İş kazası sonucu yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat talepli davasında kusur oranları, maluliyet tespiti ve tazminat hesaplamaları üzerine ilk derece mahkemesinin kısmi dava ve ıslah değerlendirmesiyle ilgili kararı.
Özet: Davacı, 28.10.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda %16 maluliyetle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi, kazada davacı işverenin %60, forklift operatörünün %20 ve davacının %20 kusurlu olduğunu, asıl-alt işveren ilişkisi nedeniyle tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, davacının kısmi davayı ıslah yoluyla artırdığı 595.511,09 TL maddi tazminatın ödenmesine karar vermiş, ancak iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesi nedeniyle ileri sürdüğü tazminat talebini ise ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Eskişehir 1. İş MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ............... Fabrikaları AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 28.10.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusurlu olduğunu belirterek 5.000,00 TL maddi tazminat, 5.000,00 TL iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesi nedeniyle tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 16.5.2023 tarihli dilekçe ile 595.511,09 TL olarak arttırmış, 27.11.2023 tarihli dilekçe ile de 796.847,79 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde, iş kazasının müvekkilinin kullandığı iş makinası ile geri manevra yaparken gerçekleştiğini, iş makinasının geri manevra yaparken sesli ve ışıklı ikazda bulunduğunu, davacının müvekkilinin çalışma alanından uzak durması gerektiği halde bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek iş kazasının oluşumuna sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... .......... San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının olay tarihinde diğer davalı........ Baskı ve Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. çalışanı olup, müvekkil şirket ile diğer davalı arasında asıl-alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığını, kazazedenin müvekkili şirket ile herhangi bir hukuki bağının mevcut olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı .......... ve Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, iş güvenliği uzmanı tarafından tüm eğitimlerin verildiğini ve tüm güvenlik önlemlerinin alındığını, tahkikat dosyası, kaza tespit tutanağı ve diğer belgelerden forklift ve personel yollarının ayrılmış olduğunun açıkça anlaşılacağını, kazanın meydana gelmesinde asli kusurun davacıda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı .... Baskı ve Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde, davalı ... .... San. A.Ş.'ye hizmet vermekte iken iş kazası geçirdiği, söz konusu kaza nedeniyle davacının %16 oranında maluliyetinin bulunduğunun Yüksek Sağlık Kurulu ve ATK 3.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen raporlar ile sabit olduğu, olayın oluş şekli ve alınan kusur raporları dikkate alınıldığında olayın meydana gelişinde davalı ... ve Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.'nin %60 oranında, kazaya karışan ...'nun %20 oranında, davacının da %20 oranında kusurlu olduğu, bu kapsamda davalı ...... ve Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. ile kazaya karışan forklift operatörü ...'nun sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olarak kabul edilmesi gerektiği, aktüerya bilirkişi tarafından söz konusu kusur raporu esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının maddi zararının 10.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda 595.511,09 TL olduğunun, 20.09.2023 tarihli ek raporda ise asgari ücrette değişiklik olması nedeniyle 796.847,79 TL tespit edildiği, her ne kadar meydana gelen kazada .... San. A.Ş.'nin herhangi bir kusuru bulunmadığı tespit edilmiş ise de dosyaya sunulan belgelerden davalı şirketler arasında alt işveren - asıl işveren ilişkisi bulunduğuna kanaat getirilmekle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği, yine her ne kadar davacı tarafça davanın belirsiz alacak davası açıldığından bahisle 16.05.2023 tarihli dilekçesinin değer artırım dilekçesi, 27.11.2023 tarihli dilekçesinin ise ıslah dilekçesi olduğu ileri sürülmüş ise de davacı tarafından dava dilekçesinde açıkça davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğinin belirtilmediği, bu nedenle açılan davanın kısmi nitelikte olduğu görüldüğü ve 16.05.2023 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabul edildiği, 27.11.2023 tarihli dilekçeye ise itibar edilmeyerek bu doğrultuda taleple bağlı kalınarak 595.511,09 TL maddi tazminatın hüküm altına alındığı söz konusu maddi tazminatın yanında davacının ayrıca iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesi nedeniyle maddi zarara uğradığı ispatlanılamadığından bu alacak talebinin reddine karar verildiği, olayın oluş şekline, kusur oranlarına, maluliyet oranına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücü, 26.06.19 66... /7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminat ile taleple bağlı kalınarak 595.511,09 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesinden dolayı uğradığı zarar sebebiyle tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ....ve Cam Fabrikaları A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Türkiye ....Fabrikaları A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin dava konusu iş kazasında hiçbir kusuru bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, aralarında herhangi bir hukuki bağ bulunmadığını, davacının iş kazasının meydana geldiği tarihte diğer davalı .... Baskı ve Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. çalışanı olduğunu, müvekkili şirket ile ...Baskı ve Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. arasında baskı ve dekorlama sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun cam ambalaj mamüllerinin ambalaj değişimi, ambalaj yenileme işlemleri cam kırığı ve atıklarını ayrı ayrı renklerine ve ciltlerine uygun şekilde ayrılıp stoklanıp muhafaza edilmesi olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında diğer davalı ile aralarında alt işveren-üst işveren ilişkisi bulunmadığını, diğer davalı şirketin bizzat kendi personeli ve makineleri ile yerine getirdiği işin yürütümü sırasında kazaya neden olabilecek herhangi bir ihmal veya emir ve talimatın bulunmaması nedeniyle müvekkili şirkete atfı kabil herhangi bir kusurun bulunmadığını, manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, kabul edilen manevi tazminat bedelinin makul olmadığını beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davanın niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olduğu, aksi yöndeki mahkeme kabulünün yerinde olmadığı ,ne var ki maddi zararın 595.511,09 TL olarak belirlendiği 13.03.2023 tarihli hesap raporuna davacı vekili tarafından itiraz edilmemesi nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetildiğinde mahkemece verilen kararın sonuç itibariyle yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.