Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, alkollü araç kullanımı sonucu meydana gelen trafik kazası hasarı nedeniyle sigorta şirketinin ödediği tazminatın rücuen tahsili için açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, bir sigorta şirketinin, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında ödediği hasar tazminatını, sigortalı aracın sürücüsünün 2.87 promil alkollü olması ve park halindeki bir araca çarparak kazaya münhasıran asli kusurlu şekilde neden olması gerekçesiyle davalıdan rücuen tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talebini konu edinmektedir; bilirkişi raporları sürücünün aşırı alkolün etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğini ve bu durumun kazanın tek sebebi olduğunu ortaya koymuştur.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; ..... plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Trafik Sigortası) kapsamında sigortalı olduğunu, sigortalı aracın, dava dışı ...... plakalı araca çarparak bu araçta zarar meydana getirdiğini, dava konusu trafik kazasının, 16.09.2022 tarihinde İstanbul ili Beylikdüzü ilçesinde gerçekleştiğini, ..... plakalı araçta maddi hasar oluştuğunu, 70.000 TL hasar tazminatının, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi teminatı kapsamında, müvekkil şirket tarafından 08.02.2023 tarihinde ödendiğini, Söz konusu trafik kazasında, sigortalı ..... plakalı araç sürücüsü aracı alkollü bir şekilde sevk ve idare ettiğini, Sigortalı araç sürücüsü kazanın oluşumunda da kusurlu olup, alkolün de etkisiyle güvenli ve tedbirli sürüş yeteneğini kaybettiğini, Bu nedenlerden ötürü, ödemede bulunan müvekkil sigorta şirketinin davalı sigortalıya karşı rücu hakkı doğduğunu, söz konusu tazminatın halefiyet hükmü uyarınca, davalıdan rücuen tahsili amacıyla, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ..... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve fakat borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun borca itiraz üzerine arabuluculuk süreci gerçekleştirildiğini ve anlaşma sağlanamadığını,Borçlunun Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ..... E Sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz iptal edilerek takibin devamına, icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından mahkememize cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre haksız eylemden kaynaklanan zarardan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya makine mühendisi, sigortacılık alanında uzman, trafik alanında uzman, nöroloji uzmanı doktor bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda özetle; ..... plakalı kamyonet şoförü ..... ;Yola gereken dikkat ve özeni gösteremeyerek aracının hızını yol, araç teknik özelliğine göre ayarlayamamasının kaza sonrası yapılan alkol ölçümleme sonucunda tespit edilen 2.87 promil alkollü olması güvenli sürüş yetilerinin kaybolmasına ve trafik güvenliğini tehlikeye sokacak oranda olduğu, Alkol etkisinde olmakla beraber Sürücülere ait diğer kusurlardan olan 52/1-a “Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve Menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak", ile 53/1-c “Dönel kavşaklarda dönüş kurallarına riayet etmemek,” kurallarını ihlal ettiği olayda kazanın meydana gelmesinde (96100) oranında Asli Kusurlu Olduğu, ..... plakalı araç (Araç Park Halinde Sürücü Yok); Mahalde yapılan inceleme ve tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tutanağı içeriğinden aracın Demokrasi cd. üzerinde Marmara cd. Yönünde gidişe ayrılan sağ şerit üzerinde kalmayacak şekilde kaldırıma yakın usulüne uygun vaziyette durakladığı, park edildiği belirlendiği, bahse konu trafik kazasının kazanın meydana gelmesinde .... plakalı araç (Araç Park Halinde Sürücü Yok) herhangi bir kusurunun bulunmadığına, ..... yasal sınırın çok üzerinde 2,87 promil derecesinde aşırı alkollü bulunduğu, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'nun yerleşik kararlarına göre 101 mg/di üzerindeki sürücülerde tam tersi tıbben ispatlanmadığı takdirde güvenli sürüş kabiliyetinin bozulduğu kabul edilmektedir. 101 mg/di üzerinde alkol saptanan vakalarda sürücünün tıbbi muayeneyi mutlaka isteyerek kendisinde saptanan alkol düzeyine rağmen sürüş güvenliğini bozacak bir klinik tablo içerisinde olmadığını ispat etmesi gerekmektedir. Kurulun kararlarında 201 mg/di düzeyinden itibaren artık kesin ifadeler yer almakta ve artık tıbbi muayene ile aksinin ispatlanması gibi bir ihtimale yer verilmemektedir. Yasal sınırın çok üzerinde 2,87 promil derecesinde aşırı alkollü saptanan, kazanın oluşumunda asli kusurlu olan sürücü ......'ın almış olduğu aşırı alkolün etkisiyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmesinin kazanın oluşumunda münhasıran etkili olduğu kanaatine varıldığı, yapılan değerlendirmede bu meyanda uyuşmazlık konusu olan trafik kazası olayında davalı .... Turizm Taşımacılık Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi sürücüsünün 2,87 promil alkolün tesiriyle doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yaparak park halindeki araca çarparak ağır maddi hasara sebep olduğu ve trafik kazasına sebep olabilecek yol, hava, iklim vb şartlar ile sevk idaresindeki araçta arıza bakım eksikliği vb hususlara rastlanılmadığı/dosyada belge olmadığından dolayı trafik kazası olayının meydana gelmesinin yüksek düzeyde alınan alkolün tesiri yüzünden olduğu görüş ve kanaati edinildiğine, Dava konusu 16.09.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı Trafik Kazasının davacı ..... sigorta şirketi tarafından ..... TURİZM OTOMOTİV LTD.ŞTİ'nin maliki .....'ın sürücüsü olduğu, .... plakalı araç için tanzim edilmiş ..... poliçe numaralı ZMSS vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, Davacı Sigorta şirketince tazminat talep eden ..... Plakalı araçta oluşan hasar sebebiyle ██████████ nolu hasar dosyası oluşturularak yapılan tespitler sonucu ekspertiz raporu uyarınca toplam hasar tutarı 56.396,43 TL olarak tespit edildiği, Dosya kapsamında tazminat ödeme belgesi tespit edilemediği, ZMSS Genel Şartları B.4-c Maddesi “Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle “ kullanılması ve suretiyle kazanın meydana gelmesi ve Genel Yargı karalarında rücu şartlarının oluşması kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana gelmesi halinde rücu şartlarının oluşacağı yönünde olduğu, Dava konusu kazanın sigortalı araç sürücüsünün kusurlu ve münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği değerlendirildiği, rücu şartlarının oluşup oluşmadığı hususu mahkemenin takdirinde olacağı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.TTK 1472 maddesi ; "(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Toplanan deliller ile yapılan yargılama sonucunda, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin kazaya karışan ..... plaka sayılı aracı sunulan kira sözleşmesi uyarınca uzun süreli olarak dava dışı ..... Peyzaj ve Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile yapılan kira sözleşmesi gereği kiralandığı anlaşılmıştır. Yargıtay ..... HD. ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçütten yararlanılmıştır. Şekli ölçüte göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüte göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüttür.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. (aynı yönde İstanbul BAM 8. HD. █████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı)Somut olayda dosya kapsamında bulunan kiralama sözleşmesine göre, kazaya karışan aracın uzun süreli kira sözleşmesi (1 yıl ) ile davalı tarafından kiralandığı anlaşılmaktadır. Buna göre, uzun süreli kiralama sözleşmesi ile zarar gören aracın işletenlik sıfatı dava dışı şirkete geçtiği göz önüne alınarak Yargıtay .... HD ..... Esas .... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere 3 aylık kira sözleşmesinin uzun süreli kira sözleşmesi olarak kabul edilmiştir. Davalının meydana gelen kaza neticesinde aracı uzun süreli kiraya verdiği anlaşılmakla sorumluluğunun ve dolayısıyla davalı sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır. İş bu sebeplerle davacı tarafından davalıya yönelik açılan davanın, davalının davalı sıfatı bulunmaması nedeniyle pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 900,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 284,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair,tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. █████/2025Katip .....✍e-imzalıdırHakim ....✍e-imzalıdır