Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin kambiyo senedi olan çekin ödeme yasağına rağmen meşru hamilinin tespiti ve cirantaların sorumluluğunu değerlendiren menfi tespit davası.
Özet: Bu hukuki evrak, keşideci ve ilk ciro eden konumundaki davacıların, üzerlerinde icra takibi başlatılan bir çekin son hamili olan davalıya borçlu olmadıklarının tespiti için açtıkları menfi tespit davasını konu almaktadır; davacılar, çek üzerinde ödeme yasağı bulunduğunu, daha önce istirdat davası açarak tedbir kararıyla icra borcunu yatırdıklarını ancak bu kararın kendilerini tam korumadığını iddia ederek takibin durdurulmasını ve borçsuzluklarının tespitini talep ederken, davalı ise çeki iyi niyetli üçüncü taraf olarak devraldığını, karşılıksız çıkan çek için tüm cirantalara karşı yasal hakkını kullandığını ve davacıların sorumluluğunun devam ettiğini savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2025KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Davacılar tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Bakırköy ..... Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasından müvekkillerine ödem emri gönderildiğini, takip dayanağının ..... bank A.Ş ..... şubesine ait, █████/2017 keşide ve 10.000,00 TL'lik çek olduğunu, işbu çek bedelinin tahsili için ödeme günü itibari ile banka hesabına başvurulduğuda Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası ile ödeme yasağının olduğunun çekin arkasına işlendiğini, ayrıca çek hamilinin belli olması üzerine davacı ..... Gıda Şirketi vekiline menfi tespit ve istirdat davası ikame etmesi için süre verildiğini ve bunun üzerine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası ile tedbir talepli istirdat davası açıldığını, açılan menfi tespit ve istirdat davasında tedbir talebinin kabul edildiğini ve karar gereğince icra dosya borcu hesaplanarak dosyaya yatırıldığını, ancak verilen tedbir kararında müvekkilleri lehine onları koruyucu bir hüküm olmadığını, alacaklının talebi üzerine dosya borcunun müvekkillerinden edilebilecek durumda olduğunu, ayrıca çek bedelinin çekin tarihi itibariyle banka hesabında bloke edildiğini belirterek Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, tedbir talebinin kabulü ile müvekkilleri aleyhine açılan takibin dava sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasına, takip konusu çekin meşru hamilinin belirsiz olması sebebi ile sınırlı olmak üzere müvekkillerin davalıya borçlu olmadığının tespitine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkillinin iyi niyetli 3. Kişi durumda olduğunu, Zira ödeme yasağı birden fazla sebepten dolayı koyulabildiğini, müvekkilinin de çeki müvekkil şirkete veren önceki ciranta olan ..... Gida San. Diş.Tic. Ltd. Şti.’nin borcunu ödememesi üzerine çeki icra takibine koyduğunu, müvekkil şirketin de söz konusu çekin karşılıksız çıkması neticesinde çeki icra takibine konu etmiş ve çek metninde yer alan cirantalara karşı icra takibi başlatıldığını, söz konusu bu durumun müvekkili şirketin yasal hakkı olduğunu ve çekte yer alan tüm cirantalara karşı icra takibi yönetilebilmekte olduğunu, müvekkili şirketin davacılar ile arasında dava konusu çek harici başka herhangi bir ticari ilişki söz konusu olmadığını, çekin ciranta silsilesi ile müvekkil şirkete kadar geldiğini, çekin karşılıksız çıkması sebebiyle de çekte yer alan cirantalara karşı icra takibi yöneltildiğini, bu durumun müvekkili şirketin yasal hakkı olduğunu, davacı konumundaki cirantalara karşı da takip başlatıldığını, dolayısıyla ciranta konumunda olan davacıların icra takibi neticesinde sorumlulukları devam ettiğinibelirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını menfi tespit ve istirdat davası ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer.Çek aslının mahkememizce yapılan incelemesinde; davacılardan .....'in lehdar ve ilk ciranta olduğu, sonraki cirantanın diğer davacı ..... Şirketi olduğu, davalı ..... şirketi ile davacı ..... Şirketi arasında 3 tane ciranta olduğu, davacıların yazı ve imza inkarının bulunmadığı görülmüştür.Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas, ..... Karar sayılı dosyasında" TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür." düzenlemesi bulunmaktadır. Davacının ciranta .... Gıda Teks. Tur. İnş. ve Otom. San. Tic. Ltd. Şti. 'den sonra yetkili hamil olduğunun tespitini talep ettiği, çekin davanın açıldığı tarih itibariyle en son hamilinin ..... Gıda Tarım A.Ş. olduğu, davalı ......... firması ile ..... Gıda firması arasında üç ciranta bulunduğu, her ne kadar çeki elinde bulunduran ......... Gıda Tarım A.Ş.'nin çeki aldığı ..... Gıda şirketi yetkilisi çekteki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de, önceki cirantalarda dikkate alındığında ..... Gıda şirketi yetkilisinin imzası yönünden inceleme yaptırılmamış, davalı ......... Gıda A.Ş.' nin ve diğer cirantalarının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun dosya kapsamı itibariyle ispatlanamaması, davalı ..... Bankasının ise hamil olmayıp çekin takasa sunulduğu banka olduğu ve bu nedenle taraf sıfatının bulunmadığı gözetilerek, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklindeki gerekçi ile davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin ........ esas ..... karar sayılı ve █████/2024 tarihli ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş olup karar kesinleşmiştir.Kambiyo senetlerinden olan çek, Türk Ticaret Kanunu’ nda tanımlanmamıştır. TTK 780. Maddede belirtilen çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, kanunun öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna., E/ Göç Gürbüz, D: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s:268).Çek bir kıymetli evraktır. Her kıymetli evrak gibi çekte bir hak içerir ve bu hak çeklerde bir alacak hakkıdır. Çeke bağlanmış olan alacak hakkının istenebilmesi için çekin ibrazı şarttır. Başka bir kişiye devri de ancak çekin devri yoluyla sağlanabilir.Düzgün bir ciro silsilesi ile hamil görünen kimseye meşru hamil denir ve bu kişi çekten doğan hakları kullanabilir.Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.Çekten dolayı kendisine başvurulan kişi hamile karşı bir takım def'ileri ileri sürebilir. Bunlar çekten kaynaklı (çekte kendisine ait imzanın sahteliği, çekte tahrifat gibi) mutlak defiler ile TTK 687/1 maddesinde belirtilen şahsi (bedelsizlik iddiası gibi) defilerdir. Mutlak def'iler herkese karşı ileri sürülebilirken, şahsi def'iler ise ancak ilişkide bulunulan kişiye, kötü niyetli olması halinde hamile karşı ileri sürülebilirler. (TTK 687)Muhatabın çeki ibraz eden kişiye geçerli bir ödeme yapabilmesi için bu kişinin çek bedelini tahsil konusunda talep hakkına sahip olması zorunludur. Emre yazılı çeklerde düzgün bir ciro zinciri ile hak sahibi olduğu anlaşılan kişi (yetkili hamil) olması gerekir.Davaya konu çekte davacının ciranta olduğu, davalının da ciranta olduğu, davacının imza inkarının bulunmadığı, davacı vekilinin mahkememizce alınan beyanına göre davaya konu hırsızlık olayı ile ilgili herhangi bir ceza dosyasının bulunmadığını belirttiği anlaşılmıştır.TTK.'nın 792. Maddesi gereğince çekin herhangi bir surette hamilin elinden çıkması halinde, ister hamile yazılı, ister ciro yolu ile devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkının 790. Maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan kanunun 790. Maddesi gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır düzenlemesi bulunmaktadır.Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı kuralının mevcut olduğu, kambiyo senetlerinin temelindeki borç ilişkisinden bağımsız olarak mücerret borç ikrarını içerdiği özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, somut olayda senede karşı senetle ispat zorunluluğu söz konusu olduğu ve imza da inkar edilmediğinden, davacının senedin bedelsizliğini ancak yazılı delille ispatının mümkün olacağı, davalı ......... firması ile ..... Gıda firması arasında üç ciranta bulunduğu, dolayısıyla ciro silsilesinin kopuk olmadığı, davalı tarafın davaya konu çeki kötü niyetli iktisap ettiği yada iktisabında ağır kusurunun olduğu ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 194,74 TL harçtan mahsubu ile bakiye 420,66 TL davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından sarf edilen 28,00 TL posta masrafının davacılardan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 11.168,90 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip .....e-imzalıdırHakim ....e-imzalıdır