İstanbul Beykozda orman vasfı, zilyetlik devri ve tecavüz iddialarını barındıran birleşen kadastro tespitine itiraz davalarında ilk derece ve temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, kadastro tespitine itiraz, zilyetlik devri üzerinden müdahalenin meni ve bir taşınmazın orman niteliğinde olmadığının tespiti taleplerini içeren, 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi kapsamında hazine adına tescil edilen parsellerle ilgili olarak kadastro mahkemesinde görülen ve sonrasında birleştirilen üç davanın yargılama sürecini özetlemektedir; ilk derece mahkemesi asıl davayı reddederken, birleşen davalardan birini kabul edip diğerini reddetmiş, tüm bu kararlar taraflarca temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.KARAR
: Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne/reddineTaraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın reddine, birleşen ███████ Esas sayılı dosyada davanın kabulüne, birleşen ███████ Esas sayılı dosyada davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar vekili, birleşen dosya davacıları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RKullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili Beykoz ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 16 89... parsel sayılı 1.054,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ... Orman İşletme Müdürlüğünün 25.05.2010 tarihli ve 4801 sayılı yazısına istinaden 638,48 m²sinin eylemli orman olduğu, taşınmaz üzerindeki kargir ev ve müştemilatının 5 yıldır ... ve ...'ın kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına; 16 89... parsel sayılı 2.086,46 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ... Orman İşletme Müdürlüğünün 25.05.2010 tarihli ve 4801 sayılı yazısına istinaden 2.038,43 m²sinin eylemli orman olduğu, taşınmazın bahçe olarak ...' nun kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.Asıl dosyanın davacıları ... ve ... dava dilekçelerinde; İstanbul ili Beykoz ilçesi ... Mahallesi 16 89... parselde bulunan evlerinin önünden geçen yolun kadastro çalışmaları sırasında gözükmediğini belirterek, yapılan yanlışlığın düzeltilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.Birleşen ███████ Esas sayılı dosyanın davacısı ... vekili, Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili olan davacı ile davalı ... arasında ... Mahallesi Muhtarlığı huzurunda 07.05.2007 tarihinde imzalanan zilyetlik devir sözleşmesi gereği ... beldesi ... Mahallesi ... Caddesi ... sokak Beykoz ilçesi İstanbul ili adresinde bulunan arsanın zilyetliğinin tüm kazanılmış hakları ile birlikte davacı tarafından devralındığını, söz konusu arsanın bitişiğindeki arsaya yapılan taş duvarın davacının arsasının sınırlarına tecavüz ettiğini belirterek, davalı tarafından yapılan müdahalenin men'ine, davalının dava konusu arsadan çıkartılmasına ve davalı tarafça kanuna aykırı olarak yapılan yapının yıkımına karar verilmesini talep etmiş ve yargılama neticesinde verilen davanın kabulüne dair hükmün, Dairemizin █████/2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla "davada görevli ve yetkili mahkemenin kadastro mahkemesi olduğu" gerekçesiyle bozulması üzerine Beykoz 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ve █████/2020 tarihli görevsizlik kararı ile dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve mahkemenin ███████ Esas sırasına kaydedildikten sonra eldeki davayla birleştirilmiştir.Birleşen ███████ Esas sayılı dosyanın davacısı ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; İstanbul ili Beykoz ilçesi ... Mahallesi 20 parselde kayıtlı 2.086,46 m²lik taşınmazın malik sıfatıyla zilyeti olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında beyanlar hanesine; "iş bu taşınmaz bahçe olarak 20 yıldan beri ... oğlu ...'nun kullanımındadır. ... Orman İşletme Müdürlüğünün 25.05.2010 tarihli ve 4801 sayılı yazısına istinaden 2.038,43 m²'si eylemli orman vasfındadır. 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şeklinde şerh verildiğini belirterek, taşınmazın orman olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş ve yargılama neticesinde verilen davanın kabulüne dair hükmün, istinaf incelemesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesinin █████/2017 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı hükmüyle, "davanın görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılması gerektiği" gerekçesiyle kaldırılması üzerine Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı görevsizlik kararı ile dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve mahkemenin ███████ Esas sırasına kaydedildikten sonra eldeki davayla birleştirilmiştir.Davalı ... İdaresi vekili cevabında; evveliyatı orman olan yerlerin zilyetlik ve zamanaşımı gibi nedenlerle özel mülkiyete konu olması ve iktisap edilmesinin mümkün olmadığını, kadastro komisyonunca yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen ███████ Esas sayılı davanın davalısı ... cevabında; davacı ile hiçbir ilişkisinin olmadığını, davacının kendilerini huzursuz ederek yerini sattırmaya çalıştığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... asıl davada davacılar ... ve ...'ın ... Mahallesi 16 89... parselin kullanıcısı olduklarını, 19, 20... parsellerdeki yolun iptal edildiğini, düzeltilmesini talep ettikleri, yapılan incelemede dava konusu olan bölümde yol olmadığının tespit edildiği; birleşen ███████ Esas sayılı dosyada dava konusu 20 parsele duvar örülerek müdahalede bulunulduğunun tespit edildiği; birleşen ███████ Esas sayılı dosyada 20 parselin 2006 yılında Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edildiği, tahsise konu taşınmazda eylemli orman şerhinin iptal edilemeyeceği ve kullanıcı belirlemesi yapılamayacağı ..." gerekçesiyle, davacılar ... ve ...'ın davasının reddine; birleşen ███████ Esas sayılı dosya davacısı ... mirasçılarının zilyetliğin korunması, müdahalenin men'i talebine dair davasının kabulüne, dava konusu Beykoz ilçesi ... Mahallesi 16 89... parselin tapu fen bilirkişisinin raporunda kırmızı boyalı (C) harfi ile gösterdiği 5,50 m²lik kısmına, yine inşaat mühendisinin raporunda belirlediği şekli ile yan taşınmaz olan ve davalının kullandığı taşımaz kısmından duvar ve garaj tavan tabliyesi yapılarak müdahale edildiği anlaşılmakla, davalının yapmış olduğu müdahalesinin men'ine, davacının tecavüzlü kısmın yıkılması talebi yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25 inci maddesi gereğince Mahkememizin görevsizliğine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dava dosyasının görevli Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine; birleşen ███████ Esas sayılı dosya davacısı ... mirasçılarının eylemli orman şerhinin kaldırılması talebine dair davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, birleşen dosyalar davacıları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacılar vekili, birleşen dosyalar davacıları vekili ve davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Ancak; 6100 sayılı Kanun'un 297/2 nci maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği ifade edilmiş olup Kadastro Hakiminin de doğru, infazı kabil ve sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurması gerekir.Kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde olan eldeki davada, dava konusu taşınmazlara ait tutanaklar davalı olduğundan İlk Derece Mahkemesince, taşınmazlar hakkında tescil hükmü kurulması gerekirken, bu yönde bir hüküm oluşturulmaması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ
: Yukarıda (1) nolu nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, birleşen dosyalar davacıları vekili ve davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,Davacılar vekili, birleşen dosyalar davacıları vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına, "4-Karar kesinleştiğinde 6100 Sayılı HMK' nın ..." diye başlayan (4) nolu bentten önce gelmek üzere "4-İstanbul ili Beykoz ilçesi ... Mahallesi 16 89... parsel ve 16 89... parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesi aynen korunmak suretiyle tespit gibi bahçe vasfıyla Hazine adına tesciline" bendinin eklenmesine, sonraki bentlerin buna göre teselsül ettirilmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.