6. Ceza Dairesinin nitelikli tehdit suçunda imzasız mektubun faili yakınanca bilindiğinde suç vasfının değişimi ve uzlaştırma hükümlerinin uygulanma zorunluluğu üzerine mahkûmiyet kararının bozulması.
Özet: Temyize konu hükümde, sanığın nitelikli tehdit suçundan mahkûm edilmesine rağmen, tehdidin imzasız mektupla yapılmasına karşın mağdur tarafından gönderenin kim olduğunun bilinmesi nedeniyle eylemin Türk Ceza Kanununun 106/1-1. maddesinde düzenlenen basit tehdit suçunu oluşturduğu ve bu suçun uzlaştırma kapsamında olduğu gözetilerek, uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuştur.
6. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Nitelikli tehdit
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tehdit suçunun imzasız mektup ile işlenilmesi halinde, bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, kimin tarafından yazıldığının muhatabınca anlaşılamamış olması gerekmektedir. Somut olayda, mektubu kimin yazdığının yakınan tarafından anlaşılması karşısında, imzasız mektupla tehdit öğesinin oluşmadığı dikkate alındığında, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. maddesi gereğince mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, anılan Kanun'un 106/2-b maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2- Yukarıda belirilen (1) nolu bozmaya uyularak yapılacak değerlendirme sonucunda sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!