İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Ticari Satımdan Kaynaklanan Fatura Alacaklarına İlişkin İcra Takibine Borçlunun Mal Teslim Edilmediği Gerekçesiyle Yaptığı İtirazın İptali Davası.
Özet: Davacı, ticari satıştan kaynaklanan fatura borçları nedeniyle davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu, müvekkilince edimlerin yerine getirildiğini ve faturalara süresinde itiraz edilmemesine rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiş; davalı ise, satın alınan malların taahhüt edilen tarihte teslim edilmediği için fatura bedellerinin ödenmediğini, davacının alacak talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini ve kendisi lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

T.C.
İZMİR6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı taraf aleyhine müvekkili şirkete bulunan fatura borçlarından dolayı icra takibi başlatıldığını, davalı (icra dosyasının borçlusu) tarafından İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın İcra Müdürlüğüne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibe konu faturalara ilişkin edimler müvekkilince yerine getirilmiş, bu faturalar davalı şirketin muhasebesine bildirildiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmemiş fakat ödeme işlemi de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığını, davalı taraf tüm ihtarlarım rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvurularak, davalı taraf ile Arabuluculuk görüşmesi yapılmış ancak ... Arabulucuk Numaralı dosyada "anlaşamama"ya ilişkin son tutanak düzenlendiğini, takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likid bir alacak olduğunu, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf İzmir .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile ticari satımdan kaynaklı fatura alacağına istinaden müvekkili aleyhinde ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkili adına takibe itiraz edilerek takip durdurulduğunu, davacı, ticari satımdan kaynaklı alacağı olduğunu iddia ederek icra dosyası içerisinde mevcut faturalara ilişkin takibin devamını sağlamak için itirazın iptali davasını ikame ettiğini, öncelikle davacı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğunu kabul etmediklerini, müvekkili ile davacı arasında yapılan mal alışverişinde müvekkilinin satın almış olduğu ürünler taahhüt edilen tarihte kendisine teslim edilmediğini, müvekkili satın almış olduğu malların kendisine teslim edilmemesi nedeniyle fatura bedellerini davacıya ödemediğini, bu nedenle satın alınan malları müvekkiline teslim etmeyen davacının faturalara dayanarak alacak talebinde bulunması haksız nitelikte olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, ayrıca kötü niyet tazminatı, İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca "…takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir…" şeklinde tanımlandığını, itirazın iptali davası alacaklı-davacı aleyhine, sonuçlandığı takdirde borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedileceğini, davacı aleyhine reddedilen miktar üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle haksız bir alacak talebinde bulunan davacı lehine kötüniyet tazminatı hükmedilmesini talep ettiklerini, davacının müvekkilden herhangi bir alacağının bulunmadığı aşikar olup söz konusu haksız davanın usul ve esas yönünden reddine, dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın; beyanları, itirazları doğrultusunda esastan reddine, İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptaline, davacının dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:Mahkememizce deliller toplanmış, İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyanın incelmesinde; davacı/alacaklı, davalı aleyhine Örnek No 7 ödeme emriyle başlatılan icra takibinde 17.05.2022 Tarihli,... Nolu fatura 8.496,00 TL, 16.05.2022 tarihli,... nolu fatura 25.488,00 TL, 31.05.2022 Tarihli,... Nolu fatura 12.744,00 TL, 2305.2022 Tarihli,... Nolu fatura 16.992,00 TL, 27.05.2022 Tarihli,... Nolu fatura 16.992,00 TL olmak üzere 83.733,29 TL toplam alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş olup, borçlunun yasal süresinde, borca, işlemiş faize ödeme emrine itiraz etmiş olduğundan takip durduğu anlaşılmıştır.Davacının sıfatının tespiti bakımında yazılan müzekkerelere yazılan cevabi yazılarda; Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davacı ...’ın kaydının bulunup bulunmadığının tam olarak belirtilmediği; davalı kaydının verilip davacı yerine de başka bir şirket kaydının verildiği ve davacı ile alakasının belirtilmediği; Vergi Dairesi Müdürlüğünce davacı ...’ın kaydının bulunduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğu, 1.sınıf tacir sayıldığı; Esnaf ve Sanatlar Odasınca davacı ...’ın kaydının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.Talimat mahkemesi aracılığıyla davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan SMMM bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunda özetle;-Davacı tarafın 2022 yılı ticari defterleri TTK. göre usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış tasdikleri yasal süreleri içerisinde yapılmıştır.-Davacının 2022 yılı defter kayıtlarında ve tarafıma ibraz edilen belgeler incelemesinde belgeler birbirlerini doğrulamakta olduğu,, sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığı,Davacı tarafın “ BS” yasal sürede vermiş olduğu,Davalı tarafında dosyanızda bulunan Kemal Paşa Vergi Dairesi vermiş olduğu cevaben yazısında “BA” formları Davalı tarafından verildiği ifade edilmektedir.“BA” ve “BS” formlarının her iki tarafında uyumlu olduğu ve örtüştüğü anlaşılmaktadır.-Davacı ve davalı arasında, davalı tarafın ... ile siparişte bulunduğu, herhangi bir yazılı sözleşme olmadığı,Davacı tarafına verilen ... deki özellikleri belirtilen ürünler işlenerek (mamül hale istenilen özelikte) getirilerek adet bazında davalı ya fatura ve irsaliye ile teslim edildiği,-Davacı ve davalı arasında iade faturaları olmadığı, davalı tarafın ... ile siparişte bulunduğu ve davacı tarafından iadesi gereken ürün var ise kağıt ortamında “Manuel” SEVK İRSALİYESİ ile iade edildiği kayıtlarda görülmektedir.-Taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmakta olup, taraflar arasında ayrıca yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.-Davacının dava konusu faturaların (2022 Yılı /Mayıs döneminde) 5 adet fatura olduğu, toplam KDV dahil toplam tutarının 80.712.00.-TL, ve üretilen ürün adedinin 380 adet işlenmiş ürünlerin davalıya teslim edildiği,-Davalının davacıya üretilmek (işlenmek üzere) ... ile teslim ettiği ürün karşılığında 490 adet ürüne isabet ettiği, bu ürünlerin 380. adedi davacı tarafından işlenerek teslim edildiği, kalan 119 adet e isabet eden işlenmemiş ürün ve 9 adet üretim fazlası ürün davalıya sevk irsaliyesi ile iade edildiği, anlaşılmaktadır.-Dava konusu olayla ilgili faturaların davacı muhasebe kayıtlarında, davalı tarafından 80.712.00.-TL borca, herhangi bir kısmi ödeme, avans, nakit, banka havalesi, senet, ... havalesi, gibi bir ödeme kayıtlarına rastlanmadığı tespit edildiği rapor edilmiştir.Davalı şirket vekiline █████/2024 tarihinde "Taraflara ticari defter ve belgelerini ibraz etmek veya bulunduğu yeri bildirmek üzere; "HMK'nun 219/2. Fıkrası ve 222/1. fıkrası uyarınca tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından dava konusu ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmek veya bilirkişi incelemesine esas olmak üzere bulunduğu yeri bildirmek üzere HMK'nun 220/1. fıkrası uyarınca 2 HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, kesin süre içinde ticari defterlerin ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş ve ibrazdan kaçınmış sayılacağı, dosyanın mevcut haliyle karar verileceği hususunun" ihtarlı tebligat yapılmış ancak davalı vekili yer bildiriminde bulunmamıştır.Dava; İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, incelenen takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... esas alacağın varlığı ve miktarı, icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı,Somut olayda; davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişki neticesinde oluşan fatura borçlarından dolayı davacı tarafından, davalı şirket aleyhine İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı şirkete tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmış olup,Bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun ve hükme esas almaya elverişli nitelikte olan bilirkişi raporuna göre; davacı tarafın 2022 yılı ticari defterleri TTK. göre usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış tasdikleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, davacının 2022 yılı defter kayıtlarında ve tarafıma ibraz edilen belgeler incelemesinde belgeler birbirlerini doğrulamakta olduğu,, sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığı, davacı tarafın “ BS” yasal sürede vermiş olduğu, davalı tarafında Kemal Paşa Vergi Dairesi vermiş olduğu cevaben yazısında “BA” formları davalı tarafından verildiği ifade edildiği, “BA” ve “BS” formlarının her iki tarafında uyumlu olduğu ve örtüştüğü, davacı ve davalı arasında, davalı tarafın ... ile siparişte bulunduğu, herhangi bir yazılı sözleşme olmadığı, davacı tarafına verilen ...'deki özellikleri belirtilen ürünler işlenerek (mamül hale istenilen özelikte) getirilerek adet bazında davalı ya fatura ve irsaliye ile teslim edildiği, davacı ve davalı arasında iade faturaları olmadığı, davalı tarafın ... ile siparişte bulunduğu ve davacı tarafından iadesi gereken ürün var ise kağıt ortamında “Manuel” sevk irsaliyesi ile iade edildiği kayıtlarda görüldüğü, taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmakta olup, taraflar arasında ayrıca yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacının dava konusu faturaların (2022 Yılı Mayıs döneminde) 5 adet fatura olduğu, toplam KDV dahil toplam tutarının 80.712.00.-TL, ve üretilen ürün adedinin 380 adet işlenmiş ürünlerin davalıya teslim edildiği, davalının davacıya üretilmek (işlenmek üzere) ... ile teslim ettiği ürün karşılığında 490 adet ürüne isabet ettiği, bu ürünlerin 380. adedi davacı tarafından işlenerek teslim edildiği, kalan 119 adet e isabet eden işlenmemiş ürün ve 9 adet üretim fazlası ürün davalıya sevk irsaliyesi ile iade edildiği, dava konusu olayla ilgili faturaların davacı muhasebe kayıtlarında, davalı tarafından 80.712.00.-TL borca, herhangi bir kısmi ödeme, avans, nakit, banka havalesi, senet, ... havalesi, gibi bir ödeme kayıtlarına rastlanmadığı tespit ve rapor edilmiş, Mahkememizce bilirkişi raporu denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmekle bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının icra dosyasındaki asıl alacak ve fer'ilerine itiraz ettiği nazara alınarak davacının talebine bağlı kalınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;1-DAVANIN KABULÜNE,i-)İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile;83.733,39 TL alacak üzerinden takibin devamına,ii-)Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 83.733,39 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Alınması gereken 5.719,82 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.011,29 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 4.708,53 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 70,00 TL e-tebligat masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3,50 TL KEP ücreti, 525,00 TL talimat masrafı, 282,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.880,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 1.011,29 TL peşin harç toplamı 1.281,14 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan gider avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,8-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda,Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek; Açıkça okunup usulden anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıHakim ...e-imzalı