Dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, uzlaşma sürecindeki durma süresi dahil olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle bozulup düşürülmesi.
Özet: Dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, gerekçeli kararda sehven yanlış yazılan suç tarihinin düzeltilmesiyle birlikte, uzlaştırma işlemleri nedeniyle dava zamanaşımının durduğu belirlenmesine rağmen, yargılama konusu eylem için öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, durma süresi de eklenerek, temyiz inceleme tarihine kadar dolduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü bozularak, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: DolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Gerekçeli Karar başlığında sehven "11.01.2011" olarak yazılmış olan suç tarihinin mahallinde havale tarihi olan "11.01.2010" olarak düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.Sanığın üzerine atılı “Dolandırıcılık” suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 2 53... üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle mahkemece dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği, olumsuz sonuçlanan uzlaştırma işlemleri sürecinde Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nin 157/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre TCK'nin 66/1-e ve 67/4 maddesinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, durma süresi de eklendiğinde suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ile sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oybirliğiyle DÜŞMESİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.