Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen üçüncü şahıs menfi tespit davası: İmza itirazı, usulsüz icra takibi ve borçlu olunmadığının tespiti talebi.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, aleyhine başlatılan icra takibine dayanak teşkil eden senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, bilirkişi raporlarıyla da teyit edildiğini, önceki hukuki girişimlerinin usul eksiklikleri nedeniyle sonuçsuz kaldığını, davalının kötü niyetli hareket ettiğini, ticari bir borcun veya ilişkinin mevcut olmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini ve %20den az olmamak üzere icra tazminatı talep ederken; davalı ise yetki itirazında bulunarak davanın icra takibinin yapıldığı Bakırköy asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğini savunmuş ve dava şartı olarak taraf ehliyeti eksikliklerine değinmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ...'nun 1 Nisan 2019 tarihinde mahkemeye ... Esas sayılı dava dosyasıyla imzaya itiraz davası açtığını, davası mahkemece ... Esas .... Karar sayılı 17 Haziran 2019 tarihinde karara çıkarıldığını, usulsüz tebligat nedeniyle mahkeme esasına .... esas numarasıyla kaydedilen dava dosyasının yasal 7 günlük süreden sonra █████/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakla şikayetin süre yönünden reddine karar verildiğini, bu esnada Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına ... soruşturma ile verilen ekli bilirkişi raporunda imza ve yazının müvekkiline ait olmadığına dair rapor olmasına, eşinin, çocuğunun, evinin önünden araç ile takip eden olduğu saptandığı halde eski soruşturma ve mahkemede açabilecekleri Menfi tesbit ve İstirdat davası emsal gösterilerek yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu arada İstanbul ... Asliye Hukuk Mhk.... dosyası ile Tasarrufun İptali davasında ister istemez eksik, yanlış inceleme yapıldığını, müvekkilinin icra dosyasına eklendiği tarih halen saptanamadığını, tebligat adresleri ile Mernis adreslerinin farklılığına değinilememekte olduğunu, İcra Hukuk Mahkemesinde ilk başvurduğu avukatın tavsiyesi ile icra dosyasının fotokopisini aldığından tebliğ tarihi dilekçeden 5 gün sonra geçtiğinden şekli usulsüzlükler ile imzaya itirazı kabul görmemekte, İcra Hukuk Mahkemelerinin imza ve tebliğat incelemesini dar yapabildiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Büroda verilen ilk kararda, senedin icra takibine konulmadığı için sonrasında senedin şikayet sonrası takibe konmasının dava açılmamasına sebebiyet verdiğini, savcılıkça alınan bilirkişi raporunda imzanın müvekkil eli ürünü olmadığı aşikar iken imzanın zorla attırıldığına dair beyan esas alınarak soruşturmanın esasına girilmediğini, halbuki istenen diğer yetkili mercilerinden alınan imza örnekleri gibi imza incelemesi mahkemeniz öncesi savcılıkça yaptırılmış olduğunu, borçlu ....'ın aleyhine aciz vesikası alınmadan, araç plakalarını belirtilen ve aracına yapılan icra işlemin görülmediği, daha onlarca hukuksuzluk yaşanan icra dosyasında alınan bilirkişi raporu ışığında imzanın müvekkiline ait olmadığından takibin ve ödeme emrinin iptalini, dava esnasında ödeme durumları çıkar ise davalarına istirdat davası olarak devam edeceklerini davalının yapmış olduğu bu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetle yapıldığını, icra tarihinde müvekkilinin şahısların yapmış olduğu savcılık sorgusunda gerekse dilekçelerinden anlaşılacağı gibi ticaret için alınmış bir senedin müvekkili ...'nun sigortalı çalıştığı bir firmada ticari alışverişinin olmadığı muaccel bir borcu bulunmadığını, alacakları konusunda herhangi bir risk meydana gelmediğini, fakat davalı anlaşılmaz bir şekilde, boş ve savcılık ifadelerinde de yer aldığı gibi evde senedi aldıktan sonra 3 gün sonra suç duyurusunda bulunduklarını beyan ettiklerini, senedin geriye dönük tarihe atıldığı senette birden çok yazı stili olduğunu, müvekkilinin ...'nun T.C.'si ve adresinin olmadığını, senede nakten yazdıkları sonradan doldurmak suretiyle icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetinin açık olduğunu, müvekkillerinin hakkında belirtilen şekilde haksız olarak icrai işlemlerin başlamasından dolayı, müvekkillerinin olmayan borçtan sorumlulukları, hukuksuz işlemler ile durum içinden çıkılmaz bir hal aldığını, bu nedenle dava ve takip konusu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile kötüniyetli davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizde açılan dosyanın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı kambiyo senedine ilişkin olduğu icra takibinden sonra açıldığını, dayanak icra takibinin Bakırköy ' de olması nedeniyle , HMK gereğince icra takibinin yapıldığı ''Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'' yetkili olacağını, dava için, taraflar arasında İstanbul Adliyesinin yetkili olduğuna dair herhangi bir yetki sözleşmesi de düzenlenmediğini, bu davaya kadar dava konusu ile ilgili tüm hukuki başvuruların davacı tarafından Bakırköy Adliyesinde başlatıldığını, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesine karar vermesini, dava şartı arabuluculuk, tarafların anlaşmaması ile sonuçlanmış ise de, her 2 davalının yer aldığı süreçte , diğer davalı .... oturumlara bizzat kendisi katılarak tutanağı imzaladığını, diğer davalının , ''vasi tayin edilmiş olması itibarıyla'' taraf ehliyeti bulunmadığını kanuni temsilcisi vasıtası ile taraf teşkili sağlandığını, vasinin , vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki ilişkilerinde temsil etme zorunluluğu nedeniyle , hukuki sonuçları nedeniyle özel önem taşıyan dava şartı arabuluculukta vasinin yer alması gerekmekte iken , kısıtlı asil ile sürecin tamamlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava şartı arabuluculuk usullerinin yasaya uygun yapılmadığını, husumet eksikliğinden dolayı dava şartlarını taşımadığının açık olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, taraf ehliyeti bulunmayan davalı ..... ile arabuluculuk sürecinin tamamlanması ve aynı arabuluculuk son tutanağının müvekkili bakımından da kullanılması itibarıyla dava şartının yokluğunu, davacının ''icra dosyasında kefil olarak yer alması ve diğer borçlu .....'ın dava açmaması itibarıyla ''aktif husumetinin'' bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında takip konusunun ''bono'' niteliği itibarıyla gerçek bir alacak olduğu sabit olduğunu, davacının hukuki yararının bulunmadığını ve davanın reddini, lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderinin takdirine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, takibe konu senet nedeniyle davacının davalıya borcu olup olmadığı, bono üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır.
Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Mevcut olayımızda davacı taraf çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığını iddia etmektedir. Bu durumda ispat yükü tekrar davalıya düşmektedir.
Mahkememizce davaya konu senet üzerinde imza incelemesi yapmak üzere ATK'dan rapor alınmış olup "İnceleme konusu senette ödeyecek bölümünde ... adına kayıtlı kefil imzaları ile ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği" yönünde rapor hazırlandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce senet üzerinde imza incelemesi yaptırıldığı ve ilgili raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılarak senet üzerindeki imzanın davacının el ürünü olmadığı, davacının imzasının sahte olduğu anlaşıldığından, sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebilen defilerden olduğu, çek hamillerinin iyi niyetli olup olmayacaklarının sonucu değiştirmeyeceği değerlendirilmekle davanın kabulüne ilişkin karar verilmiş olup dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalının kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından kötüniyet tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı ...'nun Bakırköy ... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasına konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 61.479,00TL ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 61.299,10TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen 919,50TL posta masrafı, 5.900,00TL Adli Tıp rapor ücreti 179,90TL başvuru harcı, 179,90TL peşin harç olmak üzere toplam 7.179,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 138.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!