Çalınan ve üzerinde sahte kaşe ile imza olduğu iddia edilen çekten kaynaklanan icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında iyiniyetli hamil savunması ve arabuluculuk dava şartı eksikliği iddiaları inceleniyor.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı şirket, kargo sırasında çalınan, üzerinde sahte kaşe ve imza bulunması nedeniyle silsilenin bozulduğu iddia edilen ve hakkında ödeme yasağı kararı alınan bir çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin durdurulmasını, hacizlerin kaldırılmasını ve çekin iptalini talep ederken, davalı çeki ciro yoluyla iyi niyetli hamil olarak edindiğini, kambiyo senedi niteliğindeki çekin geçerli olduğunu savunarak davanın arabuluculuk şartı eksikliği nedeniyle usulden reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin █████/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ...'nın yetkilisi ortağı ..., içlerinde kendi şirketlerinin de keşidecisi olduğu toplamda 3 adet çeki 07.02.2023 tarihinde ... Şubesine “... İstanbul/Beyoğlu”na gönderilmek üzere paketleyip teslim ettiğini, gönderi henüz yolda iken müvekkili şirket yetkililerine ve keşidecilere faktöring firmalarından anılan çeklerin bilgileri sorulduğunu, hem müvekkilin keşidecisi olduğu 1 adet çek ile ilgili hem de diğer iki çekle ilgili keşidecilere findeks Çek Raporu SMS’i geldiğini, müvekkili şirketin ve diğer keşideciler de gönderi yolda iken çalınmış olduğunu fark etmiş olduklarını, taraflarınca ... Cumhuriyet Başsavcılığına 09.02.2023 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, anılan kargo paketi kollukça teslim alındığını, kollukça alınan paket içerisinden : 1 adet ağız kısmı 5 cm kadar yırtık zarf ; zarf içerisinde 1 adet üzerinde "..." ıslak yazısı bulunan boş A4 kağıdı çıktığını, 14.02.2023 tarihinde ise ....Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı “Çek İptal Davası” açılmış , teminat yatırılarak “ödeme yasağı kararı” alınmıştır. ticaret mahkemesince çeki elinde bulunduranların mahkemeye ibraz etmesi ilan olunduğunu, hakkında ödeme yasağı kararı alınan 150.000 TL bedelli keşidecisi davacı müvekkil şirket ... olduğu çek ile ilgili ....İcra ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, anılan çekte lehtar ...'nın kaşesinin taklit edilmiş olduğunu, taklit edilen kaşenin üzerine de sahte imza atılmış olduğunu, silsilenin bozulduğunu, ... ile de keşideci müvekkili şirket ile de hiçbir iletişimi olmayan bir şirketin ve ...'in ciranta olduğu görüldüğünü, takibe konu çek kötüniyetli 3. Şahıslar tarafından ele geçirildiğini, müvekkili şirket ... anılan çeki ...'ya düzenlediğini, ... Çikolatanın sahte kaşesinin ardından atılan imzalar geçerli olmadığını, ... tarafından da İcra Hukuk Mahkemesine imza itirazında bulunulduğunu, iş bu menfi tespit davasının konusu olan icra takibine davacı tarafından yatırılacak paranın icra takibindeki görünürde alacaklıya ödendiği takdirde ... Çikolatanın alacağını alması imkansız hale geleceğini, iş bu sebeple menfi tespit davası sonuçlanana kadar her borçlu açısından yapılacak ödemeler yönünden paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda hukuki yararının bulunduğunu, uygun görülecek bir oranda dosyaya teminat yatırılması halinde öncelikle icra takibinin durdurulmasını, davacı tarafından yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu tedbir kararının tüm borçlular yönünden uygulanmasına, dava sonuçlanıncaya kadar bu paranın depo edilmesine, takibin durdurulmasına, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesine, takibe konu çekte sahte kaşe ve imza ile sahtecilik yapıldığından müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespiti ile üzerinde oynama yapılarak tedavüle sokulan çekin ve buna mukabil takibin de iptaline, ayrıca takip haksız ve kötü niyetli olduğundan takip konusu alacağın %40’ dan aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Menfi tespit davasında dava konusunun bir miktarın alacağa ilişkin olduğu açık olup TTK m. 5/A hükmü kapsamında menfi tespit davasında arabulucuya başvurmak dava şartı olduğunu, davacı tarafça arabulucuk kurumuna başvurma şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini, Dava dışı ... tarafından fatura karşılığı çeki ciro ederek müvekkil şirkete vermiş olduğunu, çek emre muharrer senet niteliğine haiz olan bir ödeme vasıtası olduğundan kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü içeren, mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilen ve borç ilişkisini kurucu nitelikte bir kıymetli evrak olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu çekin yetkili, meşru ve iyiniyetli hamili olduğunu, 6102 sayılı Ticaret Kanunu hükümleri gereğince müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşılan ve cirosu kabil bir kambiyo senedini elinde bulunduran kişinin yetkili hamil sayılacağı iyiniyetli hamilin kambiyo senedinden doğan haklarının korunacağını, müvekkili şirketin dava ve takip konusu çeki dava dışı ciranta ...’den ciro yoluyla almış olup kendisinden imzaların davacının eli ürünü olup olmadığını bilmesi beklenemez. çekin ödenmemesinden doğan borçlarda gerek keşideci, gerek cirantalar, kendilerinden sonra gelen hak sahiplerine çekin ödeneceğini garanti etmiş durumda olduğunu, çekin ödenmemesi sebebi ile müracaat hakkının doğduğu tüm hallerde tüm müracaat borçluları kendilerine başvuran hamile karşı TTK m.818, TTK m.724’ye göre müteselsil borçlu sıfatı ile sorumlu tutulduğunu, dolayısı ile mevcut ve geçerli bir borç ilişkisi kurulmuş olup davacı tarafın sorumluluktan kurtulmak için iş bu davayı açtığını, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde takibe konu çekin ciro silsilesinde kopukluk olduğu iddiasında bulunmuş ve müvekkil şirketin yetkili hamil olmadığını iddia etmiş olsa da kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte alacaklının kambiyo senedinin yetkili hamili olmadığına ilişkin itirazını alacaklı icra mahkemesinde şikayet yolu ile ileri sürebileceğini, hamilin icra takibi yapabilmesi için haklı hamil olması gerekmeyip yetkili hamil olmasının yeterli olduğunu, müvekkili şirket de yetkili hamil olduğunu, davacı tarafın haksız ve hukuksuz davasının reddini,davacı taraf haksız ve hukuksuz işbu davayı tamamen kötü niyetli açmış olduğundan dolayı %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:- .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları,-Banka Muhasebe Uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2023 tarihli bilirkişi kök raporu.ve ek rapor.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, Davacı şirketin keşidecisi olduğunu beyan ettiği 150.000,00 TL değerindeki, █████/2023 tarih, ... seri numaralı çekten dolayı davalılara borçlu olup olmadığının tespiti ve çekin iadesi istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Davanın, dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki davalı itirazları yerinde görülmemiştir.Keşidecisi davacı ... Limited Şirketi olan, lehtarı ..., cirantası sırasıyla ... ..., ... ve son hamili davalı olan; ... bankası ... No'lu ; 01.07.2023 vade tarihli ; 150.000 TL bedelli çek sureti dosya kapsamında görülmüştür.Davacı; çekteki lehtar imzasının sahteliğine dayanarak, çekin ciro silsilesinin bozulması nedeniyle çeke ilişkin davalı faktoring şirketi tarafından başlatılan takipte borçlu olmadığını iddia etmektedir. Keşidecinin kendi imzasına yönelik bir inkarı somut uyuşmazlıkta mevcut değildir. Ancak lehtara ulaşmadan kargoda kaybolduğunu beyan etmiş; buna ilişkin şikayet dilekçesi ve tutanakları dosya arasına sunmuştur.Davalı ... A. Ş. ile ciranta ... arasında 08.02.2023 tarihinde akdedilmiş 2.000.000,- TL tutarlı Faktoring Sözleşmesi incelenmiş; ekinde cirantalar ... ve ... ... arasında çeke ilişkin düzenlenmiş █████/2023 tarihli fatura bulunduğu görülmüştür.Davalının çeki iktisapta ağır kusuru ve kötü niyeti olup olmadığına ilişkin cirantalar arasındaki ilişki de irdelenmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Banka Muhasebe Uzmanı bilirkişi marifetiyle hazırlanan █████/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Davaya konu çek davacı tarafından gönderilen kargo henüz teslim edilmeden yolda iken faktöring işlemi yapıldığı, arkasında bulunan 1. Cironun çek lehtarına ait olması hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tarafından finansman işlemi ilgili kanun hükümlerine uygun olarak bir fatura temliği ile yapıldığı, ancak ilgili sözleşmenin davalıya yüklemiş olduğu, yükümlülüklerin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilip getirilmediği konusunda yukarıda tarafımdan yapılan tespit ve açıklamalar yapıldığı, faktoring işlemlerinde uygulanacak usül ve esaslar hakkında yönetmeliğin 5.maddesinin 1.fıkrası da, faktoring şirketlerine, kambiyo senetleri karşılığı kredi işlemlerinde; müşteri hakkında yeterli istihbarat çalışması yapma, faturaların mevzuata uygunluğunu irdeleme müşterinin ticari itibarını ve ticari geçmişini araştırma gereğinde senet borçlusu veya düzenleyicisinden borcun teyidini alma gibi görevler yüklediği, davalı bu yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, yerine getirilmeyen bu yükümlülük çerçevesinde TTK 792 kapsamında ağır kusur olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davaya konu çek ile ilgili istihbaratın yeterince yapılmamış olmasının ağır kusur olarak değerlendirilmesi halinde davacı talebinin haklı talep olduğu, davalının ağır kusurlu olmadığı yönünde olması halinde işlemin TTK 792.maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK m. 266/c.2 hükmü gereği tamamen mahkemenin yetkisinde bulunduğu, tarafların tazminat ve diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin hukuksal değerlendirmeyi gerektirdiği görüş ve kanaatini bildirmiştir.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş; taraf itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla ek rapor alınmıştır.█████/2025 tarihli ek raporda da bilirkişi tarafından aynı görüşün belirtildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunun hukuki değerlendirmeler içerdiği görülmekle mahkememizce yapılan değerlendirme hükme esas alınmamıştır.Tüm dosya kapsamından yapılan değerlendirmede; Davacı keşideci, lehtar imzasının sahte olduğunu ileri sürerek çekten dolayı borçlu olmadığını talep etmişse de; 6102 Sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesindeki ''imzaların bağımsızlığı" şeklinde tanımlanan ilke uyarınca, poliçeye atılan her geçerli imzanın sahibini bağladığı, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacağı, geçersiz imzanın ciro zincirini koparmayacağı, imzaların bağımsızlığı ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların imzasının sahte olmasının, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, TTK'nun 677. maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğinin kabul edildiği, davalı faktoring şirketinin usul ve yasaya uygun şekilde düzenlenmiş sözleşme ve ekindeki fatura ile ciranta ...'ten alacağı temlik almış olduğu, davalının ... ... şirketi ile ... arasındaki hukuki işleme dayanak faturayı celp ettiği belirlendiğinden faktoring işleminde ağır kusurdan bahsedilemeyeceği, başka bir araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmakla; belirtilen yasa hükmü ve davalı hamil tarafından dava konusu çeke dayalı alacağın tahsilinin talep edildiği dikkate alındığında; imzaların istiklali prensibi karşısında imzasını inkar etmeyen keşidecinin, lehtarın imzasının sahte olduğu iddiasına dayanarak iyi niyetli ve ağır kusuru bulunmayan davalı hamile karşı sorumluluktan kurtulamayacağı kanaatiyle, davacının kambiyo sorumluluğunun tüm davalılar bakımından devam ettiği gözetilerek; davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.1-Davacının davasının tüm davalılar yönünden REDDİNE,2-Kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından bu husustaki taleplerin reddine,3-Alınması gerekli 615,40 TL karar harcından peşin harç alınan 2.561,63 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.946,23 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,6-Davalı ...Faktoring A.Ş tarafından karşılanan 500,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Faktoring A.Ş'ye verilmesine,7-Davalı ...Faktoring A.Ş yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Dair, davacı vekili ile Tam Finans vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı. █████/2025Katip ....Hakim ...