T.C. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satıştan kaynaklanan ciro primi ve fiyat farkı alacağı faturalarına itirazın iptali ve akdi ilişki uyuşmazlığı davası.
Özet: Davacı alt distribütör şirketin, ana distribütör davalıdan temin ettiği ürünlerin benzin istasyonlarına satışından kaynaklanan ciro primi, iskonto ve fiyat farkı faturalarının, taraflar arasındaki ticari mutabakata ve davalının bilgisi dahilindeki uygulamalara rağmen ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında; davacı, mevcut ticari ilişkinin bu faturaları meşru kıldığını iddia ederken, davalı, sözleşmesel bir bağ veya yazılı mutabakat olmadığını, faturaları usulüne uygun reddettiğini, borcu bulunmadığını ve zamanaşımı definde bulunduğunu savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili ----tarihli dava dilekçesinde özetle; 1- Müvekkili şirket ile davalı şirket, ---- olarak bilinen ve ülkemizde ----- faaliyet gösteren gıda üreticisi firmanın ürünlerinin, mezkur firmanın -----olan davalı ------- tedarik edilmesi, satış ve dağıtımı konusunda aralarında anlaşmışlardır. ---- yapılan mutabakat gereği müvekkili şirket ------ itibariyle kurumsal benzin istasyonları alt distribütörü olarak tayin edilmiş ve müvekkilinin bu kapsamda ------ benzin istasyonları ile ----- ürünlerin satışı konusunda anlaşmalar imzalamıştır. Anılan anlaşmalar gereği müvekkili firmanın --------- tedarik ile benzin istasyonu ve sair satıcıya sağladığı ürünlerin, anılan satış noktalarında satışı belirli iskontolara, ciro primlerine ve benzeri uygulamalara bağlanmış durumdadır. Anılan hususlar davalı yanın bilgisi ve onayı dahilindedir. 2-Taraflar arasındaki ticari münasebet yaklaşık bir yıl sürmüş olup, bu kapsamda müvekkili firmanın yaptığı anlaşmalar ve halihazırdaki ticari işin tabiatı gereği benzin istasyonlarından kendisine kesilen ciro primi, kasa önü bedeli, iskonto bedeli ve buna mümasil şekilde tanzim edilip iade edilen faturalar, --- müvekkili arasındaki mutabakat gereği aynı surette müvekkili tarafından ------ fatura edilmiştir. Bu usulle müvekkilinin yapmış olduğu iş karşılığı keşide ettiği faturalar da sorunsuz ödenmiştir. Takip konusu faturalarda görüleceği üzere ------bedelli fatura ----- tarafımıza kesilen ciro primi faturasının ---- yansıtılmasından ibarettir. Diğer faturalar ise fiyat farkı faturası olarak kesilen ve davalı yan tarafından aynı ve benzer ürünlerde uygulanan iskontonun uygulanmamasından kaynaklanan ve bu sebeple oluşan fiyat farkının davalı yana fatura edilmesinden ibarettir. Anılan ciro primi uygulaması müvekkili ve ----- arasında yapılan sözleşmede belirtilmiş olup, ilgili husus davalı yanın bilgi ve onayı dahilindedir. Taraflar arasındaki uygulama da benzin istasyonlarından dönen ciro primi ve benzeri faturanın müvekkil tarafından davalı yana iadesi-yansıtılması şeklinde süregelmiştir. Davalı tarafın anılan faturaları iade cihetine gitmesi üzerine takip başlatılmış olup, davalı itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiştir. 3-Talep kapsamında, dava koşulu ---- yolu tüketilmiş olup,------- Numarası ile 'Anlaşamama Tutanağı'' tanzim edilmiştir. Anılan nedenlerle huzurdaki davayı ikame etmek zorunlu olduğundan bahisle fazlaya dair bütün talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, davalarının kabulü ile, ------Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, davalının talep konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, davanın ---- ihbar edilmesine yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili ----tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket hakkında------- Esas sayılı dosyası üzerinden girişilen icra takibine vaki borca itirazları üzerine davacı-alacaklı tarafından açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasına karşı esasa ilişkin itirazlar aşağıdaki gibidir. 1) Kesinlikle Borcu, Ticari İlişkiyi Ve Diğer İleri Sürülen Tüm İddiaları Kabul Anlamına Gelmemekle Birlikte Zamanaşımı Defiini İleri Sürüyoruz. 2) Müvekkili Şirket İle Davacı Şirket Arasında Herhangi Bir Sözleşme Akdedilmemiş Olup Herhangi Bir Mutabakat Da Yapılmamıştır. Davacı taraf müvekkili şirket ile mutabakat yaptığını ve ----- gibi benzin istasyonları ile ------- ürünlerin satışı konusunda anlaşmalar imzalandığını belirtmiştir. Ancak müvekkili şirket ile davacı şirket arasında müvekkili şirketin bilgi ve onayı olan bir sözleşme bulunmamaktadır. Ayrıca önemle belirtmek isteriz ki söz konusu faturalar 2024 yılına ait olup müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bahsedilen gibi bir mutabakat yapılmamıştır. Davacı taraf sözleşme veya yazılı mutabakata ilişkin herhangi bir delil sunamamıştır. 3) Takip Konusu Faturalar Tarafımızdan Hem Kep Üzerinden Reddedilmiş Olup Hem De Noter Üzerinden İade Edilmiştir. Bu Sebeple Gerçeğin Açığa Çıkması İçin Ticari Defterlerin İncelenmesi Gerekmektedir. İşbu dosyaya konu olan faturalar müvekkili şirket tarafından hem kep üzerinden reddedilmiş olup hem de noter aracılığıyla iade edilmiştir. Müvekkiline gönderilen ödeme emrinde borcun sebebi olarak faturalar gösterilmektedir. Ancak davacı ile müvekkili şirket arasında böyle bir cari hesap oluşturacak ticari bir faaliyet söz konusu değildir. Bu faturalar nedeniyle müvekkilinin alacaklı şirkete hiçbir borcu bulunmamaktadır. Ayrıca; fatura düzenleyen tacirin alacaklı olması için; fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura, sözleşmesinin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Fatura mündericatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.---------Faturanın satıcı tarafından düzenlenmesi için, müşteriye bir mal satışı olması veya bir hizmet sunmuş olması, müşterinin de bu malı almış veya hizmetten yararlanmış olması gerekmektedir. Taraflar arasındaki ticari ilişki yazılı bir sözleşmeye dayanıyor ise faturanın bu sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olması gerekmektedir. Faturalann düzenlendiği dönemde böyle bir ticari ilişki müvekkili ile alacaklı arasında mevcut değildir. Tarafların ilgili dönemdeki defter ve kayıtları incelendiğinde borçlu müvekkili ile davacının böyle bir ticari ilişkisi olmadığı açığa çıkacaktır. Faturanın tek başına alacağa yeterli kanıt olmadığı ------ yerleşmiş kararları arasındadır. 4) Müvekkili Şirket'in Takibe İtirazı Haklı Oduğundan Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Hukuka Aykırıdır. Yukarıda yer verilen beyanlarında da açıklıkla ortaya konulduğu üzere müvekkili Şirket'in davacıya karşı bir borcu olmadığından söz konusu takibe itiraz etmiştir. Zira müvekkili, davacı şirkete haksız ve hukuka aykırı şekilde davaya konu faturaları tanzim etmiş olduğunu bildirmiştir. Dolayısıyla bu durum müvekkili Şirket ile davacı arasında alacak verecek hesabına ilişkin olarak açık bir nizanın oluşmasına neden olmuştur. Hal böyleyken de müvekkili Şirket'in davacı şirkete ödeme yapmasının beklenmesi haksızlık olacaktır. Bu sebeple de davaya konu alacağın likit bir alacak olmadığı ortadadır. Bu nedenle müvekkili Şirket aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesi için aranan şartlar somut uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. 5) Davacı Davaya Konu İcra Takibinde Kötüniyetli Olduğundan, Davacı Aleyhine Kötüniyet Tazminatına Karar Verilmelidir. Yukarıda da açıklamış oldukları üzere davacının icra takibi başlatmış olması açıkça kötüniyetli olup davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle icra takibine müvekkili şirketin itirazı haklı olup, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı-davacının mesnetsiz davasının reddi ile icra takibinin konusu olan meblağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatı isteme zorunluluğu hasıl olduğundan bahisle yukarıda sunulan ve resen tespit edilecek sebeplere binaen, davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkar tazminatı talebinin reddine, davacının icra takinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İcra Dosyası: ------Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ----- borçlusunun -------- olduğu, 14.809,69 TL fatura, 89.591,04 TL fatura, 8.694,77 TL fatura, 5.976,51 TL fatura, 79.992,00 TL fatura, 5.079,63 TL fatura, 10.195,28 TL fatura ve 1.197.277,23 TL fatura, 175.892,98 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.587.509,13 TL toplam alacak üzerinden 8 adet e-faturaya dayalı █████/2024 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, ödeme emrinin █████/2024 tarihinde borçluya tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlunun süresinde █████/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu görülmüştür. Dosyanın konusunda uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ile mali müşavir bilirkişiye tevdi ile yerinde inceleme yapmak suretiyle taraflar arasındaki ticari ilişki, teamül bulunup bulunmadığı ve dava konusu talep, iddia ve savunmalar hususunda rapor hazırlamalarının istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ---- Nitelikli Hesaplamalar ----tarafından sunulan --------- tarihli raporda özetle; "7-SONUÇ Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle ve Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirmem neticesinde; A- Ticari defter(ler)in Türk Ticaret Kanunu'na ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/ticaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı Yönünden; Huzurda görülen davada, davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2024 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının 2024 döneminde e-defter mükellefi olduğu, 2024 dönemi Gib onaylı Ocak ayı açılış ve dava tarihi itibariyle Temmuz ayı Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının süresi içerisinde alındığı, davacının incelenen 2024 dönemi ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davalı Yönünden; Huzurda görülen davada, davalının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2024 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davalının 2024 döneminde e-defter mükellefi olduğu, 2024 dönemi Gib onaylı Ocak ayı açılış ve dava tarihi itibariyle Temmuz ayı Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının süresi içerisinde alındığı, davalının incelenen 2024 dönemi ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davalının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. B- İddia olunan alacağın/faturanın kayıtlı olup olmadığı, iade/fiyat farkı/indirim faturası bulunup bulunmadığı, ticari defter(ler)deki kaydın belgesinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı Yönünden; Davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle ------ alacaklı gözüktüğü, -----tarihinde takibe dayanak gösterdiği faturaları davalı aleyhine borç kaydetmek suretiyle kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıdan ------ alacaklı gözüktüğü, davacı alacağı olarak gözüken bu tutarın davacı tarafından takibe dayanak olarak gösterilen ciro primi, fiyat farkı faturalarından kaynaklandığı, ilgili faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, takibe konu bu faturalara----- adresi üzerinden itiraz edildiği, sonrasında ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ekinde iade edildiği tespit edilmiştir. Davalı Yönünden; Davalının incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle ---- davacıdan -----alacaklı gözüktüğü, davalıda gözüken alacağın dayanağının ------ tarihinde davacı adına düzenlenen hizmet faturalarından kaynaklandığı bu faturaların içerikleri incelendiğinde ise teminat mektubu, hizmet aktivite açıklamalarıyla düzenlendiği, ilgili faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafından bu faturaların ------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiği tespit edilmiştir. Davacının Alacak Talebi Yönünden; Davacı tarafından -------- tarihinde takip başlatıldığı, takip dayanağı faturaların ciro primi ve fiyat farkı faturalarından oluştuğu, Raporun 4.b.4-1 bölümünde davacının 2023 yılında davalı adına düzenlediği fiyat farkı faturaları listelenmiş olup bu faturaların açıklama kısmında Fiyat Farkı yazmış olsa da genel açıklamalar kısmında dayanağa ilişkin açıklamalara yer verilmediği görülmüştür. Davalının incelenen 2023 yılı ticari defter kayıtlarında yer alan davacı adına düzenlediği faturalar üzerinde satışı yapılan ürünlere ilişkin olarak ürün gurubu ve çeşidine göre farklı oranlarda --------iskontolar uygulandığı ve taraflar arasında tüm ürünlere sabit bir şekilde %40 iskonto uygulanmasının taraflar arasında teamül hâline gelmediği, Raporun 4.b.4-1 bölümünde detaylıca açıklandığı üzere davacı tarafından eksik iskonto uygulandığı gerekçesiyle fiyat farkı faturaları düzenlenerek takibe konu edildiği, davacı tarafından düzenlenen fiyat farkı faturalarının düzenlenme gerekçesinde belirtilen davalının düzenlemiş olduğu faturalar üzerinde yapılan incelemede fatura üzerinde aynı marka ve gurupta yer alan ürünlerin bazılarına % 40 iskonto uygularken bazılarına % 15, % 5 ve bazılarına da hiç iskonto uygulamadığı, bu durumun ise taraflar arasında ürünlere farklı oranlarda iskonto uygulamasının bulunduğu, aynı ürün grubundaki ürünlere farklı iskonto uygulanmasının nedenin yeni ürünlerin satışa girmesi nedeniyle olabileceği, davacı tarafın tüm ürün gruplarına %40 oranında iskonto uygulaması bulunduğunun teamül haline geldiğine ilişkin bir delil sunmamış olması nedeniyle davacının takibe koyduğu faturalardaki fiyat farkını davalıdan talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. ----- seri numaralı ---- tutarlı ciro primi faturası yönünden: Davacı tarafından ----- seri numaralı ----- tutarlı ciro primi faturasının genel açıklamalar kısmında ------ açıklamasıyla fatura tanzim edildiği, takibe konu bu faturaya ---- adresi üzerinden itiraz edildiği akabinde -------- yevmiye numaralı ihtarname ekinde faturaların iade edildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına -------olmak ciro primi açıklamasıyla faturalar düzenlenmiş olup, 2023 yılında davacı tarafından düzenlenen ciro primi faturalarının içerikleri faturaların üzerindeki genel açıklamalar kısmında yazdığı şekliyle raporun 4.b.4-2 böümünde tablo halinde listelenmiştir. Taraflar arasındaki cari hesap ekstresinde davacı tarafından akaryakıt istasyonlarına ödenen ciro primi bedelinin alacak olarak cari hesap ekstresine yansıtılması ve davalı yanın işbu ciro primi faturalarına itiraz etmediği gibi 2023 yılı sonunda cari hesap ekstresine mutabık kalması nedeniyle davacı tarafından akaryakıt istasyonlarına ödenen ciro primi ödemelerinin tamamının veya bir kısmının davalı yana yansıtıldığına ilişkin taraflar arasında teamül olduğu kanaatine varılmıştır. Fakat davacı tarafından akaryakıt istasyonlarına ödenen ciro primi ödemelerine ilişkin bir fatura sunulmaması, davalı tarafından davacıya ödenen ciro priminin belirli periyotlarla ödenmemesi ve her bir ciro primi ödemesinin tutarlarının farklı olması göz önüne alındığında söz konusu ciro priminin hangi şartlar altında ve hangi oranda ödendiği davacı tarafından ispatlanamamıştır. Ayrıca, taraflar arasındaki cari hesap ekstresine yansıtılan ciro pirimi tutarları ile davacı tarafından takibe konulan fatura tutarı arasında önemli bir fark olması da gözetildiğinde davacının takibe koyduğu ------- fatura bedelini davalıdan talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. D-Faiz Yönünden; Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun 13-14. Sayfasında yer alan Shell firması için kesilen 6 adet ciro priminin neye göre hesaplandığının ve dava konusu edilen Shell ciro priminin neye göre hesaplandığının davacı vekili tarafından mahkememize sunulmasına ve sonrasında sunulan evrakta göz önünde bulundurularak bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ----- Nitelikli Hesaplamalar ---- tarafından sunulan -----tarihli ek raporda özetle; "4-SONUÇ Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle ve Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirmem neticesinde; Kök rapordaki görüşümüz korunmuş, yapılan tespit ve değerlendirmelerimizde bir değişiklik olmamıştır. Lakin davacı ile dava dışı --------- arasında yapılan ciro primine yönelik faturaların temini halinde, dosyada mevcut belgelerle birlikte tekrar değerlendirme yapılabilecektir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde görüş bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
: Dava, davalı adına satış yapıldığından bahisle tanzim edilen fiyat farkı bedeli ve ciro pirimi faturalarının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalı tarafa ait ürünlerin dava dışı şirketlere satışını yaptığını, bunun karşılığı davalı taraftan aldığı ürünlerin bir kısmına iskonto uygulanmadığını, bir kısmına da düşük iskonto uygulandığını eksik iskontonun tahsili için fiyat farkı bedeli faturaları düzenlediğini ayrıca ciro primi içinde ayrı fatura düzenlediğini, faturaların ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğinden bahisle itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir. Davalı taraf, taraflar arasında herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, tanzim edilen faturaların taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonra tanzim edildiğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir. Distribütörlük sözleşmesi; bir üretici veya tedarikçi ile bir dağıtıcı arasında yapılan, belirli ürün veya hizmetlerin belirli bir bölgede satış ve pazarlamasını düzenleyen ticari bir anlaşmadır. Distribütörlük sözleşmeleri yazılı olmak zorunda değildir ancak, ispat kolaylığı sağlamak adına yazılı olarak yapılması tavsiye edilmektedir.
Fiyat farkı faturası; bir satışta öngörülen fiyatın gerçekleşen fiyattan yüksek olması durumunda satıcı, tahsil ettiği tutarın fiyat farkı kadar olan kısmını alıcıya iade eder. Bu durumda da fiyat farkı faturası, iade faturası tipinde kesilir. Faturayı, oluşan farktan dolayı TL bazında artıda olan taraf keser. Örneğin kur yükseldiğinde satıcı, TL bazında fatura tutarından daha yüksek tutarda tahsilat yapmış olur. Bu durumda faturayı satıcı keser. Tam tersi bir durumda ise ödenen tutar, fatura tutarının altında kalır ve faturayı alıcı tarafın kesmesi gerekir.Ciro primi; firmaların kendinden sürekli mal alımı yaptığı bayilere özel olarak sağladığı prim türüdür. Bu prim, genellikle belirli bir miktarın üstünde mal alınması şartıyla nakit veya mal ile ödenir. Bayilere yapılan satışların artırılması amacı güdülerek uygulanan bir tür pazarlama yöntemidir.Taraflar arasında 01.01.2024 tarihinden öncesinde ticari ilişki bulunduğu ve ihtilaf yaşanmadığı tartışmasızdır. İhtilaf ticari ilişkinin sona erdiği 01.01.2024 tarihinden sonra davacı tarafça tanzim edilen faturalardan kaynaklanmaktadır. Davacı tarafça tanzim olunan davaya konu faturaları davalı tarafın ticari defterlerine kaydetmediği görülmektedir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Ticari ilişkinin mahiyeti distribütörlük sözleşmesine benzemektedir. Davacı tarafın kendisine iskonto uygulanması veyahut daha fazla iskonto uygulanması gerekçesiyle tanzim ettiği fiyat farkı faturaları talebi yönünden; Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması başlı başına alacağın varlığına delalet teşkil etmez. Fiyat farkı faturasının istenebilmesi için, yanlar arasında bu yönde yazılı bir sözleşmenin ya da bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün bulunması şarttır -------Teamülün mevcut olduğunun kabulü için ise en az iki ya da daha fazla fiyat farkı faturasının davalı tarafça itirazsız olarak ödenmiş olması gerekmektedir ---- Davalı tarafça, -----tarihinden önce yapılan satışlarda değişik oranlarda iskonto uygulanmış olup iskonto oranı konusunda taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve teamülün oluşmadığı kabul edileceğinden davacı tarafın fiyat farkı faturasına dayanan talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın ciro primi talebi yönünden; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ancak gizli bir anlaşma bulunduğunun iddia edildiği, davacı tarafça tanzim edilen ----- tarihli ciro primi - ciro dönüşü açıklamalı faturaların davalı tarafça ihtilafsız olarak ödendiği, bu sebeple taraflar arasında ciro primi ödemelerine ilişkin bir teamülün oluştuğunun söylenebileceği, dava konusu ------ açıklamalı faturanın da davalı tarafından ödenmesi gerektiği anlaşıldığından sadece işbu talep yönünden icra takibine yapılan itirazın iptaline, işlemiş faiz yönünden ise, taraflar arasında mal alım satımına dair açık hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki bulunduğu ancak cari hesap sözleşmesi ve yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi temerrüt ihtarı da bulunmadığı ayrıca dava ve takip konusu faturalar üzerinde vade tarihi de bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafın işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşıldığından işlemiş faiz talebinin reddine, davalı tarafça likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
- ---- Esas sayılı dosyasında davalı/borçlu----- yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin 1.197.277,23 TL asıl alacak üzerinden AYNEN DEVAMINA,
- Asıl alacak 1.197.277,23 TL'nin %20'si olan 239.455,45 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu ----alınarak davacı/alacaklı ------ verilmesine,
Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 81.786,01 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 7.937,55 TL peşin harç ile mahkememize yatırılan 19.173,14 TL peşin harç olmak üzere toplam 27.110,69 TL'den mahsubu ile bakiye 54.675,32 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 19.173,14 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı ile sarf edilen bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 26.153,00 TL olmak üzere toplam 26.580,60 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre 20.046,72 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 185.591,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 62.437,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenecek 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre 2.715,07 TL'sinin davalıdan, 884,93 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ------ Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!