Özel belgede sahtecilik davasında, olağan zamanaşımının yanlış değerlendirilmesi bozma sebebi sayılsa da, temyiz incelemesi sırasında gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Özet: Özel belgede sahtecilik suçuna ilişkin bir davada bölge adliye mahkemesinin olağan dava zamanaşımı nedeniyle verdiği düşme kararını inceleyen Yargıtay, öncelikle ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararıyla kesilmesi gereken olağan zamanaşımının bölge adliye mahkemesince yanlış değerlendirildiğini tespit etmiş; ancak suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, özel belgede sahtecilik suçu için öngörülen on iki yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiğini belirterek, yeniden yargılama gerektirmeden kamu davasının kesin olarak zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM
: Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 231/8-son maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22.10.2009 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 13.11.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile kesildiği gözetilmeden kamu davasının olağan zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi hukuka aykırılık bulunmuştur.
Açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK’nın 207/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!