Mülkiyetin tespiti, ipotek ve hacizlerin terkini ile tazminat talepli davada hükmün kapsamı ve temyiz yargılaması süreçlerindeki hukuki uyuşmazlık.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık; davacının, belirli bir bağımsız bölümün mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti, taşınmaz üzerindeki ipotek ve ihtiyati haciz şerhlerinin kaldırılması, aksi takdirde tazminat talepleriyle açtığı davanın, ilk derece mahkemesinde hacizlerin terkinine ve ipoteğin fekkine hükmedilip mülkiyet tespit talebinin reddedilmesi, istinaf mahkemesinde ise bu kararın kısmen kaldırılarak yeniden ipoteğin fekki ve hacizlerin terkinine karar verilip bankalara yargılama gideri sorumluluğu yüklenmesi üzerine, taraflarca hükmedilen harç ve vekalet ücreti miktarları, bankaların sorumluluk kapsamı ve davacının hukuki yararı gibi çeşitli nedenlerle temyiz edilmesi ve yüksek mahkemenin hükmün kapsamı ve yazımı gibi usul eksiklikleri üzerinden dosyayı incelemesi konularını ele almaktadır.
7. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 45 10... parselde kayıtlı A1 Blok, 29 No.lu bağımsız bölümün davalı yüklenici ile sözleşme tarihi olan 04.05.2012 itibari ile mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespitine, dava konusu gayrimenkul üzerinde tesis edilen ipoteğin, ihtiyati haciz ve hacizlerin kaldırılmasına, taşınmaz üzerindeki ipotek ve hacizlerin bedelinin taşınmazın değerinden fazla olması sebebi ile üç talebin kabul görmemesi hâlinde taşınmazın piyasa rayiç değerinin tespit edilerek şimdilik 500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini, davacı tarafın ikincil talebinin değerlendirmeye alınması ihtimalinde davacının sözleşmenin fesih tarihine kadar uyuşmazlık konusu taşınmazdan faydalanmış olduğu gözönünde bulundurularak her türlü kullanım bedeli ve yıpranma payının hesaplanmasını ve mahsubunu talep etmiştir.
2. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; öncelikle husumetten, aksi takdirde esastan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ihtiyati haciz şerhlerinin terkinine ve ipoteğin fekkine karar verilmiş; 08.07.2022 tarihli ek kararında, sehven hüküm tesis edilmediği gerekçesiyle “davacının mülkiyetin sözleşme tarihinde geçtiğinin tespitine ilişkin talebinin reddine” ibaresinin hükmün sonucuna eklenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve davacının terditli taleplerinden ilkinin kısmen kabulü ile ipoteğin fekkine, ihtiyati haciz şerhlerinin terkinine, yargılama gideri, harç ve vekâlet ücretinin bir kısmından davalı bankaların da sorumlu tutulması suretiyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...aleyhine nispi yerine maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu, yüklenicinin konkordato talebinin kabulü ile dava konusu hacizlerin kaldırıldığını, hacizlerin konkordato kararı ile kaldırılmasına ilişkin kararın dava açıldığı tarihte mevcut olmadığını, davacının tespit istemekte hukuki yararı olduğunu, harç ve vekâlet ücretine ilişkin olarak verilmiş istinaf kararının yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu belirtmiştir.
2. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemeye sundukları genel kredi sözleşmelerinden anlaşılacağı üzere müvekkil Banka ile diğer davalı yüklenici arasında kurulan kredi ilişkisinin bir proje kredisi (proje finansmanı) olmadığını, müvekkil Bankanın bir garantörlüğü bulunmadığını, genel kredi sözleşmelerine binaen yükleniciye kredi kullandırdıklarını, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
3. Davalı ...vekili temyiz dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemek üzere yargılama gideri ve vekâlet ücretinden müvekkilinin de sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı adi yazılı sözleşmeyi tapuya şerh ettirmediğinden Bankaya husumet yöneltilmemesi gerektiğini belirtmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mülkiyetin tespiti, ipotek ve ihtiyati haciz şerhlerinin terkini, kabul edilmemesi hâlinde tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
“Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince de; “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Kural olarak 6100 sayılı Kanunun'a göre, istinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir;
a) İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi,
b) İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi
Öte yandan, 6100 sayılı Kanun'un “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilâm harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi hâlinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilâm harcı alınacağı, bölge adliye mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için de bu oranda karar ve ilâm harcı alınacağı hükme bağlanmıştır.
Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge adliye mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.
Somut olaya gelince; 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi uyarınca hâkim taleplerden her biri hakkında hüküm kurmakla yükümlü olup hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbiri ile çelişkili olmaması esastır.
Yine belirtmek gerekir ki; Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi yerine geçerek karar verdiğinde alınacak karar ve ilâm harcı, İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği karara ilişkin harç olmalıdır. Bu nedenle yeniden kurulan hükümde karar ve ilâm harcı alındıktan sonra davalı ...vekilinin istinaf itirazları yönünden istinaf yargılaması yapıldığından bahisle ayrıca istinaf karar ve ilâm harcına hükmedilmesi doğru değildir.
Hâl böyle olunca davacının mülkiyetin tespitine yönelik talebi bakımından hüküm sonucunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, davalı ...Ş. vekilinin istinaf itirazları yönünden istinaf incelemesi yapıldığı belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında bununla ilgili sonuç hüküm kurulmaması ve ayrıca mükerrer olacak şekilde maktu karar ve ilâm harcına hükmedilmesi hatalı olup sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!