İşçinin davalı iş yerindeki 1997-2000 dönemi sigortasız hizmet tespiti davasında, ilk derece, istinaf ve temyiz incelemeleri sonrası bozmaya uyularak verilen karar.
Özet: Davacı tarafından bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi talebi kısmen kabul ederken, bölge adliye mahkemesi davacının resmi işe giriş bildirgesindeki imzasını, sigortalılık kayıtlarını ve vizite kağıtlarındaki bilgileri esas alarak davanın reddine karar vermiştir; Yargıtay, 1997-2000 dönemi için eksik inceleme yapıldığını ve kayıtlı bordro tanıkları, komşu iş yeri çalışanları ile Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası ve muhtarlık aracılığıyla geniş çaplı araştırma yapılması gerektiğini belirterek hükmü bozsa da, bölge adliye mahkemesi Yargıtayın bozma kararına direnerek, davacının imzasını taşıyan 20.12.2000 tarihli işe giriş bildirgesi ve diğer resmi kayıtların delil niteliği taşıdığı gerekçesiyle davanın reddi yönündeki önceki kararında ısrar etmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Tire 1. Asliye (İş) Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı iş yerinde 01.07.1997 – 31.12.2010 tarihleri arasında belirsiz süreli iş akdi ile kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığını ileri sürerek, Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.II.CEVAPDavalı şirket tasfiye memuru ..., davanın reddini istemiştir.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasını resmi ve yazılı belgelerle ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin 02.07.2020 tarih ve ████████-████████ E.K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı 1101259.035 sicil no.lu iş yerinde 01.07.1997-20.12.2000 tarihleri arasında belirsiz süreli hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle toplam 1250 gün çalıştığının ve bu çalışmasının 1250 gününün SGK'ya bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2020 tarih ve █████████ - █████████ E.K. sayılı kararı ile ... davalıya ait ... sicil sayılı ithalat ihracat iş yerinden 20.12.2000 - 06.04.2004, ... sicil sayılı salamura biber üretimi işyerinden 07.04.2004 - 31.12.2010 arasında ayda 30 gün üzerinden bildirimleri bulunan davacının, 20.12.2000 tarihli işe giriş bildirgesinin ve 07.04.2004 tarihli işe giriş bildirgesi ve belirsiz süreli iş sözleşmesinin imzalı olduğu, davacının işe giriş bildirgesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığı veya söz konusu imzayı hile, baskı veya tehdit altında imzaladığı yönünde beyanının bulunmadığı, resmi belge niteliğindeki işe giriş bildirgesinin aksinin tanık beyanları ile ispat edilemeyeceği gibi, dinlenen tanıklardan sadece ... işe giriş tarihini ay gün olarak belirtmiş ise de beyan ettiği dönem itibariyle bordro tanığı olmadığı, 2005/4., 5. ve 2008/6, 7. aylarında eksik gün bildirilmiş ise de iş göremezlik belgelerine göre, 03.06.2008-02.07.20 08... .04.2005-18.05.2005 tarihleri arasında raporlu olduğu gözetildiğinde; iddia kanıtlanamadığından davanın reddedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Daire kararı ile ... Somut olayda, davacının 20.12.2000 sonrası çalışmaları Kuruma bildirilmiş olup, bu döneme ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi yerinde ise de, 01.07.1997-20.12.2000 tarihleri arasındaki dönem yönünden yapılan araştırmanın eksik incelemeye dayalı olduğu, Mahkemece yapılacak işin, 01.07.1997-20.12.2000 tarihleri arasındaki kayıtlı bordro tanıkları re'sen tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, tanık beyanları karşılaştırılmalı varsa çelişki giderilmeli, davalı iş yerine komşu iş yeri çalışanları Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle araştırılmalı, çalışmanın varlığı, niteliği, süresi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalı ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur.B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme KararıBölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2022 tarih ve ████████ - █████████ E.K. sayılı kararı ile "Davalı şirket adına ... sicil numarasıyla salamura biber üretimi faaliyet konusuyla tescilli iş yerinden ilk işe girişi 20.12.2000 tarihli işe giriş bildirgesiyle yapılmış olan davacının imzasını içeren işe giriş bildirgesi, davacının sigortalılık tesciline esas ilk işe giriş bildirgesi niteliğindedir. Davacıya verilen sigorta sicil kartında işe giriş tarihi olarak 20.12.2000 tarihi yer almaktadır. Dosya kapsamına sunulmuş olan, 03.07.2001, 13.02.2002, 01.04.2002, 16.04.2002, 17.10.2002, 16.04.2003, 23.09.2003, 12.11.2003 tarihli vizite kağıtlarında, davacının işe giriş tarihi olarak 20.12.2000 tarihine yer verilmiştir. 09.08.2004 tarihli vizite kağıdında ise 20.12.2000 tarihinde başlayan prim ödemesinin, 06.04.2004 tarihinde sona erdiği bilgisine yer verilmiş olup; yerleşik Yargıtay içtihatları ışığında, çalışmanın 20.12.2000 tarihinde başladığına ilişkin yazılı belgelerin aksinin tanık anlatımıyla kabulüne olanak bulunmadığından, bozma ilamına uyulması mümkün olmamıştır. Diğer taraftan, 1997-2000 yıllarını kapsayan dönem çalışmasının geçtiği iddia edilen ... sicil numaralı iş yerinin bu döneme ilişkin tüm bordroları 19.02.2014 tarihli yazı ekinde getirtilmiş olup, genel olarak daimi 3-4 işçinin çalıştığı bu dönemde çalışan tanıklardan ..., ..., ...'nun tanıklıklarına İlk Derece Mahkemesince başvurulmuş ve iddiayı destekler nitelikte ifade elde edilememiş; yargılama sürecinde hüküm kurmaya yetecek sayıda tanık da dinlenmiş olup; çözümü gereken sorun, yeni kanıt toplanması gereğinin bulunup bulunmadığı değil, imzalı ilk işe giriş bildirgesi ve bildirgedeki işe giriş tarihini içeren diğer yazılı belgelerin aksinin, tanık anlatımlarıyla kanıtlanıp kanıtlanamayacağı konusudur. Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, ilk işe giriş bildirgesindeki tarihte kesinti gerçekleştiğinin kabulü de, kesinti öncesi döneme ilişkin çalışma iddiasının, hakdüşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle dinlenmesine engel oluşturduğundan, bu durumda dahi 1997-2000 yıllarını kapsayan ve 20.12.2000 tarihi öncesinde kalan çalışma iddiası yönünden inceleme yapılmasını olanaksız kılmaktadır." şeklindeki gerekçeyle bir önceki kararda direnilmesine, karar verilmiştir.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu KararıDirenme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dairenin 13.03.2023 tarih ve █████████ - █████████ E.K. sayılı kararı ile; "direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine" karar verilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.11.2024 tarih ve ███████-401 - ████████ E.K. sayılı kararı ile ".. davacının 20.12.2000 tarihli imzasını içeren işe giriş bildirgesinin aksini tanık anlatımıyla ispatının mümkün olmadığı, dosya kapsamında hüküm kurmaya yetecek kadar tanık dinlendiği belirtildikten sonra ilk gerekçede yer almayan ilk işe giriş bildirgesindeki tarihte kesinti gerçekleştiğinin kabulü hâlinde kesinti öncesi döneme ilişkin çalışma iddiasının hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle dinlenemeyeceğinden bozma kararında belirtilen döneme yönelik çalışma iddiası yönünden inceleme yapılmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Görüldüğü üzere Bölge Adliye Mahkemesince resmi belge niteliğindeki işe giriş bildirgesinin aksinin tanık beyanları ile ispat edilemeyeceği gibi dinlenen tanıklardan sadece bordro tanığı olmayan ...’nin işe giriş tarihini ay ve gün olarak ifade etmiş olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesine rağmen ilk kararda değinilmediği, irdelenip değerlendirilmediği hâlde direnme kararında 20.12.2000 öncesi dönem yönünden ilk işe giriş bildirgesindeki tarihte kesinti gerçekleştiğinin kabulü hâlinde kesinti öncesi döneme ilişkin çalışma iddiasının hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesine de yer verilmiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince direnme olarak adlandırılan kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni ve değişik gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Hâl böyle olunca yeni hükme yönelik temyiz itirazları Özel Dairece incelenmelidir." şeklindeki gerekçeyle karar bozulmuştur.VI.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hatalı karar verildiğini, delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü, oysa ki çalışma olgusunun varlığının her türlü delille ispatlanabileceğini, birbirini doğrulayan tanık anlatımları ile davacının 1997 Temmuz ayı başından itibaren 2000 yılının sonuna kadar kesintisiz bir şekilde davalı iş yerinde çalıştığının kanıtlandığını, bilirkişi raporu ile de bu hususların sabit görüldüğünü belirterek, usul ve kanuna aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un █████. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.4.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.5.İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı işverene ait iş yerinden kesinti olmaksızın 20.12.2000-06.04.20 04... .04.2004-31.12.2010 tarihleri arasındaki hizmetlerinin bildirildiği, işbu davanın ise 16.12.2011 tarihinde açılmış olması karşısında hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği, keza ortada devam eden sürekli bir çalışmanın olduğu ve kesintiden bahsedilemeyeceği açık olduğundan, Mahkemece yapılacak iş; işin esasına girilerek toplanan deliller doğrultusunda oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle,Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.