Uygulama kadastrosu sırasında hatalı belirlenen parsel sınırları hakkında 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca sabit sınır ve yüzölçümü tespitine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında parsel sınırlarının hatalı belirlendiği iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararını takiben, Bölge Adliye Mahkemesinin taşınmazlar arasında sabit sınır oluşturabilecek bir durumun (duvar veya tump gibi) bulunmadığına, tesis kadastrosu sınırlarının esas alınması gerektiğine karar vererek, davalı parselinden belirli metrekarelik kısımların davacı parseline eklenmesine ve parsellerin yüzölçümlerinin güncellenmesine hükmettiğini ve bu kararın davalılar tarafından hatalı değerlendirme ve sabit sınır iddiasının göz ardı edildiği gerekçesiyle temyiz edildiğini konu almaktadır.

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gümüşhane Kadastro MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Gümüşhane ili Şiran ilçesi ... köyü çalışma alanında ve tapuda ... oğlu ... adına kayıtlı bulunan eski 682 parsel sayılı 1.860,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 26... parsel numarasıyla ve 1.695,16 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 630 parsel sayılı 4.800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 26... parsel numarasıyla ve 5.215,19 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait taşınmazın sınırlarının hatalı belirlendiğini ileri sürerek, sınırın doğru şekilde belirlenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazlar arasında sabit sınır bulunduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "hüküm kurmaya elverişli bulunan teknik bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre davalı tarafın krokide (A) harfi ile gösterilen kısma yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı; diğer taraftan, çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen kısmında sabit sınır bulunmadığı, 1973, 1982, 20 04... yıllarına ait hava fotoğrafları üzerinde yapılan değerlendirmede dava konusu taşınmazların sınırlarında duvar, çit gibi belirgin bir sınırın bulunmadığı, yerel tabiriyle tump denilen yükselti farkının da sabit sınır oluşturabilecek nitelikte olmadığı, halihazırda mevcut olan duvarın da tesis kadastrosundan sonra yapılması nedeniyle sabit sınır olarak değerlendirilemeyeceği, harita bilirkişi raporuna ekli çakıştırmalı krokiye göre tesis ve yenileme sınırları arasında, krokide (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden davacı aleyhine farklılık olduğu, taşınmazlar arasında sabit sınır bulunmadığı için tesis sınırlarının geçerli sınır olarak esas alınarak hüküm kurulması gerektiği, hal böyle olunca tesis kadastrosu sınırları esas alınarak krokide (B) harfiyle gösterilen 61,85 metrekarelik kısmın davalı 1 26... parselden ifraz edilerek davacı parseline eklenmesine karar verilmesi gerekirken, davacı ve davacı tanıkları tarafından gösterilen ve gerek mahalli bilirkişi beyanlarıyla ve gerekse de tesis ve yenileme kadastrosu sınırlarıyla uyumlu olmayan sınırlara göre karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen, kabulüne kısmen reddine, dava konusu taşınmazların güncelleme komisyon tespitlerinin iptali ile 15.09.2023 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 66,34 m² ve (B) harfi ile gösterilen 61,85 m²lik bölümlerinin 1 26... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile 1 26... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle, 1 26... parsel sayılı taşınmazın 5.087,00 m²; 1 26... parsel sayılı taşınmazın ise 1.823,35 m² yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; tespit bilirkişileri, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, taşınmazlar arasında sabit sınır bulunduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Davalıların yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.