Ormanlık alanda izinsiz ağaç kesimiyle kamu zararı oluşturan haksız fiil tazminatı, faiz başlangıcı ve yargılama giderleri üzerine Yargıtayın üçüncü bozma sonrası içtihadı.
Özet: Orman idaresinin izinsiz ağaç kesimiyle uğradığı zararın tazmini talepli davada, Yargıtay önceki bozma kararlarına uyularak davalının sorumluluğuna ve belirlenen zarara ilişkin yerel mahkeme kararını onarken, haksız fiilden kaynaklanan alacağa dava tarihinden değil, olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının temyiz itirazını kabul ederek hükmü kısmen bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davalının ormanlık alandan izinsiz ağaç kesmek suretiyle müvekkili İdarenin zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek; 22.591,01 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı asıl; kendisine teslim edilen bölmede kaçak kesimin yapılmadığını, bölmeyi teslim ettiği tarihten itibaren gerçekleşen eylemlerden sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 14.09.2012 tarihli kararıyla; davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 12.02.2014 tarihli ilamla; dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak Çatalca Sulh Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası üzerinden devam eden yargılamanın bekletici mesele yapılması ve buna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.2.Bozmaya uyan Mahkemenin 08.03.2017 tarihli kararıyla; fiilin davalı tarafından işlendiğinin ispat olunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 14.12.2017 tarihli ilamla; davalının ihale ile teslim edilen orman alanından kaçak olarak kesilen ve faili bulunmayan ağaçlar nedeniyle oluşan idare zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.3. Bozmaya uyan Mahkemenin 20.03.2019 tarihli kararıyla; Şartnamenin 33. maddesinin herhangi bir yerinde sahayı teslim etmiş olsa bile diye bir ibare bulunmadığı, 33. maddede kişinin ihaleyle sahip olduğu süre içindeki sorumluluktan bahsedildiği, davalının hakkında açılan ceza davasından da beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği, davalının haksız fiilden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 17.03.2022 tarihli ilamla; Dairece tespit edilen kaçak kesimin, davalıya ihale edilen bölmede ve tarihlerde meydana geldiği kabul edilerek zarar kapsamının belirlenmesi yönünde bozma yapıldığı halde bozmaya uyulmayarak eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verildiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 22.591,01 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili; olay tarihinden itibaren yasal faize ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.2.Davalı asıl; zararın ihale konusu alanın usulüne uygun bir şekilde teslim ettikten sonra meydana geldiğini, zarar ile kendi eylemi arasında illiyet bağının bulunmadığını savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.1.Temyizen incelenen Mahkeme kararının; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma ilamlarının kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumunu oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılarak karar verilemeyeceği anlaşılmakla; davalı asılın tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Uyuşmazlığın, haksız fiilden kaynaklandığı ve davacının olay tarihinden itibaren faiz talep ettiği nazara alındığında, hükmedilen alacağa haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.3.Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan taraf yargılama gideri olarak vekâlet ücretine de mahkûm edilir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi uyarınca;"Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 9. maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10. maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez."Somut uyuşmazlıkta; dava konusu konusu, para olduğundan vekâlet ücretinin, nispi tarifeye göre hesaplanması gerektiği açıktır. Davanın tamamen veya kısmen kazanılması ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekâlet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır.Buna göre; Mahkemece; tazminat davasının kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen kabul edilen dava değeri üzerinden davacı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi doğru görülmemiştir.Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılıHukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı asılın tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "dava tarihinden'' ibaresinin çıkartılarak yerine "olay tarihinden" ibaresinin, vekalet ücretine ilişkin olarak hüküm fıkrasına (5) numaralı bent olarak "Davacı idare kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'nin 13. maddesi gereğince belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline,'' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.