Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari temizlik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş faturaların icra takibine itirazın iptali ve alacak talebi davası.
Özet: Taraflar arasında imzalanan temizlik hizmetleri sözleşmesine dayanarak verilen hizmetlerin faturalandırılmasına rağmen ödenmemesi üzerine davacı, davalı aleyhine başlatılan ilamsız takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talebinde bulunurken; davalı, müvekkilinin borcu olmadığını, davacının alacağını kesin delillerle ispatlaması gerektiğini, faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağını, hizmetin gerçekleştiğinin ispatının zorunlu olduğunu, sözleşme bedelinin ödendiğini ve dava konusu değerin yüksekliği nedeniyle hukuki işlemlerin senetle ispatının gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 05.01.2024 imza tarihli Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi ile, diğer davalıya ait işyerine 4 temizlik görevlisi ile temizlik hizmeti vermek üzere anlaşıldığını, sözleşmenin 2.5. Maddesine istinaden, ihtiyaca göre değişen sayılarda temizlik görevlisi ile temizlik hizmeti verilmeye başlandığını, davalıya sözleşme ile verilen hizmet karşılığı düzenlenen faturaların, e-fatura oldupunu ve davalının e-faturaları iade etmediği gibi faturalara her hangi bir itiraz da da bulunmadığını, İşbu faturalardan kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Es sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı ile müvekkili arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde çalıştırılan temizlik görevlilerinin 1-.... 2-.... olduğu, çalıştırdığı işbu işçilerin hakediş ücretlerinin .... Bankası .... şubesinden ödendiğini, .... Bankasına yazılacak müzekkere ile, işbu işçilerin 1.1.2024- 31.5.2024 tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin gönderilmesinin istendiğini, müvekkilinin .... sicil nolu ilave işyerine ilişkin kayıtların da SGK'dan istenmesini talep ettiklerini, gelecek belgeler incelendiğinde davalıya temizlik hizmeti verildiğinin ortaya çıkacağını, kaldı ki sözleşmenin 16.4. maddesine göre, işbu faturaların 5 işgünü içinde ödenmesi gerektiğini, aynı sözleşmenin 16.5. maddesinde de , ödemelerin gecikmesi halinde, hiçbir ikaz, ihtar ve hükme gerek kalmaksızın faturanın kesildiği tarihten itibaren , her geciken gün için, bankalarca mevduata uygulanan en yüksek reeskont faizi uygulanacağını, izah edilen nedenlerle Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ..... Es sayılı dosyasına vaki haksız itirazın iptali ile,takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatının en yüksek banka reeskont faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;icra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, davacı davaya konu olan faturayı delil olarak sunmuş olsa da müvekkilimizin ticari defterleri ile davacının ticari defterleri birbirini doğrulamadığını, davacı ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamadığını, davacı, alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi, ...... E., .... K. Sayılı Kararı “Dava, faturadan kaynaklanan satış nedeni ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Davacı satıcı, mal teslimini kanıtlamak zorundadır. Davada münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanılmamıştır. Davacının kendi defterlerindeki kayıtlar dayanak belge ile doğrulanmadığı sürece mal teslimi hususunda tek başına delil olarak kabul edilemez. Mahkemece, ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek, davacının teslimine ilişkin kanıtları toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.”Davacı dava dilekçesinde her ne kadar faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmişse de faturalar tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağını, faturalarla birlikte aynı zamanda fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, hizmet karşılığı sözleşmede belirtilen ücret davalı müvekkili şirket tarafından ödenmiş olup herhangi bir borç bulunmadığını, Yargıtay .... H.d., 28.06.2018 Tarih, ..... E., ..... K. Sayılı Kararı “Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlanamayacğını, Malın teslim edildiğinin ispatlanması gerekir. Davalı tarafın ticari kayıtlarını ibraz etmemiş olması münhasıran defterlerine dayanılmadığından herhangi bir sonuç doğurmaz. Somut olayda davacının malın teslimine ilişkin dosyaya sunduğu deliller üzerinde araştırma yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.”6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200. maddesine göre; “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.” huzurdaki dava değeri ispat sınırından fazla olduğundan senetle ispatı zorunlu olduğunu, izah edilen nedenlerle davanın reddine, müvekkili aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 267.402,20 TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 258.962,85 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir. Alınan bilirkişi ek raporunda; SGK kayıtları, 6 personelin ilgili dönemde fiilen istihdam edildiğini, banka dekontları ise tüm personel ücretlerinin düzenli ödendiğini ve hizmetin tam olarak ifa edildiğini gösterdiği belirtilmiştir. Bu nedenle hizmetin eksik ifa edildiğine dair itirazların reddine karar verilmiştir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi kök ve ek raporunun hükme elverişli olduğu, asıl alacağın 258.962,85 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının asıl alacak yönünden kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İşlemiş faize yönelik talep ise TBK'nun 117. maddesi gereğince temerrüt oluşmadığından reddedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece ..... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 258.962,85TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 51.792,57TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 17.689,75TL ilam harcından peşin alınan 4.566,50TL harcın mahsubu ile bakiye 13.123,18TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00TL bilirkişi ücreti, 160,00TL posta masrafı, 427,60TL başvuru harcı, 4.566,57TL peşin harç olmak üzere toplam 13.154,17TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 41.434,05TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip .....¸e-imzalıdırHakim ....¸e-imzalıdır