Havai irtifak hakkının terkini talebinde, harç eksikliği nedeniyle açılmamış sayılan davanın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, maliki olduğu taşınmaz üzerinde kullanılmadığını iddia ettiği havai irtifak hakkının bedelsiz veya bedeli karşılığında terkinini talep eden davacının açtığı davayı ele almaktadır. Davalı, hattın demonte edildiğini kabul etmekle birlikte, irtifak hakkının bedel karşılığı terkini için mutabık kalmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının dava değeri üzerinden hesaplanan eksik harcı süresi içinde yatırmaması nedeniyle, dosyayı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesi uyarınca açılmamış saymıştır. Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin bu karar, istinaf mahkemesi tarafından onanmış ve her iki tarafça temyiz edilmiştir. Yüksek mahkeme, irtifak hakkının terkin koşulları ile yargılama hukukundaki kesin sürelerin önemi çerçevesinde, davacının harç yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle davanın usulen sona ermesini değerlendirmektedir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 13. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 2 47... parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın üzerinde davalı lehine 750 metrekarelik "havai irtifak hakkının" 29.03.1978 tarihli ve 1840 yevmiye sayılı işlemle tesis edildiğini, ancak mevcut hâliyle dava konusu taşınmazın üzerinden herhangi bir enerji nakil hattının geçmediğini ileri sürerek, irtifak hakkının öncelikle bedelsiz, aksi takdirde bedeli karşılığında terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; anılan irtifak hakkının taşınmaza isabet eden müvekkili Kuruma ait 154 kv ... - ... Enerji İletim Hattının kamulaştırması sonucu tescil edildiğini, ancak hattın demonte edildiğinin tespit edildiğini, bedelin yatırılmasına müteakip irtifak hakkının terkin edileceğinin davacı yana bildirildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; 3.092.887,28 TL dava değeri üzerinden eksik harcı ikmal etmesi için davacı vekiline mehil verildiği ve harcın yatırılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı ve süresinde yenilenmediği gerekçesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesi uyarınca 05.07.2023 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.V. TEMYİZA.Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; irtifak hakkı tesis edilirken kendilerine bedel ödenmediğini, tespit edilen bedelin çok fahiş olduğunu, davalı İdarenin davacıdan 641.249,99 TL bedel talep etmesine rağmen bu bedelin de üstünde bir bedel ödenmesine karar verildiğini, 1973 yılında kamulaştırılan kısmın metrekaresi için 0,50 TL ödeme yapıldığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu, hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın nispi harca tâbi olduğunu, irtifak hakkı bedelinin ödendiğini, maktu yerine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.B.Değerlendirme ve GerekçeDava, irtifak hakkı şerhinin terkini istemine ilişkindir.İrtifak hakları bir eşya üzerinde hak sahibine o eşyadan yararlanma yetkisi sağlayan sınırlı bir ayni haktır. Ayni hak olarak herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir etkiye sahiptir. Fakat hak sahibine eşya üzerinden sınırlı bir hakimiyet sağlar. Bu sınırlı hakimiyet 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 718. maddesindeki mülkiyet hakkının sınırlandırılması sonucunu da doğurur.İrtifak hakkı 4721 sayılı Kanun'un 783. maddesi uyarınca sicildeki kaydın terkini ile sona erer. Yine 4721 sayılı Kanun'un 1014. maddesi uyarınca bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesi ancak bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabilir.Yukarıda açıklanan hâller dışında, 4721 sayılı Kanun'un 785. maddesi uyarınca irtifakın sağladığı yararın yok olması veya olağanüstü azalarak çok az yarar sağlaması hâlinde yüklü taşınmaz maliki irtifakın terkinini isteyebilir. Yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifak hakkının, bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir. Böylece, eşya hukukundan kaynaklanan bu kısıtlamanın mülkiyet hakkının başlangıçta mevcut olan yararın ortadan kalkması veya azalması nedeniyle kısıtlanmasının önüne geçilmek istenmektedir. Diğer yandan, ortadan kalkmış ya da yük karşısında sağladığı yarar önemli ölçüde azalmış bir hakkın terkinine karşı çıkmak hakkın kötüye kullanılması çerçevesinde de dürüstlük kuralına aykırı görülmüştür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.6100 sayılı Kanun'un 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.Kanun ya da hâkim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken;1. Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması,2. Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi,3. Yapılacak iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi,4. Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.Somut olaya gelince; Bornova Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.1973 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmı ile eski 2 47... parsel sayılı taşınmazda davalı lehine havai irtifak hakkı tesis edilmiştir.Taşınmazın güncel tapu kayıtları incelendiğinde, 2 47... parselin ifraz edildiği, ifrazen oluşan ve davacının kayıt maliki olduğu 2 47... parsele de irtifak hakkının taşındığı, ancak hattın demonte edilmesine rağmen şerhin tapu kaydında devam ettiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından şerhin terkin edilmesi talebiyle davalı İdareye 19.04.2021 tarihinde başvuru yapılmış, davalı İdare cevabi yazısında; kıymet takdir komisyonu tarafından tespit edilen 641.249,99 TL’nin ödenmesi karşılığında şerhin terkin edileceğini bildirmiştir.İlk Derece Mahkemesince bu bedelin depo ettirilmesi ve bu bedel üzerinden eksik harcın tamamlatılması için süre verilmesi gerekirken mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda belirtilen irtifak hakkının yarattığı değer düşüklüğü bedeli olan 3.092.887,28 TL’nin depo edilmesi için süre verilmesi ve bu değer üzerinden eksik harcın tamamlatılması doğru değildir.Hâl böyle olunca davacının eldeki davayı açtığı yıl içerisinde davalı İdare tarafından terkin bedeli olarak talep edilen 641.249,99 TL’nin irtifak terkin bedeli olarak kabul edilip buna göre işlem tesis edilmesi gerekirken keşfen belirlenen daha yüksek miktardaki bedel üzerinden eksik yatırılan harcın davacı tarafından ikmal edilmesinin talep edilmesi ve kabule göre de eksik harcın tamamlanması için verilen sürenin kesin olduğunun ara kararda belirtilmemesi doğru görülmediğinden hükmün belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.VI. KARARDavacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Peşin yatırılan harcın istek hâlinde ilgililere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.