İnşaat demiri ticari satışından doğan cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasında eksik teslimat, muhasebe hataları ve kötü niyet iddiaları.
Özet: Davacı, davalıdan avans ödemelerine rağmen teslim edilmeyen inşaat demirlerinden kaynaklanan 231.622,34 TL cari hesap alacağı iddiasıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur; davalı ise tüm ürünlerin eksiksiz teslim edildiğini, mevcut borcun faturalandırma ve fiyatlandırma geçişlerindeki muhasebesel hatalardan kaynaklandığını savunarak, davacının kötüniyetli olduğunu ve davanın reddi ile kötüniyet tazminatı ödemesini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 2013 yılından beri süren ticari ilişki mevcut olduğunu, taraflar arasında karşılıklı teyit edilen ve ekte sunulan Fiyat teklif formlarındaki fiyatlar üzerinde, davacı şirket, davalı şirketten muhtelif inşaat demirleri almaya karar verdiğini, davacı şirket, bu doğrultuda 2015-2016 yıllarında, davacıya avans olarak nakit ve çeklerle ödemelerde bulunmuştur. Davalı şirket, kendisine yapılan ödemelere rağmen teslim etmesi gereken ürünleri tam olarak teslim etmediğini, davacı şirket,davalı şirkete yaptığı ödemeler nedeniyle 231.622,34 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, davacı şirketin tüm şifahi uyarılarına rağmen, davalı şirket eksik gönderdiği inleri davacı şirkete göndermediğini, davacı şirket, davalı şirketi şifahi olarak defalarca uyarmasına rağmen, davalı şirket eksik gönderdiği ürünleri göndermediği gibi, cari hesaptan borçlu bulunduğu 231.622,34 TL cari hesap borcunu da ödemediğini, bunun üzerine müvekkil şirket, Bakırköy ... . Noterligi'nin 02.10.2019 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalı şirkete ödeme ihtarı gönderdiğini, davalı şirkete gönderilen işbu ödeme ihtarına rağmen, davalı şirket davacı şirkete olan borcunu ödemediğini, bunun üzerine davacı şirket, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafı, kanuna uygun ve dürüst davranmaya, nedamete, olmayan hakkı savunmaktan vazgeçmeye ve bu cümleden ikame olunan davadan feragate davet ettiklereini, davacı-iddialarına saygı duyuyoruz, ancak dava dilekçesinde serdedilen iddialar, fiiliyat, hak, hakikat muvacehesinde karşılık bulmayacağını, malların tümü teslim edildiğini, davalı edimi bihakkın ifa edildiğini ancak muhasebesel bir hata nedeniyle caride davacı taraf alacaklı olarak kayıtlarda yer aldığını, fatura ve iade faturası olan ... ve ... no'lu irsaliyelerin faturaları tek faturada iade edilmiş olup muhtemel fiyat geçişlerinden dolayı ve tekrar düzeltilerek fatura edilmesi gerekirken sehven atlandığını, yani bakiyenin bu faturalar kadar kısmı buradan kaynaklandığını, ekte 2 adet nakliyeci tarafından teslim edilmiş ve şantiye görevlisine teslim alındığına dair imza ettirilmiş teslim evrağı bulunduğunu, bu evraklar gibi 1 adet daha teslim bilgisi vardır ancak nakliyeci evraklarına ulaşamadığı için onun görüntüsü bu aşamada temin edilemediğini, muhasebe hesaplarında görülen bakiyenin diğer kısmı da buradan hâsıl olduğunu, bilirkişi tarafından, şantiye kayıtlarında inceleme yapıldığında bu husus, yanı, davacıya tüm malın verildiği ancak sehven faturalandırmada yapılan hata nedeniyle carı farkın oluştuğu ortaya çıkacağını, esasen bu durum davacı tarafından da bilinmekle birlikte bir anda aleyhe ihtar keşide edilmesi, icra takibine geçilmesi, dava açılması gerçekten anlamlıdır ve iyi niyet ile de bağdaşmadığını, gelinen aşama, davacının haksız ve kötüniyetle öncesinde ihtar/icra takibi, sonrasında dava ikamesinden başka bir şey olmadığını, Doktrin ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklı “kötüniyetli” kabul edilir ki somut nizada da davacının kötüniyeti aşikar olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.ARAŞTIRMA;1-Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden Mahkememize getirtilmiştir. İncelendiğinde, davacı .... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi tarafından, davalı .... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi aleyhine başlatılan ödenmeyen kredi borçları nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının işlemiş faiz ve 231.622,34-TL asıl alacak olmak üzere toplam 291.471,33-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) █████/2021 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.2-Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2022 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2015 ve 2016 yılı B formları getirtilmiştir.3-Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2015 ve 2016 yılı B formları getirtilmiştir.4-Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün █████/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin bordroları getirtilmiştir.5-Avcılar Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün █████/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin iş yeri bilgileri getirtilmiştir.6-Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün █████/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin bordroları getirtilmiştir.7-Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün █████/2023 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin APHB listeleri getirtilmiştir.8-Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün █████/2023 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; ilgili ..., ..., ... ve ... isimli şirketlerin 2015 ve 2016 yılı çalışan listeleri getirtilmiştir.9-Avcılar Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün █████/2023 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin 2015-2016 yılları sigortalı listesi getirtilmiştir.10-Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün █████/2023 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; ilgili ... ve ...'nın hizmet döküm cetveli getirtilmiştir.11-Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.█████/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda1. Davacının incelenen 2015-2016 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanışlarının yasal süresinde yapıldığı ve lehe delil olabileceği,2. Davalının incelenen 2015-2016 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanışlarının yasal süresinde yapıldığı ve lehe delil olabileceği,3. Davacının incelenen defter ve açık hesap muavin kayıtlarına göre, davalıdan takip ve dava tarihi itibariyle 231.622,34 TL. kadar alacaklı olduğu.4. Davalının incelenen defter ve açık hesap muavin kayıtlarına göre, davacıya takip ve dava tarihi itibariyle 231.622,34 TL. kadar borçlu olduğu,5. Davacı ve davalının defter kayıtlarının 231.622,34 TL. alacak/borç miktarında mutabık oldukları/örtüştüğü,6. Davalı tarafından takibe itirazda davacıya borçlu olmadıkları yönünde beyanda bulunulmuş ise de, davaya verilen cevapta “ muhasebesel bir hata nedeniyle caride davacı taraf alacaklı olarak kayıtlarda yer almış olduğunu, bunun sebebi olarak da fiyat geçişlerinden dolayı tekrar düzeltilmesi gereken faturaların sehven atlanmasından ve davacıya dava dışı firmadan yapılan iki adet mal sevkinden dolayı düzenlenmeyen faturalardan kaynaklandığı” ileri sürülmüş olup, davalı tarafından bu iddialarına dayanak olarak dava dışı firmalardan temin edilen malların davacının adresine sevk ve teslim edildiğine ilişkin iki sevk irsaliyesi ibraz ettiği, irsaliyelerde imzası bulunan ....'un, çalışanlar listesinde yer alan ... olup olmadığı tarafımızca bilinmediği,7. Diğer yandan davalının dava dışı firmalara mal siparişi verip, sipariş konusu malların davacının adresine teslim etmesini satıcıdan istemesi, iş hayatının uygulamalarına uygun olduğu, ancak, hesap inceleme ve değerlendirme bölümünde detaylı olarak izah edildiği üzere, davacı ve davalının mal teslimi konusunda (miktar, fiyat ve vade) anlaşmış olmaları ve mal teslim yeri hususunda mutabakatın olması icap ettiği, ayrıca dava dışı firmaların davacıya teslim edildiği iddia edilen malzemeler için davalı adına sevk irsaliyesi ve fatura düzenlenmiş olması ve bunların dosyaya sunulması gerektiği, aksi halde davalı iddialarının beyanla sınırlı kalacağı, davacı takip talebinde asıl alacağına ek olarak 59.848,99 TL. işlemiş faiz talep etmiş ise de, davalıya keşide edilen Bakırköy .... Noterliğinin 02.10.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ şerhinin dava dosyasında mevcut olmaması nedeniyle davalının temerrüt tarihinin belirlenemediği,Hususları tespit edilmiştir.█████/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda;1. Davacının takipte talep ettiği 231.622,67 TL. tutarındaki açık hesap alacağının, davalı şirket defterinde davacıya olan 231.622,67 TL. açık hesap borcu olarak kayıtlı olduğu, bu durumda, Ticari defterleri razı ve delil olması başlıklı HMK'nun 222nci maddesinin 2. ve 3.fıkrası gereğince, davacının defterlerinin lehe delil kabiliyeti bulunduğu, davalının ise kendi defterindeki davacıya olan açık hesap borcu kaydının davacı lehine/kendi aleyhine delil olma özelliğine sahip olduğu;Neticede, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 231.622,67 TL. kadar alacaklı olduğu sonucuna varılacağı,Davacının 231.622,67 TL'lik alacağı için davalının 10.10.2019 Tarihinde temerrüde düşmüş olduğu dikkate alındığında, takip tarihi itibariyle işlemiş faiz tutarının 48.302,85 TL. olarak hesaplanacağı,Bu durumda, davacının takip tarihi itibariyle 231.622,67 TL. Asıl alacak ve 48.302,85 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 279.925,52 TL. kadar davalıdan alacaklı olacağı,2. Sayın Mahkemenin 25.04.2024 tarihli ara kararı gereğince, davalının sunduğu 08.02.2024 tarihli dilekçe ekinde sunduğu belgeler ve ibraz edilen sevk irsaliyeleri ile dava dışı firmaların davalı adına düzenlemiş olduğu faturalar dikkate alınarak sevk irsaliyende yer alan malzemelerin davacıya teslim edildiğinin kabulü halinde davalının malzeme alacağının toplam 61.880,92 TL. Olarak hesaplanacağı, Bu durumda, davacı alacağının net (279.925,52-61.880,92 —) 218.044,60 TL. Olacağı, Sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, açık hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazında haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı tarafından, davalı aleyhine, 231.622,34-TL asıl alacak ve 59.848,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 291.471,33-TL'nin tahsili amacyla başlatılan cari hesap alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, davalı (borçlunun) süresi içinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde, Bakırköy .... Noterliğinin █████/2019 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesini sunduğu, söz konusu ihtarname ile davalıdan 231.622,34-TL'nin 7 gün içinde ödenmesinin, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği görülmüştür.Davalı tarafın cevap dilekçesinde, muhasebesel bir hata nedeniyle caride davacının alacaklı göründüğünü, ekte sundukları fatura ve iade faturalarının tek faturada iade edilmesinden ve fiyat geçişlerinden kaynaklandığını, yine iki adet nakliyeci tarafından teslim edilmiş ve teslime alındığına dair imza ettirilmiş teslim evrakı bulunduğunu ileri sürmüştür.Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).Mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen kök raporda özetle; 1.Davacının incelenen 2015-2016 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanışlarının yasal süresinde yapıldığı ve lehe delil olabileceği, 2. Davalının incelenen 2015-2016 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanışlarının yasal süresinde yapıldığı ve lehe delil olabileceği, 3. Davacının incelenen defter ve açık hesap muavin kayıtlarına göre, davalıdan takip ve dava tarihi itibariyle 231.622,34 TL. kadar alacaklı olduğu, 4. Davalının incelenen defter ve açık hesap muavin kayıtlarına göre, davacıya takip ve dava tarihi itibariyle 231.622,34 TL. kadar borçlu olduğu, 5. Davacı ve davalının defter kayıtlarının 231.622,34 TL. alacak/borç miktarında mutabık oldukları/örtüştüğü, 6. Davalı tarafından takibe itirazda davacıya borçlu olmadıkları yönünde beyanda bulunulmuş ise de, davaya verilen cevapta “ muhasebesel bir hata nedeniyle caride davacı taraf alacaklı olarak kayıtlarda yer almış olduğunu, bunun sebebi olarak da fiyat geçişlerinden dolayı tekrar düzeltilmesi gereken faturaların sehven atlanmasından ve davacıya dava dışı firmadan yapılan iki adet mal sevkinden dolayı düzenlenmeyen faturalardan kaynaklandığı” ileri sürülmüş olup, davalı tarafından bu iddialarına dayanak olarak dava dışı firmalardan temin edilen malların davacının adresine sevk ve teslim edildiğine ilişkin iki sevk irsaliyesi ibraz ettiği, irsaliyelerde imzası bulunan ...'un, çalışanlar listesinde yer alan ... olup olmadığı tarafımızca bilinmediği, 7. Diğer yandan davalının dava dışı firmalara mal siparişi verip, sipariş konusu malların davacının adresine teslim etmesini satıcıdan istemesi, iş hayatının uygulamalarına uygun olduğu, ancak, hesap inceleme ve değerlendirme bölümünde detaylı olarak izah edildiği üzere, davacı ve davalının mal teslimi konusunda (miktar, fiyat ve vade) anlaşmış olmaları ve mal teslim yeri hususunda mutabakatın olması icap ettiği, ayrıca dava dışı firmaların davacıya teslim edildiği iddia edilen malzemeler için davalı adına sevk irsaliyesi ve fatura düzenlenmiş olması ve bunların dosyaya sunulması gerektiği, aksi halde davalı iddialarının beyanla sınırlı kalacağı, davacı takip talebinde asıl alacağına ek olarak 59.848,99 TL. işlemiş faiz talep etmiş ise de, davalıya keşide edilen Bakırköy .... Noterliğinin 02.10.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ şerhinin dava dosyasında mevcut olmaması nedeniyle davalının temerrüt tarihinin belirlenemediği, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, taraflar rapora karşı itirazlarını sunmuşlardır.Davacının kök rapora itiraz dilekçesi ekinde, Bakırköy .... Noterliğinin █████/2019 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatası örneğini sunduğu görülmüştür.Davalı tarafın kök rapora itirazları nedeniyle, mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasında verilen ara karar ile davalı vekiline, cevap dilekçesinde bildirdiği, ... nolu iade faturasını, █████/2015 tarihli A ... nolu sevk irsaliyesine bağlı ve █████/2015 tarihli A ... nolu sevk irsaliyesine bağlı ... ve .... A.Ş. Tarafından davalıya düzenlenen faturaları ve de söz konusu sevk irsaliyeleri için davalı tarafından davacıya düzenlenen faturaları dosyaya sunmak üzere kesin süre verilmiş, davalı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ile, istenen iade faturasını ve sevk irsaliyelerine bağlı üçüncü kişilerin düzenledikleri faturaları sunduklarını, ancak, söz konusu irsaliyeler kapsamında sehven davalı tarafından davacıya fatura düzenlenmediğini, yani bu irsaliyelere ilişkin davacıya düzenlenmiş fatura bulunmadığını beyan ettikleri görülmüştür.Mahkememizce dosyaya sunulan belgeler ve tarafların kök bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişiye verilmiş, █████/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; 1. Davacının takipte talep ettiği 231.622,67 TL. tutarındaki açık hesap alacağının, davalı şirket defterinde davacıya olan 231.622,67 TL. açık hesap borcu olarak kayıtlı olduğu, bu durumda, Ticari defterleri razı ve delil olması başlıklı HMK'nun 222nci maddesinin 2. ve 3.fıkrası gereğince, davacının defterlerinin lehe delil kabiliyeti bulunduğu, davalının ise kendi defterindeki davacıya olan açık hesap borcu kaydının davacı lehine/kendi aleyhine delil olma özelliğine sahip olduğu; Neticede, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 231.622,67 TL. kadar alacaklı olduğu sonucuna varılacağı, Davacının 231.622,67 TL'lik alacağı için davalının 10.10.2019 Tarihinde temerrüde düşmüş olduğu dikkate alındığında, takip tarihi itibariyle işlemiş faiz tutarının 48.302,85 TL. olarak hesaplanacağı, Bu durumda, davacının takip tarihi itibariyle 231.622,67 TL. Asıl alacak ve 48.302,85 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 279.925,52 TL. kadar davalıdan alacaklı olacağı, 2. Sayın Mahkemenin 25.04.2024 tarihli ara kararı gereğince, davalının sunduğu 08.02.2024 tarihli dilekçe ekinde sunduğu belgeler ve ibraz edilen sevk irsaliyeleri ile dava dışı firmaların davalı adına düzenlemiş olduğu faturalar dikkate alınarak sevk irsaliyende yer alan malzemelerin davacıya teslim edildiğinin kabulü halinde davalının malzeme alacağının toplam 61.880,92 TL. olarak hesaplanacağı, Bu durumda, davacı alacağının net (279.925,52-61.880,92) 218.044,60 TL olacağı, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan kök ve ek rapor, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil olma vasfını haiz oldukları, her iki tarafın incelenen ticari defter kayıtlarına göre aralarında bir ticari ilişkinin bulunduğu ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 231.622,67-TL alacaklı göründüğü, davalı tarafından davacı adına 2025 yılında 99 adet, 2016 yılında 26 adet satış faturası düzenlendiği, davalı tarafından düzenlenen faturaların tamamının, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacı tarafından yapılan ödemelerin tamamının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu kapsamda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 231.622,67-TL alacaklı olduğunun, her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri kanıtlandığı, davalının söz konusu alacağın muhasebesel bir hatadan kaynaklandığını ileri sürerek dosyaya, üçüncü kişiler tarafından davacıya mal teslimi yapıldığına dair iki adet sevk irsaliyesi sunduğu, ancak davalının muhasebesel bir hata olduğunu ileri sürmesine rağmen, 2016 yılından sonra devam eden 2017-2018-2019-2020 yılı defter kayıtlarında da davacıya 231.622,67-TL borçlu olarak görünmeye devam ettiği, iddia ettiği hatayı düzeltmeye yönelik bir işlem yapılmadığı gibi, davacıya herhangi bir fatura da düzenlemediği, davacının davalıya çektiği Bakırköy .... Noterliğinin █████/2019 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıdan 231.622,34-TL'nin 7 gün içinde ödenmesini, aksi takdirde yasal yollara başvuracağını ihtar ettiği, söz konusu ihtarnamenin davalıya █████/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının █████/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, davalının üçüncü kişi tarafından davacıya teslim edildiğini ileri sürdüğü irsaliyeler yönünden, dava dışı ... İnşaat Yapı Malzemeleri-...'ın, diğer dava dışı ... A.Ş.'den aldığı, █████/2015 tarih, ... nolu sevk irsaliyesine konu 26.160 kg miktarlı 24mm nervürlü demirin .. imzasına teslim edildiği, ... İnşaat Yapı Malzemeleri-...'ın söz konusu mal için davalıya, █████/2015 tarihli, ... nolu sevk irsaliyesi ve █████/2015 tarihli, ... nolu 31.392,00-TL tutarlı fatura düzenlediği, davalı şirketin ise davacıya herhangi bir sevk irsaliyesi ve fatura düzenlemediği, diğer sevk irsaliyesine konu dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin davalı şirket adına █████/2015 tarih, ... sayılı sevk irsaliyesindeki 25.840 kg miktarındaki nervür demirin ... imzasına teslim edildiği, davalı şirketin yine bu teslim için de davacıya herhangi bir sevk irsaliyesi ve fatura düzenlemediği, SGK'dan istenen kayıtlara göre ... isimli kişinin davacı şirketin çalışanı olduğunun anlaşıldığı, ancak, her ne kadar söz konusu irsaliyelerde davacı şirket çalışanı ...'ın imzası olduğu kabul edilse bile, davalının söz konusu üçüncü şahıslardan mal siparişi verip, malların davacının iş yerine teslim edilmesini satıcıdan isteyeceği hususunda ve bu kapsamda miktar, vade, fiyat hususunda taraflar arasında bir anlaşmanın bulunması gerektiği gibi, davalı tarafından söz konusu mallar için davacıya fatura düzenlemesinin gerekli olduğu, ancak davalı tarafın da kabulünde olduğu üzere söz konusu mallara ilişkin davalı tarafından davacıya fatura ve sevk irsaliyesi düzenlenmediğinin sabit olduğu, davalının bir ticari şirket olarak basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve kendisi tarafından faturalandırılmayan bir alacağı talep edemeyeceği ve de kendi iddiasına göre, aradan geçen uzun süreye rağmen defter kayıtlarını düzeltme hususunda bir girişimde bulunmadığı anlaşılışan davalının, defter kayıtlarının içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiği, sonuç olarak, her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 231.622,67-TL alacaklı olduğunun ispatlandığı, yukarıda açıklandığı üzere davacının takip öncesi davalıyı temerrüte düşürdüğü, temerrüt tarihinin █████/2019 olduğu, buna göre takip öncesi işlemiş faizin 48.302,85-TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, Büyükçekmece .... icra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 231.622,67-TL asıl alacak, 48.302,85-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 279.925,52-TL ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Buna göre davalı borçlu tarafından ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Davalı taraf kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, mahkememizce reddedilen kısmın, sadece takip öncesi işlemiş faizin bir kısmına yönelik olduğu, asıl alacak talebinin tamamen kabul edildiği, bu kapsamda davacının alacağın reddedilen kısmı yönünden kötü niyetle takip başlattığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalının reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiştir.Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;Davanın KISMEN KABULÜNE,1-Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 231.622,67-TL asıl alacak, 48.302,85-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 279.925,52-TL ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,3-Reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,4-Alınması gereken 19.121,71-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 3.520,25-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 15.601,46-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 3.520,25-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.600,95-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 3.145,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 3.020,45-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından yapılan 2.000,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 79,20-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geriye kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,8-Arabuluculuk ücreti 1.320,00-TL'nin kabul ret oranına göre 52,27-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 1.267,73-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 44.788,08-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 11.545,81-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,11-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ....e-imzalıdır