Sigorta şirketinin, firari sürücünün karıştığı trafik kazası sonucu ödediği bedelleri, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücu hakkıyla araç sahibinden tahsiline ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Sigorta şirketi olan davacı, sigortalısı davalıya ait aracın firari sürücüsü tarafından trafik kurallarının ihlali ve kaza mahallinin terk edilmesi sonucu meydana gelen ve şirketin üçüncü kişilere ödediği hasar bedellerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, davalı ise kendi kusuru bulunmadığını, aracın kaza anında kiralanmış olduğunu ve kaza tespit tutanağının sürücünün yokluğunda gerçeğe aykırı düzenlendiğini savunarak sorumluluğu reddetmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
DAVA
:Davacı Vekili 10.01.2022 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili sigorta şirketinin ----- düzenleyerek, davalı sigortalının ----plakalı hususi kullanımlı aracının risklerini teminat altına aldığını, sigortalı aracın firari sürücü ---- sevk idaresinde ----seyir halinde iken aracın sol kısmı ile karşı yönden gelen ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın arka kısmına; ön kısımları ile karşı yönden gelen ----- sevk ve idaresindeki ----------- plakalı aracın ön kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kaza Tespit Tutanağında sigortalı aracın olay yerini terk eden sürücüsünün şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymaması nedeniyle, KTK 56/1-a maddesini ihlal ettiğinden 4 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen kaza sonucu olay yeri terk edildiğinden kaza tutanağı, alkol raporu vb. Kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne açıkça aykırı davranıldığını, davalının ise, araç maliki/fişleten olması hasebiyle meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğunu, kaldı ki davalının ----- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazda “Asıl borçlu-------. Zira kendisi alkollü bir şekilde aracı kullanarak her iki araca da zarar vermiştir” şeklinde beyanda bulunarak, sürücünün alkollü araç kullandığını kabul ettiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili şirket tarafından---- plakalı araç maliki ---- hasar bedeli olarak 1.080,98 TL, --- plakalı araç maliki ----- 992 TL değer kaybı bedeli ödendiğini, ----- tutarında hasar meydana geldiği tespit edilmiş olup, bu tutarın ---- ------ tarafından ödendiğini, akabinde ----- tarafından müvekkili şirkete rücu edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonucunda ----- tarafından ödenen tutarın hasarla uyumlu olduğu tespit edildiğinden müvekkili şirketin ------ ödediğini, somut olayda davalıya ait aracın sürücüsü olay yerini terk ettiğinden ---------- başlıklı B.4/f maddesi açıkça ihlal edilmiş olup, müvekkili şirketin sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı sigortalısına ihtarname göndererek ödediği bedelin tahsilini talep ettiğini, ödeme yapmaması üzerine--------sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, taraflarınca ârabuluculuğa başvurulmuşsa.da, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalının İcra takibi başlatılmadan önce ----tutarında ödeme gerçekleştirdiğinden ------işlemiş faiz olmuş iken, sürücünün takipten sonra dava açılmadan önce ------ ödeme yaptığını, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, takip başladıktan sonra, fakat dava açılmadan önce ödeme yapılması halinde; asıl alacağa takip tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar faiz işletilmesi gerektiği ve ödenen tutarın önce faizden, katan kısmın ise, asıl alacaktan düşülmesi gerektiği görüşü benimsendiğinden 14.507,03 TL asıl alacağa takip tarihi ile ödeme tarihi arasında işleyen faizin 253,97 TL olduğundan ödenen 3.570 TL den faiz düşüldüğünde geriye 2.035,44 TL kaldığını, bakiyeyi de asıl alacaktan düştüklerinde geriye kalan 12.471,59 TL asıl alacak üzerinden davalarını ikame ettiklerini beyanla, izah ettikleri ve re'sen nazara alınacak nedenlerden dolayı davalının mal varlığı üzerine öncelikle teminatsız, aksi taktirde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalının icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile takibin 12.471,59 TL üzerinden; icra inkar tazminatı, ticari faiz, yargılama harç ve masrafları eklenerek birlikte devamına, davalının haksiz olduğu sabit bulunduğundan ve aynı zamanda takip konusu alacak likit olduğundan İİK madde 67 hükmü gereğince davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini vekaleten dava ve talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı Vekili,------Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle; Öncelikle müvekkilinin ----- altında araç kiralama işlemi yapmakta olup, kendisi açısından bu iş, ticari iş niteliğinde bulunduğundan görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davanın görev yönünden reddini talep ettiklerini, yaşanan olayda müvekkilinin kusuru olmadığı gibi araç işleteni/maliki olarak da sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, söz konusu -------- tarafından kaza tarihinde müvekkilinin şirketinden kiralandığını, kira sözleşmesinin şu an temin edilemediğini ve bilahare sunulacağını, Kaza Tespit Tutanağında sürücü ---------2918 sayılı KTK madde 56/1-a kapsamında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza tespit tutanağının tanzim edildiği sırada ------ olay yerinde bulunmaması nedeniyle tutanağın gerçeğe uygun bir şekilde tutulmadığını, tamamen orada bulunan ve kazaya karışan diğer araç sürücülerinin beyanları ile doldurulduğunda, sürücü ----- %100 ve asli kusurlu olduğunu gösterir bir delil ve ibare olmadan 3. kişiye ve dolayısıyla müvekkiline atfedilebilecek bir durum bulunmadığını, müvekkilinin icra takibine itirazında sürücü ----- alkollü olduğunu beyan etmesinin karşı taraftan duyduğu duyumlara dayalı olduğunu, kaldı ki kaza tespit tutanağında,------ alkollü olduğuna dair bir tespit bulunmadığını, sürücünün şahsi sorumluluğundan aracı kiralayan kişi olan müvekkilinin sorumlu olmasının düşünülemeyeceğini, zira müvekkilinin her araç sürücüsünün nasıl ve ne şekilde davranacağını kontrol altına almasının mümkün olmadığını, ----- alkollü olduğu varsayılsa dahi kaza ile bu durumun illiyet bağı olduğu tam olarak tespit ediimeden müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını,------- sayılı içtihatının da bu yolda olduğunu, olayın yaşanmasına sebebiyet veren sürücü ----------- işbu davaya dahil edilmesini ve davanın kendisine ihbar edilmesini talep ettiklerini, anılan icra takibinin hem müvekkili hem ----- karşı açıldığını, söz konusu kaza tespit tutanağı hatalı ve sürücünün yokluğunda düzenlenmiş olması nedeniyle kusur belirlemesi yönünden bilirkişi raporu aldırılmasını talep ettiklerini, kira sözleşmesi sunulduğunda anlaşılacağı üzere sürücü ----- aracı uzun süreli olarak kiralamış olduğundan müvekkiline atfedilebilecek bir sorumluluk bulunmadığını, işleten sıfatı da kiralayan yani araç sürücüsü ----- geçmiş olup, sorumluluğun bu şahısta bulunduğunu, müvekkilinin ------- ödeme yaptığını dolayısıyla her ne kadar müvekkilinin sorumluluğu olmasa da bütün bu ödemelerin olası bir hesaplama hesaba katılması gerektiğini, ödemelere ilişkin dekontları ekte sunduklarını beyan ederek, davanın araç sürücüsü -----ihbarı edilmesini, yargılama neticesinde müvekkili açısından davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.------ Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Takibin devamı halinde asıl alacağının ----- olacağı, Takip tarihine kadar hesaplanan faiz, takipten sonra ödenen meblağdan mahsup edildiğinden, sadece takibin devamı halinde esas alınacak -------- takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, İcra masrafları ve icra vekalet ücretinin hesaplanmasında esas alınması gereken asıl alacak miktarının ---- olması gerekeceği, İcra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.------Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Ödenen tazminatın hasar ile uyumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında rücu şartları oluşmuştur, davacı ------ Tarafından davalı sigortalısına ---- plakalı aracın ---- poliçesi ile sigortalı olduğunu ve ---- tarihinde kazaya karışması neticesinde ---- tutarında hasar meydana geldiğini, bu tazminatı ---- plakalı aracın trafik sigorta şirketi, sigortalısı adına karşı tarafın--- sigorta şirketine ödediğini, ancak kendi sigortalısı olan ve kazaya karışan ----- plakalı aracın dava dışı olan sürücüsü çarpıp kaçması nedeniyle tanzim edilen kaza tespit tutanaklarına göre sürücünün %100 oranında asli kusurlu olması ve olay yeri terk etmesi sebebiyle TTK.1472. Maddesi gereğince; davacı sigorta şirketinin ödediği tazminat miktarı kadar sigortalısının haklarına halef olduğunu ve davalı sigortalısına rücu hakkı doğduğunu, bu nedenle ----- kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalının aracı uzun süre kiraladığı ve kazanın asıl meydana gelmesine sebebiyet veren dava dışı sürücü ---- davacıya ödemesi gerektiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
:Davanın; meydana gelen kaza nedeni ile üçüncü kişilere ödenen tazminatın rücuen tahsilatı amacı ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali isteminden kaynaklandığı anlaşılmıştır.Yapılan incelemede rapora konu araç ---- plakalı araç sürücüsü kazadan sonra olay yerini terk etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Kazada firari araç sürücüsü %100 oranında ASLI kusurlu bulunmuştur. İlgili kaza, söz konusu ------ kapsamında olup (maddi hasar limitine kadar) rücu imkanı ortaya çıkmaktadır. Sürücülerin kazadan sonra olay yerini terk etmeleri, olay yeri bulgularını ortadan kaldırmakta, sürücünün kim olduğu, alkol durumu, ehliyet durumu ve kusur dağılımı tespitini güçleştirdiğinden mevzuat hükümleri ile yasaklanmıştır. Bu tür durumlarda, yaralanma veya vb hayati tehlike arz eden (mücbir sebep) sebepler var ise, zaruri olarak olay yerine terk eden tarafların derhal sağlık kuruluşlarına müracaat ederek “alkol testi” yaptırmaları, durumu yetkili makamlara (karakol, jandarma vb) bildirmeleri gerekmektedir. Bu tür bir girişimin varlığı halinde “sürücü değişikliği, alkol vb” durumlardan bahsedilemeyecektir. Dosyada davalının alkol muayene tespiti (olay günü hastaneden alınan) veya kaza günü yetkili kolluk kuvvetlerine müracaatını gösterir belge bulunmamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 81/d (Kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak,) hükmü gereğince, sürücülerin zaruri bir sebep dışında olay yerini terk etmeleri yasaklanmıştır. Davacı sigorta şirketince ödenen tazminatı gerektiren olayın ardından sürücünün olay yerinden ayrılması, üst kısımda paylaşılan ----- poliçesi genel şartlarının “f” bendi uyarınca, sigortacıya “rücu” hakkı vermektedir. Zira somut olayda, kazada %100 kusurlu olan ------ plakalı araç sürücüsünün olay yerinden ayrıldığı evrak incelemesinden anlaşılmaktadır. Bu bakımdan ZMMS genel şartları, B.4.f fıkrası (Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi,) hükmü gereğince, davacı sigorta şirketinin, hasar dosyası kapsamında ödediği tazminat sebebiyle davalılara rücu hakkı olduğu tespit edilmiştir.Davacı vekili tarafından ----- hasar bedeli ----- tarihinde ödenmiş olup takip tarihi ----tarihine kadar işlemiş faiz tutarı ----- takipten sonra ve ----- tarihinde yapılan ödemeye kadar hesaplanan faiz ise ---- olup toplamda --- faiz hesaplanmıştır.Takipten sonra davadan önce ve ----tarihinde yapılan ------- ödeme İcra takibindeki talep gibi TBK 100. madde kapsamında yukarıda hesaplanan toplam işlemiş faiz mahsup edilerek, kalan meblağ alacaktan düşülmesi gerekeceğinden; ---- düşüldüğünde --- kalmaktadır.İcra takibinden önce davalı tarafça ----- ve icra takibinden sonra yapılan ---- miktarlı ödemeler ---- esas sayılı dosya borcu için ödenmiş olup dekont açıklamasında bu hususun belirtildiği görülmüştür. Davalı tarafın iddia ettiği -----tutarlı ödemenin dekont açıklamasında farklı bir dosya numarası belirtildiği ve bu ödemenin mevcut icra dosyası borcu için ödenmediği kanaatine varılmış olup mahkememizce yapılan hesaplamada --- tutarlı ödeme dikkate alınmamıştır.İcra takibinden önce yapılan ---- ödeme asıl alacak olan ---- düşüldüğünde ---- asıl alacak kalmaktadır. Asıl alacak olan ---- bakiye alacak tespit edilmekle davacının icra takibinde talep edebileceği alacak miktarının ---- olduğu anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulü ile, davalının ------ sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 11.327,41 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu kabul edilen asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 2.265,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalının -------- sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 11.327,41 TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Dava konusu kabul edillen asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.265,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanuna göre alınması gerekli 773,78 TL harcın davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 212,99 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 560,79 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dosyaya yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 212,99 TL peşin harç olmak üzere toplam 293,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyada sarf edilen 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.043,00 TL posta tebligat masrafı, 11,5 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 6.554,5 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre 5.953,17 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kabul edilen dava yönünden AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 11.327,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Ret edilen dava yönünden davalı lehine takdir olunan 1.144,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
9-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 680,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre davacıdan 617,61 TL'sinin davalıdan 62,39 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!