Zilyetlik, orman vasfı ve önceki mahkeme kararları ekseninde taşınmaz tescil davasında ilk derece ve istinaf kararlarının temyiz incelemesi.
Özet: Davacının, Alanyadaki farklı taşınmaz parsellerinin uzun süreli nizasız zilyetlik ve miras yoluyla adına tescili talebiyle açtığı davada, devlet ve orman idaresi taşınmazların vasfına itiraz etmiştir; ilk derece mahkemesi, belirli parseller için zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle kısmen tescile karar vermişken, diğer parsellerin tescil talebini reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ise, davacının istinaf başvurularını reddederek, bazı parsellerin kesinleşmiş orman alanı veya önceden tescilli olduğunu belirterek, davalıların istinaf başvurularını kabul etmiş ve ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak esas hakkında yeniden hüküm kurmuştur.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Alanya 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili ile davalılardan ... İdaresi vekili ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılardan ... İdaresi vekili ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RAsıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Alanya ilçesi ... kasabasında yer alan ve dava dilekçesinde sınırları (A) harfi ile gösterilen takriben 17.655,71 m² miktarlı ve (B) harfi ile gösterilen takriben 139.808 m² miktarlı taşınmazların 1971 yılından bu yana emlak beyannamesini davacının verdiğini, dava konusu bölümlerin 40-50 yıldır malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız olarak davacının zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, tapulama dışı bırakılan taşınmaz bölümlerinin davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen (███████ Esas) davada davacılar dava dilekçesinde Antalya ili Alanya ilçesi ... Kasabasında yer alıp dava dilkeçesinde sınırları gösterilen taşınmazın 1996 yılında vefat eden babaları ...'tan intikal ettiğini, dava konusu taşınmazda kendilerinin de miras payları olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanma koşullarının davacılar lehine oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuş; 13.03.20 14... .01.2017 tarihli dilekçeleri ile de, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/6. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince, davacılar tarafından ayrı ayrı açılan davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; " ... yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporları uyarınca (B), (C), (D) ve (F) harfleri ile gösterilen dava konusu yerlerin 1937 yılında yürürlüğe giren 3116 sayılı orman yasasına göre orman sayılmayan yerlerden oldukları, (F) harfi ile gösterilen kısmın Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 1 03... nolu parsel olarak tescil edildiği, (B), (C), ve (D) ile gösterilen kısımların kazandıcı zamanaşımı olan 20 yıllık zilyetliği doldurduğundan özel mülkiyete konu yerlerden oldukları, (A) harfi ile gösterilen kısmın Alanya Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile orman olarak kesinleştiği, (E) harfi ile gösterilen dava konusu yerin ise tamamının kesinleşmiş orman sınırları içinde orman alanında kaldığı, (B), (C) ve (D) ile gösterilen dava konusu bölümler yönünden davacı ... lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu ..." gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 13.03.2018 tarihli rapora ekli krokide (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerin davacı ... adına tesciline, (A), (E) ve (F) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden davanın reddine, birleşen (███████ Esas) davada ... yönünden feragat nedeniyle, davacı ... yönünden ispatlanamayan davanın reddine, asli müdahillerin davalarının kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı ... vekili ile davalılardan ... İdaresi vekili ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesince, "... yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre, davaya konu (F) ile gösterilen alanın Alanya 1. Asliye Hukuk mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davacı adına tescil edilip 1 03... parsel numarası ile 2004 yılında ... Belediyesine hibe edildiği tapuda da bu şekilde kayıtlı olduğu, (E) ile işaretli kısmın kesinleşmiş tahdit sınırları içinde kaldığı, (A) ile işaretli 683 parsel sayılı kısmın Alanya Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile ... adına orman sınırları içerisine alındığı hükmün temyiz edilmediğinden 25.07.1989 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından davacının bu kısımlara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmadığı, (B) ile işaretli kısmın 15.12.2016 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre klizimetre ile yapılan ölçüme göre %15 eğimli olduğu, davaya konu (B) ile işaretli alanın eğimi %12 den büyük olduğundan ilk tahdit dışında kaldığı tarihten itibaren dava tarihine göre 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı, yine dosya içerisinde bulunan 02.04.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna göre (C) ve (D) ile işaretli kısımların Alanya 1. Asliye Hukuk mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında dava konusu edildiği bu kısımlara ilişkin istemin reddedildiği, hükmün Yargıtay onamasından geçerek 21.09.2001 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise az yukarıda belirtildiği üzere 02.04.2001 tarihinde açıldığı ve ret kararında itibaren 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi dolmadığından davanın tümden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı ..." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılardan ... İdaresi ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davalar ile asli müdahillerin davalarının reddine karar verilmiş; bu kez davacı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.Dava, 4271 sayılı Kanun'un 713. maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2. Ancak; yargılama sırasında davalı ... vekili tarafından, 4721 sayılı Kanun'un 713/6. maddesi uyarınca karşı tescil talebinde bulunulmuş olmasına rağmen, davalı Hazinenin karşı tescil talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş ve açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.SONUÇ
: Açıklanan nedenlerle;Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.