Ticari mermer satışından doğan ödenmemiş fatura alacağı sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptali davası.
Özet: Satıcı konumundaki davacı şirket, ticari mermer satışından kaynaklanan 128.036,34 TL tutarındaki fatura alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine alıcı konumundaki davalı şirketin itiraz etmesi üzerine, haksız itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle dava açmıştır; davacı, usulüne uygun düzenlenen faturalara süresinde itiraz edilmediğini ve borcun kabul edildiğini savunurken, davalı ise teslim edilen mermerlerin büyük ölçüde kırık veya işlenmeye uygun olmadığını, ayıplı mal bildirimini derhal yaptığını ve alacağın haksız olduğunu iddia etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasındaki Ticari Alım-Satım İlişkisi kapsamında, davalı şirketin davacı şirketten fasılalarla olmak üzere toplamda ... satın alınıp teslim edilen ve ancak usulüne uygun olarak düzenlenip, her bir satışa istinaden ayrı ayrı tanzim edilip iletilen 5 adet faturadan oluşan 128.036,34-TL alacağı hiçbir gerekçesi ve itirazı olmamasına rağmen ödemediğini, mermerin iadesinin de söz konusu olmadığını, bu uyuşmazlık konusu kapsamındaki Mermerin kendisine teslimine ilişkin düzenlenen 6 adet Sevk İrsaliyesi ile Hesaplar Arası Muavin Dökümü dilekçe ekinde sunduklarını, bu sebeplerle, kesinleşen ve muaccel hale gelen alacağın tahsili amacıyla, davalı şirkete karşı; ... 30. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış, fakat; bu takip sebepsiz zenginleşen davalı şirket tarafından yapılan itiraz sonucu durdurulduğunu, haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına yükletilmesi gerektiğini, tanzim edilen faturalara karşı davalıca hiçbir itirazda bulunulmadığından fatura içeriğinin ve borcun kabul edildiğinin sabit olduğunu, davalı borçlu şirket, Mermer satışı neticesinde tanzim edilen; 28.03.2023 tarih 36 sayılı 27.965,92-TL, 09.04.2023 tarih 48 sayılı 42.124,09-TL, 02.05.2023 tarih 55 sayılı 26.008,33 TL, 09.05.2023 tarih 58 sayılı 7.398,56 TL , 19.05.2023 tarih 61 sayılı 24.638,44-TL faturalar ile sabit borcunu ödemediğinden hakkında icra takibi başlatıldığını, faturaların tanzim ediliği tarihten bugüne yaklaşık 1 sene geçmiş olmasına karşın müvekkil Şirkete ne fatura içeriği, ne sevk irsaliyeleri ne de satın aldıkları mermer ile ilgili hiçbir yazılı, sözlü beyan ve/veya itirazda bulunulmadığını, bu süreçte davalı şirkete teslim edilen mermerin akıbeti de belirsiz olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olarak tüm icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, zira davalıca kendisine usulüne uygun olarak tebliğ ve tanzim edilen faturalara ve düzenlenen sevk irsaliyelerine karşı hiçbir itirazda bulunulmaksızın, satın alımlara devam etme niyetine karşın; bu itirazın haksız, dayanaksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, hal böyle iken, mevzuatta öngörülen süreler içerisinde hiçbir talep ve işlem yapılmayan Fatura borçlarının muaccel olduğu tahsilinin gerektiğinin sabit olduğunu, teslim edilen mermere dair tüm elektronik irsaliyeler süresi içerisinde düzenlenip davalıya gönderildiğini, taraflar arasındaki ticari iş ilişkisinden doğan para alacağına ilişkin fatura götürülecek borç niteliğinde olduğundan alacaklı müvekkil şirket ikametgahının yetkili olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ve aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek haklı davanın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında "..." alım-satımına ilişkin ticari ilişki mevcut olduğunu, ... 30. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan bu icra takibi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı vekili tarafından ileri sürülen iddiaların dayanaktan yoksun ve gerçeğe aykırı olduğunu, davalı şirketin, davalı şirketten ticari amaçla "..." mermer satın aldığını, satın alınan mermerler farklı zamanlarda parça parça müvekkil şirkete teslim edildiğini, mermerlerin müvekkil şirkete ulaşmasının ve incelenmesinin ardından gelen mermerlerin büyük bir kısmının kırık olduğunu sağlam olanların ise katrak makinesinde işlem yapılmaya uygun olmadığı anlaşıldığını, davacı şirketin tarafından davalı şirkete teslim edilen mermerler incelemiş ve ayıplı malların fotoğrafları çekilip davacı şirket yetkilisi ile whatsapp uygulaması vasıtası ile paylaşıldığını, cevap dilekçesi ekinde sunulan ekran görüntülerinden de anlaşıldığı üzere satın alınan mermerlerin, davalı şirkete teslim edildikten hemen sonra kontrol edilmiş ve sipariş edilen/vaat edilenden farklı gelmesi sebebiyle satıcıya derhal bildirim yapıldığını, satıcı ile yapılan görüşmelere rağmen taraflar arasında bir uzlaşma sağlanamadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki iki tarafa da edim yüklediğini, fakat davacı, tarafların arasındaki ilişkinin kendisine yüklediği edimi tam ve gereği gibi yerine getirmemesine karşın müvekkil şirketten ödeme talep ettiğini , bu durumda davalı şirkete, davacı şirketin ayıplı ifası nedeniyle bir defi hakkı doğduğunu, ayıptan doğan defi hakkı, ayıptan sorumluluk şartları varsa ve geçerli bir ayıp bildiriminde bulunulmuşsa ayıplı malın alıcısı için doğduğunu, mevcut olayda açıklananlar ve dilekçemiz ekinde sunulan fotoğraflardan da açıkça anlaşıldığı üzere müvekkil şirkete teslim edilen mermerler ayıplıdır, bu nedenle davacı taraf üzerine düşen edimi henüz tam ve gereği gibi yerine getirmediğinden müvekkil şirketin borcu muaccel olmadığını, sonuç olarak davaya konu mermerler sipariş edilen/vaat edilenden farklı ve kırık gönderildiğini, davalının bu ürünlerden beklediği fayda ortadan kalkacak derecede azalmıştır, zira bu ürünler müvekkilin kullanmış olduğu katrak makinesine uygun olmadığı için makineye de zarar verdiğini, dolayısıyla satıcının bu ayıplara karşı sorumluluğu bulunmakta iken müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, dilekçe ekinde sundukları resimlerden de anlaşılacağı üzere mermerlerin ayıplı olduğu ve sipariş edilenden farklı kalitede olduğu açıkça görüldüğünü, bu nedenle ikame edilen işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini belirterek davacının haksız ve mesnetsiz davasının hakkın kötüye kullanılması nedeniyle esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, tarafların 2023 yılına ait BA-BS formları, ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır.
... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 135.823,46 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile dosya SMM Mali Müşavir, Sektör İnşaat Mühendisi ve Nitelikli Hesap Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; "...teknik bilirkişi tarafından davalı şirketin ...’nın 58 km dışında olduğu belirtilen fabrikasında incelemede bulunmak üzere taleple bulunulmasına rağmen rapor tarihine kadar davalı şirket vekili ve yetkililerince dönüş yapılmadığından yerinde inceleme gerçekleştirilememiştir. arafların tacir olduğu, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı hususu tartışmasızdır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı 18/3. maddesinde düzenlenmiş ve "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, özleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." denilmiştir. Tacirler arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için (6102 sayılı TTK.'nun 18/1-c) maddesindeki süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunması zorunludur. Bu süreler, satılan malın ayıplı olduğu teslim sırasında çıkça belli ise iki gün, açıkça belli değilse sekiz gündür.
Somut olayda davacı şirket tarafından davalı şirkete kesilen, icra takibinin dayanağını teşkil den 28.03.2023 tarih 36 sayılı 27.965,92 TL, 09.04.2023 tarih 48 sayılı 42.124,09 TL, 02.05.2023 tarih 55 sayılı 26.008,33 TL, 09.05.2023 tarih 58 sayılı 7.398,56 TL, 19.05.2023 tarih 61 sayılı 4.638,44 TL bedelli 5 adet fatura ve sevk irsaliyelerinin sunulduğu, davalı şirket kayıtlarında da bu faturaların aynı şekilde yer aldığı, davalı şirket tarafından fatura içeriğine itiraz edildiğine dair bir belge sunulmadığı, yukarıda izah edilen yasal düzenlemelere uygun ayıp ihbarına da rastlanmadığı, cevap dilekçesi ekinde sunulan whatsapp kayıtlarında sadece bir kaç kare fotoğrafın yer aldığı, fotoğrafların fatura konusu ürünlere ait olup olmadığını tespit etme imkanımızın bulunmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen fatura konusu ürünlere ilişkin bir tespit raporunun da dava dosyasında olmadığı, yukarıda izah edildiği üzere yerinde incelemenin gerçekleştirilemediği, davalı şirket tarafından takip dayanağı faturalara ait ödeme belgesi de sunulmadığı, dosya kapsamında bulunan faturalar, sevk irsaliyeleri, her iki tarafa ait ticari defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin takip dayanağı fatura bedellerini davalı takip borçlusundan isteyebileceğinin değerlendirildiği, ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı takip alacaklısının davalı takip borçlusundan icra takip tarihi itibariyle 128.135,34 TL asıl alacak + 6.051,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.186,63 TL toplam alacağı olduğu, ödeme emrinde asıl alacak tutarına istenen olarak adi kanuni faiz belirtildiğinden takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarına yasal faiz istenebileceği" belirtilmiştir.
Dosya yeniden davalı vekili tarafından bildirilen eserin bulunduğu yerde yerinde teknik inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyetince düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda özetle; "davalı vekili ...'nin davaya konu mermerlerin bulunduğu yer adresi ve mermerlerin bulunduğu adreste mermerleri taraflarına gösterecek ilgili kişi mimar ...'ın telefon numarasını verdiği, yapılan görüşmede ...'ın 'davalı firmanın ara ara atölyelerine mermer getirdiğini, davalı firma için mermer kesimi yaptıklarını, dava konusu mermer bloğun 2-2,5 sene önce atölyelerine geldiğini ancak mermer bloğun makinede kesimini yapamadıklarını, bloğun ufak parçalara ayrıldığını, dağıldığını, kullanılamaz hale geldiğini, malzemenin kendi kesim makinelerindeki bazı parçalara da zarar verdiğini, malzemenin tamamının çöp olduğunu ve atıldığını, atölyeye geldiğimiz takdirde atölyede dava konusu mermer bloğun ve parçalarının bulunmadığı'' ifade edilmiş olduğundan ara karar gereği yerinde inceleme yapılamadığından bilirkişi kök raporuyla aynı kanaatte olduklarını, bilirkişi kök raporunda bir değişikliğe gidilmediği belirtilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ticari nitelikteki satım sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağı için yapılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Somut dava, dava konusu cari hesap bakiyesinin ödenmemesinden kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında oluşan ihtilaf için “ fasılalarla olmak üzere toplamda 101,34-Ton Mermer - 4. Kalite Moloz - Tuvenan ("Mermer") alım - satım işinden” davacı tarafından tahsil edilemeyen cari hesap bakiyesi için, ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı İcra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf ise davalı şirkete teslim edilen mermerlerin ayıplı olduğunu, bu nedenle davacı taraf üzerine düşen edimi henüz tam ve gereği gibi yerine getirmediğinden müvekkili şirketin borcunun muaccel olmadığını savunmuştur.
Mahkememizce celp edilen ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 128.135,34-TL asıl alacak ve 7.688,12-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 135.823,46-TL alacağın tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, ödeme emrinin 01.11.2023 tarihinde davalı tarafa tebliği edildiği, davalının 06.11.2023 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği ve İİK 67.maddesi uyarınca işbu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nun 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, ... E. ... K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eserde ortaya çıkan ayıp, iş sahibinin eseri kullanamayacağı ve hakkaniyet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı derecede ağır bir ayıp ise, iş sahibi eseri kabulden kaçınma hakkına sahip olup, sözleşmeden dönebileceği gibi, ayıbın ağırlığının bu derecede önemli olmadığı durumlarda iş sahibi, bu tür ayıplardan dolayı, eserdeki ayıbın büyüklüğüne göre, ücretten indirim veya büyük masrafı gerektirmemek kaydıyla eserin onarımını talep edebilecektir.
Tüm dosya kapsamı itibari ile yapılan inceleme sonucunda; bilirkişi raporunda mali yönden yapılan incelemede, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen, dava ve takip konusu 5 adet toplam
128.135,34.-TL tutarında ki faturaların davalı şirket ticari defterlerinde aynı şekilde kayıtlı olduğu, davalı şirket tarafından faturalara itiraz edildiğine dair bir belge sunulmadığı, davalı şirket tarafından davacıya yapılan her hangi bir ödemeye rastlanmamakla, tarafların ticari defter ve kayıtlarının karşılıklı incelenmesi sureti ile davalı şirketin (█████/2023 Takip Tarihi) itibari ile, 128.135,34.-TL tutarında, davacı şirkete borçlu olduğu tespit edilmiş olup, yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca, davalı şirketin ayıp iddiası kapsamında davacıya usulüne uygun ayıp ihbarında bulunduğuna dair delil sunulmamış olduğu, dosyaya sunulan Whatsapp kayıtlarında sadece bir kaç kare fotoğrafın yer aldığı, fotoğrafların fatura konusu ürünlere ait olup olmadığının tespit edilemediği, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlere ilişkin bir tespit raporunun da dosyaya sunulmadığı ayrıca teknik bilirkişilerce yerinde inceleme yapılması istenilmesine rağmen davalı şirket tarafından söz konusu ürünlerin incelemede hazır bulundurulmamış olduğu dikkate alındığında davalı tarafın ayıp iddiası kapsamında ispat yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu değerlendirilerek bilirkişi raporunda mali ve teknik yönden yapılan incelemeler neticesinde, dava konusu ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı takip alacaklısının davalı takip borçlusundan icra takip tarihi itibariyle 128.135,34 TL asıl alacak + 6.051,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.186,63 TL toplam alacağı olduğu, ödeme emrinde asıl alacak tutarına istenen olarak adi kanuni faiz belirtildiğinden takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarına yasal faiz istenebileceği tespit edilmiştir.
Öte yandan, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen sözleşmede satım bedelinin ödenmesi için kesin bir vade kararlaştırıldığından söz edilemez. Diğer yandan faturaların belli bir tarihte ödeneceğine ilişkin taraflar arasında bir teamül bulunduğu da iddia ve ispat edilmemiştir.
TBK.nın 117.maddesi hükmüne göre, "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşmenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır." bu durumda, taraflarca vadenin kesin olarak belirlenmediği hallerde, borçlu ancak ihtarla temerrüde düşer.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih ve ... esas, ...karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, satım sözleşmesinde TBK.nın 207/2.maddesi hükmüne göre, tarafların edimlerin aynı anda ifa etmesi kural olup, emtianın teslimi anında satım bedelinin ödenmesi gerekeceğinden alacak muaccel hale gelmektedir. Ancak yukarıda sözü edilen TBK.nın 117.maddesi uyarınca borcun ifa edileceği gün taraflarca tayin edilmiş olmadıkça muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur düzenlemesinden sonra devamı maddelerde temerrüde düşen borçlunun şartların varlığı halinde faizde ödeyeceği düzenlenmiştir. Yine somut uyuşmazlığa uygulanması gereken TTK.nın 18/3.maddesine göre; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek maksadıyla yapılacak ihbar veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü bir mektupla veya telgrafla yapılması, yahut güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılması gerekir.
Bu durumda somut olayda muacceliyet gerçekleşmiş ise de, alacaklı tarafından borçluya usulünce çekilmiş, ödemesi gereken borcun miktarını gösteren bir temerrüt ihtarı bulunmadığı ve borcun ifa edileceği günün taraflarca birlikte tayin edildiği de kanıtlanmadığına göre temerrüt, takip tarihinde gerçekleşecektir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle, davanın kısmen kabulü ile, ... 30.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, icra takibinin 128.135,34-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek %11,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca takipteki itiraza konu olan ve hükmedilecek alacak bedeli olan 128.135,34-TL'nin %20'si oranında olmak üzere 25.627,06-TL aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-)...30.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, icra takibinin 128.135,34-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek %11,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2 -İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca takipteki itiraza konu olan ve hükmedilecek alacak bedeli olan 128.135,34-TL'nin %20'si oranında olmak üzere 25.627,06-TL aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 8.752,93-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.319,53-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.433,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 7.688,12-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 2.319,53-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.319,53TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
7-Davacı tarafından yapılan; 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 965,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.965,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 15.061,32-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 203,77 TL'sinin davacıdan, 3.396,22 TL'sinin davalıdan tahsili ile tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
10-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.█████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!