Trafik kazasında yaralanan yolcunun kısmi alacak sonrası ek dava ile talep ettiği tazminatta derdestlik ve müteselsil sorumluluk prensiplerinin yeniden değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının, sigorta tahkim komisyonundaki kısmi alacak başvurusundan sonra kalan sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatlarını davalıdan tahsil talebiyle açtığı ek alacak davasının, ilk derece ve istinaf mahkemelerince derdestlik nedeniyle usulden reddedilmesi üzerine temyiz incelemesine tabi tutulduğu ve temyiz incelemesinde Karayolları Trafik Kanunu ile Türk Borçlar Kanunundaki müteselsil sorumluluk ilkelerinin vurgulanarak, zarar görenin tüm ilgililerden zararın tamamını talep etme hakkına sahip olduğunun belirtildiği bir dava sürecidir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████, ████████
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.10.2020 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu aracın yaptığı çift taraflı kazada yaralandığını, kaza nedeniyle Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu'na fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla açtıkları kısmi alacak talepli başvuruları üzerine Sigorta Tahkim Heyeti'nin 2021.E. 201871 sayılı kararında yolcu ile sürücünün aynı oranda kusurlu bulunması nedeniyle tazminatın yarı yarıya hesaplandığını, bunun üzerine İtiraz Hakem Heyetine başvuruları üzerine kusur konusunda haklı oldukları yolcunun kusuru ile sürücüsünün kusurunun bir tutulamayacağını belirtmekle, ıslah yapıldığı için itirazlarının değerlendirilmediğini, hakem heyetinin kusur raporuna itiraz etmelerine rağmen, ek rapor aldırılmayacağını belirtmesi üzerine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla başvuru sonucundaki rakamlar mahsup edildikten sonraki kalan kısmı için sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, derdestlik itirazında bulunduklarını, davanın sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağında, kazaya karışan her iki aracın da ... Sigorta şirketi nezdinde sigorta poliçesi olduğunun tutanak altına alındığını, davanın sigorta şirketine de yöneltilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında dava tarihi itibariyle derdest dava bulunmakla HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Sigorta Tahkim Komisyonunda açılan davanın kısmi dava olduğunu, iş bu davanın yapılan ve itirazlarına rağmen düzeltilmeyen hata nedeniyle ek dava olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır (818 sayılı BK'nın 51. maddesinde de paralel düzenleme mevcuttur). Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğü şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacı kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir.
Somut olayda davacı yolcu olup karşı aracın trafik sigortası bulunmadığından maddi tazminat talebini Güvence Hesabına yöneltmiştir. İlk Derece Mahkemesince aynı konuda aynı taraflar arasında derdest bir dava bulunması sebebiyle dava şartı yokluğundan ret kararı verilmiş, davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Şöyle ki; davacının eldeki davadan önce başvuruda bulunduğu 23.05.2022 tarih, 2022/İHK-22356 sayılı Sigorta tahkim Komisyonu dosyasında İtiraz Hakem Heyetince davacının, davalının %100 kusur oranına göre istenebilir tazminat miktarlarından sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin itirazının haklı olduğu sonucuna varıldığı ancak ortak kusura ilişkin davacı itirazının kabulü suretiyle belirlenen tazminat miktarları, ıslahla istenen tutarların üzerinde olduğundan taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek başvuranın ıslah talebi doğrultusunda sonuca gitmek gerektiği belirtilmiş ve sonuç olarak hakem dosyasında karşı araç sürücüsünün %40 kusuru üzerinden hesaplanan tazminat miktarlarına hükmedilmiştir.
Davacı yolcu olup açıkça tarafların kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemediğine, maddi zararın tamamının davalı ...'ndan müştereken müteselsilen tahsilini talep ettiğine göre, eldeki dosyada kalan tazminat miktarını talep edebileceği gözetilmek suretiyle işin esasına girilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!