İflas masasına 178 milyon TL kazandıran avukatların ticari vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli davasında Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin görev yetkisini incelemesi.
Özet: İflas idaresi adına sekiz yılı aşkın süren bir tasarrufun iptali davasını başarıyla sonuçlandırarak iflas masasına 178.000.000,00 TL kazandıran davacı vekil, kendisine ödenen 228.625,00 TL avukatlık ücretinin yetersiz olduğunu ileri sürerek, Avukatlık Kanununun 164/4 maddesi uyarınca iflas masasına kazandırılan bedel üzerinden hesaplanacak daha yüksek bir vekalet ücretinin (şimdilik 50.000 TL olarak) tahsilini ve iflas masası paralarının alacaklılara dağıtımının tedbiren durdurulmasını talep etmekte olup, mahkeme ise uyuşmazlığın vekalet ilişkisinden kaynaklanan ticari bir alacak davası olduğunu ve görevli mahkeme hususunun yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gereken bir dava şartı olup olmadığını değerlendirmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İflas idaresi tarafından verilen yetkiye dayanarak avukatlık hizmetini yerine getirdiklerini, tasarrufun iptali davasının açılmasından kesinleşmesine kadar olan tüm sürecin 8 yılı aşkın sürdüğünü ve tüm sürecin taraflarınca titizlikle takip edildiğini, açıp takip ettikleri dava sonucunda iflas masasının aktifine 178.000.000,00 TL eklenmiş olduğunu, bunun sonucu taraflarına 228.625,00 TL avukatlık ücreti tahakkuk ettirildiğini, bu kararın hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla, İflas masasına kazandırdıkları paranın müflis şirketin alacaklılarına dağıtılması halinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlarının oluşacağını, bu sebeple dosyada tedbir kararı verilmesini, iflas masasındaki paranın alacaklılara ödenmesinin tedbiren durdurulmasını, Bakırköy .... İcra İflas Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında masa vekili olarak açtıkları Tasarrufun İptali Davası ile iflas masasına kazandırdıkları bedel üzerinden Avukatlık Kanunun 164/4. Maddesi (Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir) hükmü gereğince hesaplanacak bir vekalet ücretinin (taraflarına ödenen 228.625,00 TL nın mahsubu ile) ıslah yoluyla arttırma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000 TL sının tahsili ile taraflarına ödenmesine, bu taleplerinin uygun görülememesi halinde Avukatlık Kanunun 164/4 maddesinin 1. Cümlesindeki Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılama hükmü gereğince, 2025 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri gereğince, hesaplanacak vekalet ücretinin, (tarafımıza ödenen 228.625,00 TL nın mahsubu ile) ıslah yolu ile arttırma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000 TL'sinin tahsili ile taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Vekalet ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir.
TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle) nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın "Asliye Hukuk mahkemelerinin görevi" başlıklı 2/1. maddesi hükmünde açıkça "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk mahkemesidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Somut olaya gelince, eldeki davadaki isteğin Avukatlık Kanunu m.164/4, 174/4 AAÜT ilgili hükümlerine dayandırıldığı, davacı ile davalı arasında Bakırköy ... İcra iflas Müdürlüğü'nün dosyasında verilen avukatlık hizmetinin bulunduğu, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmadığı, esasen dava dilekçesinde de bu yönde bir iddiaya yer verilmediği, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amaçları ve niteliğine aykırı düşecektir. Hal böyle olunca işbu dava taşınmazın aynına ilişkin dava olması hasebiyle göreve ilişkin dava şartı eksikliği bulunduğundan davanın bu nedenle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Açılan davada görev yönünde dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
Görevli mahkemenin BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ gönderilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!