Ticari satımdan kaynaklı istirdat davasında, taşıyıcının hırsızlık sonucu çalınan malların bedelini icra yoluyla ödedikten sonra davalıdan geri isteme talebi.
Özet: Bu istirdat davasında, nakliye işiyle uğraşan davacı, taşıma sırasında çalınan eşyalar nedeniyle davalı şirket tarafından başlatılan icra takibi sonucu ödemek zorunda kaldığı 237.000 TLnin iadesini talep etmektedir; davacı, borcunun olmadığını ve davalının zararı sigortadan talep etmesi gerektiğini savunurken, davalı ise davacının dikkatsizliği nedeniyle hırsızlığın gerçekleştiğini, kendi sigorta başvurusunun güvenli olmayan park yeri gerekçesiyle reddedildiğini ve zararı karşılamak zorunda kaldığını belirtmektedir, bilirkişi raporu ise davacının taşıyıcı olarak sorumluluğu bulunduğundan ödediği bedeli geri istemesinin yerinde olmadığı yönünde görüş bildirmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025DAVA
:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu █████/2023 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; ------- Esas sayılı konu alacağın kesinlikle hiçbir Davalı şirketin müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle icra takibine itiraz edememesi dosyası ile icra takibi başlattığını, Müvekkilinin iş yoğunluğu nedeniyle icra takibine itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, müvekkilinin banka hesaplarına bloke konması sebebi ile söz konusu takipten haberdar olduğunu, müvekkilinin daha büyük zararların önüne geçmek amacıyla tüm ferileri dahil ---- tarihinde ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkilinin nakliyat işi ile uğraştırığını, ----- plakalı çekicinin beyaz eşyaları taşımak üzere ---yola çıktığını, şoför ---- ilçesinde bulunan-------- arasında olan geniş cebe çektiği sırada aracın içindeki bazı beyaz eşyaların çalındığını, bunun üzerine firma yetkilerine ve polise haber verildiğini, eksik malların tespit edilip tutanak tutulduğunu, araç şoförünün uykusu geldiğinden herhangi bir kaza yol açmamak adına aracı güvenlik bir cebe çekip dinlendiği sırada hırsızlık olayının bahsedilmeyeceğini, aracın güvenli bir yerde olmasına rağmen ve yeterli kilit korumasına sahip iken eşyaların aracın brandası kesilmek suretiyle çalındığını, davalının zararını sigorta şirketinden talep etmesi gerektiğini, davalının zarara ilşikin hesaplamasının nasıl ve ne şekilde yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığını, yalnızca ilgili bedeli müvekkilinden talep ettiğini, zararın sigorta sigorta şirketi tarafından karşılanıp karşılanmadığının dahi belirsiz olduğunu, taraflarında bulunan tutanağa göre toplamda 67 eşyanın eksik çıkmasına rağmen davalı tarafından takip dayanığından sunulmuş tutanakta toplam 73 eşyanın eksik çıktığının görüldüğünü, bu nedenle asıl alacağa itiraz ettikleri beyanla müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 237.000 TL'nin ödeme tarihi olan 25.05.2023 tarihinden itibaren faizi ile istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı Vekilinin Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirketin nakliye alanında ulusal bir firma olduğunu, ---- ait ürünlerin nakliyesinin sağlanması için ----nolu taşıma irsaliyesi ile davacı ile anlaşma sağladığını, ancak davacının aracı ile taşınan 217 adet emtiadan 73 tanesinin çalınmasına sebebiyet veriğini, davacının kusuru nedeniyle çalınan ürünlere ilişkin olarak ---- tarafından müvekkili şirkete hasar faturasının yansıtıldığını ve bu tutarın müvekkili şirket tarafından ------ ödenmek zorunda kalındığını, müvekkili şirket tarafından hasarın ödemesi için başvuruşa bulunmuş ise de sigorta şirket tarafından müvekkiline iletilen ret yazısında kurulan sigorta sözleşmesi bulunmuş ise de sigorta şirketi tarafından müvekkiline iletilen ret yazısında kurulan sigorta sözleşmesi uyarınca hırsızlık teminatının geçerli olabilmesi için aracın 7/24 güvenlikli veya bekçili, daimi gözetim altında bulunan kontrollü park yerinde beklerken gerçekleşen hırsızlık fiillerinin teminat kapsamında olduğu, somut olayda güvenli alana park sağlanmamış olduğundan teminat kapsıma dışında olduğu tespit edildiğinin bildirildiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında kurulan taşıma sözleşmesi gereğince davacının üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve ürünlerin çalınmasına sebebiyet verdiği beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.12.02.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davalının davacıya keşide ettiği ihtarnamede yansıtma faturasında ve tutanakla kayıtltı 73 adet beyaz eşyanın nakliye sürecinde çalınması yüzünden oluşan zararın karşılığı için asıl alacak miktarı olarak davalının davacıdan icra takibine konu etmek suretiyle tahsil ettiği 186.307,71 TL'sıni davacının fiili taşıyıcı olarak somut olayda üstlendiği mesuliyet kapsamında tazmin etmesi gerektiğinden davalıdan geri istemesinin yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınan malların çalınması nedeniyle ----- Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacının ödediği bedelin davalıdan istirdadı talebine ilişkin alacak davasına ilişkin olduğu görüldü.TTK'nın 875/1 maddesinde "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." denilmek suretiyle taşıyıcının sorumluluğu düzenlenmiş, sorumluluktan kurtulma halleri 876 ve 878 maddelerinde, sorumluluğun sınırı ise 882 maddede belirtilmiştir. 886. madde de " Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz." denilmiştir.Hırsızlık nedeniyle 18.03.2022 tarihinde davalının müşterisi tarafından 2 farklı tutanak tutulduğu ve tutanaklar arasında 6 adet ürün farkı bulunduğu, mahkememizce ---- yazılan müzekkereye verilen cevapta ilk tutanakta 67 adet olarak yanlış yazıldığı bu nedenle ikinci tutanakta bu hususun düzeltildiği ve 73 adet ürünün çalındığı belirtilmiştir.Davacı taşıyıcı TTK 875.maddeye göre taşıdığı emtianın ziyaından sorumludur. Olayda TTK 876. ve 878. maddeler kapsamında sorumluluktan kurtulma halleri bulunmamaktadır. Kusur konusunda bilirkişi incelemesi yapılmış olup; Somut olayda olduğu gibi “nakliye sürecinde aracın güvenlikli bir park alanı yerine otoyolda park halindeyken brandası kesilmek suretiyle çalınan” 1.227 kiloluk kısmı için taşıyıcının tazminat bağlamında TTK Md.882`de öngörülen mesuliyet sınırı bilirkişi kök raporunda 207.264,72 TL. olarak hesaplanmış; bu miktarın davalı tarafa yansıtılan ve davalının davacıya ihtarname keşide ettikten sonra asıl alacak olarak icra takibine konu ettiği ve somut olay için (fiili taşıyıcı yani taşıyan olarak zararın tazmininden sorumlu olması gereken) davacıdan tahsil ettiği 186.307,71 TL.`nin üzerinde olduğu (yani davalının icra takibine konu etmek suretiyle davacıdan tahsil ettiği miktarın taşıyıcının Md.882`deki mesuliyet sınırını aşmadığı) tespit edilmiş; Bu nedenlerle, davalının davacıya keşide ettiği ihtarnamede, yansıtma faturasında ve tutanakta kayıtlı 73 adet beyaz eşyanın nakliye sürecinde çalınması yüzünden oluşan zararın karşılığı için asıl alacak miktarı olarak davalının davacıdan icra takibine konu etmek suretiyle tahsil ettiği 186.307,71 TL.`sini davacının fiili taşıyıcı olarak somut olayda üstlendiği mesuliyet kapsamında (“ağır kusurlu olmasa bile” bu miktar TTK. md.882`de öngörülen mesuliyet sınırını aşmadığından ve tazminat bağlamında kendisini sorumluluktan kurtarabilecek TTK. Md.878 ve/veya Md.876`da öngörülen herhangi bir beyyineden istifade edemeyeceğinden) tazmin etmesi gerektiğinden, “davalıdan geri istemesinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL harcın, davacı tarafça dosyaya yatırılan 4.050,79 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan bakiye 3.435,39 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE,4-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Dosyada sarf edilen yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,6-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile---- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025