Kamu görevlisi taklidiyle nitelikli dolandırıcılık davasında, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle müdafi atanmaması savunma hakkını kısıtladığından hükmün bozulması.
Özet: Sanıkların kamu görevlisi gibi davranarak nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılandığı davada, ilk derece mahkemesince mahkûmiyet ve istinaf mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararları, suçun yasa gereği beş yıldan fazla hapis cezası öngörmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamında müdafi atanmasının zorunlu olmasına rağmen sanıkların savunmasız bırakılması sebebiyle hukuka kesin aykırı bulunmuş ve savunma hakkının kısıtlanması gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozularak dosyanın yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümlerin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ... müdafisinin temyiz talebi ; usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması talebine ilişkindir.Sanık ...'ın temyiz talebi ; suç işlemediğine , diğer sanıklarla çalışmadığına ve kendisine para gönderilmediğine ilişkindir.Sanık ...'ın temyiz talebi ; suç işlemediğine , hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.III. GEREKÇEYargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir.Sanıklar ... ve ...'ın ilk derece mahkemesince hüküm verilinceye kadar yargılamanın hiçbir aşamasında müdafilerinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince de Yerel Mahkemece sanıklar ... ve ...'a resen bir müdafi de tayin edilmediği, sanığa isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanık ... ve ...'a müdafii atandıktan sonra yargılamanın yapılarak hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunduğu, yapılacak yargılamanın sanık ... hakkında TCK'nın 158/3 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına etki edeceği , bu itibarla 5271 sayılı CMK'nin 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık olacak biçimde savunma hakkının kısıtlanması, hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına yönelik sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerine görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin , 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.