ilişkin 1301. maddesine istinaden özel sağlık sigortacısına geçmesi ve Kurumdan özel sağlık sigortacısı tarafından talep edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Kurumun 5510 Sayılı Kanona dayanan genel sağlık sigortasından doğan sorumluluğuna istinaden üçüncü kişilerin halefiyet yolu ile Kuruma karşı bir talepte bulunmaları mümkün değil iken; Kurumun 2918 Sayılı Kanunun 98. Maddesi kapsamındaki sorumluluğuna istinaden, sağlık hizmeti sunucularının Kurumunuza karşı gerçekleşen alacaklarının da halefiyet yolu ile sigorta şirketlerine intikal edemeyeceği kanısındayız. Zira 2918 Sayılı Kanunun 98, Maddesi hükmüyle yüklenen sorumluluk; bir bakıma, 5510 Sayılı Kanunun düzenlediği genel sağlık sigortasının özel bir uygulaması niteliğindedir. Gerçekten; 5510 Sayılı Kanunun 60. maddesi incelendiğinde; öncelikle tüm yurttaşların maddenin muhtelif bentleri kapsamında genel sağlık sigortalısı oldukları görülmektedir. Bu itibarla; Kurumumuz bakımından mezkur 98. Madde sorumluluğu: genel sağlık sigortası yükümlülüğünün gerçekleşme süreçlerinden biri olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır. Esasen Kurumumuzun Karayolları Trafik Kanununun 6111 Sayılı Kanunun 59.maddesi ile değişik 98.maddesine dayanan sorumluluğunun sosyal güvenlik boyutu; 27 Ağustos 2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan “Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmeti Bedellerinin Tahsiline — İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in “Trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderleri” kenar başlıklı 4. Maddesinde “ Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve Özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları tedavinin gerektirdiği tüm sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda karşılanır.” hükmü ile bir kez daha ifade edilmişti sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır." hükmüne, Yine aynı Kanunun Geçici 1'inci maddesi; “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunuları sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır....,” hükmüne, Hazine Müsteşarlığınca █████/2011 tarihli ve 28038 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderleri" başlıklı 4 (0) inci maddesinde; "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları tedavinin gerektirdiği tüm sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (...) yer alan hükümler doğrultusunda karşılanır.” hükmüne, "Diğer ilgili isteğe bağlı sigortalar” başlıklı 7 nci maddesi "Trafik kazaları sebebiyle sağlık hizmeti talebine konu olabilecek isteğe b. ortaları düzenleyen sigorta şirketlerinin anılan poliçeler çerçevesindeki sorumlulukları saklıdır." hükmüne amirdir. Davacı yanca, dava dişi şahsa yapılan sağlık harcamaları sağlık sigortası kapsamında ödendiğinden Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Diğer ilgili iste; e bağlı sigortalar" başlıklı 7. NCİ maddesinde yer alan "Trafik kazaları sebebiyle sağlık hizmeti talebine konu olabilecek isteğe bağlı sigortaları düzenleyen sigorta şirketlerinin anılan poliçeler çerçevesindeki sorumlulukları saklıdır.” hükmü uyarınca da anılan meblağ Kurumumuzdan talep edilemez. Ayrıca, trafik kazaları sonucu oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasına ilişkin usul ve esaslar ile ilgili olarak █████/2012 tarihinde Kurumumuzca yayımlanan Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri konulu 2012/5 sayılı Genelgenin 1- 611) Sayılı Kanunun Yürürlük Tarihinden Sonta Verilen Hizmetler başlıklı Maddesinde, “(1) Trafik kazasının oluş tarihine ve kazazedenin genel sağlık sigortalısı olup olmadığına bakılmaksızın █████/201 I tarihinden itibaren kurum ve kuruluşlarınca verilecek tüm sağlık hizmet bedelleri Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hüküm ve ekleri esas alınatak Kurumca karşılanacaktır.” denilmektedir. Söz konusu kanun, yönetmelik ve genelge hükümleri çerçevesinde, tralik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri (tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderleri) sağlık uygulama tebliği kapsamında Kurumumuzca karşılanmakta olup; iş göremezlik, maddi, manevi tazminat ve bakıcı giderleri gibi Kurumumuzca karşılanmayan talepler için sigorta şirketlerinin sorumlulukları devam etmektedir. Yine kabul anlamına gelmemek üzere, ödeme tarihlerinden itibaren faiz istenmesinin ve Kurumumuz tacir olmadığından ticari avans faizi talebinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca diğer davalılar ile birlikte Müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmamıza ileşkin talebin de reddi gerekmektedir. Müvekkil Kurum kayıtlarında yapılan inceleme henüz sonuçlanmamış olup, davaya konu trafik kazası ile ilgili olarak müvekkil Kurumca yürürlükte olan mevzuat çerçevesinde Sağlık Hizmeti Sunucularına yaprlan ödeme yapılmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir. Mahkemece de söz konusu belgelerin ... adresinden celbi gerekmektedir. İş bu nedenlerle davanın reddini talep etmemiz zorunluluk olmuştur. Öncelikle eğer bu gerçekleşmez ise esastan davanın müvekkil kurum yönünden reddi ile yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesini" talep etmiştir.Davalı ...'nun davadan önce ölmesi nedeniyle mirasçıları ..., ..., ... ve ...vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde özetle :"Mahkemeniz dosyasında ... Yukarıda dosya aumarasını belirtmiş olduğumuz dosyada, aleyhine dava açılmış ve davaya ilişkin tebligatlar Müvekkillerimin ikamet adresi olan ... adresine tebliğ edilmiştir. İşbu davada davalı olarak gösterilen ... (T.C. ...) 03-09-2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde vefat etmiş olup, ölümüne ilişkin defin ruhsatı ve ölü muayene ve otopsi tutanağını ekte sunduklarını, bir davaya taraf olabilmek için Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 50 uyarınca taraf ehliyetine sahip olmak gerekmektedir, iş bu davadan önce vefat eden ...'nun ise vefatı ile bir davaya taraf olma ehliyeti sona erdiğinden ...'8ya karşı açılan davanın reddi gerektiğini, Müvekkillerimden ... müteveffanın eşi ..., ... ve ...ise çocuklarıdır, ...'nun vefatı sırasında terekesi Borca batık durumda olduğundan TMK'nun mirasın reddine ilişkin 605. Maddesi uyrınca müvekkillerim mirası hükmen reddetmiş sayılacaktır. Müvekkillerim adına reddi miras beyanında bulunmaktayız müvekkillerim mirası reddettiğinden müteveffa ...'nun mirasçısı konumunda değildirler. Bu nedenle davanın müvekkillerime karşı da yöneltilmesini mümkün değildir davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Mahkememizde görülmekte olan dava; davacı şirket tarafından dava dışı sigortalısı Beyza Dalca'nın tedavisi için ödemiş olduğu 4.900,00 TL'nin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle: "Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMSS (Trafik) Poliçesi ile sigortalanmış olan ... plakalı aracın kazada vefat eden sürücüsü ...'nun TAM (46100) KUSURLU, Kazaya karışan diğer araçlardan ... plakalı aracın sürücüsü ... ile ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın, ayrıca... plakalı araçta yolcu olup kazada yaralanan Beyza DALCA'nın kusursuz sayılmalarının uygun olacağı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Tüm husus ve delillerin takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, yukarıda açıklanan Genelgeler göz önüne alındığında, ...Sigorta A.Ş, poliçesi sahibi dava dışı ...' ın görmüş olduğu tedavi bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu” na hiç fatura edilmediği, mahkeme dosyasında ilgili fatura olmadığından ve Sosyal Güvenlik Kurumu” nur yazışmalarından anlaşılmaktadır. Sağlık giderlerinin Davacı sigorta şirketi tarafından karşılanan tutarlar için, yukarıda bulunan genelgeler ve kararlar kapsamında Davalıların tümü tarafından tedavi giderlerinin karşılanamayacağı, Sayın Mahkemenizce ... tarafından tutarların karşılanması yönünde karar alınacak ise Sağlık Uygulama Tebliği ilgili dönem fiyat tarifesine göre 1.352,61TL tutar olduğu, Danıştay 15.Dairesinin ...Esas numaralı davanın oy çokluğuyla verilen kararı sonucuna göre karar alınacak ise tedavi giderlerinin tamamından sorumlu olacağı" hususunda sonuç ve kanaatine varılmıştır.Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Davacı taraf müvekkil şirket nezdinde sigortalı ...'nun 27.04.2018 tarihli kazada yaralanması sonucu yapılan 13.612,43 TL tutarlı tedavi giderlerini davalılardan talebine ilişkin olarak; - Sosyal Güvenlik Kurumunun Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri çerçevesinde sorumluluğunun 1.352,61 TL olduğu, ZMMS poliçesinde sağlık ve tedavi giderlerine ilişkin bir düzenleme olmadığından davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun olmadığı, Artan kısımdan davacı ...Sigorta Şirketinin sorumlu olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin sunmuş oldukları raporda özetle: "Davacı taraf müvekkil şirket nezdinde sigortalı ...'nın 03.09.2014 tarihli kazada yaralanması sonucu yapılan 4.900,00 TL tutarlı tedavi giderlerini davalılardan talebine ilişkin olarak; Yukarıdaki mevzuat hükümleri ve Yargıtay kararları çerçevesinde; Davacının talep ettiği 4.900,00 TL sağlık harcamasından 6111 sayılı Kanunla getirilen düzenleme çerçevesinde, Sosyal Güvenlik Kurumunun Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri çerçevesinde 1.352,61 TL'den sorumlu olduğu, ... tarafından karşılanmayan sağlık ve tedavi giderlerine ilişkin olarak davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olduğu, " şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.Yine mahkememiz ara kararı gereği bilirkişiden ek rapor istendiği ve bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle: "2918 sayıl Kanunun 98. Maddesinin 2. Fıkrasında; “Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15'ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve... tarihli ve ... sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için ... Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır.” Hükmü bulunmaktadır. Davacı Sigorta Şirketi dava dışı ...'yı grup sağlık sigortası kapsamına almış, 03.09.2014 tarihinde meydana gelen kazada yaralanması sebebiyle yaptığı sağlık harcamalarını talep etmiştir. Olay trafik kazası sebebiyle meydana gelmiş olup, kazaya karışan araçların ZMMS poliçesi olduğu dikkate alındığında, ZMMS poliçesi kapsamında ... sorumluluğu ve SUT'un karşılamadığı kısımdan da davacı sigorta şirketinin sorumlu olduğu kök bilirkişi raporunda belirtilmiş, değişiklik yapmayı gerektirecek bir duruma rastlanmamıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; ... plakalı araç sürücüsü ...'nun kazada %100 asli kusurlu bulunduğu,... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz bulunduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kusursuz bulunduğundan bahisle yargılamaya devam edildiği, davalılar...,..., ...'ya velayeten ...açılan maddi ve manevi tazminat davasının mirasın hükmen reddi ile reddine karar verildiği ve diğer davalı ... Sigorta şirketi bakımından maddi tazminat davasının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Söz konusu mahkeme hükmünü istinafen inceleyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı ilamı ile sadece faiz yönünden hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu ve ... Sigorta vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine karar verildiği, akabinde kararı temyizen inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı ilamı ile hükmün onandığı ve █████/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bekletici mesele yapılan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı dosyasının incelenmesinde ise ... mirasçıları tarafından ikame edilen mirasın hükmen reddi davasının kabulüne karar verildiği, kararı istinafen inceleyen Sakar Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile mahkemesince mahkememiz dosyasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırıldığı ve ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce ... Esas numarası verilerek yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.Davalılar ...,..., ...ve ... aleyhine açılan davanın yapılan incelemesinde;Davalılar vekili tarafından mahkememize sunulan █████/2016 tarihli dilekçe ile Medeni Kanunun 605. maddesi uyarınca mirasın reddedilmiş sayılacağını, müvekkillerinin işleten veya sürücü sıfatlarının bulunmadığını, müvekkillerine miras olarak bir mal kalmadığını, borca batık olduğu için mirasın hükmen reddedildiğini, mirasın hükmen reddinde gerçek red halindeki 3 aylık süre sınırı olmadığı gibi hükmen reddin sonuç doğurmasının herhangi bir irade açıklamasına da bağlı olmadığını beyan ederek; HMK 114 maddesi uyarınca mirasın hükmen reddedilmiş olması nedeniyle müvekkilleri yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Aynı davalılar bakımından ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda incelenen ... Esas...Karar sayılı dosyası ile mirasın hükmen reddi nedeniyle davanın reddi hükmünün kurulduğu, istinaf ve yargıtay aşamasından geçen hükmün bu yönüyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla hukuki güvenilirlik ilkesi doğrultusunda aynı davalılar tarafından bir başka mahkemece verilen ve istinaf ile Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen mirasın reddi tespiti olması nedeniyle mahkememizce başkaca bir araştırma yapılmaksızın mirasın hükmen reddi nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Ayrıca yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalılar davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Davalılar ... Sigorta ve ... aleyhine açılan davanın yapılan incelemesinde;Davacıya sağlık sigortası ile sigortalı dava dışı ...’nın yaralanmasına sebebiyet veren kazadan dolayı davacının sigortalısının tedavi giderlerine ilişkin masrafları ödeyerek davalılardan tahsili talebiyle rücu davası açtığı görülmektedir.Davaya konu kazanın gerçekleşmesinde ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda incelenen... Esas ... Karar sayılı dosyasında ... plakalı araç sürücüsü ...'nun kazada %100 asli kusurlu bulunduğu, ...plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz bulunduğu, ...plakalı araç sürücüsü ...'nın kusursuz bulunduğu tespit edilmiş ve bu bağlamda hüküm kurulmuştur. Mahkeme kararının istinaf ve Yargıtay'dan geçerek kesinleştiği de dikkate alındığında dava konusu trafik kazasındaki kusur oranlarının da kesinleştiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Kaldı ki mahkememizce de yapılan kusur araştırmasında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ile aynı doğrultuda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun kazada %100 asli kusurlu bulunduğu, diğer tarafların kazanın oluşumunda bir kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir.Halefiyet kuralı, sadece mal ve sorumluluk sigortalarında öngörülmüş olup, can sigortalarında sigortacının rücu hakkı yoktur. Can sigortaları, meblağ sigortası niteliği taşıdığından sigortacı sigortalıya uğradığı zararı değil de poliçede öngörülen belirli bir tutarı ödemektedir. Dolayısıyla, can sigortalarında, sigortalının, sigortacıdan tazminat aldıktan sonra zarar veren üçüncü kişilere de ikinci bir tazminat talep etmesi mümkündür. Gerçekten, ferdi kaza sigortasına ilişkin TTK.m.1338’de de düzenlendiği şekilde, üçüncü kişinin kusuru sonucunda meydana gelen zararlardan dolayı sigorta ettirenin sigortacıdan tazminat alması, sigortalının üçüncü kişiye başvuru hakkını sona erdirmez. Yargıtay 11.HD.nin 07.02.1980 tarih ve E...., K.... sayılı kararında da bu husus vurgulanarak TTK.m.1301 düzenlemesinin mal sigortalarını kapsadığı ve can sigortalarına uygulanmasının mümkün olmadığı hükme bağlanmıştır.Buna karşılık, sağlık sigortaları her ne kadar Türk Ticaret Kanununda can sigortaları başlığı altında düzenlense de mezkur Kanun’un 1519’uncu maddesinde özetle; sigortalının uğradığı hastalık, ilaç ve tedavi giderleri için harcama yapılması gibi gerçek zararların sigortacı tarafından karşılanması öngörülen sağlık sigortalarında, genel hükümler dışında, zarar sigortalarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu itibarla davacı sigorta şirketince sigortalısı adına yapılan ve kaza ile illiyet bağıntısı bulunan sağlık ve tedavi gideri ödemelerinin aynen zarar sigortalarında olduğu gibi rücuen tazmin yoluyla talep edilmesi mümkündür.Davacının ödemek zorunda kaldığını belirterek bedelini talep ettiği ... Hastanesinin... tarih ve ... nolu toplam tutarı 9.799,99 TL olduğu, söz konusu fatura tutarının 4.900,00 TL’lik kısmının davacı ...AŞ tarafından karşılandığı ve davalılardan ödenen tutar kadar kısmının talep edildiği görülmüştür.Dava dosyasına sunulan içinde doktor bilirkişinin de olduğu 08.06.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda yapılan işlemin SUT Paket Kodunun ... olduğu ve bu paket uygulama için SUT hükümlerine göre ... tarafından yapılacak ödemenin 1.352,61 TL olduğu belirtilmiş olup, tespit edilen SUT kodunun yanlış olduğuna ilişkin bir itirazın da olmadığı görülmüştür.Dava dışı ...’nın davacı ...Sigorta AŞ’ye ... sayılı 01.06.2014-2015 vadeli Grup Sağlık Sigortasının olduğu ve Kazaya karışan 34 ZS 2975 plakalı aracın davacı ... Sigorta AŞ’ye ... sayılı 2907.2014-2015 vadeli ZMMS poliçesinin olduğu, kişi başı ölüm/sakatlık halinde poliçe teminat üst limitinin 268.000,00 TL olduğu görülmüştür. Söz konusu poliçede tedavi işlemlerine ilişkin herhangi bir teminat verildiği belirtilmese de (Sağlık giderleri teminatı) sorumluluk sigortaları temel ilke ve esasları ile yerleşik Yargıtay kararları dikkate alındığında ... tarafından ödenmeyen tedavi giderlerinden zarar sorumlularının (sigortalı ve sigorta şirketi) sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.6111 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Kanun kapsamında trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderlerini tazmin yükümlülüğü ...’ya devredilmiş olmakla birlikte, yerleşik Yargıtay kararları dikkate alındığında sigorta şirketlerinin ... tarafından ödenmeyen tedavi giderleri ile ilgili yükümlülüklerinin devam ettiği, davacı sigorta şirketi tarafından sunulan belgelerden tedavi giderlerine ilişkin giderlerin trafik kazasına bağlı olarak oluşan hasarla illiyet bağlantısının olduğu, tarafların bu konuda herhangi bir itirazlarının da olmadığı da dikkate alındığında söz konusu tedavi giderlerinin ZMMS kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, trafik kazası nedeniyle sunulan tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderleri gibi sağlık hizmet bedelleri Sağlık Uygulama Tebliğ kapsamında ... tarafından karşılanması gerektiği, ... tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden ise zarar sorumlusu sıfatıyla davalı sigorta şirketinin sorumluğu olacağı, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen hüküm ile de davalı sigorta şirketinin teminat limitinin tedavi giderleri bakımından doldurulmamış olduğu ve davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan tedavi gideri ile kaza arasında illiyet bağı da bulunduğu dikkate alınarak; davalı ... bakımından 1.352,61 TL ile sınırlı olmak kaydıyla davanın kabulüne ve davacının ödemek zorunda kaldığı 4.900,00 TL tedavi giderinin ödeme gününden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,1-Davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın mirasın hükmen reddi nedeniyle reddine,2-4.900,00 TL tedavi giderinin █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta'dan alınarak(davalı ...'nın 1.352,61 TL'den sorumlu olması kaydıyla) davacıya verilmesine,3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 86,68 TL'nin mahsup edilerek bakiye 528,72 TL harcın davalı ... Sigorta'dan alınarak (...'nun harçtan muaf olması nedeniyle) Hazineye irat kaydına,4-Davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından yapılan 250,00 TL tebligat-posta giderinin davacıdan alınarak Davalılar ..., ..., ... ve ...'ya verilmesine,5-Davalılar ..., ..., ... ve ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Davacı tarafından yatırılan 86,68 TL peşin harç, 27,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 114,38 TL harcın davalılar ... Sigorta ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 4.900,00 TL üzerinden hesaplanan 4.900,00 TL'nin davalılar ... Sigorta ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan 994,50 TL tebligat, posta gideri ile 3.150,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.144,50 TL yargılama giderinin davalılar ... Sigorta ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı ve diğer vekillerin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır