Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararını kaldırarak, davanın 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi dolduğundan düşmesine hükmetti.
Özet: Bir noter katibinin, bir şirkete ait yevmiye defterlerindeki bazı sayfaları onaylayarak resmi belgede sahtecilik yapmakla suçlandığı davada, ilk derece mahkemesinin verdiği beraat kararını temyiz incelemesine alan üst mahkeme, en aleyhe kabulle 31.12.2003 olarak belirlenen suç tarihi itibarıyla 765 sayılı Türk Ceza Kanununda öngörülen 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek, yasal zamanaşımı gerçekleştiğinden kamu davasının düşürülmesi gerektiği halde beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna hükmederek, beraat kararını bozmuş ve kanunda belirtilen yetkiyi kullanarak davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğiHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Zamanaşımı nedeniyle düşmeYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:... 10. Noterliği’nde imzaya yetkili katip olarak görev yapan sanığın, ... Basım Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ne ait 19 99... yılları yevmiye defterlerinden çıkartılan bazı sayfaların yerine konulan sayfaları onayladığı iddiasıyla açılan kamu davasında; dosya kapsamına göre, suç tarihinin en aleyhe kabulle, 31.12.2003 olduğu belirlenerek yapılan incelemede:5237 sayılı TCK’nin 7 ve 5252 sayılı TCK’nin Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK’nin 339/1 (5237 sayılı TCK’nin 204/2) maddelerinde düzenlenen "memurun resmi belgede sahteciliği" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nin 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla beraat hükmü kurulması,Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.