Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari taşımacılık hizmetinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası, bilirkişi raporu ve ticari defterlerin delil niteliği değerlendirilerek görüldü.
Özet: Davacı, davalıya sağlanan yük taşımacılığı hizmetinden doğan 3.050 TL bakiye alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, itirazın iptalini talep etmiş; davalı ise taşıma sözleşmesi olmadığını ve faturanın fahiş olduğunu savunurken, mahkemece görevlendirilen mali müşavir bilirkişi, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre davalının 3.050 TL bakiye fatura bedeli borçlusu olduğunu tespit etmiş, davalının defterlerini sunmaması dikkate alınarak bu rapor hükme esas alınmaya elverişli görülmüştür.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 09.02.2024 tarihinde yük taşımacılığı işinde anlaşılarak ticari anlaşma yapıldığını, Bunun neticesinde taraflar edimlerini ve borçlarını üstlenmiş ve bunun neticesinde faturalandırma işlemi yapılmış olduğunu, anlaşma sonrasında kesilen fatura bedelinin 13.050,00 TL olduğu görülmekte olduğunu, davalı şirket fatura bedelinin 10.000,00 TL'si için ödeme yapmış olduğunu, müvekkil şirketin mezkur alacağını borçludan istemesine rağmen borçlu taraf piyasa şartlarının kötü olmasını ve ödeme durumunun olmamasını ileri sürerek ödemeye yanaşmamış olduğunu, Fatura alacak bakiye alacak miktarı tahsil edilemeyince; müvekkil şirket adına Büyükçekmece İcra dairesi .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluya gönderilen ihtarnamedeki gibi 3.050,00 TL tutarında ödeme emri gönderildiğini, Davalı şirket vekili itiraz dilekçesinde, müvekkil alacaklı şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirttiğini ve alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz etmiş olduğunu, bu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, İtiraz üzerine dava şartı olması nedeniyle tarafımızca arabulucuya başvurulmuş ancak karşı taraf arabuluculuk görüşmelerine katılmamış olduğunu, be sebeple arabuluculuk görüşmeleri sonlandırıldığını ve bir anlaşma sağlanamadığını, izah olunan sebeplerle; Davamızın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, Davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı arasında taşıma sözleşmesi bulunmadığını, müvekkil şirkete üçüncü şahıs şirketten gönderilen ürünler davacı tarafından müvekkil şirkete getirildiğini, bu taşıma işlemi Müvekkilin bilgisi ve rızası ve talebine istinaden yapılmamış olduğunu, davacı şirketin düzenlediği faturanın fahiş ve yüksek olması sebebiyle kabul edilen tutar davacıya ödenmiş faturanın yüksek ve hatalı olan kısmının iptali talep edilmiş ve davacı tarafça faturanın kısmen iptal edileceği kabul edilmesine rağmen huzurdaki davaya konu icra takibi yapılmış olduğunu, taşıma işlemi yapılmadan önce müvekkil şirketten ücret yönünden onayda alınmadığını, bilirkişi incelemesi yapıldığında faturadaki bedelin fahiş olduğu ortaya çıkacağını, İzah edilen nedenlerle: davanın reddine, %20 İcra tazminatının davacıdan tahsili ile tarafımıza ödenmesine, mahkeme giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 3.050,00-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacı Şirkete ait Ticari Defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sal lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı yana ait Ticari Defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 05.04.2024 itibariyle Davalı Şirketten 3.050,00 TL alacağının bulunduğu, Davalı Şirket inceleme günü olan 06.01.2025 saat 10:15 de ticari defterlerini sunmamış olduğundan ticari defter incelemesi yapılamadığı, taraflar arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki olduğu, bu ticari ilişkiden kaynaklı davacının düzenlediği faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu, davaya konu edilen faturanın Davacı Şirket Ticari Defter kayıtlarında yer almış olduğu, davacı Şirketin Davalı Şirketten takip tarihi olan 05.04.2024 itibariyle 3.050,00 TL bakiye fatura bedeli alacağı talep edebileceği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).. Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. Davalı defter inceleme gününde defterlerini mahkememize sunmamıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 3.050,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine hükmedilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KABULÜ ile; Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 3.050,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA,
2-) 3.050,00TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00TL bilirkişi ücreti, 443,00 TL posta masrafı, 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.298,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı █████/2025
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!