Marka hükümsüzlüğü ve tecavüzü davasında, tesettür gelinlik sektöründe faaliyet gösteren iki firma arasındaki marka hakkı uyuşmazlığının yargıtay incelemesi.
Özet: Davacı, tesettürlü gelinlik ve benzeri sektörde faaliyet gösteren "..." markasının sahibi olarak, davalıların markasının itibarını kullanarak "... Elazığ" gibi isimler ve Instagram hesapları aracılığıyla kendi markasına tecavüz ettiğini, ayrıca "..." ibareli benzer markaları tescil ettirdiğini iddia ederek bu markaların hükümsüzlüğünü ve tecavüzün önlenmesini talep etmiş; davalılar ise kendi markaları arasında benzerlik olmadığını, uzun süredir tescilli haklarının bulunduğunu ve haksız feshedilen bayilik sonrası kendi işlerini kurduklarını savunmuş olup, ilk derece mahkemesi davalı şirket markası ile davacı markası arasında emtiaların aynı veya benzer olduğu koşulunun sağlandığına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Kısmen KabulİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., 2023/6 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin tesettürlü gelinlik - gelin başı tasarımı, gelin makyajı yapan, gelinlik, bindallı, nişanlık vs. kıyafet satışı yapan, Türkiye çapında ... markası adı altında onlarca mağazası bulunan, kendi alanında ülke çapında tanınmış bir firmanın sahibi olduğunu, müvekkilinin tasarladığı gelinliklerin müvekkiline ait Instagram hesaplarından paylaşılması yoluyla tanıtıldığını, müvekkili ...'in ayrıca "..." ibareli markaların da sahibi olduğunu, davalılardan ...'in Elazığ’da 5 yıl süreyle müvekkilinin markasını kullandığını, davalı şahsın müvekkilinin tescilli markası olan “...” adını işyerine astığını ve “... Elazığ” adında bir Instagram hesabı açtığını, davalının müvekkili markası ile tanındığını, müvekkiline ait marka adı ile büyük bir müşteri kitlesi topladığını ve kazanç sağladığını, davalının markaya zarar verici davranışlar sergilemesi üzerine noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine davalı tarafça "..." adlı ... hesabının "..." olarak değiştirildiğini, bu durumun e-tespit tutanağı ile tespit edildiğini, davalının ticaretini “...” adıyla karıştırılmasını sağlamak üzere seçtiği “...” adıyla sürdürdüğünü, ayrıca ██████████ tescil numarasıyla 25, 35... . sınıflarda “...” markasını tescil ettirdiğini, 2021 yılında müvekkilinin Van, Diyarbakır, Elazığ ve Bursa illerinde bayiliğini yapan firmaların sözleşmeleri feshedildiğinde kullanılan bir marka olduğunu, davalı markasının müvekkili adına tescilli markalar ile genel izlenim bakımından ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, ortalama tüketicilerin işletmeler arasında idari-ekonomik bağ bulunduğu sanısıyla davalıdan hizmet alacaklarını, “...” ve “...” ibarelerinin gerçek ve üstün hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli ████████ 67... /052418 sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı kullanımlarının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından yapılan tespitlerin "..." markasının halen kullanılıp kullanılmadığına ilişkin olduğunu, tedbir taleplerinin de lehlerine olacak şekilde reddedildiğini, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili markalarının da 3-4 yıldır tescilli olduğunu ve itiraza uğramadan kullanıldığını, müvekkili şirket yetkilileri ve davacılarla daha önce bayilik işi olan birçok bayinin, sözleşmelerinin haksız feshi üzerine söz konusu firmanın çatısı altında birleşerek, yeni bir markanın kurumsallaşması adına birlik içinde olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ve arkadaşlarının yer aldığı bayilik sistemi ile “... Gelinlik/Tesettür Aşkı” markasının yaklaşık 10 bayi ile sektörde bilinen bir marka haline geldiğini, davacının müvekkiline gönderdiği ticari ilişkinin bitirildiğine dair ihtarnameye müvekkili tarafından cevap verildiğini, müvekkilinin davacı ile ticari ilişkisi bittikten sonra Instagram ismini değiştirmesinin potansiyel bir marka iltibasının önüne geçtiğini, hükümsüzlüğü istenen ... numaralı markanın müvekkili şahıs tarafından .... San. ve Tic. Ltd. Şti’ye devredildiğini, davacının Mardin ve Van Şubelerine ilişkin olarak talep ettiği tedbir istemlerinin müvekkili lehine reddedildiğini, müvekkilinin haksız feshedilen bayilik sözleşmesi üzerine kendi markasını, arkadaşlarıyla büyütmeye çalışan bir ticaret kadını olduğunu, “..” kelimesinin Arapça kökenli “örtme, kapama, gizleme” anlamına gelen bir sözcük olduğunu, anılan sözcüğün başka bir sözcükle kombinlenerek marka oluşturulabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirkete ait dava konusu 2017 07667 sayılı marka kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından taraf markaları arasında “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı, buna karşın davalı şahsa ait dava konusu 2021 052418 sayılı marka yönünden taraf markaları arasında “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlanamadığı, davalıların kullanımı gösterir herhangi bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle marka hakkına tecavüzün varlığı yönünde kanaate varılamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markalarının "..." ibaresini ortak olarak içerdikleri, "..." kelimesinin Arapça "örtünme" anlamına gelmekte ise de, tüketiciler nezdinde bu kelimenin anlamının bilinmesinin beklenemeyeceği, bunun yanında dava konusu markalarda bu ibarenin yazım şeklinin de büyük oranda benzediği, bu haliyle dava konusu markaların davacının itiraza mesnet markasının yeni bir versiyonu olarak algılanması ihtimalinin bulunduğu, hükümsüzlüğü talep edilen ██████████ sayılı markanın kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin oluştuğu, açıklanan nedenle davacının ██████████ sayılı markası arasında 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunması nedeniyle dava konusu ██████████ sayılı marka yönünden hükümsüzlük şartlarının bulunduğu, bununla birlikte, 42. sınıf hizmetlerde tescilli dava konusu ███████████ sayılı marka yönünden ise emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, bu markanın hükümsüzlüğü talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... vekili tarafından sunulan 22.11.2021 tarihli cevap dilekçesinin dördüncü sayfasında "... Gelinlik markasının yanında, ...markasının da kullanım hakkına sahiptir, bu hususta marka sahibiyle uyum içinde işlerini yürütmektedir."; diğer davalı şirket adına 31.01.2022 tarihinde sunulan cevap dilekçesinin 6. sayfasında ise "Müvekkillerin markaları Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ve itiraza uğramadan kullanılmaktadır." ifadelerine yer verilmiş olup, böylece dava konusu ██████████ markanın her iki davalı tarafça da kullanıldığının davalıların kabulünde olduğu, SKM'nın 155. maddesi uyarınca marka hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyecek olmasına göre somut uyuşmazlıkta marka hakkına tecavüz şartlarının da oluştuğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf itirazlarının esas yönünden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... adına tescilli ██████████ sayılı markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın reddine, davalı şirket adına tescilli █████████ sayılı markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalıların "..." ibaresini kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, "..." ibaresini içeren her türlü reklam, afiş, ambalajın imhasına karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZ İNCELEMESİA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka hükümsüzlüğü ile, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, imha ve ilan istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 01.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.