İş kazası sonucu meslekte kazanma gücü kaybı yaşayan işçinin maddi ve manevi tazminat talepli davasında usuli kazanılmış hak ve kusur oranları değerlendirmesi.
Özet: İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, davacının 05.06.2014 tarihinde geçirdiği kaza sonucu meslekte kazanma gücünün %13,1 oranında azaldığı ve kazanın oluşumunda davalı işverenin %90 kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, ilk derece mahkemesi asıl davayı kısmen kabul ederek davacıya talep edilenin altında 2.234,31 TL maddi ve 35.000 TL manevi tazminat ile birleşen davayı reddetmiş, bu karar istinaf mahkemesince esastan reddedilerek onanmış, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: KDZ.Ereğli 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 06.12.1999 tarihinde davalı işverenliğin .../... adresinde kurulu olan fabrikasında çalışmaya başladığını, 05.06.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasında sakatlanarak meslekte kazanma gücünü yitirdiğini, kazanın oluşumunda işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına aykırı olarak gerekli önlemleri almayan davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 1.000,00 TL maddi tazminatın 05.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 06.11.2018 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminata ilişkin talep miktarını 109.088,25 TL olarak ıslah etmiş ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, 05.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 392.419,54 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette dilme hattında formen olarak çalışan davacı işçinin, tedbirsiz ve dikkatsiz davranışları nedeniyle, 05.06.2014 tarihinde dava konusu kazanın meydana geldiğini belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının davalıya ait iş yerinde çalışmakta iken 05.06.2014 tarihinde iş kazası geçirdiği, 03.06.2015 tarihli komisyon kararı ile kazanın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporunda, iş kazasının meydana gelmesinde, davalı işverenin %90 oranında, kazalı işçinin %10 oranında kusurunun bulunduğunun belirtildiği, dosyada alınan 27.04.2023 tarih ve 1457 sayılı Adli Tıp Kurumu raporunda, sigortalı ...'ın 05.06.2014 tarihinde maruz kaldığı iş kazasıyla illiyetli sol ayak bileği kalkaneus kemik kırığı arızası nedeniyle, %13,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirtildiği, istinaf kaldırma kararı öncesinde alınan 16.10.2018 tarihli hesap raporunda, davalı işverenin %90 kusuru karşılığı davacının toplam kusurlu kazanç kaybının 109.088,25 TL olduğunun tespit edildiği, kaldırma kararı sonrasında alınan 25.09.2023 tarihli hesap raporunda davacının geçirdiği iş kazası nedeni ile oluşan sürekli iş göremezlik derecesine ilişkin maddi zararının, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğuna karar verilmesi halinde 2.234,31 TL olduğunun tespit edildiği, ek dava, hesap raporunda asgari ücrette gerçekleşen değişiklikler dikkate alınarak yeniden yapılan hesaba göre açılmış ise de ilk karara karşı davacının istinaf talebi bulunmamakla davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak kazalı işçi ...'ın 27.04.2023 tarih ve 1457 sayılı Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenen maluliyet oranına göre hesaplanan bedel üzerinden karar verilmesi gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın oluş şekli, olay tarihi, davacı işçinin yaşına göre davacının %13,1 olarak belirlenen maluliyet oranı da dikkate alındığında davacı lehine 35.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 2.234,31 TL maddi tazminatın ve 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla ilişkin taleplerin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle davalı tarafın bu konuda usuli kazanılmış hakka sahip olmayacağını, eğer usuli kazanılmış hak ilkesi uygulanacak ise burada yapılması gerekenin usuli kazanılmış hak uygulanmadan yapılan hesaplama sonucu eğer daha yüksek bir tazminat miktarı çıkıyorsa, bunun uygulanmaması, yani bozmadan önce hükmolunan maddi tazminatın davalı lehine bir tavan tazminata dönüştürülmesi olduğunu, birleşen dava yönünden de ayrıca hüküm kurulması ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın tamamen davacı işçinin kusuru ile oluştuğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu
belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususun bulunmaması nedeniyle istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesi kararının, maddi vakıa, usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf sebep ve gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli kaldırma ilamı öncesi tesis edilen 22.01.2019 tarihli kararında iş kazasının meydana gelmesinde, davalı işverenin %90 oranında, kazalı işçinin %10 oranında kusurunun bulunduğu ve davacının kaza nedeniyle %30,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı kabulünden hareketle 16.10.2018 tarihli hesap raporuna göre 109.088,25 TL maddi tazminata hükmolunduğu, davalı vekilince anılan karar karşı istinaf yoluna başvurulduğu, kaldırma ilamında kusur oranın tespiti yönünden eksik araştırma yapıldığı ve davacı kazalının sürekli iş göremezlik oranının tespitine dair prosedürün eksik işletildiği gerekçesine dayalı olarak Mahkeme hükmünün kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderildiği, kaldırma kararı sonrasında alınan kusur raporunun aynı mahiyette düzenlendiği devamla prosedürün işletilmesi sonucu davacının sürekli iş göremezlik oranının %13,1 olarak kesinleştirildiği, Mahkemece aldırılan 25.09.2023 tarihli hesap raporunda davacının geçirdiği iş kazası nedeni ile oluşan sürekli iş göremezlik derecesine ilişkin maddi zararının, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğuna karar verilmesi halinde 2.234,31 TL olduğunun tespit edildiği, açılan ek dava, hesap raporunda asgari ücrette gerçekleşen değişiklikler dikkate alınarak yeniden yapılan hesaba göre açıldığı, Mahkemece ilk karara karşı davacının istinaf talebi bulunmamakla davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak asıl dava yönünden davacı lehine 2.234,31 TL maddi tazminata karar verildiği, birleşen davanın ise reddolunduğu anlaşılmaktadır.
SGK gelirlerinin (geçici iş göremezlik ödeneği ve ilk peşin sermaye değerli gelir) tenzilinde kamu düzeni ilkesi kapsamında uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı TBK'nun 55. maddesi kapsamında rücu edilebilir olan kısmının hesaplanan tazminat alacağından tenzil edilerek davacının netice tazminat alacaklarının belirlenmesi gerektiği açıktır.
Somut olayda, davacının kaldırma ilamı öncesi tesis edilen 22.01.2019 tarihli kararı istinaf etmemesi nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu kabulü ve belirlenen %13,1 oranındaki sürekli iş göremezlik oranının 22.01.2019 tarihli karara esas 16.10.2018 tarihli hesap raporuna uygulanması yerinde ise de davacının %13,1 oranındaki sürekli iş göremezliğine göre hesaplanan maddi zararından TBK 55. maddesi gereğince Kurumca belirlenen %30,2 oranına göre bağlanan gelirin mahsubu hatalı olmuştur. Ayrıca birleşen davanın reddi yerinde ise de davalı vekili lehine maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdiri hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda yapılan açıklamalar gereğince davacının 25.09.2023 tarihli hesap raporunun 1. seçeneğine göre hesaplanan maddi zararından %13,1 oranına göre Kurumca bağlanması gereken sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerini bilirkişi marifetiyle tespit ettirmek ve TBK 55. madde hükümlerine göre mahsup etmek ile usuli kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak usulüne uygun vekalet ücreti takdiri içeren bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!