E-ticaret şirketinin, ticari amaçla hareket eden tüketici şikayet platformunun haksız rekabete yol açan ve ticari itibarı zedeleyen üyelik ayrımcılığına ilişkin tespit davası.
Özet: Dava dilekçesinde, bir e-ticaret şirketi olan davacı, kendisini kamu yararına çalışan bir platform olarak sunan ancak aslen ticari güdülerle hareket eden tüketici şikayet platformu davalının, ücretli üyelik sistemi üzerinden şirketler arasında haksız rekabet ortamı yarattığını savunmaktadır; davacı, ücretsiz üyelere uygulanan ayrımcılık nedeniyle şikayetlere etkili yanıt verme, müşteri bilgilerini doğrulama ve ticari itibarını koruma imkanının kısıtlandığını, bu durumun ticari faaliyetlerine zarar verdiğini ve davalının bu uygulamalarının haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek hukuka aykırı eylemlerinin tespitini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket olan ------; faaliyet gösterdiği alanda tanınmış bir e-ticaret şirketi olup faaliyetleri tescillidir. Davalı taraf ------; tüketici şikâyetlerini kullanarak sisteminde yarattığı ücretli üyelik ile şirketler arası haksız rekabet ortamı yaratan ticari bir girişimdir. Müvekkil şirket online perakende hizmeti sunan bir e-ticaret şirketidir. Ticari faaliyetlerini ----- üzerinden yürütmektedir. 2017 yılından beri e-ticaret faaliyeti yürüten müvekkil şirket alanının en bilinir ve spesifik belirli ürünlere odaklanan şirketidir. Bu kapsamda Müvekkil şirket faaliyet gösterdiği alana ilişkin olarak aşağıda belirtilen marka tescillerine sahiptir. ------ sadece tüketici şikâyetlerini yayınlayan bir tüketici şikâyet platformu değildir. ----- bu şikâyetler üzerinden ticari bir faaliyet yürüterek üyelik sistemini zorunlu tutan ve üye ile üye olmayan arasında haksız rekabet ortamı yaratan ----- organik sonuçlarında yönlendirici kodlar ile internet reklamları ile ve anahtar kelimeler ile öne çıkarak haksız rekabet ortamı ile şirketleri üye olmaya zorlayan ticari amaç güden bir şirkettir. Kendisini bir tüketici şikâyet platformu olarak sadece bunu kamu yararına yapıyormuş izlenimi vermesi haksız ve hukuka aykırıdır. Zira davalı şirket tamamen ticari amaçlarla ve ücretli üyelikler ve reklam anlaşmaları ile arama motorlarında öne çıkmak için yürüttüğü reklam faaliyetleri ile haksız ticari ortam yaratan bir girişimdir. Salt kamu yararı güden hiçbir faaliyeti yoktur tüm faaliyetleri ticari amaç taşımaktadır. Davalı tarafından yapılan haksız rekabete neden olan eylemler neticesinde müvekkil şirket'in ticari itibarı ve rekabet gücü zedelenmektedir. Davalının gerçekleştirmiş olduğu haksız rekabet eylemleri, Müvekkil şirketin ticari itibarına ve marka değerine ciddi surette zarar vermekte olup, tüketiciler nezdinde yanıltıcı bir algı yaratmaktadır. Davalının söz konusu eylemleri nedeniyle Müvekkil şirketin ticari itibarının zedelendiğine dair kamuoyu araştırmaları ve müşteri geri bildirimleri bulunmaktadır Davalı kendisine ait şikâyet platformu üzerinde yayınlanan yorumlara karşı açıklama/savunma yapılması sürecinde ücretli ve ücretsiz üyelikler arasında ayrım gözeterek haksız rekabet ortamı oluşturmakta ve müvekkil şirket'in ticari faaliyetlerine zarar vermektedir. Müvekkil şirket, ----- platformunda ücretsiz üyelik statüsünde bulunmaktadır. Bu kapsamda ----- platformunda yer alan ücretli üyelere tanınan birtakım ayrıcalıklardan ücretsiz üyelik kapsamında Müvekkil Şirket yararlanamamaktadır. Müvekkil şirket, davalıya ücretli ve ücretsiz üyelikler arasındaki ayrımın kaldırılması, cevap hakkı için iyileştirmelerde bulunulması ve etkili savunma hakkını kullanabilmek için gerekli kolaylığın ücretsiz şekilde sağlanması gerektiğine ilişkin defalarca yazılı ve sözlü iletişime geçmeye çalışsa da, davalı tarafın bu hususta herhangi bir adım atmamıştır. Örnek vermek gerekirse; Müvekkil hakkında, ----- numaralı ve " -- Hediye Çekini Vermemeleri" başlığıyla bir şikâyette bulunulmuştur. Müvekkil Şirket şikâyeti gerçekleştiren ilgili tüketiciyi ve şikâyet konusunun gerçekliğini teyit etmek ve ilgili şikâyeti değerlendirebilmek adına ilgili tüketiciyi tespit edebilecek sipariş no ve benzeri zaruri bilgilerin iletilmesi talebinde bulunulmuş ancak platform tarafından bu talep reddedilmiştir. Müvekkil şirketin hızlı bir aksiyon almak adına müşteri bilgilerini talep ettiği, ancak ------ bu bilgileri paylaşmadığı ve yalnızca ücretsiz üyelik kapsamında yanıt hakkının kullanılabileceği ifade edilmiştir. Davalı şirket tarafından bu bilgilerin temini için "--- " olarak giriş yapılması ve işbu husus için ÜCRETLİ KURUMSAL HİZMET ALINMASI gerektiği iletilmiştir. Bu olay neticesinde Müvekkil Şirket tarafından, Müvekkil şirketin, gelen şikâyetlere hızlı ve etkin bir şekilde müdahale edemediği, çünkü müşteri tespiti ve sipariş numaralarının alınmadığı açıkça ifade edilmiştir. Bir diğer örnek ise, Müvekkil hakkında ----- numaralı ve "-----!" başlığıyla yapılan şikâyettir. Müvekkil şirket, bu şikâyeti gerçekleştiren tüketicinin kimliğini ve şikâyetin doğruluğunu teyit edebilmek, ayrıca çözüm sunabilmek için sipariş numarası ve benzeri zorunlu bilgilerin paylaşılmasını davalıdan talep etmiştir. Zira mevzuat kapsamında şikâyeti gerçekleştiren kişilerin gerçekten ürün ve hizmeti alan kişiler olduğunun teyit edilmesi zorunluluktur. Ancak, ----- platformu bu talebe ilişkin herhangi bir geri dönüş yapmamış ilgili şikâyet sahibinin gerçekten ürün ve hizmet alan bir kişi olup olmadığını teyit etmemiştir. Müvekkil şirket, hızlı bir şekilde aksiyon alabilmek adına gerekli bilgileri talep etmişse de, davalı şirket bu bilgilerin paylaşımı için " ---" adı altında bir hizmet satın alınmasını zorunlu tutmaktadır. Kurumsal olmayan ücretsiz üyelere ise işbu şikâyette olduğu gibi cevap vermeyerek hem doğrulama yükümlülüğünü ihlal etmekte hem de üyelerin etkili cevap verme hakkını ortadan kaldırmaktadır. Zira Müvekkil şikâyeti yazan kişinin gerçek bir müşteri olup olmadığını dahi teyit edemezken şikâyete ilişkin bir açıklama yaması ve mevzuat kapsamında bulunan savunma hakkını kullanması mümkün değildir. Bu durum, müvekkilin etkin bir savunma yapabilmesini ve tüketici şikâyetlerini yönetebilmesini engellemekte; aynı zamanda adil olmayan bir ticari yaklaşımı ortaya koymaktadır. Bir başka örnekte; ---- numaralı, -----başlıklı şikâyete ilişkin olarak, Müvekkil Şirket, hızlı aksiyon alabilmek adına müşterinin siparişine ilişkin bilgi talep etmiş ve sorunun kargo firmasından kaynaklandığını belirterek şikâyetin ilgili firmaya yönlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ancak, Davalı Taraf, Tüketici Değerlendirmeleri Hakkında Kılavuz'un ("Kılavuz") Temel İlkeler başlıklı madde 5/2 hükmüne, "Tüketici değerlendirmeleri, bir tüketicinin satın aldığı mal veya hizmete ilişkin olabileceği gibi o mal veya hizmeti sunan satıcı, sağlayıcı ya da aracı hizmet sağlayıcı hakkındaki hususlar ile teslimat, kredi ve sigorta hizmeti gibi yan sözleşmeleri de içerebilir" ifadesine atıfta bulunarak, şikâyetin kargo firmasına yönlendirilmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Söz konusu yorumu yapan müşterinin bilgilerine ulaşılamaması ise aşağıdaki durumlara sebebiyet vermektedir: Yorumu yapan müşteri, ilgili mal veya hizmeti satın almamışsa, yapılan yorum yanıltıcı yorum niteliğine haiz olacağından Kılavuz'un "Yanıltıcı Olduğu Kabul Edilen Tüketici Değerlendirmeleri" başlıklı madde 8/6 hükmüne göre, "Yayınlanmış bir tüketici değerlendirmesinin yanıltıcı olduğu tespit edildiği durumda değerlendirme derhal kaldırılır" ifadesi gereğince, bu değerlendirme derhal yayından kaldırılmalıdır. Eğer müşteri, mal veya hizmeti satın almış bir gerçek kullanıcı ise, dilekçenin daha önceki bölümlerinde açıklandığı gibi, Davalı Şirket, Müvekkil Şirket'in ücretli üyelik sistemini kullanmaması nedeniyle, Müvekkil Şirket şikâyet yayınlanmadan önce müşterinin bilgilerine ulaşamamakta ve bu durum gerekli aksiyonların alınmasını ve savunma hakkının kullanımını imkansız hale getirmektedir. Söz konusu durum, Müvekkil Şirket'in ticari faaliyetlerine zarar vermekte ve haksız rekabete yol açmaktadır. Bu eylemler ile Davalı şirket, ücretli üyelikler ile ücretsiz üyelikler arasında ayrım gözeterek, ücretsiz üyelerin ücretli üyelere nazaran dezavantajlı konuma itilmesine ve haksız rekabete neden olmaktadır. Ücretli üyeliklerde üyeler kolaylıkla şikâyet sahibi kişinin bilgilerine erişebilmekte ve hızlı şekilde yorumlara karşı etkili savunma hakkını kullanabilmektelerdir. Oysa ücretsiz üyelik sahibi olanlar yönünden etkili savunma imkânını kullanabilmek için zaruri olan bilgiler paylaşılmamaktadır. Bu durum müvekkil şirketin hızlı çözüm üretme yeteneğini kısıtlayarak hem haksız rekabete neden olmakta hem de Müvekkil Şirket'in ticari itibarının zedelenmesine ve mali kayba uğramasına neden olmaktadır. Yukarıda yer verilen örneklerden de anlaşıldığı üzere Müvekkil şirketin ücretsiz üyelik statüsünde olmasının getirdiği sınırlamalardan kaynaklı olarak Müvekkil şirketin şikâyet süreçlerine etkin bir şekilde katılamadığı, müşterilere sunulan hizmetlerin eksiklikleri nedeniyle müşteri memnuniyetsizliği yaşandığı ve bu durumun ticari itibarına zarar verdiği gözlemlenmektedir. Ücretsiz üyelik sahipleri, şikâyetin doğruluğunu teyit edebilmek için şikâyeti gerçekleştiren kişiler hakkında bilgi alamamakta, şikâyetlere doğrudan ve hızlı cevap verme hakkından mahrum bırakılmakta, şikâyetlerin kontrol süresi kısa tutulduğu için çoğunlukla bu süre içerisinde şikâyeti gerçekleştiren kişinin gerçek bir kişi olup olmadığını dahi teyit edememektedir. Akabinde ilgili şikâyet teyit mekanizmasından geçmeden yayına alınmakta ve çoğunlukla asılsız ya da kötüniyetli şikâyetler yayınlanarak Müvekkil'in ticari itibarının zedelenmesine yol açmaktadır. Müvekkil şirket de ücretsiz üyelik statüsünde olduğu için bu dezavantajlarla karşı karşıya kalmış, şikâyetlere zamanında yanıt verememiş ve bu durum ticari itibarını olumsuz etkilemiştir. Davalı şirket, kendisini tarafsız bir tüketici şikâyet platformu olarak lanse etse de, ücretli üyeliklerle şikâyet yönetiminde avantaj sağlaması, tüketicilere sunulan bilginin tarafsızlığını etkileyebilir. Bu da dürüst ticari uygulamalara aykırıdır. Özetle; Davalı taraf, Müvekkil şirketin tüketici şikâyetlerine etkili şekilde cevap verebilme imkanını sağlamamış olup, bu durum Müvekkil şirketin şikayetlere zamanında ve etkili bir şekilde yanıt vermesini engelleyerek haksız rekabet doğurmuştur. Ücretli üyelik sahipleri, şikayetlere anında ve doğrudan cevap verebilme hakkına sahipken, Müvekkil şirket gibi ücretsiz üyelik sahiplerinin bu hakkı kısıtlanmıştır. Bu adaletsiz uygulama nedeniyle Müvekkil şirket, şikayetlere yanıt verememiş ve rekabet gücünü kaybetmiştir. Ayrıca, ücretli üyelik sahiplerinin şikayetlere hızlıca cevap verebilmesi mümkünken, ücretsiz üyelik sahipleri uzun süre beklemek zorunda kalmıştır. Bu bekleme süresi, Müvekkil şirketin rekabet gücünü daha da zayıflatmıştır. Bununla birlikte, ücretli kurumsal üyeler şikâyet eden tüketicilerin iletişim bilgilerine tam erişim sağlayarak, şikayetler yayımlanmadan önce bilgilendirilmekte ve avantajlı bir konuma gelmektedir. Müvekkil şirketin bu avantajlardan faydalanamaması, haksız rekabetin varlığını açıkça ortaya koymaktadır. Davalı --- platformu üzerinde yer alan şikayetler kimi zaman kötü niyetli, müşterinin ticari itibarını sarsma amacı güden kişiler tarafından yapılabilmektedir. Böyle durumlarda Müvekkil tarafından gerekli araştırma yapılarak ilgili şikâyetin gerçek bir müşteri olmadığı ve/veya müşteri olsa dahi söz konusu yorum içeriğinin açıkça gerçek dışı olduğu fatura, müşteri hizmetleri kayıtları vb. deliller ile ispatlanmakta ve ilgili şikâyet platformu ile paylaşılmaktadır. Ancak söz konusu deliller ile açıkça ispatlanıyor olmasına rağmen ilgili - platformu tarafından ilgili yorumlar kaldırılmayarak açıkça gerçeğe aykırı olan beyanların yayınlanması ve bu suretle tüketicilerin yanıltılarak Müvekkil'in ticari itibarının önemli ölçüde zarar görmesine neden olunmaktadır. Örnek vermek gerekirse; Müvekkil Şirket hakkında 21.08.2024 tarihinde ------ numaralı şikâyet yayınlanmıştır. Bu şikâyet, Müvekkil Şirketin gerçek müşterisinden gelmiş olup, müşteriyle yapılan görüşmelerde olumsuz deneyimi sonlandırmak adına girişimlerde bulunulmuştur. Ancak müşterinin kötü niyetli olduğu ve sırf kupon talep etmek amacıyla şikâyet yazdığı açıkça anlaşılmıştır. Şikâyetin kontrol süresi dolmuş ve şikâyet platformda yayınlanmıştır. Müvekkil şirket, bu şikâyete ilişkin cevaplarını sistemde paylaşmış, ancak müşteri cevabın altına yine gerçeği yansıtmayan beyanlar eklemiştir. Müvekkil şirket, müşterinin iddialarının gerçek dışı olduğunu belirtmesine ve söz konusu müşteri ile görüşme kayıtlarını ---- platformuna iletmiş olmasına rağmen davalı taraf Müvekkil şirketin talebine olumsuz yanıt vermiştir. Müvekkil şirket, müşterinin yaşadığı olumsuz deneyimi çözmek amacıyla gerekli müzakereleri yapmış, ancak müşterinin şikâyetini kötü niyetle yazdığını tespit etmiştir. Davalı şirket ise bu şikâyeti tetkik etmemiş olup, Müvekkilin sunduğu delilleri dikkate almadan şikâyeti yayımlamıştır. Yapılan görüşmeler ve arama kayıtları, müşterinin şikayetinde belirttiği gibi kupon almak amacını ortaya koymuş olup, Müvekkil şirket bu gereceği yansıtmayan beyanları delilleriyle birlikte ----- sunmuştur. Buna rağmen davalı, Müvekkilin sunduğu delilleri dikkate almamış ve şikâyeti yayında tutmaya devam etmiştir. Müvekkil şirkete ait ticaret unvanı, logo ve sair tanıtma vasıtaları, davalı şirket tarafından, taraflar arasında herhangi bir mukavele mevcut olmamasına rağmen izinsiz surette kullanılmakta olup, bu kullanım Müvekkil şirketin ticari itibarını zedelemekte ve haksız rekabet doğurmaktadır. Müvekkil şirkete ait marka ve logonun, davalı şirkete ait "----" internet adresinde izinsiz neşredilmesi, Müvekkil şirkete ciddi zararlar vermektedir. Davalı şikâyet platformu hakkında şikâyet yapılan kişi ya da kurumlar hakkındaki tüm şikayetleri bir liste haline getirerek ilgili kişi ya da kurum adına açılmış sabit URL adresi bulunan web sitesi üzerinden yayınlamaktadır. Bu nedenle hakkında şikâyet yapılan kişi ilgili şikayetleri görüntüleyebilmek ve yanıtlayabilmek adına davalı platform üzerinden üyelik oluşturmaya mecbur bırakılmaktadır. Her bir şikayet yapan üye kullanıcının yaptığı yorum ya da şikayet kendi profil sayfasında görüntülenmesi ifade özgürlüğü kapsamında iken tüm kullanıcıların şikayetlerinin bir arada hakkında şikayet yapılan kişilerin kendilerinden izin alınmadan unvan, marka ve logolarını içeren sabit URL adresli web sitelerinde yayınlanması haksız ticari uygulama niteliğinde olup kişilerin ticari itibarına zarar vermenin yanı sıra marka hakkını da ihlal etmektedir. Açıklanan tüm bu nedenlerle Davalı'nın yayınlanan şikâyetlere ücretsiz etkili iletişim imkânı sunmaması ve ücretli abonelik karşılığında söz konusu iletişim imkânını sunarak Yönetmeliği'in 28/C maddesini ihlal ettiği ve tüketicinin yanıltılmasına sebep olduğu, Müvekkil firma nezdinde haksız ticari uygulamaya neden olduğu ve ücretli üyelik ile farklı imtiyazlar sağlanması nedeniyle haksız rekabete yol açan uygulamalara sebep olduğu açıktır. Bunun yanında anılan Yönetmelik'in 28/B hükmünde düzenlenen yükümlülüklere de aykırı davranarak yayınlanan şikayetlerin gerçekten ürün ve hizmeti satın almış kişilerden olup olmadığının tespitini de imkânsız hale getirerek mevzuata aykırı davranmaktadır. Sonuç olarak, davalı tarafın bu hukuka aykırı eylemleri hem Türk Ticaret Kanunu'nun 54. ve 55. maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil etmekte, hem de Müvekkil şirketin ticari itibarını zedelemektedir. İşbu açıklanan nedenlerle söz konusu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin önlenmesini talep etme zarureti hasıl olmuştur. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve yasal haklarımız mahfuz kalmak kaydıyla; Davalı tarafın. Müvekkil şirkete yönelik Türk Ticaret Kanunu'nun 54. ve 55. maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespitine, Söz konusu haksız rekabete neden olan eylemlerin önlenmesi için; Davalı tarafından ücretli üyelikler ile ücretsiz üyelikler arasında haksız rekabete neden olan farklı uygulamaların sona erdirilmesine, Müvekkil'in hakkında yazılan şikâyetlere etkin cevap sunabilmesi için şikayet gerçekleştiren kişilerin gerçek müşteri olup olmadığının teyit edilebilmesini sağlamak amacıyla müşteri sipariş numarası, fatura vb. tevsik edici belgelerin Davalı tarafından şikayet sahibinden temin edilerek Müvekkil'in talebi doğrultusunda Müvekkil ile paylaşılması gibi önlemlere başvurulmasına, Aksi kanaatin oluşması halinde ise Müvekkil markasının Davalı'ya ait platform üzerinden kaldırılarak Müvekkil hakkında herhangi bir şikayet yayınlanmasının engellenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür.
CEVAP
: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; "2001 yılında kurulan ---- internet sitesi, mağduriyet yaşadığına inan tüketicilerin, bu sorunlarını herkesin huzurunda ifade edebildikleri ve böylece seslerini duyurabildikleri tüketici şikayet platformu olarak faaliyet göstermektedir. Siteye üye olmak ve şikayet yazabilmek için şahsın telefon numarasına gönderilen SMS Doğrulama Kodunu girmesi gerekmektedir. Bu onay sürecinin amacı, şikayet yazan her şahsın bilinebilir ve belirlenebilir olması, şikayetlerin yalnızca gerçek kişiler tarafından yazılmasının sağlanması ve sahte şikayet yazımının önüne geçilmesidir----- "yer sağlayıcı bir site" olup sitedeki içerikler tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır, ---- tarafından bu içeriklere firma aleyhine olacak şekilde hiçbir surette müdahale edilmemektedir. Ancak bünyesinde oluşturduğu redaktör ekibi ile içerisinde yer alması muhtemel ahlaka ve adaba mugayir içerikler çıkarılmakta; üyeler tarafından girilen içerikler, gerekli kontrollerin ardından sitede yayınlanmaktadır. Dolayısıyla ----, dileyenin istediğini yazabildiği başı boş bir site değildir. Anlaşılacağı üzere ----- firmalar tarafından hasım ya da anlaşmazlığın tarafı olarak görülmemelidir. Davacı taraf, müvekkil ---- kendisini sadece kamu yararına çalışıyormuş gibi gösterdiğini, ancak ticari amaçlarla hareket ettiğini belirtmiştir. -----. Davacı şirket gibi bir bir anonim şirkettir ve her ticari şirket gibi amaçlarından birinin ticari kazanç elde etmek olduğu gizli bir bilgi değildir. Ancak müvekkil şirketin faaliyetleri düzenli ve sürekli olarak Ticaret Bakanlığı tarafından kontrol edilmekte, müvekkil şirkete ait sitenin işleyişi yine aynı bakanlıkça çıkarılan yönetmeliklerle düzenlenmektedir. Davacı tarafın iddia ettiği gibi keyfi işlemlerle muhataplarını mağdur eden bir platform değildir. Bununla birlikte --- bir taraftan Tüketici Hakem Heyetlerinden daha çok sayıda anlaşmazlığın çözümüne katkı sağlayarak büyük oranda kamu yararına hizmet ederken bir taraftan ----- tarafından kullanıcı çerezlerine bağlı olarak yayımlanan reklam gelirleri ve zorunlu olmayan üyelik sistemiyle kazanç da elde etmektedir. İstihdam sağlayan böyle büyük bir oluşumun ayakta kalabilmesi ve faaliyetlerini sürdürebilmesi için bir kazanç elde etmesi zaruri olup davacının iddia ettiği gibi hukuka aykırı bir durum söz konusu değildir. Davacı taraf, şikâyet platformu üzerinde yayınlanan yorumlara karşı açıklama/savunma yapılması sürecinde ücretli ve ücretsiz üyelikler arasında ayrım gözetildiği ve bu şekilde haksız rekabet ortamı oluşturulduğunu iddia etmiştir. Oysa Anayasal bir hak olan cevap hakkı, kurulduğu günden bu yana ---- tarafından hiç bir firma için kısıtlanmamış, ilk günden bu yana tüm firmalara ücretsiz olarak verilmiştir. Davacı tarafın örnek olarak gösterdiği ----- numaralı şikayet incelendiğinde ----- isimli tüketici tarafından 09 Mayıs 2023 Salı 12:14:29 tarihinde yazılan şikayetin firmaya yalnızca 17 dakika sonra 09 Mayıs 2023 Salı 12:31:28 tarihinde iletildiği, şikayetin tüketici tarafından 11 Mayıs 2023 Perşembe 08:15:20 tarihinde "Marka sorunumu çözdü" gerekçesi ile içeriksiz hale getirildiği ve şikayetin "Sorunum çözüldü." şeklinde yayına alındığı görülmektedir. Şikayet halen bu şekilde yayında olup, şikayet içeriği görüntülenmezken tüketicinin yalnızca "Sorunum çözüldü." ifadesi görüntülenebilmektedir. Bu durum ise firmaya itibar kaybettirmek veyahut ticari itibarını zedelemek bir yana, bilakis tüketiciler nezdinde itibar kazandırdığı çok açıktır. Davacı firmanı verdiği ikinci örnek olan -- numaralı şikayet incelendiğinde ----- isimli tüketici tarafından 19 Kasım 2024 Salı 07:21:58 tarihinde yazılan şikayetin firmaya yalnızca 22 dakika sonra 19 Kasım 2024 Salı 07:43:57 tarihinde iletildiği, şikayetin tüketici tarafından aynı gün 19 Kasım 2024 Salı 12:47:11 tarihinde "Marka silmemi rica etti" gerekçesiyle içeriksiz hale getirdiği görülmektedir. Gerçekten de bu şikayet için, firma tarafından 19 Kasım 2024 Salı 07:46:29 tarihinde "Merhaba, Müşterinin tespiti yapılamamıştır. Sipariş numarası veya faturasını iletmenizi rica ederiz." Şeklinde itiraz edildiği, ancak yapılan inceleme neticesinde şikayetçinin hem şikayetini yazarken altına kargo takibi ekran görüntüsünü eklediği hem de 19 Kasım 2024 Salı 08:28:55 tarihli yanıtı ile "Sipariş Numarası: -----" şeklinde yanıt verdiği görülmüştür. Kaldı ki bu şikayet de hiç bir zaman 3. Kişiler tarafından görüntülenmemiş, halen sayfada "---- Şikayetini Yayından Kaldırdı" şeklinde görüntülenmektedir. Ayrıca firmanın itirazı yanıtsız da bırakılmamış, 19 Kasım 2024 Salı 13:36:29 tarihinde "Sayın yetkili, Şikayetçi sipariş numarasını cevap yazınıza cevaben yorum olarak iletmiştir. İlgili bilgi ile inceleme yapmanızı rica ederiz. Saygılarımızla" şeklinde yanıt verilmiştir. Görüldüğü üzere davacı taraf haksız ve gerçeğe aykırı beyanlarla mahkemeyi yanıltmaya çalışmaktadır. Davacının iddiası tarafımızca dava dilekçesinde sunduğu örnek üzerinden açıklanmak suretiyle çürütülmüştür. Böyle bir şikayette, şikayetçinin kim olduğunun belirlenemediği, müşterinin tespitinin yapılamadığı, şikayetin kendilerine bildirilmediği veyahut geç bildirildiği, itiraz ve cevap hakkının kullandırmadığı iddia edilmiş, buna karşılık cevaplarımız sunulmuştur. Davacının ücretli üyelere sağlanan imkanlar ücretsiz üyelere sağlanmıyor iddiasına da cevap olan örnekte ücretsiz üye olan hiçbir firmanın ücretli üyalara göre dezavantajlı duruma düşürülmediği ve ortada haksız rekabet oluşturacak bir durumun olmadığı açıkça görülmüştür. Davacı tarafın 3. örnek olarak verdiği ---- numaralı şikayetin de diğerlerinden bir farkı yoktur. Yine şikayet derhal firmaya bildirilmiş, tüketici tarafından şikayetin altına "Kayıt Tarihi", "Planlanan Teslim tarihi", "Web Sipariş Kodu", "Bulunduğu yer" ve "Kargo Takip Numarasının ilk üç harfi" gibi ayrıntıların yer aldığı kargo takip ekran görüntüsü paylaşılmıştır. Ancak tüm bu bilgilere rağmen şikayetçinin kimliğini bulamayan firma bu kez de şikayetin kargo firmasından kaynaklandığını iddia ederek aktarılmasını talep etmiştir. Firmanın talebi doğrultusunda, sistem şikayeti otomatik olarak aktarılması istenen firmaya iletmiş ancak diğer firmanın bunu kabul etmemesi nedeniyle aktarım gerçekleşememiştir. Bu kısımda ek bilgi vermek gerekirse: "Sorunun kendilerinden kaynaklandığını düşünen bazı firmalar, bu aktarım talebini kabul ederlerse, sistem ilgili şikayeti otomatik olarak diğer firmaya aktarmaktadır. Ancak kabul etmezse, Şikayetvar tüketicinin iradesi yerine geçerek bir karar veremez. Sonuçta tüketici hangi firmanın sorumlu olduğunu düşünüyorsa, şikayetini o firmaya yöneltmiştir. Tüketici dilerse aynı konuda iş ortaklığı yapan birden fazla firmaya da şikayet yazabileceği gibi şikayetini dilediğinden birine de yöneltebilir. ---- olarak bu tür tercihlere müdahale edilmez." Sonuçta firmanın aktarım itirazı kabul edilememiş ise de, müşteri itirazı değerlendirmeye alınmış, aynı gün içinde şikayetçiye --- isimli uygulama üzerinden otomatik "Değerli Üyemiz;----- numaralı ----- şikayetiniz ile ilgili olarak, şikayetinizin çözüm sürecini daha iyi takip edebilmek ve şikayetçilerimizin arkasında daha güçlü durabilmek adına şikayetiniz ile ilgili bir takım belgelere ihtiyaç duyulmaktadır. Markadan hizmet aldığınızı gösteren; sözleşme, fatura, dekont, ekstre görseli, ödeme makbuzu, sipariş ekranı, kullanıcı login ekranı, servis kayıt fişi, yazışmalar vb belgelerinizi gün içerisinde ----- üzerinden tarafımıza göndermenizi rica ederiz. Bu belgeler ile birlikte şikayetinizi sizinle birlikte takip edebilecek ve birlikte çözüme kavuşturacağız. Firmadan hizmet aldığınızı teyit edememeniz durumunda, şikayetinizin yayından kaldırılabileceğini üzülerek belirtmek durumundayız. ----: Göndereceğiniz belgede firma adı ve sizin adınızın net olarak gözükmesi gerekmektedir---- için teşekkür eder, iyi günler dileriz.----- mesaj atılmıştır. Bununla yetinilmemiş, bu kez de {Müşteri Teyidi} konulu anonsun dinletilmesi için şikayetçiye arama yapılmıştır. Sistem kayıtlarına: 18 Kasım 2024 Pazartesi 16:32 saatinde ses kaydı dinletilmek üzere yapılan aramanın durumu : CEVAPLANDI - Anonsu dinledi (Anons Süresi: 32 sn, Dinleme Süresi: 32 sn) şeklinde girmiştir. Aynı mesaj ve arama bir sonraki gün 19 Kasım 2024 tarihinde de gerçekleştirilmiş, şikayetçi tarafında aynı gün 19 Kasım 2024 Salı 08:28:46 tarihinde "Şikayetten vazgeçiyorum" gerekçesiyle şikayet içeriksiz hale getirilmiştir. Şikayet ise içeriksiz hali ile aynı günün akşamı 19 Kasım 2024 Salı 23:08:53 tarihinde yayına alınmış olup yalnızca "----- Şikayetini Yayından Kaldırdı" şeklinde görüntülenebilmektedir. Davacı firma verdiği 4. örnekte ----- numaralı şikâyeti oluşturan kişinin müşterileri olduğunu kabul etmiş ancak bu defa lastiğin yanlış ölçüde olduğunu iddia ederek, şikayetin yazıldığı 7 Ekim günü itirazda bulunmuşlardır. İtirazları üzerine yine müşteri teyidi prosedürü başlatılmış, şikayetçiden gerekli belge temin edilemediğinden şikayet henüz yayın kuyruğunda, yani 3. şahıslar tarafından görüntülenemiyorken 09 Ekim 2024 Çarşamba 10:52:55 tarihinde "Şikayet kullanıcı hatası kaynaklı" gerekçesiyle iptal edilmiştir. Nitekim davacı firma da dava dilekçelerinde "görselde yer alan şikâyetin müvekkilden kaynaklanmadığı anlaşılmasının ardından şikayet kaldırılmış olsa da," demek suretiyle bu hususu kabul etmişlerdir. Ancak davacının bahsettiği görsel, herkes tarafından görüntülenebilen ----- isimli internet sitesine ait olmayıp, yalnızca davacı firmanın kullanıcı adı ve şifreyle giriş yapabildiği ------ isimli kullanıcı panelinin yer aldığı internet sitesine aittir. Dolayısıyla davacının "bu süreçte şikayetin yayında kalmaya devam ettiği ve potansiyel müşteriler tarafından görülerek şirketlerinin müşteri kaybına yol açtığı." şeklindeki iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Davacı tarafın verdiği 5. Örnekte, -----isimli şahıs tarafından yazılan ------ numaralı şikayet için; iki gün boyunca yayında kaldığı, şikâyetin daha uzun süre yayında kalması nedeniyle haksız rekabete sebebiyet verildiği ve bu durumun ise ticari faaliyetlerine zarar verdiği iddia edilmiştir. Oysa yapılan kontrollerde, söz konusu şikayetin 15 Kasım 2024 Cuma 15:54:56 tarihinde yazıldığı, 15 Kasım 2024 Cuma 16:20:18 tarihinde firmaya iletildiği, 18 Kasım 2024 Pazartesi 09:34:23 "Marka sorunumu çözdü" gerekçesiyle şikayetçi tarafından içeriksiz hale getirildiği ve ancak şikayet içeriksiz hale geldikten sonra 18 Kasım 2024 Pazartesi 09:40:34 tarihinde içeriksiz haliyle yayına alındığı tespit edilmiştir. Bu şikayetin içeriği de diğerleri gibi üçüncü şahıslar tarafından hiç bir zaman görüntülenememiştir. Ancak bu örnekte davacı firma "kendi veri tabanını kullanmak zorunda kaldığını" ve bu şekilde müşterisini bulabildiğini ikrar etmiştir. Dilekçenin başında da belirtildiği üzere, davacı firmanın müşterisini bulamamak veyahut vaktinde tespit edememek gibi bir sorunu yoktur. Firma ortada farklı iki uygulama varmış ve bu durum haksız rekabete yol açıyormuş gibi düşündürtmek ve bu şekilde şikayetleri kaldırtmak için bahane yaratma çabasındadır. Üstelik bu son örnekte tüketici şikayetini kaldırdığı gibi, şikayetinin yerine "Sn. ------ sayesinde sorunum en kısa sürede çözüme kavuştu. Kendisine ve ekibine desteklerinden dolayı teşekkür ederim." yazmış, ve firmaya 5 yıldız anket puanı vermiştir. Hal böyle iken davacı tarafın, bu şikayet yüzünden ticari faaliyetlerinin zarara uğradığını iddia etmesi açıkça kötü niyetini göstermektedir. Davacı firma, kendileri tarafından verilen 5 örnekte de, herhangi bir dezavantajlı duruma düşmediği halde halen ısrarla kişi bilgilerini açıkça göremediklerini ve bu durumun kendileri açısından haksız bir duruma yol açtığını iddia etmektedir. Kişi bilgileri konusu oldukça hassas bir mesele olup, KVKK uyarınca kişisel verilerin paylaşılması ve işlenmesi son derece sıkı şartlara bağlıdır. ----- onbinlerce firmanın ve milyonlarca kullanıcının yer aldığı, günde yalşaık 20 bin yeni şikayetin yazıldığı göz önünde bulundurulursa, bu bilgilerin korunmasının ne kadar önem arzettiği bir kez daha anlaşılacaktır. Verilerin hassasiyetine binaen, ------ üyelik esnasında TC Kimlik numarası bile sorulmaz. Talep edilen yalnızca güvenlik nedeniyle GSM numarasıdır. Şöyle ki: Müvekkil Şikayetvar, pek çok tüketici şikayet platformundan farklı olarak, muhtemel kötü niyetli kişilerin firmaları kasten zarara uğratmak için gerçekleştirebilecekleri eylemlerin önüne geçmek adına pek çok tedbir almaktadır. Bunların en başında, şikayet yazabilmek için tüketicilerin GSM numaralarına gönderilen doğrulama kodunu girmelerinin zorunlu olması gelmektedir. Bu şekilde şikayet sahiplerinin bilinebilir ve belirlenebilir olması amaçlanmıştır. Bu tarz bir uygulama büyük ölçüde oto kontrol sağlayarak, şikayet yazanı kötü niyetli hareketlerden alıkoymaktadır. Çünkü gsm numarasını paylaştığını bilen bir tüketici, hakaret ya da iftira gibi hukuka aykırı bir eylemi neticesinde, bulunabileceğinin ve cezalandırabileceğinin bilincindedir. Eğer davacı firmanın kastı ve talebi, gsm numaralarını görmek ise; bu konuda bir hukuki dayanağı yoktur. Zira Ticari Reklam Ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte, firmalara etkin bir iletişim metodu sağlanması hüküm altına alınmışken tüketicinin telefon numarasının paylaşılacağına dair bir hüküm getirilmemiştir. Davacı firma da dahil, tüm firmalara ücretsiz üyelik ile, panel kullanımının önü açılarak, bu panel üzerinden müşterisiyle doğrudan yazışma imkanı getirilmiş ve tüm firmalara etkin bir iletişim metodu sağlanmıştır. Müvekkil şirket, firmaların haklarında yazılan şikayetlere itiraz edebilmelerini sağlamak için internet sitesi üzerinden tüm firmaların kullanımına açık şekilde "Sorun Bildir" seçeneği sunmuş ve firmalara çeşitli gerekçeler ile itiraz iletme imkanı tanımıştır. Bu seçeneklerden bazıları "Karalama amaçlı şikayet" ve "Markanın müşterisi değil" seçenekleridir. Bu seçenekler ile bildirilen tüm itirazlarda, şikayet yazan şahıstan, hakkında şikayet yazdığı firmanın müşterisi olduğunu kanıtlaması istenir. Buna ilişkin herhangi bir belge ibraz edemeyen şikayetçinin şikayeti derhal kaldırılır. Müvekkile ait -----" internet sitesi, Türkiye'de faaliyet gösteren yerli ve yabancı menşeli çok sayıda markalı ürüne ilişkin tüketicilerin şikayetlerinin yayımlandığı online şikayet paylaşım platformu olarak faaliyet göstermektedir. Platform üzerinden herhangi bir ürün ya da hizmet satışı gerçekleşmemektedir. Bu çerçevede, "------" internet sitesindeki dava konusu kullanımların 6769 sayılı SMK ile düzenlenen "ticaret alanında" ve "markasal" nitelikte bir kullanım olmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 7. Maddesi kapsamında sayılan kullanımlardan olmadığı ve 29. madde kapsamında da değerlendirilemeyeceği son derece açıktır. Benzer mahiyette açılan davalarda müvekkil şirketin davalının markasının kullanımının markasal kullanım olarak adlandırılamayacağı mahkeme kararı ile sabit olmuştur. Marka hakkının kullanımı ile alakalı açılan davalar benzer gerekçelerle müvekkil lehine olacak şekilde reddedilmiştir. Böylece davacıya ait markanın ------ yayınlanması için herhangi bir izne gerek olmadığını ve dahası bu marka hakkında şikayetini dile getirmek isteyen tüketiciler tarafından yazılması ve dolayısıyla platformda yer alması hukuka uygundur. Sonuç olarak anlaşılmaktadır ki: firma tarafından zamanında iletilen her talep herhangi bir dezavantajlı duruma yol açmadan müvekkil tarafından düzeltilebilmekte, çoğu zaman ise itiraza bile gerek kalmaksızın re'sen gerekli aksiyon müvekkil tarafından alınmaktadır. Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle, kötü niyetli şekilde, gerçeğe aykırı iddialarla, hukuki dayanaktan yoksun şekilde açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle; Müvekil Şirket aleyhine açılmış hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine; Yargılama harç ve giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür.
RAPOR
: Bilirkişi raporunda özetle; "Bilişim yönünden incelemeler sonucunda; Davalının platformunun ücretli ve ücretsiz üyelikler arasında ayrım yapmadığı, ücretli ve ücretsiz üyeliği bulunan marka/firmaların şikayet sahiplerine platform üzerinden ulaşabildiği. Davacının, şikayet sahiplerine ulaşamamasının sebebinin davalı şirket olmadığı, Davalının, şikayete uğrayan firmalara şikayetçi müşterilere doğrudan iletişim kurma imkanı hizmetini ücretli üyelik kapsamında sunduğu, fakat marka/firmaların şikayet sahiplerine platform üzerinden ulaşabildiği, aynı zamanda platforma şikayet girildikten kısa bir süre sonra marka/firmaların haberdar edildiği tespit edilmiştir. Heyetimiz bilişim uzmanı bilirkişisinin ----- isimli site üzerinde yaptığı tespitler, site alt yapısı ve ----- yapılan şikayetlere şikayet edilen kişi veya firmaların ücretsiz cevap verilmesine imkan sağlanması, ücretli üyeler verilen ekstra yararların cevap verme veya savunma hakkı kullanılmasına ilişkin olmadığı dikkate alındığında somut uyuşmazlık kapsamında haksız rekabet konusundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Marka hakkına tecavüzün söz konusu olması için markanın izinsiz bir şekilde markasal kullanımının söz konusu olmasının gerektiği, başka bir deyişle markanın mal veya hizmetler üzerinde markasal kullanımının şart olduğu, davaya konu uyuşmazlıkta tüketici şikayetlerine ilişkin olarak davacı ticaret unvanı, logo ve sair tanıtma vasıtalarının kullanım şikayet ve hak arama özgürlüğü çerçevesinde dürüstçe kullanım kapsamında olup marka veya tanıtma işaretlerinin TTK m. 55/1-a bendi anlamında kötülenmesine ilişkin dosya kapsamında bir delile rastlanmamakla bu husustaki Takdir sayın Mahkemeye ait olacağı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR
: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Bilişim yönünden; ------ herhangi bir kullanıcının yorum yazabilmesi için internet sitesine üye olması gerektiği, üyeliğin cep telefonuyla doğrulama (SMS kodu) gibi yöntemlerle gerçek kişi olduklarını doğrulaması yapıldıktan sonra gerçekliği kök raporumuzda da açıklanmıştır. Şikayete konu belgelerin sunulması kullanıcılara bağlı olup, bu husus kullanıcıların isteğine bağlıdır, ----- ve benzeri internet sitelerinde böyle zorunluluk olmadığı gibi marka ve firmalar ------ ve benzeri platformlarda ücretsiz olarak şikayet sahibi kullanıcılardan bu belgeleri isteyebildiği tespit edilmiştir. Heyetimiz bilişim uzmanı bilirkişisinin----- isimli site üzerinde yaptığı tespitler, site alt yapısı ve platformed yapılan şikayetlere şikayet edilen kişi veya firmaların ücretsiz cevap verilmesine imkan sağlanması, ücretli üyeler verilen ekstra yararların cevap verme veya savunma hakkı kullanılmasına ilişkin olmadığı dikkate alındığında somut uyuşmazlık kapsamında haksız rekabet konusundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Marka hakkına tecavüzün söz konusu olması için markanın izinsiz bir şekilde markasal kullanımının söz konusu olmasının gerektiği, başka bir deyişle markanın mal veya hizmetler üzerinde markasal kullanımının şart olduğu, davaya konu uyuşmazlıkta tüketici şikayetlerine ilişkin olarak davacı ticaret unvanı, logo ve sair tanıtma vasıtalarının kullanım şikayet ve hak arama özgürlüğü çerçevesinde dürüstçe kullanım kapsamında olup marka veya tanıtma işaretlerinin TTK m. 55/1-a bendi anlamında kötülenmesine ilişkin dosya kapsamında bir delile rastlanmamakla bu husustaki Takdir sayın Mahkemeye ait olacağı, " şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i davasıdır.Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları; Davalının Eylemlerinin Haksız Rekabet Oluşturup Oluşturmadığı Hususlarına İlişkindir.Haksız rekabet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. T.T.K. m. 54 'de " (1) Haksız rekabete İlişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." biçiminde haksız rekabet oluşturan fiiller genel olarak belirtilmiştir.T.T.K. m. 55’de ise başlıca haksız rekabet halleri örnekseme metodu ile belirtilmiştir. Madde düzenlemesinde belirtilen başlıca haksız rekabet halleri; “dürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar (kötüleme, avantaj sağlama, hakkı olmayan unvanları, meslek, derece ve sembolleri kullanma, karıştırılmaya neden olma, karşılaştırma ya da üçüncü kişiyi benzer yollarla öne geçirme, tedarik fiyatının altında fiyatla satışa sunma yoluyla aldatma, gerçek değer hakkında yanıltma, karar verme özgürlüğünü sınırlama, nicelik ve nitelikte yanıltma, hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanın açık olmaması, tüketici kredilerine ilişkin açık beyanda bulunmamak, yanıltıcı sözleşme formüllerini kullanmak), sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek, iş şartlarına uymamak, dürüstlük kurallarına aykırı işlem şartlarını kullanmak” olarak belirtilmiştir.Haksız rekabet nedeniyle açılabilecek davalar TTK’nun 56 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK’nun 56. Maddesi ile ‘Haksız rekabet sebebiyle… zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men`ini, neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini, kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini, Borçlar Kanununun 49 uncu maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkı Anayasal haklardandır. TMK ile korunan kişilik hakkına saldırı olmaksızın, bu hakkın kullanılmasının engelenemeyeceği dikkate alındığında, davalı tarafça "-----" sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmadığı gibi, taraflar arasında üyelik sözleşmesinin bulunma zorunluluğu da yoktur. Söz konusu şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesi doğru olmadığı gibi, anayasal bir hakkın kullanılması sınırını aşmayan şikayetlerin siteden kaldırılmasına karar verilmesi de doğru olmayacaktır.( Yargıtay -----. HD'nin ----- Tarihli kararı)
Benzer konuya ilişkin ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesinin ---- esas ve ------ karar sayılı ilamında; " Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının davalıya 03.04.2018 - 03.04.2019 ile 05.04.2019 - 05.04.2020 tarihleri arasında ücretli üye olduğunun, bu tarihten sonra ücretli üyeliğinin bulunmadığının, davacının sisteme kayıtlı üç ayrı admininin olduğunun, ücretli üyeliğinin sona erdiği 05.04.2020 tarihinden sonra platforma yapılan şikayetlerin de önceki tarihli şikayetler gibi davacıya bildirildiğinin, davacıya şikayetler ile ilgili platform üzerinden cevap hakkı tanındığının, davacının delil dilekçesinde cevap hakkı verilmediğine İlişkin örnek olarak belirttiği şikayetlerde de cevap hakkı bulunduğunun, bazılarına davacı tarafından cevap verildiğinin, tüketiciler tarafından yapılan hakaret ve küfür içerikli yorumların sistem tarafından anında engellendiğinin, ayrıca sistem tarafından engellenmese dahi firmalar tarafından hakaret, tekrarlayan şikayet sahte şikayetçi gibi nedenlerle ekran üzerinden davalıya bildirilme seçeneği olduğunun tespit edildiği, diğer yandan davalı şirketin yer sağlayıcı olması nedeniyle yayınlanan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. " şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür. Dosya kapsamında bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacının davalıya ücretli üye olmadığı, davalının platformunun ücretli ve ücretsiz üyelikler arasında ayrım yapmadığı, ücretli ve ücretsiz üyeliği bulunan marka/firmaların şikayet sahiplerine platform üzerinden ulaşabildiği, davacının, şikayet sahiplerine ulaşamamasının sebebinin davalı şirket olmadığı, davalının, şikayete uğrayan firmalara şikayetçi müşterilere doğrudan iletişim kurma imkanı hizmetini ücretli üyelik kapsamında sunduğu, fakat marka/firmaların şikayet sahiplerine platform üzerinden ulaşabildiği, aynı zamanda platforma şikayet girildikten kısa bir süre sonra marka/firmaların haberdar edildiği, --- isimli site üzerinde yapılan incelemeler neticesinde site alt yapısı ve ----- yapılan şikayetlere şikayet edilen kişi veya firmaların ücretsiz cevap verilmesine imkan sağlanması, ücretli üyeler verilen ekstra yararların cevap verme veya savunma hakkı kullanılmasına ilişkin olmadığı alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, davalı şirketin “------” adlı internet sitesinin yer sağlayıcı olduğu, yer sağlayıcılarının internet sitesinde yayınlanan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı, toplanan delillere göre, davalıya ait ------ internet sitesi vatandaşların şikayetlerinin değerlendirildiği bir site olup, tüketicilerin e-mektuplarının yayınlandığı, davacının, davalının haksız rekabet oluşturduğunu ispat edemediği, "------" web sitesinin online bir platform olarak faaliyet göstermesi nedeniyle tüketicilerin/kullanıcıların şikayet ve görüşlerini ifade edebilmek için firma isimlerini ve ürünlerin markalarını kullanmalarının bir zorunluluk arz ettiği, bu nedenle kullanımın mal ve hizmetlerin ayırt edilmesi fonksiyon ve amacına yönelik ticari bir kullanım olmadığı, dava dosyasında davacının cevap hakkının kullandırılmadığının ve davacıdan bunun için bir ücret talep edildiğinin somut bir delille ispatlanamadığı, davalının yer sağlayıcı konumunda olması nedeniyle dava konusu taleplerden sorumluluğunun bulunmadığı, şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkının Anayasal bir hak olduğu, Türk Medeni Kanunu ile korunan kişilik hakkına saldırı olmaksızın, bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceği dikkate alındığında yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuki gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE;
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!