İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde incelenen, sigortacının elektrik kesintileri nedeniyle klima hasarına ilişkin itirazın iptali davasının istinaf başvurusu.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısı olan bir banka şubesinin klimalarında sık elektrik kesintileri ve voltaj dalgalanmaları nedeniyle oluşan hasarların ardından sigortalıya ödeme yaparak, zararın sorumlusu olarak gördüğü elektrik dağıtım şirketinden bu bedeli rücuen tahsil etmek amacıyla itirazın iptali davası açmıştır. Davacı, davalı elektrik dağıtım şirketinin şebekeden kaynaklanan sorunlar yüzünden oluşan zarardan sorumlu olduğunu savunurken, davalı şirket kendi şebekesinde bir arıza kaydı olmadığını, hasarın cihazların iç yapısından veya bakım eksikliğinden kaynaklanabileceğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, klimalardaki hasarın bankanın kendi iç elektrik tesisatındaki eksiklikler veya klima bakımlarının yetersizliğinden kaynaklanabileceği ve davalı şirketin kusurunun ispat edilemediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacı vekili ise, sunulan ekspertiz raporlarının şehir şebeke elektriğindeki dalgalanmalar sonucu oluşan arızayı teyit ettiğini belirterek bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 20.10.2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: 06.11.2025KARAR YAZIM TARİHİ
: 06.11.2025İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.10.2022 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı iş yerin çevresinde sık sık elektrik kesilmesi nedeniyle klimalarının tamamen çalışmaz duruma geldiğini, klimalar üzerinde yapılan servis incelemesinde klima kompresörünün ve akabinde güç transistör modülünün arızalandığı ve değiştirilmesi gerektiğinin tespit edilerek sigortalının zararına karşılık ödeme yapıldığını, sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili için davalı şirkete gönderilen rücu mektubuna karşılık ödeme yapılmaması üzerine davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, sigortalının davaya konu işyerinde oluşan zarardan, davalı elektrik dağıtım şirketinin elektrik kesintileri ve voltaj yükselmesi sebebiyle bizzat sorumlu olduğunu, davalı şirketin borca ve takibe itiraz ettiğinden takibin durdurulduğunu, belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkukmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sigortalı işyerinin elektrik şebekesinde elektrikli cihazlarda hasar oluşturabilecek nitelikte bir arıza kaydına rastlanmadığını, başka abonelerden de benzer şikayet gelmediğini, sigorta atmasının tek başına cihazların hasar görmesine neden olabilecek nitelikte bir durum olmadığını, ekspertiz raporunun parça değişimi nedeniyle bu işten ticari menfaati bulunan servis raporuna itibar edilerek düzenlendiğini, davacının sigortalısı olan işyerinde sadece bir kısım elektrikli cihazların bozulması, diğer elektronik cihazlarında hiçbir hasar meydana gelmemesinin de sigortalının işyerinde elektrik kesilmesi yada voltaj dalgalanması sebebiyle cihazın arızalanmış olduğu iddiasına aykırılık teşkil ettiğini, iddia edilen hasarın cihazın içyapısından yada kendi kusurundan veya gerekli bakımının yapılmamasından kaynaklanmış olasının da söz konusu olabileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın sigortacının halefiyete dayalı olarak zarar sorumlusuna karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğunu, sigortalıya ait banka şubesinde çok sayıda elektronik cihaz bulunmasına rağmen yalnızca klimalarda hasar meydana gelmesinin sebebi olarak banka iç elektrik tesisatında ve... klima koruma ve kontrol sistemlerinde yeterli koruyucu önlem alınmamış olmasından veya klimaların periyodik bakımlarının yapılmamış olmasından kaynaklanabileceği bu nedenle meydana gelen hasarda davalı şirketin kusurunun bulunmadığı, davalı elektrik dağıtım şirketinin sorumlu olduğu dağıtım şebekesinde hasarın meydana geldiği █████/2018 tarihinde elektrik arızası olduğu sabit ise de, taraflarca itiraza uğramayan bilirkişi raporunda belirtilen görüşte banka şubesinde klimalara göre daha hassas nitelikte cihazlar bulunmasına rağmen yalnızca klimaların arızalanmış olmasının cihaz içi güvenlik önlemlerinin yetersizliğinden veya klima bakımlarının periyodik bakımlarının gereği gibi yapılmamasından kaynaklanmış olabileceğinin belirtildiği, davalının kusurunun ispat edilemediği, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, sigorta şirketinin dosyaya sunmuş olduğu expertiz raporunda sigortalı ....Bankası Denizbostanlı Şubesi hizmet binasında bulunan ..... marka, .... model, ... seri no’lu,... imali .... İklimlendirme Sisteminin dış ünitesinin arızalanarak çalışmaz duruma geldiği, klimanın elektronik kartlarında ya da başka bir kısmında arıza olup olmadığı kompresör değişiminden sonra cihaz çalışırsa kontrol edilebileceği, cihazın arızalı olan kompresörünün değişimi yapıldıktan sonra güç transistör modülünün de arızalı olduğunun tespit edildiği, arızalı olan güç transistör modülünün yenisi ile değişiminin yapılıp sistem çalıştırılarak teslim edildiği bilgisinin yer aldığını, yapılan incelemeler ve teknik servis yetkilileri ile yapılan görüşmeler neticesinde, söz konusu hasarların, şehir şebeke elektriğinde yaşanan elektrik gidiş gelişleri sırasında, sistemin kompresör ve güç transistör modülünün yüksek akım çekerek yanması sonucunda meydana gelmiş olabileceğinin belirtildiğini, olay günü davalı şirketin sigortalıya elektrik veren harici dağıtım panosunda arıza olduğu ve sigortasının attığı tespit edildiğini, meydana gelen arıza sebebi ile bölgede sık sık elektrik kesintileri yaşandığını, davalı sigortalısının klima sisteminde arıza meydana geldiğini, olayda elektrik kesintisi ile klima sisteminin arızalanması arasında illiyet bağının olduğu açık olup meydana gelen zarardan davalı şirket sorumlu olduğunu, aksi yöndeki bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını, eksik inceleme yapıldığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, iş yeri sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalıya yapılan hasar ödemesinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.2.Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK'nın █████/2019 tarih ve E. ███████-1088 E. - ███████ K.) Davacı sigorta şirketi, davaya konu icra takibini sigortalısının halefi olarak açtığına göre, uyuşmazlığın çözümünde de dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.(Yargıtay İBK’nun █████/1944 tarih ve ███████ E. - 1944/9 K., █████/1972 tarih 1970/2 E. - 1972/1 K.)3. Rücu gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan da ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Bu nedenle, sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder.4.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, sigortalı iş yerindeki klimalarda meydana gelen hasarın davalının elektrik şebekesindeki dağıtım panosunda sigorta atması yada gerilim yükselmesi değil banka iç elektrik dağıtım tesisatında ve VRF klima gruplarının koruma ve kontrol sistemlerinde yeterli koruyucu önlemin alınmamış olmasından yada bu koruyucu sistemlerin çalışmamış olmasından veya bu klima sistemlerinin periyodik bakımlarının düzgün yapılmamış olmasından kaynaklanmış olabileceğinin tespit edilmesine, zararın davalının sorumluluğundaki enerji dalgalanmasınından bir başka ifade ile davalının bakımım ve gözetim eksilikliğinden kaynaklandığının, meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunduğunun ve davalının mevcut bu davranışı ile zarara neden olduğunun davacı sigorta şirketi tarafından ispatlanamamasına, dolayısıyla rücu koşullarının oluşmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.