Davalı mirasçılara ait taşınmazın orman vasfı ile hazine adına tescili talepli davada, kesinleşmiş orman kadastrosu ile arazi kadastrosu arasındaki uyuşmazlığın temyiz incelemesi.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı gerekçesiyle reddettiği kısmi tapu iptali ve tescil davasını, bölgede kesinleşmiş 1972 tarihli orman kadastrosu bulunmasına rağmen yeni bir orman araştırmasına gidilmesinin hatalı olduğu ve yapılan çakıştırma sonucu taşınmazın bir kısmının kesinleşen devlet ormanı sınırları içinde kaldığının tespit edildiği gerekçesiyle bozarak, taşınmazın belirlenen kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar vermiştir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Keşan 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı bulunan Edirne ili Keşan ilçesi ... köyü 1 81... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca yapılan orman kadastro çalışmalarında kısmen orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek davalı adına olan tapunun kısmen iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmaza vaki müdahalenin önlenmesi ve kaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı (müteveffa) vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu parselin orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünden alınan bilirkişi raporunda, haritalar ve hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazın eğiminin %0-3 olduğu, toprak muhafaza karakteri taşımadığı, gerek hava fotoğraflarında gerekse amenajman haritasında orman dışı alanlar içinde yer aldığı, eylemli olarak taşınmazdan faydalanıldığı ve üzerinde buğday anızı gözlemlendiği, taşınmazın bitişik ana parsellere bütünlük oluşturduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi gereğince de orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 766 sayılı Tapulama Kanunu uyarınca 1967 yılında yapılan arazi kadastro çalışmalarında tespit edilip çalışmanın kesinleşmesi sonucu tapuya tescil edildiği, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede 1972 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 09.12.1979 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile Değişik 2/B maddesi uyarınca daha önceden yapılan çalışmaların aplikasyonu ile 2/B'ye ilişkin orman kadastrosu çalışmaları bulunduğu; bir yerin orman olup olmadığı hususu kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunması halinde orman tahdit haritasına göre, aksi durumda ise yöntemine uygun bir şekilde yapılacak orman araştırmasına göre belirleneceği, somut olayda da dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 19 72... yıllarında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun varlığına rağmen orman tahdit haritası yerine yeniden orman araştırmasına gidilerek karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, İlk Derece Mahkemesince dosyaya kazandırılan 13.11.2021 tarihli raporda orman kadastrosu çalışmaları neticesi düzenlenen orman paftası ile arazi kadastrosu paftası çakıştırılmak suretiyle tanzim edilen krokide, dava konusu taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşen Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığının bildirildiği, taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısmı için sonradan yapılan orman kadastrosu çalışmasının ikinci kadastro teşkil etmeyeceği gibi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında kamu mallarına ilişkin herhangi bir hak düşürücü söz konusu olmadığı, bu durumda, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu uyarınca kısmen Devlet orman sınırları içerisinde kaldığına göre, tapunun iptali talebinin kabulüne karar verilecek yerde reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 29.07.2024 tarihli rapora ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 623,54 m²lik kısmın dahili davalı mirasçılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne esas alınan raporda (C) harfli kısmın orman dışı alan içinde kaldığına dair tespit bulunduğunu, dosyada mevcut hava fotoğraflarının incelenmesinden çekişmeli taşınmazın 1971 yılından beri tarımsal faaliyetin gözlemlendiğinin raporda belirtildiğini, taşınmazın orman ile ilgisinin olmadığını, davaya konu taşınmazın 1967 yılında tarım arazisi olduğunun kadastro çalışmaları ile tespit edildiğini ve taşınmazın tapuda ilk maliki adına tescil edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.