Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ele alınan, ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali talebiyle açılan, ayıplı ürün ve geç teslimat iddialarının incelendiği kapsamlı bilirkişi raporlu dava.
Özet: Bu ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında davacı, davalının icra takibine haksız itiraz ettiğini ve borcun ödenmesiyle inkar tazminatı talep ederken, davalı ise ürünlerin ayıplı ve geç teslim edildiğini, bu nedenle zarar gördüğünü iddia ederek davanın reddini ve kötü niyet tazminatı istemiştir. Bilirkişi incelemesi sonucunda, tarafların ticari defter kayıtlarındaki uyuşmazlıklar, 598 adet üründe tespit edilen dikim kaynaklı ayıplar, 70.265,00 TLlik ayıp kaynaklı zarar ve teslimat gecikmeleri belirlenerek, alacak miktarının bu bulgular ışığında değerlendirilmesi gerektiği ortaya konulmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı borçluya karşı, davacı müvekkil şirket tarafından, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrine karşı 15.03.2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlunun takibe konu alacağa ilişkin itiraz dilekçesi haksız olduğunu, bu sebeple yapılan itirazın iptaline, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, takip alacağının miktarından %20 aşağı olmamak üzere davalı yanın icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan icra takibine itiraz ettiklerini, .... model bej kazak ile ..... model beyaz kazak ile davacının sözleşmeler uyarınca dikim, ütüleme, paketleme ve kalite kontrol yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, ürünlerin geç teslim edildiğini ve tamamının ayıplı olduğunu, davacının ayıplı ifası nedeniyle ciddi zarara uğradıklarını, davacının basiretli tacir gibi davranmadıklarını, iş bu sebeplerle davacının haksız davasının reddine, davacı tarafın %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı tarafa bırakılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Küçükçekmece ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 187.622,14-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve tekstil mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Tarafların 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup tasdik açısından sahibi lehine delil kabiliyetleri olduğu, Mahkeme tarafından davacı tarafın iddialarının kabulü halinde davacının taleple bağlı kalınarak davalıdan 187,622,14 TL alacaklı olacağı , Davalı tarafın iddialarının kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 6.827,10 TL alacaklı olacağı, davalının takip tarihi sonrasında davacıya 6.827,00 TL ödeme yaptığı ve bu durumda kalan bakiye borcun 0,10 TL olduğu, İcra inkar tazminatı konusunun Mahkeme'nin takdirinde olduğu, Tarafların kayıtları arasındaki fark davacının davalı adına düzenlediği 09.01.2023 tarihli .... numaralı 105.472,00 TL tutarlı faturayı davalının kayıtlarına almaması ile davalının davacı adına düzenlediği 09.01.2023 kayıt tarihli 170.065,67 TL ve 11.01.2023 kayıt tarihli 6.985,44 TL tutarlı faturaları kayıtlarına almamasından kaynaklandığı, İncelenen 598 adet eşyanın dikim kaynaklı hatalar içermesi nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın açık ayıp olduğu, mallardaki ayıplardan 14.12.2022 sevk tarihi itibarıyla tarafların bilgisi olduğu, ayıplı ürünlerden dolayı 70.265,00 TL zarar meydana geldiği, Ürünlerin tesliminde ..... modelde 5 gün, ..... modelde 10 gün gecikme yaşandığı, Davalı tarafça düzenlenmiş 11.01.2023 tarih/....0 nolu 6.985,44 TL tutarlı faturanın sektörel uygulama gereği uygun olduğu, davalı tarafça düzenlenmiş 09.01.2023 tarihli fatura içeriğinde belirtilen ürün bedeli yansıtma açıklaması yönünden sözleşmeye göre 92 adet ürün eksik teslim edildiği, bedelinin 14.490,00 TL (92*157,50) olduğu işçilik gideri, navlun gideri ve test hizmetleri yansıtma giderleri yönünden dosya kapsamı belgelbil le yapılan masrafların ..... ve ...... kodlu ürünler için yapılıp yapılmadığı tespit edilemediğinden değerlendirme yapılamadığı, şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun almaya elverişli olduğu görülmüştür.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere her iki tarafın ticari defterlerine göre davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan taraf ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 282.523,23 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalının ayıp iddiasına ilişkin olarak açık ayıplarda TBK'nın 474/1. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (geç sayılmayacak bir süre içinde) eseri gözden geçirip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. (Yargıtay 15. HD. ████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı). Davalının ayıp iddiasına ilişkin yapılan incelemede malların açık ayıplı olduğu, bir kısım ürünlerin teslim edilmediği ve bir kısım ürünlerin de geç teslim edildiği, mahkememizce dinlenen tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere ayıp ihbarının süresinde olduğu, ayıbın varlığı ve ayıp nedeniyle indirilmesi gereken miktarın belirlendiği kabul edilerek ayıp miktarının toplam 91.740,44 TL olduğu anlaşılmıştır. Ayıp ürün bedelinin davacının alacağından mahsup edilmesi neticesinde davacının talebiyle bağlı kalınarak talep edebileceği bedelin 187.622,14 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın KABULÜ ile; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 187.622,14 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,2-187.622,14 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 12.816,47TL ilam harcından peşin alınan 2.266,00TL harcın TL mahsubu ile bakiye 10.550,49 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 466,75 TL posta masrafı, 269,85 TL başvuru harcı, 2266 TL peşin harç olmak üzere toplam 11.002,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.019,54 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair,tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip .....✍e-imzalıdırHakim ....✍e-imzalıdır