İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Haksız Eylemden Kaynaklanan Kaçak Elektrik Tüketim Bedellerinin Tahsili İçin Başlatılan İcra Takiplerine Davalının İtirazlarının İptali Davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir elektrik dağıtım şirketinin, tüketici tarafından borçtan kesilen veya sözleşmesiz kullanılan elektrik nedeniyle düzenlenen kaçak/usulsüz tüketim tutanaklarına dayalı faturalara itiraz eden borçluya karşı başlattığı icra takiplerine yönelik itirazların iptali davasını konu almaktadır; davacı, usulsüz elektrik kullanımını tespit ettiğini ve tahsilatın devamını talep ederken, davalı ise takibin usulsüzlüğü, hak düşürücü süre geçimi ve borçlu olunmadığı gerekçeleriyle davanın reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Asıl Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının kullanımında olan "..." adresinde bulunan tüketim noktasında davacı şirket tarafından yapılan kontroller üzerine zabıt tarihinde cari olan ... tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği; 20.09.2019 tarihinde kayıtlı sayaçtan sözleşmesiz elektrik kullanılması sebebiyle ..., 09.04.2020 tarihinde borcundan dolayı kesilmiş olan sayacın açılıp enerji kullanılması sebebiyle... 16.06.2020 tarihinde borcundan dolayı kesilmiş olan sayacın açılıp enerji kullanılması sebebiyle ..., seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanakları tanzim edildiğini, tutanaklara istinaden toplamda 7.813,60-TL tutarında kaçak elektrik tüketim fatura tahakkuku yapıldığını, borçlu aleyhine toplamda 3 adet kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiğini, kaçak elektrik bedellerine gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 3.891,19-TL'nin tahsili amacıyla ... 23. İcra Müdürlüğü ... ...Yenileme Sonrası Esas), 1.371,40-TL'nin tahsili amacıyla ... 9. İcra Müdürlüğü... E., 2.856,14-TL'nin tahsili amacıyla ... 34. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyaları ile ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafından takiplere itiraz edildiğini, davacı kurum tarafından tutanaklarda bir hata olmadığını, bu nedenlerle itirazların iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.Cevap
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılmış bulunan; ... 23. İcra Müdürlüğü ... (... Yenileme Sonrası Esas) (3.891,19-TL), ... 9. İcra Müdürlüğü ... Esas (1.371,40-TL) ve ... 34. İcra Müdürlüğü ...Esas (2.856,14-TL) sayılı takip dosyalarına taraflarınca itiraz edilmiş olmasına rağmen mezkur itirazın iptali davasının asile tebliğ edildiğini, icra dosyalarının takip talepleri incelendiğinde takibin belge dayanağının olmadığı, borcun sebebinin açıkça belirtilmediği, usulüne uygun takip talebi ve ödeme emri olmadığından İtirazın iptali davasının usulden reddi gerektiği, davacı vekili tarafından dosyanıza konu edilen her bir icra takibi için ayrı ayrı itirazın iptali davası açması gerekirken üç ayrı icra takibi için itirazın iptali davası açılmasının usul ekonomisine (HMK. mad. 30) aykırılık teşkil etmesi sebebi ile ayrı takip yapılmaması gerektiği ancak usul işlemlerine riayet edilmemesi nedeniyle huzurdaki davanın usulden de reddi gerektiğini, yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, İcra takibi sonrasında itirazın iptali için 1 yıllık hak düşürücü sürenin mevcut olduğunu, icra dosyası takip açılış tarihlerinin 2019 tarihi olup, itirazın iptali davası yaklaşık 6 sene sonra açıldığını, iş bu sebeple dahi davanın reddi gerektiğini, ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında müvekkili tarafından borçlu olunmadığının tespiti istemli dava açıldığını, işbu dava dosyasına konu edilen icra takipleri sebebiyle borçlu olunmadığının tespitine karar verildiğini belirterek öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, müvekkili hakkında açılmış bulunan iş bu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacakların her biri için alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, %40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının kullanımında olan ... hizmet numaralı adres de █████/2020 tarihinde kurum ekipleri tarafından kontrol gerçekleştirildiğini, borç nedeniyle kullanıma kapalı olan yerde elektrik kullanıldığını, ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tutulduğunu, kaçak elektrik kullanımına ilişkin faiz ve KDV dahil toplam 8.607,39 TL borç çıkarıldığını, borcun tahsili amacıyla ... 7. İcra Dairesi ...E. İle takip başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, bu nedenlerle haksız ve yersiz olan itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;Kaçak tüketim tespit tutanakları, hesaplama dokümanları, kaçak tüketim faturaları, davalının tacir sıfatının araştırmasına ilişkin kurum yazı cevapları celp edilmiş, incelenmiştir.Asıl ve birleşen dava, kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Öncelikle belirtmek gerekir ki;Asliye Hukuk Mahkemesince, görevsizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize tevzi edilmiştir.Asliye Hukuk Mahkemesi █████/2025 tarihli Ara Kararında "...Vergi Dairesi yazı cevabı ile davalının 2021-2022 döneminde bilanço esasına göre defter tuttuğu tespit edildiği..." şeklindeki kabulü ile Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı vermiştir.Davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi Hâkim tarafından da yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması zorunludur.5235 Sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4. ve 5. maddelerinde hukuk mahkemeleri düzenlenmiştir. Kanunun 6. maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 Sayılı Kanunun 5. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi davaların ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir.Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar,6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, taraflar arasındaki kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik açılan itirazın iptali davasının, TTK' da yahut diğer Kanunlarda düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı açıktır.Nispi ticari dava bakımından, Mahkememizce, davalının tacir olup olmadığı incelenmiştir.Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca █████/2007 tarihinde kararlaştırılıp,... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, ....sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nin 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden, Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. (İSTANBUL BAM 3. HD. ... E.... K., İSTANBUL BAM 4. HD. ... E. ... K.)Nispi ticari dava bakımından, davacının ticari şirket olması sebebiyle tacir olduğu konusunda duraksama yoktur. Ne var ki, bu ayrıma göre her iki tarafın, yani davalının da tacir olması zorunludur.... tarih ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,2-Vergi Usul Kanunu’na istinaden BİRİNCİ SINIF TACİR SAYILAN VE BİLANÇO ESASINA GÖRE DEFTER TUTANLAR ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların (iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların) esnaf ve küçük sanatkar, tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.█████/2007 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ... tarihli ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile esnaf ve tacir ayrımına esas sınırlar belirlenmiş olup, bu kararda 213 Sayılı VUK 177.maddesinde belirtilen hallerden 1. ve 3.bendindeki konularda faaliyette bulunanlarda belirlenen sınırların yarısını, 2.benddeki faaliyetlerde bulunanların bu tutarın tamamını aşanların tacir olacağı belirlenmiştir.Davalı ...'ün ... Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı uyarınca 2019 - 2020 yıllarında 1. sınıf tacir olmadığı ve bilanço usulüne göre defter tutan kimselerden de olmadığı, bu itibarla davalının VUK 177. maddesi ve Bakanlar Kurulu kararı uyarınca tacir sıfatının olmadığı anlaşılmıştır. (Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 37. Hukuk Dairesi ...Esas... Karar; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 37. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 37. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamları). Kaldı ki, kaçak elektrik tüketim tespit tarihi itibariyle KASAP.lık faaliyetinde bulunan (kasap olan) davalının esnaf olduğu açıktır.***Bu aşamada önemle belirtmek gerekir ki, aynı yazı cevabında davalının 2021- 2022 yıllarında bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirildiğinden Asliye Hukuk Mahkemesince 2021 - 2022 yılları esas alınarak görevsizlik kararı verilmiştir.Ancak, hem asıl hem de birleşen dava bakımından icra takiplerine konu kaçak elektrik tüketim bedelleri (kaçak elektrik tespit tutanakları incelendiğinde) 20.09.2019 ...,... ..., ...tarih ve numaralı kaçak tüketim tespit tutanaklarına dayalıdır. Hasılı, dava konusu alacağa temel teşkil eden tüm tutanakların 2019 - 2020 yıllarına ait olduğu, bu suretle kaçak tüketim tespit tarihleri olan 2019 - 2020 yıllarının esas alınması gerektiği, yukarıda belirtildiği üzere davalı ...'ün kaçak tüketim tespit tarihleri itibariyle 1. sınıf tacir olmadığı ve bilanço usulüne göre defter tutan kimselerden de olmadığı, bu itibarla davalının VUK 177. maddesi ve Bakanlar Kurulu kararı uyarınca tacir sıfatının olmadığı anlaşılmıştır.Merci tayini incelemesi yapan; İstanbul BAM 37. HD. ... E. ... K."Bu durumda davalının kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği 22.03.2017 tarihi itibariyle" yahut İstanbul BAM 37. HD. ...E. ...K. "... gelen vergi kaydına göre tutanağın tutulduğu yılı itibari ile.." şeklinde güncel karaları bu hususu açıklamaktadır.Öte yandan, aynı taraflar arasında aynı tutanaklara dayalı ve aynı icra takipleri sebebiyle 2020 yılında Fuat Gündüz tarafından BEDAŞ aleyhine açılan menfi tespit davası ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası ile Asliye Hukuk Mahkemesince esastan görülerek karara bağlanmıştır. Hatta, Asliye Hukuk Mahkemesi kararı taraflarca istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan daire "görev kuralları kamu düzeninden olduğu halde" göreve ilişkin bir kaldırma kararı vermemiştir (BKZ. İSTANBUL BAM 3. HD. ...E. ... K). Üstelik, Asliye Hukuk Mahkemesince esastan verilen karar öncesinde dava ilk olarak Asliye Ticaret Mahkemesine açılmış, ancak ...'ün tacir olmaması sebebiyle ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.... K. sayılı görevsizlik kararı ile dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.Şu halde, aynı taraflar arasında aynı tutanaklara dayalı, aynı icra takiplerinden doğan, aynı yıllara ait kaçak tüketim tespit tutanakları sebebiyle menfi tespit davasının Asliye Hukuk Mahkemesince esastan incelenip karara bağlanması, bu dosya için istinaf incelemesinde görev yönünden bozma yapılmadan mahkeme kararının kesinleşmesi, üstelik Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı ile ...'ün tacir olmadığı kabul edilerek Asliye Hukuk Mahkemesince dosyada esastan inceleme yapılması karşısında artık eldeki itirazın iptali davasında hiçbir suretle esas alınması mümkün olmayan tarihler itibariyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi kabul edilemez. Aksi hal başta kamu düzenine ve hukuki güvenlik ilkesine de aykırılık teşkil edecektir.Bu haliyle, kaçak tüketim tespit tarihi itibariyle davalının tacir sıfatı bulunmadığı açık olduğundan her iki tarafın tacir olmadığı eldeki dava bakımından Mahkememizin görevli olmadığı, davalının kaçak elektrik tüketiminde bulunmasının haksız fiil olarak değerlendirilmesi, haksız fiilden doğan uyuşmazlığın genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Diğer taraftan, kaçak elektrik tüketimi yapılan adresin iş yeri olması ve aboneliğin "ticarethane" grubu olması da davayı ticari dava haline getirmez. (Aynı yönde bkz. İSTANBUL BAM 3. HUKUK DAİRESİ ... ESAS ... KARAR) Benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında "...Dosya kapsamına ve ticaret mahkemesince yapılan araştırmalara göre davalının tacir sıfatının bulunmadığı, elektrik aboneliğinin iş yeri olmasının davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı, uyuşmazlığın elektrik tüketim bedelinden kaynaklandığı, davalının tüketici ve tacir sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir..." şeklindeki içtihadı uyarınca da mahkememiz görevli değildir. (Benzer yönde aboneliğin bulunduğu yerin dükkan olmasının tacir sıfatı için yeterli olmadığı hakkında İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin... Esas,... Karar; ticaret sicil müdürlüğünün yazı cevabına göre davacının tacir sıfatının bulunmadığı, kaçak elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davacıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı hakkında İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar)Yapılan açıklamalar karşısında; kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan asıl ve birleşen davanın mutlak ticari dava olmaması, ayrıca davalının kaçak tüketim tespit tarihleri itibariyle tacir sıfatının bulunmadığından nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı, bu nedenle somut uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, kaçak elektrik tüketiminin haksız fiil olarak değerlendirilmesi, haksız fiilden doğan uyuşmazlığın ise genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden işbu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu anlaşılmakla, karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı üzere);1-Asıl ve Birleşen davanın, 6100 sayılı HMK 114/1-c. ve HMK 115/2. madde hükümleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle ayrı ayrı dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE.Görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,2-Mahkememizin görevsizliğe ilişkin davanın usulden reddine yönelik kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde öncesinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. ... K. sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğundan iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkacağından görevli mahkemenin tespiti ve merci tayini için dosyanın İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi Başkanlığına resen gönderilmesine,3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, asıl ve birleşen dava için ayrı ayrı 6100 s. HMK 341/2. maddesi hükmü uyarınca miktar itibari ile kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2025KatipHakim