Kamu görevlisi gibi tanıtarak nitelikli dolandırıcılık suçunda, alt sınırı beş yılı aşan ceza gerektiren davada zorunlu müdafi atanmaması nedeniyle verilen bozma kararı.
Özet: Kamu görevlisi olarak tanıtma suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanan ve ilk derece mahkemesince mahkumiyet, istinaf mahkemesince esastan ret kararı verilen sanıklar hakkında, suçun kanundaki ceza alt sınırının nitelikli haliyle beş yılı aşması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamında zorunlu müdafi atanmamasının hukuka kesin aykırılık teşkil etmesi gerekçesiyle istinaf mahkemesi kararı bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.
SUÇ
: Kişinin, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37/1 maddesi yoluyla 158/1.l-son cümle, 158/3, 43/1, 52/2-4 ve 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 350.700,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıkların istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'ün temyiz istemi; söz konusu olay nedeniyle herhangi bir maddi menfaat elde etmediğini, yargılama sırasında açık adres bilgilerini tespit edemediği ...'ın adres bilgilerini bulduğunu, bu şahsın beyanı alınmadan eksik araştırma sonucu mahkumiyetine karar verildiğini, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ... müdafinin temyiz istemi; müvekkilinin diğer sanıklarla irtibatının bulunmadığına, herhangi bir menfaat elde etmediğine, müvekkilinin suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, müvekkilinin mahkumiyetine yeter delil bulunmadığına, müvekkiline zorunlu müdafi görevlendirilmesi gerekirken görevlendirilmediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
3. Sanık ... müdafinin temyiz istemi; müvekkilinin suç işleme kastının bulunmadığına, ekonomik sorunları nedeniyle 1 defaya mahsus kartını kullandırdığına, bu eyleminin suç teşkil ettiğini bilmediğine, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir.
Somut olayda, yargılama sırasında sanıklar ... ve ...'ün kendilerinin seçtiği bir müdafilerinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince sanıklara resen bir müdafi de tayin edilmediği, kendilerine isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l-son bentleri uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemleri olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara müdafii atanması sağlanıp yargılamasının yapılarak bundan sonra aradaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle sanıklar ..., ... ve ... eylemlerinin ve hukuki durumlarının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu husus gözardı edilmesi, aynı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ..., sanık ... Müdafii ile sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 09.01.2024 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!