Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ticari şirket genel kurul kararlarının iptali davasında, haksız kâr dağıtımı, yönetim kurulu ibra ihlalleri ve kayyım atanması talepleri incelendi.
Özet: Davacılar, anonim şirketin 23/01/2024 tarihli genel kurulunda 2020-2022 yılları için alınan belirli kararların iptalini talep ederek, şirketin kar dağıtımı yapmadığını, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullandığını ve hukuka aykırı yönetim sergilendiğini iddia etmiş; tedbiren yönetim kayyımı atanmasını ve tartışmalı kararların yürütmesinin durdurulmasını istemiştir. Davalı şirket ise davanın süresinde açılmadığını, iddiaların temelsiz olduğunu, şirketin zararda bulunduğunu ve genel kurulun tüm usul ve yasalara uygun olarak toplandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; iptali istenen █████/2024 tarihinde yapılan 2020,2021 ve 2022 yılları olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4 ve 6 numaralı kararların iptalini talep ettiklerini, anonim şirketlerin nihai amacının kar elde edip ortaklarına dağıtmak olduğunu, ancak davalı şirket yönetim kurulu tarafından buna uygun hareket edilmediğini, davalı şirketin genel kurul toplantılarının yapılmadığını veya geç yapıldığını, müvekkillerinin kardan pay alma hakkının önüne geçmek adına kar dağıtımının genel kurulun gündemine dahi alınmadığını, davalı şirketin mal varlığı ve satışlarının artmasına rağmen şirketin zarar ettiğini, şirket ortaklarına borç verilerek karın şirketin dışına çıktığını, yönetim kuruluna ve ilişkili şirketlere sağlanan haksız menfaatlerin açık olmasın nedeniyle finansal tabloların gerçeği yansıttığının kabul edilemeyeceğini, şirketin hukuka aykırı yönetimi sebebiyle 2 ve 4 numaralı kararın iptalinin gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullandıklarını, bu hususun 3 numaralı kararın iptali için yeterli olduğunu, toplantı ve karar nisabı yönetim kurulu üyelerinin oyları olmaksızın dikkate alındığında ibranın gerçekleşmediğinin açık olduğunu, davalı şirketin yönetim kuruluna TKK 395 ve 396.maddelerindeki yetkinin tanınması anonim şirketin temel yapısını zedelemekle birlikte karar nisaplarının da yeterli olmadığını, bu sebeple 6 numaralı genel kurul kararının da iptalinin gerektiğini, tedbiren şirkete yönetim kayyımı, mahkeme aksi kanaatte ise denetim kayyımı atanmasını, şirketle işlem yapma ve rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin 6 numaralı kararın yürütmesinin durdurulmasının gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını bu sebeple usulden reddinin gerektiğini, kanunun aradığı şekilde muhalefet şerhinin kullanıp kullanılmadığının araştırılması gerektiğini, kanunun aradığı şekilde genel kurul toplantısına katılım vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete yönetilen iddiaların müvekkili şirketi somut zarara uğratmaya yönelik olduğunu, bu sebeple mahkemece teminata hükmedilmesi gerektiğini, davacıların sunmuş olduğu taleplerin ihtiyati tedbiri gerektirecek mahiyette olmadığını, işbu uyuşmazlıkta HMK 389.madde hükümlerinin gerçekleşmediğini, tüm itirazları saklı kalmak kaydıyla ihtiyati tedbirin teminat karşılığı verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla verilecek ihtiyati tedbirin teminatsız olarak verilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin tüm iş ve işlemleri gibi TTK kapsamında sorumlu olduğu hususların kanun nizamında yürütüldüğünü, şirketin zararda olduğunu, ortada hissedarlara dağıtılabilecek herhangi bir şirket karının bulunmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan finansal tabloların bu dava ile ilgili olmadığını, davacı tarafın iddialarına açık ve net olarak herhangi bir gerekçe bulamadığından mahkeme nezdinde kafa karşılıklığı yaratmaya çalıştıklarını, davacı tarafın dava konusunu genişletmeye çalıştığını, bu hususta muvafakatlerinin bulunmadığını, müvekkili şirketin daha önceki yıllarda olduğu gibi 2020-2021 ve 2022 yılı olağan genel kurulunu usul ve yasaya kanuna uygun olarak çağrı usulü ile topladığını ve karar aldığını, davacı tarafça dosyaya sunulan Kastamonu ... Asliye Hukuk Mahkemesi .... Esas sayılı dava dosyasının lehlerinde ilerlemediğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacının iddialarının haksız olduğunu açık ve net olarak ortaya koyduğunu, ibradan yönetim kurulu üyelerinin yekünen oydan yoksun olduğu iddialarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın şirkete yönetim kayyımı, deneyim kayyımı atanması veya yürütmenin durdurulması taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hukuk sistemimizde denetim kayyımı şeklinde bir kavramın olmadığını, mevzuatımızda anonim şirketlere denetim kayyımı atanmasını sağlayan bir düzenleme mevcut olmadığını, bu sebeplerle davacının usul ve yasaya aykırı ihtiyati tedbir olarak şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin reddine, davacı tarafın yönetim kurulu her türlü iş ve işlemlerini denetlemek için şirkete kayyım atanması talebinin reddine, davacı tarafın genel kurulda alınan 4 ve 6 numaralı kararların yürütmesinin durdurulması talebi ile TTK 395 ve 396 maddelerinde yer alan izinlerin kaldırılmasına yönelik taleplerinin reddine, davacı tarafça sunulan her türlü ihtiyati tedbir ve yürütmenin durdurulması talebinin reddine, usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen işbu davanın tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacılar, hissedarı oldukları davalı şirketin █████/2024 tarihinde yapılan 2020, 2021 ve 2022 yılları olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4 ve 6 numaralı kararların iptalini istemişlerdir.
Davalı ise, davanın süresinde açılmadığını, davacıların kanunun aradığı şekilde muhalefet şerhini kullanıp kullanmadıklarının araştırılması gerektiğini, genel kurul toplantısında alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, iptal şartlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkemece resen SMMM ve şirketler hukuku uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan █████/2024 tarihli raporda özetle; 2020, 2021, 2022 yılının faaliyet raporunun gerek TTK m. 515 kapsamında dürüst resim ilkesine gerekse de TTK m. 516/f.2 kapsamında sayılan unsurları içerip içermediğinin tespiti noktasında heyetimiz mali üyesince faaliyet raporlarının incelendiğini, netice itibariyle yapılan incelemede 2022 yılı faaliyet raporları rakamlarının finansal tablolar ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, netice itibariyle dava konusu genel kurul toplantı tutanağının 2 numaralı maddesinin iptalinin mümkün olup olmadığının takdirinin Mahkemeye ait olduğu, bununla birlikte mahkemece bahse konu 2 numaralı gündem maddesinde herhangi bir kararın alınmadığı yalnızca faaliyet raporunun okunduğu, dolayısıyla iptale konu bir kararın mevcut olmadığı kanaatinde olunması durumunda kararın iptalinin mümkün olmayacağı, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz olmadıkları, buna aykırı hareket edilmesinin tespiti halinde kullanılan oylar geçersiz olduğundan bu oylar ile alınan genel kurul kararlarının geçersiz. olduğunun söylenebileceği, kararda “Yönetim Kurulu Üyelerinin ibralarına geçildi. Yönetim Kurulu üyelerinin her biri kendi ibralarında sahip oldukları paylardan doğan oy haklarını kullanmayarak toplantıya katılandiğer hissedarların oyları ile yapılan oylama sonucunda” şeklinde bilginin yer aldığının görüldüğü, yönetim kurulu üyeleri kendileri ve birbirleri ibrasına ilişkin oy kullanmadıkları bilgisi yer aldığından söz konusu 3 nolu kararın iptalinin gündeme gelmeyeceğinin düşünüldüğü, şayet Mahkemece yönetim kurulu üyelerinin ibralarının TTK m. 445 hükmü uyarınca “dürüstlük kuralına aykırı” olduğu kanaatinde olunması durumunda 3 numaralı kararın iptalinin mümkün olduğu ifade edilebileceği, Mahkemece aksi kanaatte olunması; bir başka ifade ile TTK m. 445 hükmüne aykırılık bulunmadığı ve yönetim kurulu üyelerinin bu noktada oylamaya da katılmadıkları kanaatinde olunması ihtimalinde ise toplantıda alınan 3 numaralı kararın iptalinin mümkün olmayacağı, heyet mali üyesi analizlerinde tutarların bilanço ve gelir tablosu ile uyumlu olup, şirketin ana faaliyet konusuna semboler giderler olup, dikkati çeken olumsuz bir rakamlar tespit edilmemiştir şeklinde görüşte bulunulduğu, dosyaya mübrez belgeler arasında ayrıca yönetim kurulunun hukuka aykırı yönetimini tevsik eden bir bilge yahut belgeye de rastlanılamadığı, şu halde, anılan kararın iptaline gidilemeyeceğinin düşünüldüğü, yakınların, yönetim kurulu üyesinin kendi lehine bu kararların alınmasında oy kullanmaları mümkün bulunmamakta olduğu, yönetim kurulu üyelerinin ve yakınlarının TTK'nın 395. maddesiyle yönetim kurulu üyelerine anonim şirketle ticari işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı, 396. maddesiyle de şirketin işletme konusuna giren işlerde rekabet yapma izni ile ilgili olumlu oy verdikleri gündeme gelir ise iptal söz konusu olabileceği, diğer yandan Mahkemece yetki alan yönetim kurulu üyeleri ile bu yönetim kurulu üyelerinin ortağı olduğu herhangi bir şirket yahut hakimiyetleri altındaki şirketler arasında kişisel nitelikte bir işin görüşülüp karara bağlanmadığı dolayısıyla anılan maddenin TTK m. 445 hükmü uyarınca “dürüstlük kuralına aykırı” olduğu kanaatinde olunması durumunda 6 numaralı kararların iptalinin mümkün olduğunun ifade edilebileceği, ancak Mahkemece aksi kanaatte olunması; bir başka ifade ile TTK m. 445 hükmüne aykırılık bulunmadığı ve yönetim kurulu üyelerinin bu noktada oylamaya da katılmadıkları kanaatinde olunması ihtimalinde ise toplantıda alınan 6 numaralı kararın iptalinin mümkün olmayacağı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Taraf vekillerinin kök rapora karşı yapmış olduğu itirazlar gözetilerek aynı bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, dosyaya sunulan █████/2025 tarihli ek raporda özetle; 2 ve 4 numaralı karar yönünden; heyet mali üyesinin görüşlerini koruduğu, dolayısıyla Genel Kurulun 2. Ve 4. Kararları yönünden 2 numaralı maddesinin iptalinin mümkün olup olmadığının takdirinin Mahkemeye ait olduğu, bununla birlikte mahkemece bahse konu 2 numaralı gündem maddesinde herhangi bir kararın alınmadığı yalnızca faaliyet raporunun okunduğu, dolayısıyla iptale konu bir kararın mevcut olmadığı kanaatinde olunması durumunda kararın iptalinin mümkün olmayacağı, 4. Karar yönünden, anılan kararın iptaline gidilemeyeceğinin düşünüldüğüne dair kök rapordaki görüşlerinin muhafaza edildiği, 3 numaralı karar yönünden; kök raporda genel kurul kararındada “Yönetim Kurulu Üyelerinin ibralarına geçildi. Yönetim Kurulu üyelerinin her biri kendi ibralarında sahip oldukları paylardan doğan oy haklarını kullanmayarak toplantıya katılan diğer 46 hissedarların oyları ile yapılan oylama sonucunda” şeklinde bilginin yer aldığının belirtildiği, buna göre yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığı, fakat, yönetim kurulu üyeleri diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında sehven oy kullanmadığının belirtildiği, nitekim, genel kurul kararında yönetim kurulu üyelerinin her birinin kendi ibrasında oy hakkını kullanmadığı, katılan diğer hissedarların oylarını kullandığı belirtildiği nazara alındığında bu oylar ile alınan genel kurul kararlarının geçersiz olduğu, 6 numaralı karar yönünden; kök raporda belirtildiği üzere şirketin işletme konusuna giren işlerde rekabet yapma izni ile ilğili olumlu oy verdikleri gündeme gelir ise iptal söz konusu olabileceğine dair görüşlerinin muhafaza edildiği kanaatlerini bildirmişlerdir.
Tüm bu açıklamalar ışığında; davacıların davalı şirketin hissedarı oldukları, davalı şirketin █████/2024 tarihinde yapılan 2020, 2021 ve 2022 yılları olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 6 numaralı kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan bahisle iptalini istedikleri, mahkememizce toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporları ile; davalı şirketin █████/2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan şirket faaliyetlerinin okunmasına ilişkin 2 numaralı kararın şirketin finansal tablolarıyla uyumlu olduğu ve usule uygun olduğu; şirket finansal tablolarının bilanço ve gelir tablosu ile uyumlu olması ve dikkati çeken olumsuz bir duruma rastlanılmaması nedeniyle 4 numaralı kararın usule uygun olduğu anlaşıldığından gündemin 2 ve 4 numaralı kararlarına ilişkin iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
Gündemin 3 numaralı kararının yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu, toplantı tutanağında "Yönetim kurulu ibralarına geçildi. Yönetim kurulu üyelerinin her biri kendi ibralarında sahip oldukları paylardan doğan oy haklarını kullanmayarak toplantıya katılan diğer 46 hissedarın oyları ile yapılan oylama sonucunda" bilgilerine yer verildiği, buna göre yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığı, ancak katılan diğer hissedarların oylarını kullandığı ifadesi dikkate alındığında yönetim kurulu üyelerinin birbirlerini ibra için oy kullandıkları anlaşıldığından bu oylar ile alınan genel kurul kararının geçersiz olduğu gözetilerek gündemin 3 numaralı kararının iptaline karar verilmiştir.
Gündemin 6 numaralı kararının yönetim kurulu üyelerine TTK 395.maddesi uyarınca ortaklıkla işlem yapma izni verilmesi ve TTK 396.maddesi uyarınca rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyelerinin bu yetkileri içeren karara ilişkin oylamada oydan yoksun oldukları, bu durum aynı zamanda yönetim kurulu üyesinin ortaklık dışı kişisel menfaatini ilgilendirmesi nedeniyle yönetim kurulu üyesinin alt soy - üst soylarının da oydan yoksun oldukları, ancak yapılan oylamada ..,..,... arasındaki alt soy - üst soy ilişkisi dikkate alındığında oylamanın kanuni şartlara uygun olarak yapılmadığı ve bu oylar ile alınan kararın iptalinin gerektiği anlaşıldığından gündemin 6 numaralı kararının iptaline karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
- Davalı şirketin 23.01.2024 tarihinde yapılan 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 3 ve 6 numaralı kararlarının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar harcından, daha önce alınan 427,60-TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,8‬0‬‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin müteselsilen davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin Harcı olmak üzere toplam 855,2‬0‬-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan; Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 25.185,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Katip ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!