TSKdan mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan subayın yetiştirme giderlerinin kanun değişiklikleri sonrası yeniden hesaplanarak iadesi talebiyle açılan davada Yargıtay bozması sonrası verilen karar.
Özet: Eski bir subayın, Türk Silahlı Kuvvetlerindeki mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılması sebebiyle devletin talep ettiği yetiştirme giderlerinin tahsili davasında, davalının sağlık sorunları ve olumsuz sicil uygulamalarını savunma olarak sunmasına rağmen; mahkeme, yürürlüğe giren kanun değişikliklerinin getirdiği muafiyetler ve mecburi hizmet süresindeki azalmaları dikkate alan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu bedelin bir kısmının (14.523,76 TL asıl alacak ve 5.056,68 TL işlemiş faiz) davalıdan tahsiline karar vermiş ve Yargıtayın önceki bozma kararındaki gerekçe-hüküm çelişkisini bu yeni kararında gidermiştir.
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; subay olarak yetiştirilen davalının, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvetleri Kanunu'nun (926 sayılı Kanun) 112. maddesinde düzenlenen mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan 28.09.2007 tarihinde TSK'den ayrıldığını, 15 yıl yerine 8 yıl 8 ay 28 gün hizmet verdiğini, işlemiş faizi ile birlikte toplam 160.604,00 TL tutarındaki yetiştirme giderinden hizmet süresine karşılık gelen bölümü düşüldüğünde kalan borcunun faiziyle birlikte 67.011,00 TL olduğunu beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, 67.011,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 07.12.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde faiz talebinin unutulduğunu belirterek, asıl alacağın davalının ilişiğinin kesildiği tarih olan 28.09.2007 tarihinden ıslah tarihine kadar işlemiş faizi olan 7.895,12 TL'nin tahsilini ve asıl alacağa ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalının bağlı bulunduğu komutanlarının iyi sicil vermedikleri gibi disiplin cezası uyguladıklarını, üst disiplin kuruluna itiraz ettiğini ancak olumlu sonuç alamadığını, bu sıkıntılar nedeniyle ... Hastanesince hipertansiyon tanısı konulduğunu, sağlık raporuna itirazı sonucu ... Hastanesinin hipertansiyon tanısı ile görevli olarak uçamaz raporu verildiğini, sağlığını ve işini kaybetmesi nedeniyle mağdur olduğunu, ödemeyi taahhüt ettiği gibi bir tazminat borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.12.2012 tarihli kararıyla; dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 6000 sayılı Kanunla personel ve amortisman giderlerinin talep edilemeyecek borçlardan sayıldığı, 6318 sayılı Kanunla mecburi hizmet süresinin 15 seneden 10 seneye düşürüldüğü ve 6353 sayılı Kanunla ilaç ve tedavi giderleri, kitap, kırtasiye giderleri, öğrenci harçlıkları ile yiyecek giderlerinin yarısı ve bunlara tekabül eden faizler geri istenemeyecek borçlara dahil edilmiş olduğundan, 13.12.2010, 20.09.2011, 26.06.2012 tarihli raporlardan sonra Emekli Sayıştay Denetçisi bilirkişiden muafiyetler dikkate alınarak toplam borcun hesaplanmasının istenildiği, bilirkişi raporu ile muafiyetlerden ve ifa edilen mecburi hizmetten sonra davacının asıl alacağının 14.523,76 TL, işlemiş faiz tutarının 5.056,68 TL olarak hesaplandığı, raporun önceki raporlar, deliller ve kanun değişiklikleri ile uyumlu olduğu, 63 18... sayılı Kanunlar olmasaydı davalının borcunun 69.925,52 TL ve talepten fazla olacağından yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğinden bahisle; davanın kısmen kabulüne, 19.580,44 TL alacağın davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, asıl alacak 5.056,68 TL'ye dava tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar kanuni faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 04.10.2018 tarihli ilamıyla; Mahkemece verilen kararın gerekçe kısmında bilirkişi raporunda hesaplandığı gibi muafiyetlerden ve ifa edilen mecburi hizmetten sonra davacının asıl alacağının 14.523,76 TL, işlemiş faizin 5.056,68 TL olarak kabul edildiği halde, hüküm kısmında asıl alacak 5.056,68 TL'ye dava tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar kanuni faiz uygulanmasına denilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 10.12.2019 tarihli kararla; davalı ...'in 02.10.1995-30.08.1999 yılları arasında Hava Harp Okulunda eğitimini bitirdiği, 30.08.1999 tarihinde subay olarak, 30.08.2002 tarihinde üsteğmen olarak, 30.08.2005 tarihinde kıdemli üsteğmen olarak nasbedildiği, üsteğmen rütbesi ile görevine devam ederken Milli Savunma Bakanlığının 20.08.2007 tarihli ve ███████/259 sayılı kararnamesi ile emekliye sevk edildiği, davalı ...'in Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile ilişiğinin kesildiği 28.09.2007 tarihine kadar 8 yıl 8 ay 28 gün hizmeti olduğu, 5.475 gün olan yasal yükümlülük süresinden eksik kalan yükümlülük süresinin 2.287 gün olduğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan 27.11.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalıya öğrenim ve eğitim giderleri kapsamında davacı Kurum nezdinde ödenek sağlandığı, davalının ise mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan TSK'dan ayrıldığı, davalının toplamda 19.580,44 TL öğrenim, eğitim ve yetiştirme gideri olarak borçlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 14.523,76 TL asıl alacak ve 5.056,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.580,44 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Dairenin 24.03.2022 tarihli ilamıyla; Mahkemece, 27.11.2012 tarihli raporun hükme esas alındığının belirtildiği, sonuç olarak davanın kısmen kabulü ile 14.523,76 TL asıl alacak ve 5.056,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.580,44 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, halbuki hükme esas alınan raporda; davalının davacıya dava tarihinde 5.056,68 TL ana para, 14.523,76 TL yasal faiz olmak üzere toplam 19.580,44 borçlu olduğunun belirtildiği, böylece, hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu gerekçesiyle, sair temyiz itirazları incelenmeksizin karar bozulmuştur.
4.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 13.10.2022 tarihli kararla; denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu kabul edilen 27.11.2012 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulü ile 5.056,68 TL asıl alacak ve 14.523,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.580,44 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
5.Dairece verilen 08.11.2023 tarihli ilamla;uçuş eğitimlerine ilişkin değişiklik davalının emekliye sevk edildiği tarihten sonra yürürlüğe girdiğinden, davacı Kurumun uçuş eğitimine ait masraf kalemlerinden yağ, yakıt, yedek parça ve davalının öğrencilik dönemindeki ingilizce kursuna ait masraf kalemlerinden, personel ve amortisman giderlerinin düşülmesi suretiyle kalan masraf tutarı üzerinden yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak davalının borcunun hesaplanması gerekirken, söz konusu masraf kalemlerini maliyetten düşmeyerek hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurularak yazılı şekilde karar verilmesi; davacı vekili fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, asıl alacak ve işlemiş faiz tutarı toplamı olan 67.011,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istediği, 07.12.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl alacağın davalının ilişiğinin kesildiği tarih olan 28.09.2007 tarihinden ıslah tarihine kadar işlemiş faizi olan 7.895,12 TL'nin tahsilini ve asıl alacağa ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini istediği, hükme esas alınan 31.10.2012 tarihli bilirkişi raporu ve 27.11.2012 tarihli ek bilirkişi raporunda; 60 00... sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplamada, dava tarihi itibariyle davacı Bakanlık tarafından davalıya yapılan masrafların hizmet süresi düşüldükten sonraki faizli maliyetinin 19.580,44 TL olduğu, bu tutarın 5.056,68 TL'sinin ana para ve 14.523,76 TL'sinin işlemiş yasal faiz olduğu belirtildiği, söz konusu raporların incelenmesinden; faiz hesaplama yönteminin denetime elverişli olmadığı, hangi masraf kalemine, hangi tarihten itibaren, hangi tarihe kadar, hangi faiz oranı uygulanarak hesaplama yapıldığı belirtilmediği, davacı vekilinin dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca işlemiş faizin hesaplanmasının gerektiği, söz konu bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğu, davacı vekilinin 07.12.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl alacağa yasal faiz işletilmesini talep ettiği, Mahkemece, işleyecek faiz yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu, kabule göre de; davalının borçlu olduğu miktar, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanun ve Yönetmelik değişikliği hükümlerine göre belirlenmiş olduğundan; taraflar yararına hükmedilecek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre belirlenmesi, karar ve ilam harcının ise kabul edilen miktar üzerinden hesaplanması gerekirken, bu hususların gözetilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
6.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda dosyanın verildiği bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ,10 yıllık mecburi hizmete göre 442,65 TL asıl borç ve sarf tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz olarak 410.54 TL borç olduğunun, 15 yıl hizmet süresine göre ise asıl borcun 1.071,68 TL, işlemiş faizin ise 993,94 TL olduğunun bildirildiği, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 10 yıllık hizmet süresine göre 442,65 TL asıl alacak ve işlemiş faiz olan 410,54 TL'nin toplamı olan 853,19 Tl alacak üzerinden dava kabul edilmiş ancak feri hükümlerin 1071,68 TL, işlemiş faizin ise 993,94 TL'nin toplamı üzernden hükme bağlandığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; mecburi hizmet süresinin 15 yıl olarak kabul edilmesi gerektiğini, ingilizce kursuna ilişkin masraf hesabının hatalı olduğunu, ... Eğitimi ile .../C uçuş eğitim masrafları dışlanarak hatalı hesaplama yapıldığını, uyuşmazlığın davalının ilişiğinin kesildiği 28.09.2007 tarihide yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini, masraf hesabında değişiklik getiren düzenlemelerin yürürlük tarihinden önce ilişiği kesilen kişilere de uygulanacağına dair düzenleme bulunmadığını, alacak hesabının dava açıldıktan sonra davalı lehine yapılan mevzuat değişiklerine göre yapılmasına rağmen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiğini, mevzuat yapılmamış olsaydı davanın tamamının kabulüne karar verileceğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin buna göre takdir ve tayin edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, subay olarak yetiştirilen davalının 926 sayılı Kanunun 112. maddesinde düzenlenen mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılması nedeniyle kendisine yapılan eğitim ve öğretim giderlerinin tahsili istemine ilişkindir.
1. Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta, davalının borçlu olduğu miktar, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanun ve Yönetmelik değişikliklerine göre belirlenmiş olduğundan; davacının dava tarihinde dava açmakta haklı olduğu, taraflar yararına hükmedilecek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre belirlenmesi gerektiği gözetilerek, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasına karar verilmemiş olması, ayrıca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanunun eklenen Geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3.), (4.) ve (6.) bentleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla;
"3-Davacı tarafından yapılan 3.150,00 TL bilirkişi ücreti, 315,45 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 3.465,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'
"4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,"
"6-Davacı taraf dava açmakta haklı olduğundan ve davalının borçlu olduğu miktar, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanun ve Yönetmelik değişikliği hükümlerine göre belirlendiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına," bentlerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!