Kooperatifin tapu kaydındaki yüzölçümü düzeltme davasında, orman idaresi ve hazine ile sınır uyuşmazlığı nedeniyle Yargıtayca eksik inceleme kararı verilmesi.
Özet: Yüksek mahkeme, bir kooperatifin tapu kaydındaki yüzölçümün artırılması talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ve araştırma yaptığı gerekçesiyle kararını bozmuştur. Yargıtay, taşınmazın dayanak tapu kaydının geniş bir alanı kapsadığını ve içinde orman niteliğinde yerler bulunduğundan Hazine ile Orman İdaresine husumetin yaygınlaştırılması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, komşu kadastro paftalarının getirtilmesi, taşınmazın geçmişine dair tespit ve tescil kayıtlarının incelenmesi, komşu maliklerin dinlenmesi veya bilgilendirilmesi, önceki bilirkişiler dışında, bakanlıkta görevli olmayan, konusunda uzman yüksek orman, ziraat ve harita mühendislerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluyla, eski tarihli memleket haritaları, hava fotoğrafları ve amenajman planları da dikkate alınarak çekişmeli taşınmazın ve çevre arazinin niteliğinin yeniden tespit edilmesi yönünde kapsamlı bir keşif ve inceleme yapılması gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki tapu kaydında düzeltim davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davacı ... Yapı Kooperatifi ve feri müdahiller ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi gereği düşünüldü:K A R A RDavacı ... Yapı Kooperatifi vekili Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... köyü ... mevki cilt 167, sayfa 22, sıra 8'de tapu siciline tescilli 3.366,000 m² yüzölçümlü taşınmazda davacı kooperatifin de hissedar olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında bu yüzölçümü ile tescil edildiğini, ancak, Biga Sulh Hukuk Mahkemesinde ████████ Esas sayı ile açılan ortaklığın giderilmesi davasında yapılan keşif sonucunda yüzölçümünün 5.699.639,96 m² olduğunun tespit edildiğini, bu farkın tavzih sınırlarını aştığını, Sulh Hukuk Mahkemesince yüzölçümü farklılığının giderilmesi için taraflarına süre verildiğini belirterek, tapu kaydının yüzölçümünün 5.699.639,96 m² olarak düzeltilmesini talep etmiş ve Sulh Hukuk Mahkemesince dava konusu taşınmazın değeri itibarıyla görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve bilahare davacı vekili davayı, taşınmazın yüzölçümünün 6.990.000 m² olarak düzeltilmesi istemi olarak ıslah etmiştir.İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesince verilen, davanın kısmen kabulüne, Çanakkale ili Biga ilçesi ... köyü ... mevkinde kain cilt 167, sayfa 22, sıra no 8'de tapuya kayıtlı taşınmazın bilirkişilerin 06.06.2011 tarihli raporları ve krokide (B)=262.571,74 m² olarak sınırlandırılmasına, kalan kısmın orman vasfı ile Hazine adına tesciline dair ilk karar, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ve 11410 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesince, dayanak tapu kaydının zeminde çok geniş bir alanı kapsadığı, kapsadığı alan içinde kalan ve fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün orman niteliğinde bulunduğu, bu bölümün 4785 sayılı Kanun ile Devletleşen yerlerden olduğu, 5658 sayılı Kanun kapsamında iadeye tâbi bulunan yerlerden olmadığı kabul edilerek dayanak tapu kaydının (B) bölümü olmak üzere 262.571,74 m²lik olarak sınırlandırılmasına, geriye kalan bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.Davacı, 3.366.000 m² yüzölçümlü olarak ... mevki, cilt 167, sayfa 22, sıra 8 sayısında tapu siciline kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün arttırılması için 2644 sayılı Kanun'un 5520 sayılı Kanun'la Değişik 31. maddesi uyarınca dava açmıştır. Anılan maddeye göre, taşınmaz malların yüzölçümü tapu sicilinde yazılı miktardan fazla olduğu hallerde bu fazlalığın bitişik araziye elatmaktan ileri gelmediği ve sınırlarında bir değişiklik olmadığı İlk Derece Mahkemesince tespit edildiği takdirde, taşınmazın gerçek yüzölçümünün tapu siciline yazılmasına karar verilir.Bu nedenle, tapu kaydı kapsamında orman, dere gibi taşınmazlar bulunduğundan Hazine ve Orman İdaresine husumet yaygınlaştırılmalı, komşu köylere ait kadastro paftaları getirtilmeli ve dava konusu taşınmazın bulunduğu köye ait kadastro paftası ile çakıştırmalı, kapsadığı alanın kadastroca tespit edilip edilmediği, edilmiş ise tespit gördüğü köy veya köyler belirlenerek tespit gördüğü kadastro tutanakları, tescil harici bırakılmış ise hangi nedenle tespit harici bırakıldığı belirlenmeli, yine kadastro parsellerine sınır ise, komşu taşınmaz kayıtlarının uygulanması ve komşu taşınmaz maliklerinin dinlenmesi, dinlenme olanağının bulunmadığı durumlarda davanın niteliğini açıklayan ve yargılamaya katılmadıkları takdirde, davacı ile aralarında sınır çekişmesi olmadığını kabul ettiklerini belirtir şekilde açıklamalı davetiye çıkarılması suretiyle ilgili gerçek veya tüzel kişilere husumet yaygınlaştırılmalı ve dava konusu taşınmaz ile sınır uyuşmazlığının bulunup bulunmadığının saptanmalı, yüzölçümü miktarı daha önce hükmen değiştirilmemiş tapulu taşınmazlar için miktar düzeltimi istenebileceği gözönüne alınarak, yüzölçümünün arttırılması istenen tapu kaydı dayanakları ile birlikte getirtilmeli, tespit edilen komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, üç ziraat mühendisi ve üç harita mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu eliyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve çevre araziye de uygulanmak suretiyle, öncelikle memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planında; taşınmazın öncesinin ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı, keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte uygulanmalı, gitti kayıtlarının yüzölçümlerine ve sınırlarına bakılmalı, bir değişiklik varsa bunun dayandığı belgeler incelenmeli, doğru ve kanunî bir nedeni olup olmadığı araştırılmalı, doğru esasa dayanmıyorsa ilk tesisindeki sınırlara itibar edilerek tapu kaydının sınırları belirlenmeli, bu belirleme sırasında Türk Medenî Kanunu'nun 719. maddesi uyarınca fennî esaslara uygun olarak düzenlenen, gerçek duruma ters düşmeyen bir haritanın varlığının saptanması halinde öncelikle taşınmazın yüzölçümünün belirtilmesinde sınırlara değil haritaya itibar edilmesi gerektiği gözardı edilmemeli, bilinmeyen sınırılara ilişkin olarak taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, komşu taşınmazlara ilişkin, tapu veya vergi kaydı bulunması halinde bu kayıtlar da uygulanarak, dava konusu taşınmazı ne şekilde okudukları saptanmalı, yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, tapu sınırları, kadastro paftası sınırları ayrı renkli kalemle çizilmiş krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, tapu kaydının sınırlarının değişken nitelikte olup olmadığı belirlenmeli, değişken nitelik arzetmesi halinde tapu kaydında yazılı miktara değer verileceğinden, bu nitelikteki kayıtlarda miktar düzeltme olanağı bulunmadığı düşünülmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.Kabule göre de, Mahkemeye açılan davanın 2644 sayılı Kanun'un 5520 sayılı Kanun'la Değişik 31. maddesi uyarınca açılan tapu kaydının yüzölçümünün arttırılması davası olduğu halde ve tapu kaydının iptali için açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, taleple bağlılık ilkesi aşılmak suretiyle tapu kaydının bir kısmının iptali ile orman niteliğiyle tesciline karar verilmesi de doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuştur.Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında asli müdahil Orman İdaresi, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiş; feri müdahiller vekili ise 12.02.2014 havale tarihli dilekçesi ile, müvekkillerinin davaya konu tapunun ███████████ payına sahip olduklarını ve verilen kararın kendilerini etkileyeceğini belirterek duruşmalara müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama neticesinde verilen, davanın kabulü ile Çanakkale ili Biga ilçesi ... köyü ... mevkindeki cilt no:1 67... sıra no 8'de tapuya kayıtlı bulunan 3.366.000 m²lik taşınmazın yüzölçümünün 27.07.2015 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide gösterildiği şekilde A=6.679.682.58 m² ve B=262.571.74 m² olmak üzere toplam 6.942.254.32 m² olduğunun tespiti ile tapuya bu şekilde tesciline, asli müdahil Orman İdaresi'nin davasının kabulü ile Çanakkale ili Biga ilçesi ... köyü ... mevkindeki cilt no:1 67... sıra no 8'de tapuya kayıtlı bulunan taşınmazın 27.07.2015 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide gösterildiği şekilde A=6.679.682.58 m² ve B= 262.571.74 m² olmak üzere toplam 6.942.254.32 m²lik taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen kısmın 262.571,74 m² olarak sınırlandırılmasına, kalan (A) harfi ile gösterilen kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline dair önceki karar, davacı vekili, feri müdahiller vekili, davalı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamıyla; "Davacı kooperatif tarafından açılan yüzölçümünün artırılması davasına yönelik temyiz itirazları yönünden; davacı vekili ... köyü ... mevki, cilt 167, sayfa 22, sıra 8'de tapu siciline tescilli 3.366,000 m² yüzölçümlü taşınmazın yüzölçümünün arttırılması için 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca dava açmış olup, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda tapu kaydının kapsadığı iddia edilen taşınmaz bölümünün zeminde 3 yönünün orman olduğu ve eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan araştırma ve incelemede büyük bir kısmının orman sayılan yerlerden olduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere tapu kaydının sınırlarının değişken nitelik arzetmesi nedeniyle tapu kaydında yazılı miktara değer verileceğinden ve bu nitelikteki kayıtlarda miktar düzeltme olanağı bulunmadığından davacı kooperatif tarafından açılan davanınreddine karar verilmesi gerekirken yanılgı sonucu davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.Orman Yönetimince açılan davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Orman Yönetimince dava konusu edilen taşınmazın tamamının orman vasfıyla Hazine adına tescili talep edilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince iptali istenilen tapu kaydı tüm geldi ve gittileriyle birlikte getirtilerek kayıtta yer alan maliklerin tamamı davaya dahil edilmeksizin karar verilmiştir.O halde İlk Derece Mahkemesince öncelikle iptali istenilen 1955 tarih ve 8 sıra numaralı tapu kaydı ilk tesis tarihinden itibaren tüm geldi ve gittleri ile birlikte (tapu kütük fotokopileri olarak değil birbirini izler sıralı şekilde) getirtilmeli, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli ve bu tapu kaydına dayanılan ve çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları tespit edilerek dosya arasına alınmalı, tapu kaydında yer alan tüm malikler tespit edilerek bunların davaya dahil edilmesi için Orman Yönetimine süre verilmeli, husumetin bu şekilde yaygınlaştırılması sağlandıktan sonra tarafların sunacakları tüm deliller toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. " gerekçesiyle bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ... Yapı Kooperatifi ve asli müdahil ... ve ...'un davaları yönünden, dava ve asli müdahale talebinin kabulüne, dava konusu Çanakkale ili Biga ilçesi ... köyü ... mevki cilt 1 67... sıra 8 de tapuya kayıtlı bulunan gayrimenkulün yüzölçümünün 6.793.419,65 m² olarak tespiti ile düzeltilmesine, dahili davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın usulden reddine; asli müdahil Orman İdaresinin davası yönünden, davanın kabulüne, dava konusu Çanakkale ili Biga ilçesi ... köyü ... mevki cilt 1 67... sıra 8 de tapuya kayıtlı bulunan gayrimenkulün 16.08.2021 tarihli fen bilirkişileri ... ve harita mühendisi ...'in koordinatlarını belirlediği raporda (A1), (A2) ve (A3) olarak gösterilen 6.509.580,39 m²lik kısımlarının ifrazı ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil Orman İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve ..., davacı ... Yapı Kooperatifi ve feri müdahiller ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.1. Davacı Kooperatif tarafından açılan yüzölçümünün artırılması davasına yönelik müdahil Orman İdaresi ile davalılar Hazine ve ...'nün temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince hükmüne uyulan her iki bozma ilamında da açıkça, davaya konu tapu kaydının sınırlarının değişken nitelik arzetmesi nedeniyle tapu kaydında yazılı miktara değer verileceğinden ve bu nitelikteki kayıtlarda miktar düzeltme olanağı bulunmadığından davacı kooperatif tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde, bozma ilamlarına uyularak oluşan usuli kazanılmış haklara riayet edilmeksizin yeniden davacı kooperatif tarafından açılan yüzölçümünün artırılması davasının kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan her iki bozma ilamında da belirtdiği gibi davacı kooperatif tarafından açılan ve ... ve ...'un feri müdahil olarak yer aldıkları yüzölçümünün artırılması davasının reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.2. Müdahil - davacı ... İdaresi tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasına ilişkin olarak verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince uyulmasına karar verilen son bozma ilamında, iptali istenilen 1955 tarih ve 8 sıra numaralı tapu kaydının ilk tesis tarihinden itibaren tüm geldi ve gittileri ile birlikte getirtilmesi ve tapu kaydında yer alan tüm malikler tespit edilerek bunların davaya dahil edilmesi için müdahil - davacı ... İdaresine süre verilmesi gereğine değinilmesine rağmen, söz konusu tapu kaydı ilk tesis tarihinden itibaren tüm geldi ve gittileri ile birlikte dosya arasına getirtilmemiş ve tapu kaydında malik olarak adı yazılı kişiler davaya dahil edilmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, müdahil - davacı ... İdaresi tarafından iptali istenilen 1955 tarih ve 8 sıra numaralı tapu kaydı ilk tesis tarihinden itibaren tüm geldi ve gittileri ile birlikte (tapu kütük fotokopileri olarak değil birbirini izler sıralı şekilde) getirtilmeli ve söz konusu tapu kaydının kadastro sırasında başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları dosya arasına celp edilmeli, ayrıca bu tapu kaydına dayanılarak dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlara ilişkin olarak açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa bu dava dosyaları tespit edilip dosya arasına alınmalı; tapu kaydında yer alan tüm malikler tespit edilerek bunların davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilindeki eksikliğin giderilmesi için müdahil - davacı ... İdaresine süre ve imkan tanınmalı ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanmasından sonra taşınmazın bulunduğu ... köyü ile komşu köylerde yapılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli; yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı temin edilerek dosyaya kazandırıldıktan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.Yapılacak bu keşifte, öncelikle orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, taşınmazın ... köyü ile komşu köylerde yapılan orman tahdidine göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, yine getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.Yapılacak araştırma sonucu dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, anılan tapu kaydının 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısında hukukî kıymetini koruyup korumadığı tartışılmalı; tapu kaydının hukuki kıymetini koruduğu ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığının belirlenmesi halinde, tapu kaydının değişebilir sınırlar içerdiği ve bu nedenle miktarı ile geçerli olduğu gözetilerek, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilmek suretiyle, sabit ve kesinleşmiş sınırdan başlamak koşulu ile kapsamı en fazla 3.366.000 m² olarak belirlenmeli, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli ve tapu kaydının kapsamı belirtilen şekilde saptandıktan sonra oluşacak sonuca göre müdahil - davacı ... İdaresinin talebi hakkında bir karar verilmelidir.İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmaksızın, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;Müdahil - davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve ..., davacı ... Yapı Kooperatifi ve feri müdahiller ... ve ...'un temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.