Sanık müdafiine usulüne uygun tebligat yapılmadığından kesinleşmeyen hırsızlık mahkumiyetindeki fazla ceza iddiasıyla yapılan kanun yararına bozma talebinin reddi kararı.
Özet: Nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan sanığa, ceza hesaplamasında yapılan hatalar nedeniyle fazla ceza verildiği iddiasıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı kanun yararına bozma başvurusu, kararın sanık müdafiine usulüne uygun tebliğ edilmemesi ve henüz kesinleşmediği için olağanüstü kanun yoluna tabi olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR
: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.09.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçu nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143/1. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından, anılan Kanun'un 145/1. maddesi uyarınca 3/4 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak 1 yıl 10... gün hapis cezası yerine, 3 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedilmesini takiben, anılan Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucu 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası yerine, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir.
2. İncelemeye konu kararın, sanığın zorunlu müdafii olan Av. .. .'in ve sanığın yokluğunda verildiği, sanığa tebliğ edildiği; ancak sanık tarafından istinaf edilmediği anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve ███████-573 Esas, ████████ Karar sayılı kararında "...sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, sanık müdafiinin yokluğunda verilen kararın usûlüne uygun şekilde sanık müdafiine tebliğ edilmesi gerekirken sanık müdafiine gerekçeli kararın tebliğ edilmediği tespit edildiğinden; inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!