Yargıtay, kasten yaralama eylemi sırasında yaralama kastını açıklayan sözlerin ayrıca tehdit suçunu oluşturmayacağı gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın mağdura yönelik kasten yaralama eylemi esnasında söylenen sözlerin, tek başına tehdit niteliği taşımayıp yaralama kastını açıklayıcı mahiyette olduğuna hükmederek, bu nedenle ayrıca tehdit suçunun oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında verilen mahkumiyet kararını bozmuş, böylece katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazlarını haklı bulmuştur.
6. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Tehdit
HÜKÜM
: İlk derece mahkeme kararlarının kaldırılması suretiyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzelterek onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın dosyada mevcut istinaf kanun yolu dilekçesi içeriğindeki kasten yaralama suçu yönünden istinaf talebi hakkında Bölge Adliye Mahkemesince her zaman karar verilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Hakaret suçuna yönelik temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında sadece tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilince ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;
Sanığın katılana yönelik tehdit ve gerçekleştirmiş olduğu kasten yaralama eylemlerinde aynı olay bütünlüğü içerisinde söylenen sözlerin tehdit niteliğinde olmayıp yaralama kastını açıklayıcı mahiyette olması nedeniyle tehdit suçunun oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde anılan suçtan ayrıca mahkûmiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Çine Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!