Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, oto servis hizmetlerinden doğan belirsiz ticari alacağın tespiti ve tahsili için açılan davada bilirkişi raporu ışığında muhasebe kayıtlarındaki uyuşmazlıklar değerlendiriliyor.
Özet: Araç bakım ve onarım hizmeti sağlayan davacı şirket, davalıdan ticari satım ve cari hesaptan kaynaklanan ödenmemiş alacaklarını talep ederken, davalı ödemelerin düzenli yapıldığını ve geçmiş hukuki süreçlerdeki usuli ret kararlarını gerekçe göstererek borcu reddetmiş; yapılan bilirkişi incelemesi ise tarafların ticari defterlerinde uyuşmazlıklar bulunduğunu, davalının bazı faturaları kaydetmemesi nedeniyle alacak-borç dengesinde farklılıklar oluştuğunu ve davacının kayıtlarına göre alacaklı olduğunu tespit etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, mekanik, elektrik, motor, kaporta, boya, orijinal yedek parça, bakım ve onarım servisi olarak ticari faaliyet gerçekleştirmekte olduğunu, davalı şirkette endüstriyel ürünler konusunda ticari faaliyet yürütmekte olduğunu, iş bu ticari faaliyet çerçevesinde müvekkili şirket ile davalı şirket arasında araç bakım ve onarımları konusunda cari hesap şeklinde akdi ilişki gerçekleşmiş olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete karşı fatura ve cari hesaptan kaynaklanan borçlarını ödememiş olduğunu, Müvekkili şirketin, davalı şirketten olan alacağı, ticari defter ve kayıtlar, cari hesap tablosu ve faturalar ile açık bir şekilde ortada olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketten olan asıl alacak ve faiz ile toplam güncel alacağı ancak otomotiv uzmanı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyet raporuyla ortaya çıkabilecek nitelikte olduğunu, dava öncesi arabuluculuk müessesine başvurulmuşsa da arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu tüm bu nedenlerle; Davamızın HMK md 107 doğrultusunda belirsiz alacak davası olarak görülmesine, davanın kabulüne, davalının, müvekkili şirkete olan dava konusu borcunun talep artırım dilekçesi sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL’sinin borcun doğum tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkilimize verilmesine, fazlaya ilişkin tüm yasal hakların saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararı olmadığını, zira talep ettiği alacak miktarı, davacı tarafça daha önce belirlenmiş olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiği, davacı tarafından daha önce aynı iddiayla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... Esas dosyasıyla müvekkile icra takibi başlatılmış, taraflarınca borca itiraz edilmiş olduğunu, bunun üzerine davacı tarafından Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile itirazın iptali davası açılmış ve yargılama neticesinde davanın süre aşımından reddine karar verilmiş olduğunu, davacının aynı alacak için işbu davayı açmış olduğunu, yani alacağın miktarı davacı bakımından "belirli" nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmamakta olduğunu, davacı şirkete ödemelerin düzenli olarak yapılmış olduğunu, davacı firmanın, müvekkili firmanın araçlarının periyodik bakımlarını ve onarımlarını yapmakta olduğunu, bu kapsamda davacı tarafından müvekkili şirkete faturalar düzenlenmekte ve bu faturaların ödemeleri müvekkili şirket tarafından yapılmakta olduğunu, müvekkili şirketin davacı firmaya, borcu bulunmamakta olduğunu, davacı firmanın, müvekkil şirketten, müvekkile vermediği bir hizmetin bedelini talep etmekte olduğunu, haksız kazanç peşinde olduğunu, tarafın ticari kayıtları üzerinde yapılacak bir inceleme ile de bu durum ortaya çıkacağını davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleriyle birlikte yasal vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Mahkememiz dosyasına SMM ... ve makine mühendisi ... 'dan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda özetle; " Davacı tarafın 2018 , 2019 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup tasdik açısından sahibi lehine delil kabiliyetleri vardır. Davalı tarafın 2018 , 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup tasdik açısından sahibi lehine delil kabiliyetleri vardır. Davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 10.274,81 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davalı taraf kayıtlarına göre 31.12.2018 tarihi itibariyle davacının davalıdan 12.241,19 TL alacaklı olduğu , 08.03.2019 tarihi itibariyle gönderilen havale ile bu bakiye borcun kapandığı ve davalının davacıya borcunun kalmadığı görülmektedir. Tarafların kayıtları sonucunda alacak-borç tutarının 2018/Ekim dönemi sonu itibariyle 1021 TL farkla uyumlu olduğu ancak daha sonra davacı tarafından düzenlenen bazı faturaların davalı tarafından kayıtlara alınmaması sonucunda bakiye açısından uyumsuzluğun ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda ... Otomotiv Gıda Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ünvanlı firmanın 1999 yılında İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde açılan ... Yetkili Servisi'nde mekanik, elektrik, elektronik, kaporta ve boya alanında faaliyet göstermekte olduğu, fiziki kapasitenin 600 metrekare kapalı alanda mekanik, elektrik, kaporta ve boya hizmetleri hususlarında oto bakım ve periyodik bakım servis hizmetleri vermiş olduğunu " belirtmiştir.Mahkememiz dosyası ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyeti tevdi edilmiş, █████/2025 tarihli ek raporda özetle; "MALİ AÇIDAN: * Mali açıdan KÖK Raporda yapılan değerlendirmelerde bir değişiklik olmamıştır. * Davalı tarafından mail ortamında ... plaka sayılı, .... plaka sayılı, ... plaka sayılı .... plaka sayılı araç tamir -bakım faturaları ve araç kabul kartlarının son durumları hakkında bilgi istenilmiş olduğu, * Yapılan araştırma sonucunda ... Otomotiv Gıda Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ünvanlı firmanın 1999 yılında İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde açılan ... Yetkili Servisi'nde mekanik, elektrik, elektronik, kaporta ve boya alanında faaliyet göstermekte olduğu, fiziki kapasitenin 600 metrekare kapalı alanda mekanik, elektrik, kaporta ve boya hizmetleri hususlarında oto bakım ve periyodik bakım servis hizmetleri vermiştir. Mahkeme Hakimliğinin EK Rapor düzenlenmesi Kararına binaen “... gerekirse onarım yapılan araçlar üzerinde yerinde inceleme yapılarak” ifadesi ile 2018 yılı Kasım ve Aralık aylarına faturalara konu onarım hizmetinin davalıya verilip verilmediği hususunda aradan 6 yıl geçtiği ve 6 yıl boyunca araçların görme ve inceleme imkan ve kabiliyetinin olamayacağı ve mümkün olmamakla birlikte araçlar bulunsa dahi bahse konu tamir ve bakım hizmetlerinin nitelik ve niceliğinin değişmiş olacağı ve mali/parasal konularla ilgili olarak KÖK Bilirkişi Heyeti Raporu'nda detaylı açılama yapıldığı ve bu açıklamalar ışığında talep edilen konularda bir inceleme ve değerlendirme yapılması imkan ve kabiliyetinin kaybolduğuna" olarak belirtmiştir.█████/2025 tarihli celsede dosyanın önceki bilirkişi heyetine (....) tevdi ile, heyete 1 Otomotiv konsuunda uzman bilirkişi eklenmesine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle; " Dosya muhteviyatı bilgi, belge ve e-posta yazışmalarından Davalının sahibi olduğu araçlar için Davacı şirketten servis hizmeti aldığının anlaşıldığı, dosyaya sunulan 05.12.2018 tarihinde seri olarak düzenlenmiş olan 4 adet fatura toplamının KDV dahil 6.072,17 TL olduğu, Mali açıdan kök raporda ulaşılan değerlendirmeyi değiştirecek ya da eklenecek bir husus görülmediği, Araç kabul kartları ve faturalarda geçen ... plakalı araçların artık davalı firma mülkiyetinde olmadıkları, Hakimlik Makamınca alınan Ara Karar’daki “...itirazlarında da değerlendirilerek dosya kapsamına göre davacı tarafından davalıya hizmet verilip verilmediği hususunun tespit edilmesi...” hususunda teknik yönden bir imkân ve kabiliyetinin bulunmadığına, Uyuşmazlık hususunda bilirkişiliğimizce yalnızca teknik görüş bildirildiğini" belirtmiştir.Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıdan araç bakım ve onarımdan kaynaklı cari hesap ve fatura alacağı olup olmadığı, davalı tarafından işbu borcun ödenip ödenmediği konularında olduğu anlaşılmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.Mevcut olayımızda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 10.274,81 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya havale göndermiş olması sebebiyle borcunun kalmadığı tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıya servis hizmet verip vermediği noktasındadır. Yine hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafından davalıya hizmet verildiği tespit edilmiştir. Davacı taraf davalıya verdiği iş bu hizmet kapsamında toplamı 6.072,17 TL olan 4 adet fatura kesmiştir. Davacı tarafından kesilen 4 adet fatura davalı defter ve kayıtlarında kayıtlı değildir. Davacı tarafın hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre faturalara konu hizmeti verdiğini ispat ettiğinden davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olmama durumuna itibar edilmemiştir. Sonuç olarak davacı tarafından 4 adet fatura toplamı 6.072,17 TL olan hizmetin davalıya verilmesi sebebiyle, iş bu davanın kısmi dava olarak açılmış olması sebebiyle ıslah dilekçesi kapsamında davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ İLE; 6.072,17 TL'nin; 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 5.072,17 TL'sinin ıslah tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 183,00 TL posta masrafı, 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.542,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.072,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır