İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin gemi ve yük alacaklılığından doğan itirazın iptali davasında, ticari mal ve hizmet bedeli alacağına yönelik icra takibine yapılan kısmi ödeme itirazlarının bilirkişi raporuyla incelenerek karara bağlandığı bir durum değerlendirmesi.
Özet: Davacı tarafın, davalıya sağladığı mal ve hizmetler nedeniyle oluşan ve gemi-yük alacaklılığından kaynaklanan ticari fatura alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının borcun miktarı ve kısmi ödemelerin kabulüne dair itirazları üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacının ihtiyati haciz ve vekalet ücreti talepleri ile davalının davanın reddi talepleri değerlendirilmiş; bilirkişi raporları ile davacının ticari kayıtlar ve faturalar uyarınca davalıdan 9.349,00 USD alacağı olduğu, ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve icra takibi sonrası ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı tarafa vermiş olduğu mal ve hizmetten dolayı alacaklı olduğu, alacağın tahsili için----- esas numaralı dosyasında icra takibi yapıldığı ve alacağın dayanağı olarak; ------- olarak takip başlatıldığı, ancak davalı tarafından bir kısım ödemenin yapıldığı ve itirazın iptali davasında takibe esas borcun kısmi olarak ------üzerinden harçlandırıldığı, davalı/borçlunun takibe haksız yere sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itiraz ettiği, tensip ile birlikte, gecikildiği takdirde davacı açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğabileceğinden borçlunun borca yetecek miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına teminatsız ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi ya da makul bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulması gerekli olduğunu, yargılama ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava açılmadan evvelki süreçlerde davacı taraf ile davalı şirket borcun ne kadar olduğu hususunda anlaşama sağlayamadığı, icra takibi sürecinde ve gerekse de arabuluculuk sürecinde davalı tarafından davacı tarafa gönderilen cari hesap ekstresi ile davacı tarafa bir kısım ödeme yapıldığı davalı tarafından ileri sürülmüş ancak taraflar bu konuda mutabık kalamadığı, davacı taraf, ilk defa dava dilekçesinde kısmi ödeme yapıldığı hususunu kabul ettiği, bu sebeple itirazlarının kötü niyetli olduğunu ileri sürmenin doğru bir yaklaşım olmadığı, davalının değil, delillerle sabit olan ödemeleri kabul etmeyen davacı tarafın kötü niyetli olduğu beyan edilerek, açıklanan nedenlerle; haksız ve kötü niyetli davanın reddini talep etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.------ sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine ----tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı ----- tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya ----tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Davacı taraf ticari kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi rapor içeriğine göre; temin edilen belgeler ve yerinde tespit sonucu, davacının yasal kayıtlarının tetkikinde ---- tarihi itibariyle davalıdan ------ tutma zorunluluğundan kaynaklı, döviz cinsi borç alacaklar yasal defterlere ilgili gün kuru ile TL olarak kaydedilmesinden dolayı) alacağı olduğu, ancak düzenlenen faturalar ve davalının ödemelerinin USD olarak olmasından kaynaklı olarak USD alacağının ise 9.349,00USD olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.Davalı taraf ticari kayıtlarının incelenmesine yönelik düzenlenen bilirkişi rapor içeriğine göre; davalının inceleme günü defterlerini sunmadığı, yerinde inceleme talebinin de bulunmadığı, davacının yasal kayıtlarının tetkikinde ---- tarihi itibari ile davalıdan ----- (yasal kayıtlar TL tutma zorunluluğundan kaynaklı, döviz cinsi borç alacaklar yasal defterlere ilgili gün kuru ile TL olarak kaydedilmesinden dolayı) alacağı olduğu, ancak düzenlenen faturalar ve davalının ödemelerinin USD olarak olmasından kaynaklı olarak USD olarak alacağının ise -----olduğunun tespit edildiği, davalının borca itiraz dilekçesinde taraflarınca kısmi ödeme yapıldığına dair herhangi bir beyanlarının olmadığı gibi ödeme dekontu veya cari hesap dökümünün de bulunmadığı, icra takip tarihi ----- olup, davalının yukarıdaki cari hesap dökümü incelendiğinde en son ödemenin ----- tarihinde ---- olduğu, başka bir anlatımla icra takip tarihinden sonra yapılmış bir ödeme bulunmadığı, dosya kapak hesabı ve işlemiş faiz hesaplamasının yapılmasına yer olmadığı sonucuna varıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait yazılı herhangi bir sözleşme dosya kapsamında bulunmadığı gibi, davacının buna ilişkin bir iddiası veya beyanı da bulunmadığı, dosya kapsamında yazılı sözleşme bulunmadığı, başka bir anlatımla mal ve hizmet bedelinin hangi vadede ödeneceğine dair taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı ve icra takip tarihinden önce davalının TBK'nun temerrüde ilişkin 117. Mad. hükümlerine göre usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir belgenin bulunmadığından dolayı işlemiş faizin yerine olmadığı kanaatine varıldığı, icra takibine konu faturaların davalı tarafından mükellefi bulunduğu vergi dairesine mal ve hizmet alışlarına ait ----- Formu ile beyan edildiği, davacının ---- icra takip tarihi itibariyle davalıdan --- alacağının bulunduğu bildirilmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 9.349,00USD alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, HMK. 221. maddesi gereği ---- formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği ------davalının ---- bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının ----formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği ------, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği -------- davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 9.349,00USD alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının KABULÜ ile--------esas sayılı takibine yapılan itirazın 9.349,00USD üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,2-Davacı lehine hükmedilen tutara takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği değişen oranlarda ------ cinsi para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranın uygulanmasına,3-Davacı lehine hükmedilen tutarın takip tarihindeki efektif satış kurunun (USD/TL 31,1467 / 1 TL) karşılığı olan 291.190,49 TL üzerinden % 20 si oranında 58.238,09 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Alınması gerekli karar harcı 20.795,33 TL’den peşin olarak yatırılan 17.219,30 TL'nin mahsubu ile 3.576,03 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan 17.219,30 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,6-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 9.000,00 TL bilirkişi, 898,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 10.386,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,7-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 48.708,14 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ---- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025